Habil ile Kabil Arasında Yaşananlar ve Sonrası


Hz. Adem ile ilgili kıssalar beni her zaman çok etkiler. Bu çalışmayı yaparken de bir o kadar etkilendim ve şaşırdım. Tefsir ilminin önemini bir kez daha gözler önüne seren bir çalışma oldu. Ben keyifle çalıştım, sizin de keyifle okumanızı dilerim.
Habil ile Kabil Arasında Yaşananlar ve Sonrası

Hz. Adem’in oğulları ile ilgili beş ayet vardır. Bu ayetlerin beşi de Maide suresindedir. Yüce Allah şöyle buyurdu:”… وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَيْ اٰدَمَ بِالْحَقّ“ “Sen onlara Adem’in iki oğlunun kıssasını da doğru olarak anlat…” (Maide, 27). Peki bu ayette neden özellikle Habil ile Kabil kıssasına dikkat çekilmiştir? Çünkü bu kıssa haset, haksızlık ve ilahi emre itaatsizliğin sonuçlarını gözler önüne sermektedir.

Bir rivayete göre Hz. Adem ile Hz. Havva yeryüzüne indikten 100 sene sonra birbirlerini bulmuşlardır. Ve bu evlilikten her defasında biri kız biri erkek olmak üzere iki sene arayla tam kırk çocuk dünyaya gelmiştir. Hz. Adem, ikiz olanları birbirleriyle evlendirmiyordu bu sebeple Habil’in ikizi olan Lebuda ile Kabil’i, Kabil’in ikizi olan İklima ile de Habil’i evlendirmek istedi. Ancak İklima çok güzel bir kızdı ve Kabil, Lebuda ile evlenmeyi reddedip İklima ile evlenmek istediğini söyledi. Çünkü bu evlilik kararlarının Allah’ın emri ile değil, babasının içtihadı ile yapıldığına inanıyordu. Hz. Adem’de ikisinin birden kurban sunmasını, hangisinin kurbanı kabul edilirse onun İklima ile evlenmesini tavsiye etti. Habil çobanlık yapıyordu, elindeki en güzel koçu sundu. Kabil çiftçilik yapıyordu, elindeki buğdaylardan sundu. Kurbanlarını bir dağın üzerine bıraktılar. Sonra beyaz bir duman gelip Habil’in kurbanını yedi. Söylenene göre Hz. İbrahim’e cennetten getirilen koç bu koçtur. Bu durum karşısında Kabil çileden çıktı, Habil’e karşı kıskançlığı ve öfkesi arttı. Kabil, Habil’e onu muhakkak öldüreceğini söyledi. Habil ise kardeşine şöyle cevap verdi: “لَئِنْ بَسَطْتَ اِلَيَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَن۪ي مَٓا اَنَا۬ بِبَاسِطٍ يَدِيَ اِلَيْكَ لِاَقْتُلَكَۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ” “Sen beni öldürmek için elini kaldırsan bile ben seni öldürmek için elimi kaldırmam. Çünkü ben alemlerin Rabbinden korkarım. (Maide, 28) Habil kardeşine, eğer bunu yaparsa cehennemliklerden olacağını ve kendisinden sonrakilerin işlediği cinayetlerin de günahını taşıyacağını söyledi. “فَطَوَّعَتْ لَهُ نَفْسُهُ قَتْلَ اَخ۪يهِ فَقَتَلَهُ فَاَصْبَحَ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ” “Sonunda nefsi onu, kardeşini öldüremeye itti. Onu öldürdü ve kaybedenlerden oldu.” (Maide, 30) Rivayete göre Habil, Kabil’den daah güçlüydü ancak Allah’ın takdirine boyun eğmişti. Daha sonra bir karga diğer kargayı gömmek için yeri eşeliyordu. Kabil’de bunu görüp kardeşini gömmeye karar verdi. Rivayete göre Habil öldürülürken Hz. Adem Mekke’de tavaf yapmakta idi. Birden deprem oldu ve yedi gün sürdü. Çünkü oraya ilk haram kan dökülmüştü. Ağaçlar diken çıkardı, daha önce ağaçlar dikensizdi. Yeryüzünü toz bürüdü. Deniz suları tuzlu oldu. Hz. Adem, Cebrail’e bütün bunların anlamını sordu. Cebrail (a.s) ise, “Kabil, kardeşi Habil’i öldürdüğü için yeryüzü titredi.” dedi. Hz. Adem bu haber üzerine şu mersiyeyi okudu:

Değişti ülkeler ve her şey alemde,

Pis bir toz kapladı her bir yanı;

Artık tatlar tat değil, renkler renk…

Haram oldu bir tatlı tebessüm bize.

 

Gözyaşı bile dökemiyorum sebebi ne?

Habil uzanmış yatıyorken mezarında;

Görüyorum boğdu hayat beni bir kedere,

Yok artık hayatımda yer, bir damla sevince…

Dünya’da ilk kez evlat acısı çekmiş bir baba.. Üstelik bir oğlu diğerini öldürmüş, cehennemden kurutuluşu olmayacak. Çünkü yeryüzünde öldürülen her insanın kanında Kabil’in de eli olacak…

Daha sonraki günlerde Kabil’in soyundan gelenler tambur, flüt, eğlence aletleri ve şarabı icat ettiler. Zina ve pis işler yaygınlaştı ve bu durum Nuh (a.s) zamanındaki tufana kadar böyle devam etti. Böylece hak ettikleri acı sona kavuştular.

Alemlerin Rabbi olan Allah’a şükürler olsun. Allah’a emanet olun.

Tepkileriniz Nedir?

like
5
dislike
2
love
3
funny
0
angry
0
sad
0
wow
2

Bir Yorum Yaz