<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>MyBlog TC &#45; Ajanslar</title>
<link>https://myblog.tc/rss/author/Ajans</link>
<description>MyBlog TC &#45; Ajanslar</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Myblog 2020 &#45; Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Pakistan uzaya hiperspektral uydu gönderdi: Tarım, su ve şehirler takipte</title>
<link>https://myblog.tc/pakistan-uzaya-hiperspektral-uydu-goenderdi-tarim-su-ve-sehirler-takipte</link>
<guid>https://myblog.tc/pakistan-uzaya-hiperspektral-uydu-goenderdi-tarim-su-ve-sehirler-takipte</guid>
<description><![CDATA[ Pakistan&#039;ın ilk hiperspektral görüntüleme uydusu HS-1, Çin&#039;deki Ciuçüen Uydu Fırlatma Merkezi&#039;nden uzaya gönderildi.Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkenin ilk hiperspektral görüntüleme uydusunun, Pakistan Uzay ve Üst Atmosfer Araştırma Komisyonu (SUPARCO) tarafından geliştirildiği ifade edildi.  Açıklamada, uydunun Gobi Çölü&#039;ndeki Ciuçüen Uydu Fırlatma Merkezi&#039;nden uzaya fırlatıldığı belirtildi.  Uydunun yüzlerce dar spektral bantta veri toplayabilen gelişmiş hiperspektral görüntüleme teknolojisi ile üretildiği bilgisine yer verilen açıklamada, bu özelliğin arazi kullanımı, bitki sağlığı, su kaynakları ve kentsel gelişimin hassas şekilde izlenmesini ve analiz edilmesini sağlayacağı aktarıldı.  Açıklamada, HS-1&#039;in Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) gibi kalkınma projelerine de katkı sağlayacağı ve jeolojik tehlike risklerini tespit ederek sürdürülebilir altyapı geliştirilmesini destekleyeceği ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kr40eoCCM0KsGExOoTKGtg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Pakistan, uzaya, hiperspektral, uydu, gönderdi:, Tarım, şehirler, takipte</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları süper bilgisayar kullanarak 4 binden fazla evren inşa etti</title>
<link>https://myblog.tc/bilim-insanlari-super-bilgisayar-kullanarak-4-binden-fazla-evren-insa-etti</link>
<guid>https://myblog.tc/bilim-insanlari-super-bilgisayar-kullanarak-4-binden-fazla-evren-insa-etti</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;deki “Popeye-Simons” adlı süper bilgisayarla yürütülen bir proje kapsamında araştırmacılar tam 4 bin 233 farklı evren simülasyonu oluşturdu.Evrenin nasıl oluştuğunu anlamaya çalışan kozmologlar, güçlü bilgisayarları kullanarak kendi dijital evrenlerini oluşturuyor. Bu yaklaşımın en yeni örneklerinden biri, CAMELS (Cosmology and Astrophysics with MachinE Learning Simulations) adlı uluslararası proje. ABD&#039;deki “Popeye-Simons” adlı süper bilgisayarla yürütülen proje kapsamında araştırmacılar tam 4 bin 233 farklı evren simülasyonu oluşturdu. HER EVREN FARKLI BBC&#039;nin Sky at Night Magazine dergisine göre simülasyonların bir kısmı yalnızca karanlık maddenin kütle çekim etkilerini izliyor. Bu tür simülasyonlar adeta “iskelet evrenler” olarak tanımlanıyor. Ancak projedeki evrenlerin yarısından fazlasında bilgisayar, gazların ve yıldızların fiziksel süreçlerini de takip ediyor. Her bir sanal evren, farklı fiziksel varsayımlar kullanılarak oluşturuldu.  Bazı simülasyonlarda madde yoğunluğu veya galaksilerin merkezindeki kara deliklerin ve süpernovaların çevreye yaydığı enerji miktarı değiştirildi. Böylece evrenin yapısını etkileyen temel mekanizmalar test edildi. YAPAY ZEKA İŞİN NERESİNDE? CAMELS ekibi, bu sanal evrenleri yalnızca araştırmacılara değil, yapay zeka algoritmalarına da açtı. Makine öğrenimi sistemleri, mevcut simülasyonlardan öğrenerek aradaki “boşlukları” doldurabiliyor, yani daha önce modellenmemiş özelliklere sahip evrenlerin nasıl görünebileceğini önceden tahmin edebiliyor. Bu yöntem, yeni evrenler simüle etmenin zaman ve maliyetini azaltıyor. Ayrıca bilim insanlarına, farklı fiziksel koşullar altında evrenin nasıl davranacağını incelemek için yeni araştırma kapıları açıyor. SAMANYOLU&#039;NU YENİDEN TANIMAK Araştırmacılar, her simülasyonda bir galaksinin gerçek kütlesini bildikleri için, bu verilerle bir algoritma eğittiler. Bu algoritma, yalnızca gözlenen özelliklerine bakarak bir galaksinin kütlesini tahmin edebiliyor. Aynı yöntem Samanyolu Galaksisi’ne uygulandığında, bilim insanları kendi galaksimizin özelliklerini milyonlarca yapay eşdeğeriyle karşılaştırarak daha doğru ölçümler elde edebiliyor. KOZMOLOJİDE YENİ DÖNEM Bu çalışma, yalnızca evrenin geçmişini canlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki gözlemler için de yeni yollar gösteriyor. Artık simülasyonlar sadece verileri doğrulamak için değil, teleskoplarımızı hangi tür galaksilere ve olaylara yöneltmemiz gerektiğini önceden belirlemek için de kullanılabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DvZlK3rxB0-5RmogxIbRuw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, süper, bilgisayar, kullanarak, binden, fazla, evren, inşa, etti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çölde dikkat çeken enkaz: Uzay aracı parçası olabilir!</title>
<link>https://myblog.tc/coelde-dikkat-ceken-enkaz-uzay-araci-parcasi-olabilir</link>
<guid>https://myblog.tc/coelde-dikkat-ceken-enkaz-uzay-araci-parcasi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Batı Avustralya Çölü’nde bulunan gizemli yanık enkaz parçasının uzaydan düşen bir cisme ait olduğu ileri sürülüyor. Yetkililer, karbon fiberden yapıldığı belirlenen enkazın bir uzay aracına ait olduğunu tahmin ediyor.Batı Avustralya’nın Pilbara Çölü’nde bulunan büyük bir yanık enkaz parçasının uzaydan düşen bir cisim olduğu düşünülüyor. Batı Avustralya Polisi, cismin Dünya atmosferine yeniden giren bir uzay aracı parçası olabileceğini açıkladı.Newman kasabasının yaklaşık 30 kilometre uzağındaki bir maden yolu üzerinde keşfedilen gizemli nesne, bölgede çalışan madenciler tarafından fark edilip yetkililere bildirildi.UZAY AJANSI DA DEVREDE  Polis, Avustralya Uzay Ajansı ve İtfaiye ve Acil Durum Hizmetleri Dairesi’nin ortak yürüttüğü soruşturma sürüyor. Henüz kesin bir tanımlama yapılmamış olsa da, ilk incelemeler cismin bir uzay aracına ait olduğunu gösteriyor.  Avustralyalı uzay arkeoloğu Alice Gorman, The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, cismin “Eylül ayında Çin tarafından fırlatılan bir Jieling roketinin dördüncü aşaması” olabileceğini öne sürdü.  Polis tarafından yapılan açıklamada, “İlk değerlendirmelere göre karbon fiberden yapılmış ve daha önce tespit edilen uzay çöpleriyle, özellikle yüksek basınçlı sıvıları taşıyan kompozit kaplama tanklarla uyumlu görünüyor” denildi.UÇAK PARÇASI DEĞİL  Avustralya Ulaşım Güvenliği Bürosu, cismin herhangi bir ticari uçağa ait olmadığını doğruladı.  Uzay araçlarında kullanılan kompozit kaplama basınç kapları, yüksek basınçlı gaz ve sıvıların depolanmasında kullanılıyor. Bu tür enkazların yeryüzüne ulaşması nadir görülüyor, zira çoğu uzay aracı atmosferde yanacak şekilde tasarlanıyor.  Ayrıca Dünya yüzeyinin büyük kısmı suyla kaplı olduğu için, düşen parçalar genellikle okyanuslara düşüyor.  2023 yılında da benzer şekilde, denize düşen bir uzay aracı parçası Batı Avustralya kıyılarına vurmuştu.  &quot;DOKUNMAYIN, YETKİLİLERE BİLDİRİN&quot;  Avustralya Uzay Ajansı, halkı uyararak olası uzay enkazlarına dokunulmamasını, çünkü bu cisimlerin tehlikeli maddeler içerebileceğini hatırlattı. Şüpheli bir nesne bulunduğunda, yerel acil durum birimlerine haber verilmesi gerektiğini belirtti.  Kaynağı henüz kesinleşmeyen cismin hangi uzay aracına ait olduğu önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.  Batı Avustralya Polisi, “Cisim güvenli şekilde koruma altına alınmıştır, halk için herhangi bir tehlike bulunmamaktadır” açıklamasını yaptı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8ht1yxDw1Ui1hUyFZCOk0A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Çölde, dikkat, çeken, enkaz:, Uzay, aracı, parçası, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>AWS arızalandı, uygulamalar çalışmamaya başladı</title>
<link>https://myblog.tc/aws-arizalandi-uygulamalar-calismamaya-basladi</link>
<guid>https://myblog.tc/aws-arizalandi-uygulamalar-calismamaya-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Amazon Web Services, binlerce kişinin sorun bildirmesiyle hizmet kesintisi yaşıyor.Amazon Web Services, pazartesi sabahı diğer platformlardaki hizmetleri de etkileyen yaygın bir kesinti yaşadı.  Amazon.com, AWS sağlık panosunda, &quot;ABD-DOĞU-1 Bölgesi&#039;ndeki birden fazla AWS Hizmeti için hata oranlarında ve gecikmelerde artış olduğunu doğrulayabiliriz.&quot; dedi . Kullanıcı şikayetleri, Londra saatiyle 07:30&#039;dan hemen sonra artmaya başladı ve Down Detector&#039;dan alınan veriler binlerce kullanıcı bildirimini gösteriyor.  Yapay zeka şirketi Perplexity, AWS hizmetindeki kesintinin &quot; web sitesinin istikrarını etkilediğini&quot; söyledi.  Amazon&#039;un bir temsilcisi yorum talebine hemen yanıt vermedi. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S_NusrhPuUOujB_Lvd1hhA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>AWS, arızalandı, uygulamalar, çalışmamaya, başladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>iPhone 17 tuttu... Satışları yüksek seyrediyor</title>
<link>https://myblog.tc/iphone-17-tuttu-satislari-yuksek-seyrediyor</link>
<guid>https://myblog.tc/iphone-17-tuttu-satislari-yuksek-seyrediyor</guid>
<description><![CDATA[ iPhone 17, ABD ve Çin&#039;de önceki modelinden yüzde 14 daha fazla satılıyor.Apple&#039;in son nesil iPhone&#039;ları her zamankinden daha hızlı bir başlangıç ​​yaptı ve en temel modelinin popülaritesi giderek artıyor.  Counterpoint Research&#039;e göre, iPhone 17 serisi, ABD ve Çin&#039;de satışa çıktıkları ilk 10 günde iPhone 16 serisini yüzde 14 oranında geride bıraktı.  Apple&#039;ın en büyük iki pazarındaki tüketici tepkisinin ilk sayısal göstergesi olan veriler, standart iPhone 17&#039;nin geçen yılki 799 dolarlık modele göre çok daha fazla talep gördüğünü gösteriyor. Counterpoint analistleri, bu artışı gelişmiş ekrana, daha fazla depolama alanına ve yükseltilmiş A19 çipine bağlıyor.  Kıdemli analist Ivan Lam, &quot;Tüketiciler, temel model iPhone 17&#039;nin geliştirilmiş özellikleri ve yükseltmeleriyle uyum sağlıyor. Çin&#039;de satışlar, ilk satışa sunulduğu dönemde temel iPhone 16&#039;nın neredeyse iki katı oldu ve bu ivme Ekim ayına kadar da devam ediyor.&quot; dedi.  Apple&#039;ın ürün yelpazesinin diğer ucundaki iPhone 17 Pro Max da, özellikle ABD&#039;de güçlü bir talep görüyor. Counterpoint, pandemi sırasında son telefonlarını alan kişilerin nihayet telefonlarını yükseltmeye yöneldiğini söyledi. Apple&#039;ın yeni üst düzey telefonu, bugüne kadarki en iyi kameralara, geliştirilmiş bir ısı dağıtma sistemine ve yılların en önemli fiziksel tasarımına sahip.  Kaliforniya, Cupertino merkezli Apple, gelirinin yaklaşık yarısını hâlâ iPhone&#039;dan elde ediyor. Şirket, yapay zeka özellikleri ve geliştirmelerinde attığı bazı adımlara rağmen cihazın güçlü satışlarını sürdürmeyi başardı ve Çinli tüketiciler, Apple Intelligence&#039;ın ülkede kullanıma sunulmasını hâlâ bekliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u0T2pruxt0SEV1uxQhmk8w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>iPhone, tuttu..., Satışları, yüksek, seyrediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA astrofizikçisinden yeni teori: Uzaylılar “sıkıcı” olabilir</title>
<link>https://myblog.tc/nasa-astrofizikcisinden-yeni-teori-uzaylilar-sikici-olabilir</link>
<guid>https://myblog.tc/nasa-astrofizikcisinden-yeni-teori-uzaylilar-sikici-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden astrofizikçi Robin Corbet, Fermi Paradoksu’na “Radikal Sıradanlık” adlı yeni bir yorum getirdi.Son yıllarda artan “uzaylı” tartışmalarına ve iddialarına rağmen, insanlık hâlâ evrende yalnız olup olmadığını kesin olarak bilmiyor. Bugüne kadar, başka uygarlıkların varlığına dair en küçük bir kanıt bile bulunamadı. NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden astrofizikçi Robin Corbet, bu belirsizliğe farklı bir açıklama getiriyor: Belki uzaylılar gerçekten var ama düşündüğümüz kadar gelişmiş ya da “heyecan verici” değiller. “RADİKAL SIRADANLIK” TEORİSİ Corbet’in henüz hakem değerlendirmesinden geçmeyen ve ArXiv sitesinde yayınlanan yeni makalesinde, “Radikal Sıradanlık” adını verdiği bir kavram öne çıkıyor. Bu teoriye göre, uzaylı uygarlıklar var olabilir, ancak teknolojik olarak bizden çok da ileride olmayabilirler. Yani, lazer silahları gibi araçları geliştirmiş, ancak yıldızlar arası seyahat gibi karmaşık süreçleri henüz çözememiş olabilirler. FERMI PARADOKSU’NA YENİ YAKLAŞIM Corbet’in teorisi, Fermi Paradoksu’nu tamamen reddetmek yerine onu farklı bir açıdan yorumluyor.  Fermi Paradoksu adını ünlü İtalyan fizikçi Enrico Fermi’den alan bir bilimsel çelişkiyi ifade ediyor. Evrende milyarlarca galaksi, her galakside milyarlarca yıldız ve bu yıldızların etrafında dönen trilyonlarca gezegen var. Bu kadar çok “yaşanabilir” ortam varken, istatistiksel olarak başka akıllı yaşamların da var olması neredeyse kaçınılmaz görünüyor. Ancak buna rağmen onlara dair hiç iz bulamadık. Fermi Paradoksu işte bu çıkmazı ifade ediyor. Corbet’in makalesine göre ise belki gerçekten başka uygarlıklar var, ancak onlar da bizim gibi kendi gezegenlerinde “sıkışıp kalmış” durumda.  TEMAS &quot;SIZINTI RADYASYONU&quot; İLE OLABİLİRCorbet, her şeye rağmen insanlığın bir gün uzaylı yaşamla temas kurabileceğini tamamen dışlamıyor. Ancak bu temas, büyük bir uzay gemisinin inişi şeklinde olmayabilir. Bilim insanına göre, olası temas “sızıntı radyasyonu” yoluyla gerçekleşebilir. Yani, başka uygarlıkların uzaya yanlışlıkla yaydığı radyo sinyallerinin tespit edilmesiyle gerçekleşebilir.Bunun ötesinde, Corbet’e göre yakın gelecekte “uzaylılarla buluşma” gibi bir senaryo pek olası görünmüyor.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pSbKybXT0k6b2WJQUTFUTw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>NASA, astrofizikçisinden, yeni, teori:, Uzaylılar, “sıkıcı”, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>WordPress tabanlı 14 bin site hacklendi: Yeni yöntem blok zinciri</title>
<link>https://myblog.tc/wordpress-tabanli-14-bin-site-hacklendi-yeni-yoentem-blok-zinciri</link>
<guid>https://myblog.tc/wordpress-tabanli-14-bin-site-hacklendi-yeni-yoentem-blok-zinciri</guid>
<description><![CDATA[ Bir hacker grubu WordPress sitelerini hedef alan gelişmiş bir saldırı kampanyası yürütüyor.Dünyadaki web sitelerinin yaklaşık yüzde 43’ü WordPress altyapısıyla çalışıyor. Bu nedenle WordPress’e yönelik her yeni saldırı, internet güvenliği açısından büyük bir endişe kaynağı haline geliyor. Google Tehdit İstihbarat Grubu (GTIG) tarafından yayımlanan son rapor, UNC5142 kod adlı yeni bir hacker grubunun, WordPress sitelerini hedef alan gelişmiş bir saldırı kampanyası yürüttüğünü ortaya koydu. Rapora göre UNC5142, zayıf temalar, hatalı eklentiler veya savunmasız veritabanları kullanan WordPress sitelerini tespit ederek saldırıya geçiyor. Bu sitelere “CLEARSHORT” adlı çok aşamalı bir JavaScript indirici bulaştırılıyor. Bu zararlı kod, daha sonra kötü amaçlı yazılımların internet genelinde yayılmasını sağlıyor. YENİ TEHDİT TEKNİĞİ Google, saldırıların en dikkat çekici yönünün “EtherHiding” adı verilen yeni bir yöntem olduğunu belirtiyor. EtherHiding, kötü amaçlı kodu halka açık bir blok zincirine yerleştirerek gizleme tekniği olarak tanımlanıyor. Bu yöntem, zararlı yazılımların geleneksel yollarla tespit edilmesini neredeyse imkânsız hale getiriyor. Çünkü blok zinciri üzerinde depolanan kodlar merkezi bir sunucuda bulunmadığı için silinmesi veya engellenmesi çok zor. SOSYAL MÜHENDİSLİK TUZAKLARI Saldırının bir sonraki adımında, blok zinciri üzerindeki akıllı sözleşme (smart contract) bir CLEARSHORT açılış sayfası oluşturuyor. Bu sayfa genellikle Cloudflare geliştirici platformlarında barındırılıyor ve “ClickFix” adlı sosyal mühendislik taktiğini kullanıyor. ClickFix, kullanıcıları kandırarak bilgisayarlarında Windows “Çalıştır” penceresi veya Mac Terminal uygulaması üzerinden kötü niyetli komutlar çalıştırmaya yönlendiriyor. FİNANSAL AMAÇLI SALDIRILAR GTIG, UNC5142 grubunun saldırılarının genellikle finansal motivasyonlu olduğunu belirtiyor. Grup, Google tarafından 2023 yılından beri izleniyor. Ancak rapora göre UNC5142’nin faaliyetleri Temmuz 2025’te aniden durdu. Bu durum, hacker grubunun operasyonlarını gerçekten sonlandırmış olabileceği gibi, yöntemlerini değiştirip daha gizli biçimde saldırılarına devam ettiği anlamına da gelebilir. 14 BİN SİTE HEDEF OLDU Haziran 2025 itibarıyla GTIG, söz konusu hacker grubu tarafından ele geçirilmiş bir web sitesiyle ilişkili JavaScript içeren yaklaşık 14 bin web sayfası tespit etti. Kurum, &quot;UNC5142, savunmasız WordPress sitelerini ayrım gözetmeksizin hedef alıyor&quot; diyor. NE YAPMALI? Siber güvenlik uzmanları, özellikle WordPress kullanıcılarını uyarıyor: - Eklentilerin ve temaların her zaman güncel tutulması,  - Güvenilir olmayan kaynaklardan tema veya eklenti indirilmemesi,  - Site dosyalarının düzenli olarak zararlı yazılım taramasından geçirilmesi gerekiyor.  Google’ın bulguları, siber saldırıların artık yalnızca klasik virüslerle değil, blok zinciri teknolojisinin kötüye kullanımıyla da yeni bir evreye geçtiğini gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HWUBbA7Xgk-9FO_P9_189A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>WordPress, tabanlı, bin, site, hacklendi:, Yeni, yöntem, blok, zinciri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA yaşamın ne zaman sona ereceğini hesapladı: İnsanlık için tehlike daha erken</title>
<link>https://myblog.tc/nasa-yasamin-ne-zaman-sona-erecegini-hesapladi-insanlik-icin-tehlike-daha-erken</link>
<guid>https://myblog.tc/nasa-yasamin-ne-zaman-sona-erecegini-hesapladi-insanlik-icin-tehlike-daha-erken</guid>
<description><![CDATA[ Yeni araştırmaya göre, gezegenimizdeki tüm yaşam biçimlerinin sonu milyarlarca yıl sonra gerçekleşecek ama insanlık için tehlike sanılandan çok daha erken gelebilir.NASA araştırmacıları, Japonya’daki Toho Üniversitesi’nden bilim insanlarıyla birlikte yürüttükleri yeni bir çalışmada, süper bilgisayarlar kullanarak Dünya’daki yaşamın ne zamana kadar mümkün olabileceğini modelledi. Araştırmaya göre, gezegenimizdeki tüm yaşam biçimlerinin sonu milyarlarca yıl sonra gerçekleşecek ama insanlık için tehlike sanılandan çok daha erken gelebilir. GÜNEŞ’İN ÖMRÜ Çalışmaya göre, Dünya’daki yaşamın sona ereceği tarih, doğrudan Güneş’in yaşam döngüsüne bağlı. Güneş önümüzdeki milyarlarca yıl boyunca büyüyüp ısındıkça, Dünya’nın yüzey sıcaklığı da giderek artacak. Bilim insanları, gezegenin yüzey koşullarının tüm canlılar için yaşanmaz hale geleceği tarihi 1.000.002.021 yılı olarak hesapladı. Bu noktada, en dayanıklı mikroorganizmalar bile hayatta kalamayacak. İNSANLIK İÇİN TEHLİKE İnsan yaşamı açısından ise durum çok daha kritik. Güneş’in ısısının artmasıyla birlikte Dünya’nın atmosferi ciddi şekilde değişecek; oksijen oranı düşecek, hava kalitesi bozulacak ve sıcaklıklar keskin biçimde yükselecek. Araştırmacılar, iklim değişikliği ve Güneş radyasyonu modellerini kullanarak bu etkileri detaylı biçimde inceledi. Bu değişimlerin ilk işaretleri şimdiden hissediliyor. Güneş’teki patlamalar (koronal kütle atımları) ve güneş fırtınaları son yıllarda artış göstererek Dünya’nın manyetik alanını etkiliyor. Bu durum, atmosferdeki oksijen seviyesini yavaş yavaş düşürüyor. Ayrıca, insan kaynaklı iklim değişikliği de süreci hızlandırıyor; küresel sıcaklıklar artıyor, kutup buzulları eriyor. Her ne kadar insanlığın kesin “son tarihi” belirtilmemiş olsa da, araştırmacılar çevresel koşulların tahmin edilenden çok daha erken dönemde yaşanamaz hale gelebileceğini söylüyor. ÇÖZÜM ÖNERİLERİNDEN BİRİ DE KOLONİZASYON Dünya’daki yaşam bir anda sona ermeyecek; aksine, yavaş ve geri dönüşsüz bir süreçle sönümlenecek. Ancak araştırmacılar, bu uzun vadeli senaryoya rağmen, insanlığın bugünden hazırlık yapması gerektiğini vurguluyor. Bazı bilim insanları, kapalı yaşam destek sistemleri ve yapay yaşam alanları gibi teknolojik çözümler üzerinde çalışıyor. Bu sistemler, yaşanabilir ortamları mümkün olduğunca uzun süre korumayı hedefliyor. Diğerleri ise gözlerini uzay kolonizasyonuna çevirmiş durumda. NASA ve SpaceX gibi kurumların öncülüğünde yürütülen Mars görevleri, Dünya yaşanmaz hale geldiğinde insan yaşamını sürdürmenin olası yolları olarak görülüyor.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VyU43thegkKiVfGkG8bkyg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>NASA, yaşamın, zaman, sona, ereceğini, hesapladı:, İnsanlık, için, tehlike, daha, erken</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Psikologlar araştırdı: Eşinize söylememeniz gereken 2 şey</title>
<link>https://myblog.tc/psikologlar-arastirdi-esinize-soeylememeniz-gereken-2-sey</link>
<guid>https://myblog.tc/psikologlar-arastirdi-esinize-soeylememeniz-gereken-2-sey</guid>
<description><![CDATA[ Araştırmalara göre partnerinize karşı nazik, ölçülü ve yapıcı davranmak; gerçeği olduğu gibi söylemekten daha faydalı sonuçlar doğurabiliyor.Dürüstlük, insan ilişkilerinin temel erdemlerinden biri olarak görülür. Özellikle romantik ilişkilerde açıklık ve şeffaflık, çiftlerin birbirine güven duyması için en önemli unsur kabul edilir. Ancak uzmanlara göre, her durumda “tam dürüstlük” en doğru yaklaşım olmayabilir.  Araştırmalar, bazı durumlarda sessiz kalmanın, acımasız bir dürüstlükten çok daha sağlıklı olabileceğini gösteriyor. Partnerinize karşı nazik, ölçülü ve yapıcı davranmak; gerçeği olduğu gibi söylemekten daha faydalı sonuçlar doğurabiliyor.  Forbes, psikoloji araştırmalarından hareketle, ilişkide saklamanın ya da dile getirmemenin “tamamen normal olduğu” iki konuyu yazdı:  BEDENSEL DEĞİŞİMLER Partnerinizin vücudundaki küçük değişiklikleri fark ettiğinizde, bunu dile getirme isteği duyabilirsiniz. Kilo artışı, yeni çıkan kırışıklıklar veya ciltteki bir değişiklik hakkında yorum yapmak, ilk bakışta iyi niyetli bir dürüstlük gibi gelebilir. Ancak uzmanlar, bu tür yorumların çoğu zaman karşı tarafta özgüven kaybına ve utanca yol açtığını belirtiyor. Family, Systems &amp; Health dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, partnerinden kilosu hakkında yorum duyan kişilerin yüzde 55’i bu konuşmadan sonra kendini daha kötü hissediyor. Üstelik bu, sözlerin ne kadar yumuşak ya da esprili bir dille söylendiğine bakılmaksızın geçerli. YAPICI OLMAYAN ELEŞTİRİ Hiç kimse mükemmel değildir; partnerinizde de zaman zaman hoşunuza gitmeyen davranışlar olabilir. Fakat bu durum, her memnuniyetsizliği dile getirmeniz gerektiği anlamına gelmez. “Dürüstlük” adına yapılan sert veya alaycı eleştiriler, çoğu zaman karşınızdaki kişiyi geliştirmek yerine savunmaya iter. Behavior Therapy dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, bireyler partnerlerinin yorumlarını düşmanca algıladığında, ilişkiden duydukları memnuniyet azalıyor. Aynı çalışma, duygularını bastıran kişilerin -örneğin öfkesini saklayan veya sabırsız davrananların- eleştirilerinin daha sert algılandığını da ortaya koyuyor. Düşüncelerini ifade etmeden önce sakinleşen kişiler ise çok daha destekleyici bulunuyor.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TFgbbdgbv0We8RAEBSY7xw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Psikologlar, araştırdı:, Eşinize, söylememeniz, gereken, şey</media:keywords>
</item>

<item>
<title>James Webb Uzay Teleskobu başka bir galakside ilk kez “yaşamın temel taşlarını” buldu</title>
<link>https://myblog.tc/james-webb-uzay-teleskobu-baska-bir-galakside-ilk-kez-yasamin-temel-taslarini-buldu</link>
<guid>https://myblog.tc/james-webb-uzay-teleskobu-baska-bir-galakside-ilk-kez-yasamin-temel-taslarini-buldu</guid>
<description><![CDATA[ Büyük Macellan Bulutu’nda yer alan ST6 adlı genç yıldızın çevresinde beş farklı karbon bazlı bileşik tespit edildi.Evrenin ilk dönemlerinde yaşamın ne kadar erken ortaya çıkabileceği ve yaşamın Samanyolu Galaksisi dışındaki galaksilerde de var olup olamayacağına dair ipuçları çoğalıyor. Astronomlar, James Webb Uzay Teleskobu (JWST) sayesinde, komşu bir galaksideki genç bir yıldızın çevresinde donmuş halde organik moleküller keşfetti. Bu moleküller yaşamın yapıtaşları sayılıyor. Maryland Üniversitesi ve NASA’dan araştırmacı Marta Sewiło’nun liderliğinde yürütülen ve Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlanan çalışmada, Webb teleskobunun Orta Kızılötesi Cihazı (MIRI), Büyük Macellan Bulutu’nda yer alan ST6 adlı genç yıldızın çevresinde beş farklı karbon bazlı bileşik tespit etti. Bu bileşikler arasında metanol, etanol (alkol türleri), metil format, asetaldehit ve sirkenin ana bileşeni olan asetik asit bulunuyor.Araştırmacılar, asetik asidin uzaydaki buzlarda ilk kez net biçimde tespit edildiğini belirtiyor. Ayrıca, yıldızdan gelen ışığın analizinde RNA’nın yapı taşlarından biri olan glikolaldehit adlı şekerle ilişkili bir moleküle dair işaretler de bulundu, ancak bu bulgunun kesinleşmesi için ek araştırma gerekiyor. EVRENİN EN UZAK KÖŞELERİ BBC’nin Sky at Night Magazine dergisine konuşan Sewiło, “JWST’nin olağanüstü hassasiyeti ve çözünürlüğü sayesinde, uzak bir yıldızın etrafındaki bu zayıf spektral özellikleri tespit edebildik” diyerek teleskobun evrenin en uzak köşelerinde bile yeni keşifler yapılmasına olanak tanıdığını vurguladı. Yaklaşık 160 bin ışık yılı uzaklıktaki Büyük Macellan Bulutu, erken evrendeki yıldız oluşum koşullarına benzer bir ortam sunduğu için bilim insanları tarafından “doğal bir laboratuvar” olarak görülüyor. Bu galakside, hidrojen ve helyum dışındaki ağır elementlerin azlığı, erken evrendeki kimyasal süreçlerin incelenmesi açısından büyük önem taşıyor. Araştırma ekibinden Leiden Üniversitesi’nden Will Rocha ise, bu moleküllerin yıldızlararası toz taneciklerinin yüzeyinde, gaz ve buz hâlindeyken kimyasal tepkimelerle oluştuğunu belirterek, “Büyük Macellan Bulutu’ndaki bu karmaşık organik moleküllerin tespiti, yaşam için gerekli kimyanın zorlu koşullarda bile oluşabileceğini gösteriyor,” dedi. “BÜYÜK BİR ADIM” Bilim insanlarına göre bu keşif, yaşamın temel bileşenlerinin evrende daha erken ve daha çeşitli ortamlarda oluşabileceğini ortaya koyuyor.Ayrıca bu tür moleküllerin, oluşmakta olan yıldızların çevresinde hayatta kalıp daha sonra o yıldızların çevresindeki gezegenlerin yapısına dahil olabileceğini de gösteriyor. Sewiło, gelecekte hem Büyük hem de Küçük Macellan Bulutu’ndaki genç yıldızlarda benzer gözlemleri genişletmeyi planlıyor. Bilim insanı şöyle ekledi: “Şu ana kadar bu tür molekülleri Samanyolu’nda yalnızca dört, Büyük Macellan Bulutu’nda ise bir kaynakta tespit edebildik. Ancak bu keşif, evrende karmaşık kimyanın nasıl ortaya çıktığını anlamada büyük bir adım.”  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H6201htM3kCRlMnm4avLhw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>James, Webb, Uzay, Teleskobu, başka, bir, galakside, ilk, kez, “yaşamın, temel, taşlarını”, buldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ay’ın karanlık yüzünden şaşırtan keşif: Uzaydan gelen su ve organik izler bulundu</title>
<link>https://myblog.tc/ayin-karanlik-yuzunden-sasirtan-kesif-uzaydan-gelen-su-ve-organik-izler-bulundu</link>
<guid>https://myblog.tc/ayin-karanlik-yuzunden-sasirtan-kesif-uzaydan-gelen-su-ve-organik-izler-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Çin&#039;in Ay&#039;ın karanlık yüzüne gönderdiği &quot;Çang&#039;ı 6&quot; keşif aracının topladığı kaya ve toprak örneklerinde, Güneş Sistemi dışından geldiği anlaşılan meteor kalıntıları keşfedildi.Çinli bilim insanları, Ay&#039;ın karanlık yüzünden toplanan örneklerin kimyasal kompozisyonlarına ilişkin bulguları paylaştı.Guangcou Jeokimya Enstitüsünden (GIG) bilim insanları, araştırmanın sonuçlarını &quot;Proceedings of the National Academy of Sciences&quot; dergisinde yayınladı.Araştırmacılar, örneklerde Dünya&#039;da nadir olarak rastlanan, genelde Güneş Sistemi dışından gelen su ve organik malzemeler bakımından zengin meteorlarda görülen karbon kondrit elementleri bulunduğunu ifade etti.  Söz konusu keşfin, Dünya-Ay sisteminin, karbon kondrit içeren Güneş Sistemi dışı meteorlarla tahmin edilenden daha fazla çarpışma yaşadığına işaret edildi.Bilim insanları, bunun Ay&#039;ın yüzeyindeki su varlığına dair izleri açıklayabileceği ve Ay&#039;da suyun dağılımı ve evrimine dair gelecek araştırmalara yön verebileceğini vurguladı.  Çin, Ay&#039;ın karanlık yüzünden kaya ve toprak örnekleri toplama hedefiyle &quot;Çang&#039;ı 6&quot; keşif aracını 3 Mayıs 2024&#039;te uzaya göndermişti.Keşif aracı 2 Haziran 2024&#039;te Ay&#039;ın Güney Kutbu-Aitken Çanağı içindeki Apollo Çanağı&#039;na iniş yapmış ve topladığı örneklerle 25 Haziran 2024&#039;te Dünya&#039;ya dönmüştü.  Çang&#039;ı 6 göreviyle Çin, Ay&#039;ın karanlık yüzeyinden örnek toplayan ilk ülke oldu. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KWGNwzLHIkGjFfOKN2QrPA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Ay’ın, karanlık, yüzünden, şaşırtan, keşif:, Uzaydan, gelen, organik, izler, bulundu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Vikipedi endişeli: Yapay zeka ziyaretçi sayısını düşürdü</title>
<link>https://myblog.tc/vikipedi-endiseli-yapay-zeka-ziyaretci-sayisini-dusurdu</link>
<guid>https://myblog.tc/vikipedi-endiseli-yapay-zeka-ziyaretci-sayisini-dusurdu</guid>
<description><![CDATA[ Wikimedia Vakfı, çevrim içi ansiklopedi Vikipedi&#039;deki insan kaynaklı sayfa görüntülemelerinin yüzde 8 azaldığını duyurdu. Vakıf, bu düşüşü, ChatGPT gibi yapay zekâ araçlarının Vikipedi içeriğini kullanarak kullanıcılara doğrudan yanıt vermesiyle açıkladı.Vikipedi&#039;nin bağlı olduğu kar amacı gütmeyen Wikimedia Vakfı, çevrim içi ansiklopedideki insan kaynaklı sayfa görüntülemelerinde yüzde 8&#039;lik bir düşüş tespit etti.   Vakıf, bu azalmanın nedenini, ChatGPT gibi üretken yapay zeka araçlarının ve arama motorlarının Vikipedi içeriklerini kullanarak kullanıcılara doğrudan yanıtlar sunması olarak açıkladı.   YAPAY ZEKA, SİTE ZİYARETLERİNİ GEREKSİZ KILIYOR   The New York Post&#039;un haberine göre Wikimedia Vakfı Ürün Kıdemli Direktörü Marshall Miller, sayfa görüntülemelerindeki düşüşün, sohbet robotları ve arama motorlarının Vikipedi makalelerini otomatik olarak taramasından kaynaklandığını belirtti.   Miller, bu eğilimin kullanıcıların siteyi doğrudan ziyaret etme gereğini azalttığını söyledi.   &quot;BOTLAR TRAFİĞİ CİDDİ ÖLÇÜDE ETKİLİYOR&quot;   Miller, vakfın resmi internet sitesinde yayımladığı yazıda, &quot;Botlar ve tarayıcılar, Wikimedia projelerinin trafik verilerini ciddi biçimde etkilemeye devam ediyor&quot; ifadesini kullandı.   Yazısında ayrıca şu bilgilere yer verdi:   &quot;Vikipedi ve diğer Wikimedia projeleri her ay dünya genelinde milyarlarca sayfa görüntülemesi alıyor. Bu trafik gelirken vakfın algoritmaları, trafiği insan ya da bot kaynaklı olarak sınıflandırıyor. Bu sayede insan trafiğinin düzeyini doğru biçimde anlayabiliyor ve üçüncü taraf botların verilerimizi ticari arama ve yapay zeka sistemlerine aktarmasına ilişkin kısıtlamaları uygulayabiliyoruz. İnternet sitelerini bizimkiler gibi tarayan pek çok bot, giderek daha karmaşık hale geliyor ve insan gibi görünmeye çalışıyor. Ölçümlerimizin doğruluğunu korumak için trafiği sınıflandırma yöntemlerimizi sürekli güncelliyoruz.&quot;   Diğer yandan vakıf, bu yılın mayıs ayında özellikle Brezilya&#039;dan gelen trafikte olağan dışı bir yükselme fark ettiğini duyurdu.   Yapılan iç denetimin ardından teknik ekiplerin bot tespit sistemlerini güncellediği ve bu yılın mart ve ağustos ayları arasındaki verileri yeniden sınıflandırdığı belirtildi.   Yazıda, &quot;Yeni mantığı kullanarak Mart-Ağustos 2025 dönemi için trafik verilerini yeniden değerlendirdik ve mayıs ile haziran aylarındaki olağan dışı trafiğin büyük bölümünün tespit edilmekten kaçınmak üzere tasarlanmış botlardan kaynaklandığını gördük&quot; denildi.   GÖNÜLLÜ EDİTÖR KAYGI ENDİŞESİ   Bunun yanı sıra Wikimedia Vakfı, insan kaynaklı ziyaretlerin azalmasının gönüllü editör ve bağışçı sayısında düşüşe yol açmasından kaygı duyuyor.   Vakıf, her iki grubun da Vikipedi&#039;nin sürdürülebilirliği açısından temel önemde olduğunu değerlendiriyor.   Bu nedenle vakıf, içeriklerini kullanan platformlardan kaynak belirtmelerini ve kullanıcıları orijinal içeriğe yönlendirmelerini talep etti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDpNeAtOEUaDmCa6bo488A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Vikipedi, endişeli:, Yapay, zeka, ziyaretçi, sayısını, düşürdü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mesleğe 10 yaşında başladı, yarım asırdır teknolojiye rağmen devam ediyor</title>
<link>https://myblog.tc/meslege-10-yasinda-basladi-yarim-asirdir-teknolojiye-ragmen-devam-ediyor</link>
<guid>https://myblog.tc/meslege-10-yasinda-basladi-yarim-asirdir-teknolojiye-ragmen-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Siirt&#039;te 10 yaşında saraciye mesleğine başlayan 60 yaşındaki adam, yarım asırdır gelişen teknolojiye rağmen işini sürdürüyor.3 çocuk babası 60 yaşındaki Aydın Kılıç, babasının yanında 10 yaşında başladığı saraciye mesleğini yarım asırdır aynı dükkanda sürdürüyor.Eskiden yaptığı işlerin teknolojiyle beraber antikaya dönüştüğünü söyleyen Kılıç, Güneydoğu Anadolu&#039;da kendisi gibi yapanın olmadığını ileri sürdü.Deri işlerinin hepsini yaptığını aktaran Kılıç, &quot;Eskiye dönük gidersek at eyerleri yapıyorduk. Hayvan işleri tabanca, bıçak kılıfı deri üzerinde ne isteniyorsa yapıyoruz.Kemer ön planda tuttuğumuz en önemli gelirimizdir. Babamla beraber 50 yıldır buradayım. 10 yaşından beri buradayım. 3 tane çocuğum var.Kazancım belli değil ama geçiniyoruz. Eskiden gelirimiz daha fazlaydı ama şimdi her şey makineleştiği için bunu elle yapıyorum, şu an hepsi makine&quot; dedi.Makineler çoğaldıkça işin düştüğünü kaydeden Kılıç, &quot;Çırağım yok. Bu işi Güneydoğu Anadolu&#039;da yapan yok, ben yapıyorum. İçeride bir tane eyer var. Eskiden onu yapıyorduk. Onlardan çok satıyorduk, onlar artık antika olmuş&quot; şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_OFilssFj0qTx8jV7y5mvA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Mesleğe, yaşında, başladı, yarım, asırdır, teknolojiye, rağmen, devam, ediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>OpenAI, ChatGPT tarayıcısını tanıtıyor: Mac kullanıcılarına özel</title>
<link>https://myblog.tc/openai-chatgpt-tarayicisini-tanitiyor-mac-kullanicilarina-oezel</link>
<guid>https://myblog.tc/openai-chatgpt-tarayicisini-tanitiyor-mac-kullanicilarina-oezel</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI, yapay zekayla entegre ilk web tarayıcısıyla internet deneyimini yeniden tanımlamayı hedefliyor.OpenAI, bugün akşam saatlerinde düzenlenecek lansmanla ChatGPT Atlas adlı yeni web tarayıcısını duyurmayı planlıyor. Şirketin dil modeli ChatGPT’yi doğrudan tarayıcı deneyimine entegre eden bu yenilik, kullanıcıların web sayfalarını özetleme, içerik oluşturma ve çevrim içi görevleri otomatikleştirme gibi işlemleri doğrudan tarayıcı üzerinden yapabilmesini sağlıyor.YALNIZCA MAC KULLANICILARI İÇİNİlk aşamada yalnızca Mac kullanıcıları için sunulacak olan ChatGPT Atlas, OpenAI’nin yapay zekâyı günlük dijital alışkanlıklara entegre etme vizyonunun en somut adımlarından biri olarak görülüyor. Tarayıcının öne çıkan özellikleri arasında, ChatGPT’nin “ajan modları” olarak bilinen gelişmiş otomasyon kabiliyetleri bulunuyor. Bu sayede kullanıcılar, form doldurma veya araştırma yapma gibi işlemleri AI desteğiyle neredeyse tamamen otonom biçimde gerçekleştirebiliyor. Uzmanlara göre, bu hamle OpenAI’yi Google Chrome ve Apple Safari gibi dev rakiplerin karşısında güçlü bir konuma taşıyabilir. Özellikle gerçek zamanlı web analizi, eklenti desteği ve yapay zeka tabanlı uygulamalara açık mimarisi ile ChatGPT Atlas, üretkenlik araçları alanında yeni bir dönem başlatabilir.BAZI SORU İŞARETLERİ VARAncak bazı soru işaretleri de var. Yeni tarayıcının veri gizliliği ve sistem güvenliği konusunda nasıl bir politika izleyeceği merak konusu. Ayrıca, sadece macOS’ta başlatılan sürümün ilerleyen dönemde Windows ve mobil platformlara ne zaman geleceği henüz açıklanmadı. OpenAI’nin “her yerde yapay zeka&quot; vizyonunun bir parçası olarak lanse edilen ChatGPT Atlas, başarıya ulaşması halinde internetle etkileşim biçimimizi kökten değiştirebilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MlHWJVaA806uU_tPAbLn-g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>OpenAI, ChatGPT, tarayıcısını, tanıtıyor:, Mac, kullanıcılarına, özel</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Halley Kuyruklu Yıldızı’nın parçaları bu gece gökyüzünde: Türkiye’den izlenebilecek mi?</title>
<link>https://myblog.tc/halley-kuyruklu-yildizinin-parcalari-bu-gece-goekyuzunde-turkiyeden-izlenebilecek-mi</link>
<guid>https://myblog.tc/halley-kuyruklu-yildizinin-parcalari-bu-gece-goekyuzunde-turkiyeden-izlenebilecek-mi</guid>
<description><![CDATA[ Bu gece dışarı çıkıp gökyüzüne bakarsanız, sonbaharın en etkileyici doğa olaylarından biri olan Orionid göktaşı yağmurunu izleme fırsatını yakalayabilirsiniz.20 ve 21 Ekim geceleri, Orionid göktaşı yağmurunun en yoğun olduğu dönem. Yağmurun zirve noktası ise 21 Ekim’de TSİ 15.00’te gerçekleşecek. Bu nedenle 20/21 ve 21/22 Ekim geceleri gözlem yapmak için en uygun zamanlar olarak öne çıkıyor.AY KARANLIKTABu yılki zirvede Ay “yeni ay” evresinde olacak, yani gökyüzü karanlık ve net görünecek. Bu da göktaşlarını çıplak gözle izlemeyi kolaylaştıracak. Uzmanlara göre Orionid yağmuru, Ay’ın parlamadığı yıllarda en keyifli hâlini alıyor.  Göktaşı yağmurları, Dünya’nın Güneş etrafında dönerken bir kuyruklu yıldızın (ya da bazen bir asteroidin) geride bıraktığı toz bulutunun içinden geçmesiyle oluşuyor. Bu minik parçacıklar atmosferde yanarak ışık saçıyor ve gökyüzünde “yıldız kayması” olarak bilinen gösteriyi oluşturuyor.HALLEY’İN KALINTILARIOrionid yağmuru, ünlü Halley Kuyruklu Yıldızı’nın (1P/Halley) toz akıntısından kaynaklanıyor. Yani bu gece gökyüzünde bir Orionid gördüğünüzde, aslında Halley Kuyruklu Yıldızı’ndan kopmuş bir parçacığın atmosferde yanışına tanıklık etmiş olacaksınız.  Göktaşlarının çıkış noktası, adını aldığı Orion (Avcı) takımyıldızı civarında. Bu nedenle, bir meteorun izini Orion yönüne doğru takip edebiliyorsanız, büyük olasılıkla bir Orionid görmüşsünüzdür.SAATTE 20 GÖKTAŞIZirve döneminde Orionid yağmurunun ZHR (Zenithal Hourly Rate) değeri -yani ideal koşullarda saatte görülebilecek göktaşı sayısı- yaklaşık 20. Gerçekte bu sayı daha düşük olsa da, bu yılki karanlık gökyüzü koşulları gözlemciler için oldukça elverişli olacak.  Uzmanlar, gözün karanlığa alışması için en az 20 dakika beklenmesini ve gökyüzünü 30 ila 60 dakika boyunca izlemenizi öneriyor.  Uzmanlara göre Orinoid yağmurunu en iyi bir şekilde izlemek için ipuçları şu şekilde: Işık kirliliğinden uzak, karanlık bir yer seçin.Hava serin olacağı için kalın giyinin.Rahat bir koltuk veya şezlong kullanarak boyun ağrısından kaçının.Gözlerinizin karanlığa alışması için 20 dakika bekleyin.60 derece açıyla yukarıya, herhangi bir yöne bakın. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r9EXKlx7wkiqaN7NvAMPhg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 20:53:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Halley, Kuyruklu, Yıldızı’nın, parçaları, gece, gökyüzünde:, Türkiye’den, izlenebilecek, mi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çin&amp;apos;den Tesla&amp;apos;ya kapı kolu yasağı: 2027&amp;apos;den itibaren yeni tasarıma geçilecek</title>
<link>https://myblog.tc/cinden-teslaya-kapi-kolu-yasagi-2027den-itibaren-yeni-tasarima-gecilecek</link>
<guid>https://myblog.tc/cinden-teslaya-kapi-kolu-yasagi-2027den-itibaren-yeni-tasarima-gecilecek</guid>
<description><![CDATA[ Çin&#039;de Tesla&#039;nın elektrikli açılır kapı kolları güvenlik gerekçesiyle kaldırılıyor. Tüm araçlarda mekanik kulp zorunluluğu geliyor.Tesla’nın Model S serisiyle 2012’de tanıttığı elektrikli açılır kapı kolları, Çin’de güvenlik endişeleri nedeniyle yasaklanıyor.Çinli düzenleyiciler, arıza oranlarının yüksekliği ve gömme tasarımla ilgili riskler nedeniyle bu sistemi sektörde tamamen kaldırmayı değerlendiriyor.GELİRİNİN BEŞTE BİRİ ÇİN&#039;DEN GELDİ Independent&#039;ta yer alan habere göre, yeni kısıtlamalar yürürlüğe girerse 2027 Temmuz ayından itibaren Çin’de satılan tüm yeni araçlarda mekanik kapı kolları zorunlu olacak. Geçen yıl gelirinin beşte birinden fazlasını Çin’den elde eden Tesla için bu karar, kapı kollarının yeniden tasarlanması anlamına geliyor.Elektrikli kapı kolları, araç kilidi açıldığında dışarı çıkıp hareket halinde geri gömülüyor. Ancak Çin Sigorta Otomotiv Teknolojisi Araştırma Enstitüsü’nün (C-IASI) testlerine göre, bu sistem yandan çarpmalarda yüzde 33 oranında arızalanıyor. Mekanik kolların arıza oranı ise yalnızca yüzde 2.YOLCULAR İÇERİDE MAHSUR KALIYORBir elektrikli araç üreticisinin verilerine göre kapı kolu arızaları toplam onarımların yüzde 12’sini oluşturuyor. Ayrıca kısa devre nedeniyle yolcuların araç içinde mahsur kaldığına dair çok sayıda rapor bulunuyor.Bu durumun kurtarma ekipleri için de ciddi bir engel yarattığı belirtiliyor. Tesla CEO’su Elon Musk, yöneticilerin ilk itirazlarına rağmen bu tasarımda ısrarcı olmuş ve kapı kollarının “geleceğin bir parçası olduğu” vurgusunu yapmıştı. Ancak Çinli uzmanlar, aerodinamikte sağlanan faydanın sınırlı olduğunu, güvenlik risklerinin ise oldukça yüksek olduğunu kaydediyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WmE4_9bJv06LK7TYXUfdsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Çinden, Teslaya, kapı, kolu, yasağı:, 2027den, itibaren, yeni, tasarıma, geçilecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple&amp;apos;dan 8 yıl sonra bir ilk</title>
<link>https://myblog.tc/appledan-8-yil-sonra-bir-ilk</link>
<guid>https://myblog.tc/appledan-8-yil-sonra-bir-ilk</guid>
<description><![CDATA[ Apple, ABD&#039;de iPhone Pro başlangıç fiyatını 2017&#039;den bu yana ilk kez artırdı.Analistlerin ve yatırımcıların geniş çapta beklediği gibi, Apple, ABD&#039;deki iPhone modellerinden birinin başlangıç fiyatını artırdı.  Apple&#039;ın iPhone 17 Pro modeli artık bin 99 dolardan başlıyor. Bu, geçen yılki iPhone 16 Pro&#039;dan 100 dolar daha fazla.  Apple ayrıca geçen yılın 899 dolarlık iPhone 16 Plus&#039;ını, yeni ve ince bir cihaz olan ve 999 dolardan başlayan iPhone 17 Air ile değiştirerek, fiyatı 100 dolar artırdı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l5OIm2NrVkKM2eMhmhmzsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Appledan, yıl, sonra, bir, ilk</media:keywords>
</item>

<item>
<title>WhatsApp&amp;apos;a veri güvenliği davası</title>
<link>https://myblog.tc/whatsappa-veri-guvenligi-davasi</link>
<guid>https://myblog.tc/whatsappa-veri-guvenligi-davasi</guid>
<description><![CDATA[ Amerika Birleşik Devletleri merkezli çevrimiçi mesajlaşma devi WhatsApp, veri gizliliğini ihlal etmekle suçlanıyor. Şirketin eski güvenlik şefi açtığı davada, WhatsApp çalışanlarının kullanıcıların hassas verilerine erişebildiğini iddia etti.Amerikan basına göre Meta şirketi çatısı altındaki WhatsApp&#039;ta güvenlik şefi olarak çalışan Attaullah Baig, siber güvenlik riski oluşturan bazı gizlilik ihlallerinin platform yetkililerince dikkate alınmadığı gerekçesiyle şirkete dava açtı.   San Francisco Bölge Mahkemesi&#039;ndeki davada Baig, uygulamadaki güvenlik denetimleri sırasında ihlaller bulduğunu ifade etti.   Yüzlerce çalışanın, kullanıcıların rehberleri ve konumları gibi hassas verilerine kolaylıkla ulaşabildiğini savundu.   Bunları, yöneticilerine bildirmesine rağmen Meta yönetiminin konu hakkında bir adım atmadığını öne sürdü.   Güvenlik şefi, bunun karşılığında şirketin kendisini işten çıkardığını savundu.   Şirket ise iddiaları reddederek Baig&#039;in performans yetersizliği nedeniyle işten iddia etti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/30-Dpt_aQ02PO3CSRDRFiA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>WhatsAppa, veri, güvenliği, davası</media:keywords>
</item>

<item>
<title>5 soruda iPhone 17: En büyük yenilikler neler?</title>
<link>https://myblog.tc/5-soruda-iphone-17-en-buyuk-yenilikler-neler</link>
<guid>https://myblog.tc/5-soruda-iphone-17-en-buyuk-yenilikler-neler</guid>
<description><![CDATA[ Apple&#039;ın yeni telefon modelleri kamera, batarya ömrü, malzeme ve tasarım gibi birçok açıdan büyük yeniliklerle görücüye çıktı. Bu telefon neden bu kadar ince? Yeni kameranın özellikleri neler? 5 soruda Apple&#039;in yeni ürünü İphone 17&#039;yi tanıyalım.Apple, 9 Eylül’de Türkiye saatiyle 20.00’de başlayan ve aynı zamanda canlı yayınlanan büyük etkinliğinde iPhone 17, iPhone 17 Pro, iPhone 17 Pro Max ve yeni serisi iPhone 17 Air olmak üzere dört modeli tanıttı. Şirketin uzun süredir gündemde olan iPhone 17 serisi, teknoloji dünyasında heyecanla bekleniyordu. Aylardır sosyal medyayı ve teknoloji forumlarını meşgul eden sızıntıların ardından şirketin yeni modelleri kamera, batarya ömrü, malzeme ve tasarım gibi birçok açıdan büyük yeniliklerle görücüye çıktı. İşte yeni iPhone modellerindeki en büyük yenilikler: 1. IPHONE 17 AIR: NASIL BU KADAR İNCE? Apple, yalnızca 5,6 mm kalınlığında olan, şimdiye kadarki en ince iPhone’u tanıttı: iPhone Air.   Şirket CEO’su Tim Cook, cihazın “ince ve hafif tasarımda profesyonel performans” sunduğunu söyledi.  Air modelinin Apple’ın bugüne kadarki en ince ve en dayanıklı tasarımı olduğu da söyleniyor.  Tanıtım videosunda cihazın “radikal derecede ince” tasarımına vurgu yapılırken çerçevenin parlak bir yapıya sahip olduğu belirtildi.  Cihaz titanyum gövdeden oluşuyor.2. KAMERADA “CENTER STAGE” DEVRİMİ NE İŞE YARIYOR? iPhone 17’nin ön kamerası, geleneksel 4:3 oranı yerine kare format kullanan yepyeni bir sensörle geliyor. Bu sayede kamera, selfie (özçekim) sırasında Center Stage özelliğini destekleyerek görüntülü aramalarda ve canlı yayınlarda kullanıcıyı kadrajın ortasında tutabiliyor. Apple’ın duyurusuna göre artık telefonunuzu yana çevirmenize gerek kalmadan yatay selfie de çekebileceksiniz. Ayrıca yapay zeka, fotoğrafları otomatik çerçeveleyip 4:3 portre, 16:9 yatay ya da kare seçenekleri sunabiliyor. iPhone 17 Pro da “ön ve arka kameradan aynı anda video kaydı” yapabiliyor. Böylece içerik üreticiler için unboxing, demo videoları veya vlog’lar çekmek çok daha kolay olacak. Teknoloji devi yeni kamera sisteminde üçlü kurulumu koruyor ama önemli bir yükseltme var: Bu yıl ilk kez üç kameranın tamamı 48MP sensörle geliyor. Özellikle telefoto lens, geçen yılki 12MP sensör yerine yüzde 56 daha büyük bir sensörle donatıldı. Maksimumda 18MP görüntü sunan sensör, iPhone 16’daki 12MP’e göre ciddi bir gelişme. Ayrıca 8x optik kalite zoom imkanı sunuyor. Bu, şimdiye kadarki en uzun optik kalitede zoom. Etkinlikte donanım ve yazılım iyileştirmeleriyle büyük kamera değişiklikleri duyurulurken, &quot;Cebinizde 8 Pro lens&quot; ifadesi kullanıldı. Apple yeni kamera özelliklerini vurgulamak için etkinliğe bir de sürpriz ekledi. Tüm bu etkinliğin ve tanıtımların iPhone 17 Pro ile çekildiği açıklandı. Apple&#039;ın bir süredir kendi ekipmanlarıyla çekim yapmasına rağmen, bu hoş bir &quot;twist&quot; olarak yorumlanıyor.3. ŞİMDİYE KADARKİ EN BÜYÜK IPHONE BATARYASI MI? Apple, hem yeni telefon modellerinde hem de akıllı saatlerinde uzun süredir ilk kez batarya performansında belirgin iyileşmeler açıkladı. 17 Pro modelleri yeniden alüminyum kasaya dönüyor ve şimdiye kadarki en büyük bataryaya sahip. iPhone 17 Pro Max, 39 saat video oynatma sunuyor; 16 Pro Max’te bu rakam 33 saatti. Ancak bu değer yalnızca eSIM versiyonlarında geçerli; fiziksel SIM kullanılan modellerde 2 saat daha az dayanıyor. Bu yenilikler, Apple’ın “tam genişlikte kamera platosu” adını verdiği yeni bir kamera adasına kavuşması sayesinde mümkün oldu. The Verge’e göre bu tasarım Google Pixel’deki kamera barını andırıyor ve Samsung’un da önümüzdeki yıl benzer bir tasarım kullanması bekleniyor. Apple’ın tanıtımına göre, kamera modülündeki gövde boyunca yatay uzanan bu yeni “plato” tasarımı, daha büyük bir batarya için alan sağlıyor ve bu da cihazın kullanım süresine katkıda bulunuyor. iPhone 17 Air modelinde de dikkat çeken yenilik, cihazın inceliğini mümkün kılan “yüksek yoğunluklu batarya” teknolojisi. Cihazın pil ömrü hakkında Apple, “tüm gün kullanım” ifadesini kullandı. Ancak bu süreyi netleştiren özellik, Slim MagSafe Batarya Paketiyle birlikte 40 saate kadar video oynatma imkanı sunması oldu. Hızlı kablolu şarj desteği sayesinde yalnızca 10 dakikalık şarj ile 8 saate kadar video oynatma imkanı da sunuldu. Akıllı saat tarafında da Series 11, 18 saatlik kullanım ömründen 24 saate yükseltilmiş batarya süresiyle geldi. 4. A19 PRO ÇİPİ PERFORMANSI ARTIRACAK MI? Telefonların içinde yeni A19 Pro çipi var. 3nm üretim sürecine sahip, 6 çekirdekli CPU ve 5 çekirdekli GPU ile “şimdiye kadarki en hızlı akıllı telefon işlemcisi” olduğu iddia ediliyor. Tanıtıma göre A19 Pro çip seti, 16 Pro&#039;dan yüzde 40 kadar daha iyi performans sağlayabiliyor. Teknoloji devi, iPhone 17 modelinde de yeni A19 çipini kullandığını açıkladı. Daha yüksek performans sunan çip, özellikle cihazın gelişmiş ekran teknolojisini desteklemek ve yapay zeka Apple Intelligence özelliklerini daha iyi çalıştırmak amacıyla tasarlandı. Yeni işlemci, yapay zeka odaklı uygulamalarda cihaz üzerinde daha hızlı ve verimli performans sağlayacak. Ayrıca oyun deneyiminde de önemli iyileştirmeler bekleniyor. ProMotion ekran teknolojisi, bu noktada özellikle yüksek performanslı oyunlarda öne çıkacak.5. HANGİ MALZEME DEĞİŞİKLİKLERİ YAPILDI? Apple yeni modellerinde önemli malzeme değişimlerine de gitti. Özellikle iPhone Air, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımında rekor kırıyor. Cihazda yüzde 80 geri dönüştürülmüş titanyum kullanıldı. Bu da cihazın toplam ağırlığının yüzde 35’inin geri dönüştürülmüş malzemeden yapıldığı anlamına geliyor. Yeni Apple Watch modelleri de yüksek oranda geri dönüştürülmüş içerik kullanıyor. Pro ve Pro Max modelleri de büyük kamera ünitesi ve sadece belirli bölümlerinde cam kullanılan tek parça alüminyum gövde tasarımıyla öne çıkıyor. Apple, yeni modelin “şimdiye kadarki en güçlü iPhone” olduğunu vurguluyor. 17 Pro (6,3 inç) ve 17 Pro Max (6,9 inç), modellerinin ön ve arka yüzeyleri, çizilmeye dayanıklı “Ceramic Shield” ile kaplandı. Bu teknoloji yansıma önleyici kaplama anlamına geliyor. Ayrıca önceki nesle kıyasla üç kat daha çizilme direncine sahip. Yeni tasarım, özellikle termal yönetim açısından avantaj sağlıyor; cihazda kullanılan buğu odası (vapour chamber) teknolojisi, oyun telefonlarında olduğu gibi aşırı ısınmayı önlemeye yardımcı oluyor. Ayrıca ProMotion ekranlar 120Hz yenileme hızını destekliyor. Yeni alüminyum alaşım sayesinde cihazların daha verimli çalıştığı belirtiliyor. Ayrıca bu sayede üç renk seçeneği sunuluyor: gümüş, koyu mavi ve “Kozmik Turuncu” adı verilen dikkat çekici bir turuncu.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t5cK_e2JPEurUwngqzZTNw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>soruda, iPhone, 17:, büyük, yenilikler, neler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Twitter (X) çöktü mü, sorun mu var? 10 Eylül 2025 X hata bildirimi</title>
<link>https://myblog.tc/twitter-x-coektu-mu-sorun-mu-var-10-eylul-2025-x-hata-bildirimi</link>
<guid>https://myblog.tc/twitter-x-coektu-mu-sorun-mu-var-10-eylul-2025-x-hata-bildirimi</guid>
<description><![CDATA[ Twitter (X) çöktü mü, sorun mu var? 10 Eylül 2025 X hata bildirimi Sosyal medya uygulaması X&#039;te (Twitter) zaman zaman erişim sorunları yaşanıyor. Bazı kullanıcılar, uygulama ana sayfasının yenilenmediğini ya da giriş yapılmasının mümkün olmadığını belirtirken, bazıları medya yüklemede hata aldığını belirtiyor. Peki Twitter (X) çöktü mü, sorun mu var? 10 Eylül&#039;de Twitter neden açılmıyor? İşte, son dakika Twitter hata bildirimleri…Masaüstü ve mobil uygulama üzerinden sosyal medya platformu X&#039;e (eski adıyla Twitter) giriş yapmak isteyen bazı kullanıcılar, hata ile karşılaştıklarını, trendler bölümüne erişemediklerini ve medya yüklemede hata aldıklarını belirtti.   Henüz Twitter’da erişim sorunun kaynağına ve çözümüne ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Downdetector’a göre bazı kullanıcılar, Twitter hesaplarına giriş yapamadıklarını ve hata mesajları aldıklarını bildirse de genel anlamda bir erişim problemi yaşanmıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t32LcdNNaUijRmOrpxIkmQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Twitter, X, çöktü, mü, sorun, var, Eylül, 2025, hata, bildirimi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan büyük duyuru: &amp;quot;Mars&amp;apos;ta yaşama dair en güçlü işaret&amp;quot;</title>
<link>https://myblog.tc/nasadan-buyuk-duyuru-marsta-yasama-dair-en-guclu-isaret</link>
<guid>https://myblog.tc/nasadan-buyuk-duyuru-marsta-yasama-dair-en-guclu-isaret</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Kızıl Gezegen’de topladığı sıra dışı bir örnekle ilgili yeni bir bulgu açıkladı.NASA yetkilileri, Mars’taki Perseverance keşif aracının Kızıl Gezegen’de topladığı sıra dışı bir örnekle ilgili yeni bir bulguyu bugün (10 Eylül) açıklayacağını duyurmuştu.  Duyuru, Mars’ta yaşam bulunup bulunmadığına dair yıllardır merak edilen soruyu yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medyada ve basında yer alan bir dizi iddiada uzay ajansının yaşam bulgusu açıklayacağı öne sürüldü.  NASA’nın internet sitesinden canlı yayınladığı basın toplantısı Türkiye saatiyle 18.00’de başladı. Ekip yayın sırasında görseller de paylaştı. Uzay ajansının vekil yöneticisi Sean Duffy, basın toplantısında, &quot;Bu, Mars&#039;ta bulduğumuz en net yaşam belirtisi olabilir&quot; dedi.NASA NE BULDU? Geçen yıl Perseverance, Mars’taki Jezero Krateri’nde bulunan &quot;Bright Angel&quot; (Parıldayan Melek) adlı eski bir göl yatağını incelerken “leopar benekleri” ve “haşhaş tanelerine&quot; benzeyen sıra dışı işaretlere sahip bir kaya keşfetti. Dünya’da bu işaretler genellikle mikroskobik canlıların yıllar önceki etkinliklerinin habercisi kabul ediliyor.  Milimetre boyutunda koyu renkli dairelerden oluşan leopar benekleri ve daha küçük koyu noktalar halindeki haşhaş taneleri, &quot;Cheyava Şelalesi&quot; adı verilen kayaçta bulundu. Bu işaretler, kalsiyum sülfat tabakaları arasında sıkışmış durumda. Kalsiyum sülfat ise genellikle suyun varlığında oluşan bir mineral, yani yaşam için gerekli koşullardan biri.  Bugün ise NASA, yeni bulgular açıkladı. Bunlar, Cheyava Şelalesi&#039;nden alınan ve “Sapphire Canyon” (Safir Kanyon) diye adlandırılan bir kaya örneğiyle birlikte “Masonic Temple” adlı bir diğer örnekten elde edilen bulgular.ÖRNEKLER NE SÖYLÜYOR?  NASA&#039;nın açıklamasına göre Safir Kanyon adlı kayada ve “Masonic Temple” adlı bir diğer örnekte, kil bakımından zengin kayalar içinde kimyasal olarak indirgenmiş (bir kimyasal türün genellikle elektron kazanarak oksidasyon sayısını azalttığı bir yarı tepkime) demir fosfat ve demir sülfür minerallerine ait yeşilimsi noktalar bulundu.  Dünya’da hem leopar benekleri hem de haşhaş taneleri mikrobiyal yaşamla ilişkilendiriliyor. Çünkü bu tür canlıların enerji üretmek için kullandıkları indirgeme–yükseltgenme (redoks) reaksiyonları, elektron kazanmış indirgenmiş halde demir ve kükürt birikintileri bırakıyor.  Milimetre boyutlarındaki leopar benekleri, etrafı siyah halkalarla çevrili küçük kabarcıklardan oluşuyor. Perseverance’ın araçlarıyla yapılan analizler, bu halkaların demir ve fosfat içerdiğini ortaya koyuyor. Dünya’da bu tür maddeler, genellikle mikropların yönlendirdiği kimyasal süreçlerin ürünü oluyor.  Queensland Teknoloji Üniversitesi’nden astrobiyolog ve Perseverance bilim ekibi üyesi David Flannery, Space&#039;e yaptığı açıklamada, “Bu benekler büyük bir sürpriz” dedi.  “Dünya’da kayalardaki bu tür özellikler genellikle yer altındaki mikrobiyal yaşamın fosilleşmiş izleriyle ilişkilidir.”  YAŞAMIN VARLIĞI KESİN Mİ?  Ancak bu bulgular Mars&#039;ta mikrobiyal yaşamın keşfine dair kesin kanıtlar anlamına gelmiyor.  Zira Cheyava Şelalesi&#039;ndeki işaretler ya mikroplar tarafından ya da çok yüksek sıcaklıklarda gerçekleşen, yaşamla ilgisiz başka reaksiyonlarla oluşmuş olabilir.  Ancak Perseverance’ın araçlarıyla yapılan analizler, bu izlerin gerçekten indirgenmiş mineraller içerdiğini ortaya koydu. Bu da ilk açıklamanın daha olası olduğu anlamına geliyor.  Toplantıda konuşan Teksas A&amp;M Üniversitesi astrobiyoloğu Dr. Michael Tice, &quot;Dünya&#039;daki organizmaların enerji üretmek için yararlandığı kimyasal döngüye dair kanıtlar gösterdiler&quot; dedi:  &quot;Daha da yakından baktığımızda, Mars&#039;taki erken yaşamla açıklanması kolay, ancak yalnızca jeolojik süreçlerle açıklanması çok zor şeyler gördük.&quot;  Yine de araştırmacılar, Mars’ta yaşamın var olduğunu kesin olarak kanıtlamış değiller.  “MARS’TA YAŞAMIN VARLIĞINA DAİR EN GÜÇLÜ İŞARETLERDEN BİRİ”  Çarşamba günü NASA&#039;nın duyurduğu ve Nature dergisinde yayınlanan yeni araştırma makalesinin başyazarı Joel Hurowitz, merakla beklenen bu bulguların “şimdiye kadar Mars’ta yaşamın varlığına dair en güçlü işaretlerden biri” olduğunu söyledi.  Washington Post&#039;a konuşan Hurowitz, bu kayaları Perseverance’ın 2021’de Mars’a inişinden bu yana “astrobiolojik açıdan en heyecan verici örnekler” olarak nitelendirdi:  “Bu örnek, biyolojik kökenli olabilecek bir işaret, yani potansiyel bir biyoişaret içeriyor. Topladığımız diğer örnekler için bunu söyleyemeyiz.”  SAFİR KANYON’UN ÖNEMİ: “KANITLARIN BULUNDUĞU TEK YER”  NASA’nın resmi basın bülteni, keşif hakkında merak uyandıracak şekilde sınırlı bilgi vermişti. Açıklamada, söz konusu örneğin Temmuz 2024’te Jezero Krateri’nden toplandığı aktarılıyor.  Perseverance, Şubat 2021’den bu yana Mars’ın bu bölgesini inceliyor. NASA, Jezero Krateri’nin bir zamanlar yaşam barındırmış olabileceğini düşünüyor.  Safir Kanyon, isminin çağrışımının aksine bir yer şekli değil, Mars’ta Perseverance tarafından toplanmış tek bir kaya örneği. NASA, topladığı her örneğe özel isimler veriyor.  Bu örneğin, “Neretva Vallis” adlı eski bir nehir vadisinden geldiği ve bu vadinin de çok uzun zaman önce Jezero Krateri’ne akan sular tarafından şekillendiği düşünülüyor.  NASA, Safir Kanyon’un daha önce “Cheyava Şelalesi” adlı başka bir damarlı kayadan çıkarıldığını bildirmişti. Cheyava Şelalesi, yüzeyindeki haşhaş tohumu benzeri noktalar ve leopar desenleri ile dikkat çekiyor. Ancak en önemlisi, NASA’ya göre burası şu ana kadar Mars’ta yaşamla ilişkili olabilecek kimyasal reaksiyonların ve organik moleküllerin kanıtlarına rastlanan tek nokta.  ÖRNEKLER DÜNYA’YA GELECEK Mİ?  Cheyava Şelalesi ve yeni örnekler üzerinde Mars yüzeyinde yapılabilecek analizlerin sınırına ulaşılmış durumda. Artık bu örneklerin Dünya’ya getirilip daha detaylı incelenmesi gerekiyor.  Safir Kanyon, Perseverance’ın topladığı örnekler arasında 25’inci sırada yer alıyor. NASA, bu örnekleri bir gün Dünya’ya getirmeyi planlıyor. Ancak Mars Örnek Getirme Programı (MSR), bütçe kısıtlamaları, karmaşık fırlatma planı ve siyasi önceliklerdeki değişiklikler nedeniyle belirsizlik içinde.  Başkan Donald Trump&#039;ın 2026 Mali Yılı bütçe planı kapsamında program, &quot;bütçeyi aşırı derecede aştığı&quot; gerekçesiyle eleştirilmişti. Ayrıca, kurumun bilim bütçesini yüzde 47 oranında azaltması çağrısında bulunulmuştu.  Şimdilik Perseverance, Mars’ta topladığı örnekleri kendisi analiz edip sadece bulgularını Dünya’daki araştırmacılara iletebiliyor. Keşif aracı, doğrudan yaşam tespit edemiyor. Bunun yerine, milyarlarca yıl önce yaşama en uygun olduğu düşünülen yerlerden toplanan örnekleri tutmak için kayaları ve tüpleri delmek üzere bir matkapla çalışıyor.  DEV KADRO BASININ ÖNÜNDE  Geçen yıl Curiosity uzay aracı da bir kayayı parçalayarak Mars&#039;ta saf kükürt ortaya çıkarmıştı. Perseverance da yüzeyinde dağılmış beyaz kayalar tespit ederek merak uyandırmıştı. NASA tüm bu keşifleri basın bültenleriyle açıklamıştı. Uzay aracının bu kez gazetecilerin önünde geniş bir kadroyla basın açıklaması yapması merakı iyice körükledi.  Uzay meraklıları uzun süredir, &quot;Safir Kanyon&quot; kayasında biyolojik imzalar, yani bir zamanlar gezegende var olmuş mikrobiyal yaşamın belirtilerinin bulunduğuna inanıyordu.  Basın açıklamasına katılan isimler arasında NASA’nın Vekil Yöneticisi Sean Duffy, Bilim Misyon Direktörlüğü Başkanı Nicky Fox ve Mars projelerinde görev alan üst düzey bilim insanı Lindsay Hays da yer aldı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/azIQPX22AU2yGe_2yrs04A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, büyük, duyuru:, Marsta, yaşama, dair, güçlü, işaret</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gözler basın toplantısında: NASA bu kez Mars&amp;apos;ta yaşam bulmuş olabilir</title>
<link>https://myblog.tc/goezler-basin-toplantisinda-nasa-bu-kez-marsta-yasam-bulmus-olabilir</link>
<guid>https://myblog.tc/goezler-basin-toplantisinda-nasa-bu-kez-marsta-yasam-bulmus-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Uzay ajansı NASA, yıllardır devam eden araştırmalar sonucunda Kızıl Gezegen&#039;de yaşamın kanıtlarını bulmuş olabilir. Ajans bugün, nadir görülen bir basın toplantısı düzenleyecek.NASA, Mars’ta görev yapan Perseverance keşif aracının elde ettiği “yeni bir bulgu”yu açıklamak üzere nadir görülen bir basın toplantısı düzenleyeceğini duyurdu.  Açıklamanın odağında, Temmuz 2024’te Perseverance tarafından Neretva Vallis bölgesinde toplanan ve “Sapphire Canyon” adı verilen kaya örneği bulunuyor. Bilim insanları bu kayada “biyoi̇mza” olarak adlandırılan, eski mikrobiyal yaşama işaret edebilecek kimyasal izler olabileceğini düşünüyor.  Neretva Vallis, milyarlarca yıl önce nehirlerin aktığı Jezero Krateri’nin bir parçası. Bu nedenle Mars’ta yaşam arayışı için en umut verici bölgelerden biri kabul ediliyor.  ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR VE BULUNAN İZLER  NASA’nın bu kararı, Mart 2025’te Teksas’taki 56. Ay ve Gezegen Bilimleri Konferansı’nda sunulan bir çalışmayı akıllara getirdi. Bilim insanı Joel Hurowitz liderliğinde yürütülen araştırmada, aynı bölgede “haşhaş tohumları” ve “leopar benekleri” olarak adlandırılan sıra dışı izler saptanmıştı.   Perseverance’ın tespit ettiği demir ve fosfor gibi kimyasalların, Dünya’da genellikle mikropların organik maddeleri parçalaması sonucu ortaya çıktığı biliniyor.  Hurowitz’in de bugün gerçekleşecek NASA etkinliğinde konuşmacılar arasında yer alacak olması, bu bulgunun söz konusu çalışmayla doğrudan bağlantılı olabileceği yorumlarını güçlendirdi.  DAHA ÖNCEKİ BENZER AÇIKLAMALAR  NASA geçmişte de bu tür basın toplantılarıyla bilim dünyasının dikkatini çekmişti. 2018’de Curiosity keşif aracının Gale Krateri’nde 3,5 milyar yıllık kaya örneklerinde karmaşık organik moleküller bulduğu duyurulmuştu.   2020’de ise Venüs’ün atmosferinde “fosfin” gazının keşfi, gezegenin biyolojik süreçler barındırabileceği tartışmalarını gündeme taşımıştı.  GÖZLER BASIN TOPLANTISINDA  NASA, bugüne kadar Mars’ta ya da başka bir gezegende yaşamın varlığını kesin biçimde doğrulamadı. Ancak Çarşamba günü saat 18.00’de (TSİ) yapılacak toplantının, Mars’ta olası yaşam izleriyle ilgili en önemli açıklamalardan biri olması bekleniyor.  Toplantıya NASA’nın yeni yöneticisi Sean Duffy, Mars Keşif Kıdemli Bilim İnsanı Lindsay Hays ve Perseverance Proje Bilimcisi Katie Stack Morgan da katılacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r92tlKV01USndnV5xBzEiw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Gözler, basın, toplantısında:, NASA, kez, Marsta, yaşam, bulmuş, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yıldızlararası cisim gizemi: Dünya&amp;apos;ya yaklaştıkça renk ve şekil değiştiriyor</title>
<link>https://myblog.tc/yildizlararasi-cisim-gizemi-dunyaya-yaklastikca-renk-ve-sekil-degistiriyor</link>
<guid>https://myblog.tc/yildizlararasi-cisim-gizemi-dunyaya-yaklastikca-renk-ve-sekil-degistiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Güneş Sistemi&#039;nden geçen gizemli yıldızlararası cisim 3I/ATLAS, kırmızıdan yeşile dönen rengi ve sıra dışı şekliyle bilim dünyasını şaşırtmaya devam ediyor.Güneş Sistemimizden geçen gizemli yıldızlararası cisim 3I/ATLAS’ın son görüntüleri, cismin hem şekil hem de renk değiştirdiğini ortaya koydu.  Avusturyalı astronomların yakaladığı görüntüler, daha önce kırmızımsı bir parıltıya sahip olan cismin artık yeşile döndüğünü gösterdi. Bilim insanları bu değişimlerin olağan dışı olduğunu ve mevcut kuyruklu yıldız modelleriyle tam olarak açıklanamadığını belirtiyor.  AY TUTULMASI SIRASINDA YAKALANDI  Astronom Michael Jager, “Tam Ay tutulması sırasında, Namibya’nın karanlık gökyüzünden 3I/ATLAS’ın detaylı bir görüntüsünü yakaladık. Mavi, yeşil ve kırmızı ışıkta alınan çoklu pozları birleştirerek kuyruklu yıldızın gaz açısından zengin komasını net şekilde görebildik” dedi.  Ekibin bu hafta yayımladığı veriler, cismin etrafındaki ışık bulutunun (koma) güneşten uzaklaştığında daha hızlı büyüdüğünü, yaklaşırken ise yavaşladığını ortaya koydu. Araştırmacılar bu değişimin, cismin yüzeyinde parlak buz parçacıklarının salınmasından kaynaklandığını öne sürdü.  3I/ATLAS, 19 Aralık 2025’te Dünya’ya en yakın konumuna ulaşacak. Bu mesafe yaklaşık 270 milyon kilometre olacak. Yani Dünya ile Mars arasındaki mesafe kadar.  UZAY ARACI İDDİALARI  Harvard fizikçisi Avi Loeb, cismin devasa boyutu, aşırı parlaklığı ve belirgin kuyruğunun olmayışı gibi nedenlerle 3I/ATLAS’ın “yapay bir sonda” olabileceğini savunuyor. Ancak Avusturyalı astronomlar, görüntülerinde komanın açıkça görüldüğünü vurgulayarak bu iddiayı reddetti.   Jager, “Hubble’ın belgelediği kuyruk çok büyümedi, yalnızca biraz daha parlaklaştı. Eylül başında gaz bakımından zengin kuyruklu yıldızların aktif hale geldiği eşik aşıldı. 28 Ağustos’ta kuyruğun parladığını, birkaç gün sonra ise mavi filtreyle alınan görüntülerde gaz komasının oluşmaya başladığını gördük” dedi.  Bilim insanına göre bu, milyarlarca yıl boyunca uzay radyasyonuna maruz kalan cismin yüzeyinde oluşan kalın kabuğun artık çatlamasıyla açıklanabilir.  ESKİ KEŞİFLERDEN FARKLI ÖZELLİKLER  3I/ATLAS, ilk yıldızlararası cisim Oumuamua’dan (gaz ya da toz izi göstermemişti) ve ikinci cisim Borisov’dan (tipik bir kuyruklu yıldız gibi davranmıştı) farklı özellikler sergiliyor. Anti-kuyruk, aşırı renk değişimleri ve dev koma bunların başında geliyor.  Buna rağmen Loeb, mevcut verilerden yola çıkarak farklı bir tablo çiziyor. Ağustos sonunda Şilili astrofizikçilerin yayımladığı çalışmaya atıf yapan Loeb, cismin yalnızca nikel salması ve bunun yanında demir bulunmamasının “doğal olmayan” bir durum olduğunu belirtiyor.   Doğal kuyruklu yıldızlar nikel ve demiri birlikte yayarken, 3I/ATLAS’ın yalnızca nikel saçması Loeb’e göre “endüstriyel nikel alaşımı üretiminin imzası” olabilir.  Araştırmacılar, cismin saniyede yaklaşık 5 gram nikel ve 20 gram siyanür saldığını, Güneş&#039;e yaklaştıkça bu miktarların keskin şekilde arttığını saptadı. Ancak bu sürecin bilinen doğal kuyruklu yıldız mekanizmalarıyla açıklanamadığını da kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IP53dXRyVEm1KMg7yNGNpA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Yıldızlararası, cisim, gizemi:, Dünyaya, yaklaştıkça, renk, şekil, değiştiriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mars&amp;apos;ta yaşamın en güçlü kanıtı bulundu: Nasıl görünüyorlardı?</title>
<link>https://myblog.tc/marsta-yasamin-en-guclu-kaniti-bulundu-nasil-goerunuyorlardi</link>
<guid>https://myblog.tc/marsta-yasamin-en-guclu-kaniti-bulundu-nasil-goerunuyorlardi</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Mars’ta yaşam olduğuna dair bugüne kadarki “en net bulguları” keşfettiğini duyurdu. Araştırmacılara göre bu ortamda yaşamış olabilecek yaşam formu, basit mikroorganizmalarla sınırlıydı. Peki nasıl görünüyorlardı?Geçtiğimiz yıl Perseverance keşif aracı, Mars ekvatorunun kuzeyinde kurumuş bir nehir yatağında “leopar benekleri” olarak adlandırılan paslı dairesel izler keşfetmişti. NASA yöneticisi Sean Duffy, bu işaretlerin milyarlarca yıl önce yaşamış mikroskobik canlılardan kalmış olabileceğini açıkladı.Araştırmacılar, Jezero Krateri’nde yer alan “Bright Angel” bölgesinde bulunan bu izlerin içinde iki kritik mineral saptadı: Çürüyen organik maddelerde görülen Vivianite ve Dünya’da mikroplar tarafından üretilen Greigit.Birkbeck Üniversitesi’nden Dr. Keyron Hickman-Lewis, “Dünya’da mikrobiyal yaşam tarafından üretilen mineral-organik birleşimlerinin Mars’ta da gözlenmesi çok umut verici. Bugüne kadar bulunan en güçlü yaşam kanıtı olabilir” dedi.MARS&#039;TA YAŞAM NASIL GÖRÜNÜRDÜ?İngiliz gazetesi Daily Mail&#039;in haberine göre, bugün çorak olan Jezero Krateri, milyarlarca yıl önce suyla dolu bir göl yatağıydı. Araştırmacılara göre bu ortamda yaşanmış olabilecek yaşam formu, basit mikroorganizmalarla sınırlıydı.Bu yaşamın, Dünya’daki ekstrem koşullarda yaşayan bakterilere benzeyebileceği tahmin ediliyor. Tuzlu göllerdeki mikrobiyal katmanlar ya da yerin kilometrelerce altındaki mikroplar gibi düşünülebilir.DAHA KARMAŞIK YAŞAM MÜMKÜN MÜ?Araştırmacılara göre eğer bu “leopar benekleri” gerçekten biyoişaret ise yaşam yalnızca bir bölgeyle sınırlı kalmamış olabilir. Ancak Mars’ta hayvan benzeri karmaşık yaşam formlarının gelişmiş olma ihtimali son derece düşük.Mikropların Dünya’daki yaşamla aynı dönemde ortaya çıkmış olabileceği, ancak Mars’ın atmosferini kaybetmesiyle iklimin hızla soğuyup kuruması yüzünden evrimin erken durduğu tahmin ediliyor.Bu sert koşullar beden büyüklüğünü ve karmaşıklığını sınırladı. Dünya’da karmaşık yaşamın gelişmesi için 3 milyar yıl daha gerekmişti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ouiuZnqKlUCQuDMxq6LSkg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Marsta, yaşamın, güçlü, kanıtı, bulundu:, Nasıl, görünüyorlardı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hayatta kalma şansı yüksek: Dev hava yastıklı uçak geliyor</title>
<link>https://myblog.tc/hayatta-kalma-sansi-yuksek-dev-hava-yastikli-ucakgeliyor</link>
<guid>https://myblog.tc/hayatta-kalma-sansi-yuksek-dev-hava-yastikli-ucakgeliyor</guid>
<description><![CDATA[ Havacılık facialarına engel olmak isteyen genç mühendisler, uçaklara dev hava yastıkları entegre ederek hayatta kalma şansını artırmayı hedefliyor.Havacılık facialarını önlemek isteyen genç mühendisler, “uçak için hava yastığı” fikrini geliştirdi. Proje, her yıl binlerce hayatı kurtarabilecek bir sistem olarak görülüyor.“Project Rebirth” adı verilen konsept, arabalarınkine benzer dev hava yastıklarını uçağın burun, gövde ve kuyruğuna entegre ediyor.Yapay zeka destekli sensörler olası bir kaza anını tespit ederek saniyeler içinde hava yastıklarını açıyor. Böylece uçağın düşüşü ölümcül bir çarpışmaya dönüşmeden “koruyucu bir koza” içine alınıyor.Dubai’deki Birla Institute of Technology and Science&#039;da eğitim gören Eshel Wasim ve Dharsan Srinivasan’ın geliştirdiği proje, bu yılın prestijli James Dyson Ödülü finalistlerinden biri oldu.İLK YAPAY ZEKA DESTEKLİ HAYATTA KALMA ÇÖZÜMÜMühendisler, sistemi “ilk yapay zeka destekli kaza sonrası hayatta kalma çözümü” olarak tanımlıyor.İlham kaynağı ise 12 Haziran 2025’te Ahmedabad’dan kalktıktan 32 saniye sonra düşen Air India uçağı. Yakıt akışı kesilen uçak 260 kişinin ölümüne yol açmıştı.  Projeyi geliştiren Wasim, “O kazadan sonra annem günlerce uyuyamadı. Yolcuların ve pilotların çaresizliğini düşündükçe biz de uyuyamadık. Neden bir kurtuluş sistemi yok diye sorduk ve araştırmaya başladık” dedi.SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?  Sistem, uçağın irtifasını, hızını, motor durumunu, yönünü, yangını ve pilot tepkisini anlık takip ediyor.Kazanın kaçınılmaz olduğu anlaşılırsa otomatik devreye giriyor. İki saniyeden kısa sürede açılan çok katmanlı kumaştan dev hava yastıkları darbeyi emiyor.Motorlar çalışıyorsa ters itiş sistemi, çalışmıyorsa gaz iticiler devreye girerek inişi yavaşlatıyor. Ayrıca koltuk ve duvarlardaki sıvılar çarpışma anında sertleşerek yolcuları koruyor.MEVCUT UÇAKLARA EKLENEBİLECEK  Mühendisler, sistemin hem mevcut uçaklara eklenebileceğini hem de yeni modellerde entegre edilebileceğini belirtiyor. “Çoğu sistem kazayı önlemeye odaklı. Bizimki, tüm ihtimaller tükendiğinde bile hayatta kalmayı garanti etmeye çalışıyor” diyorlar.  James Dyson Ödülü’nün 20 finalist listesi 15 Ekim’de açıklanacak. 5 Kasım’da açıklanacak uluslararası birincilik ödülünü alan proje, 30 bin sterlinlik destekle kendi girişimini kurma imkanı elde edecek.  Finalistler arasında ayrıca 3D yazıcıyla üretilmiş yapay resif, taşınabilir şırınga sterilizasyon cihazı, susuz çalışan kompost tuvalet sistemi ve tarım atıklarından üretilmiş hijyenik ped gibi projeler de bulunuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/STq1LQarJU6cQLNn9GndWA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Hayatta, kalma, şansı, yüksek:, Dev, hava, yastıklı, uçak geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzayda gerilim tırmandı: NASA, Çin vatandaşlarını engelledi</title>
<link>https://myblog.tc/uzayda-gerilim-tirmandi-nasa-cin-vatandaslarini-engelledi</link>
<guid>https://myblog.tc/uzayda-gerilim-tirmandi-nasa-cin-vatandaslarini-engelledi</guid>
<description><![CDATA[ ABD ile Çin arasındaki uzay rekabeti sertleşiyor. NASA Çin vatandaşlarının uzay programlarında çalışmasını engellemeye başladı.ABD ile Çin arasındaki uzay yarışı yeni bir boyuta taşındı. NASA,  Çin vatandaşlarının kurum programlarına katılmasını yasakladı. Washington’un bu adımı, Pekin’in uzay projelerinde hızla ilerlediği bir döneme denk geldi.ERİŞİM KISITLAMASI GETİRİLDİPolitika değişikliğini ilk olarak Bloomberg duyurdu. NASA Sözcüsü Bethany Stevens, “Çalışmalarımızın güvenliğini sağlamak için Çin vatandaşlarına yönelik erişim kısıtlamaları getirdik” açıklamasını yaptı. Buna göre Çinli araştırmacıların BT sistemlerine erişimi engellendi, yüz yüze toplantılara katılmaları da yasaklandı.Daha önce Çinli araştırmacılar ve öğrenciler, NASA’nın projelerine yüklenici veya stajyer olarak katkıda bulunabiliyordu. Ancak 5 Eylül’den itibaren bazı çalışanların BT sistemlerine erişiminin kesildiği ve yüz yüze toplantılara alınmadıkları bildirildi.ABD ve Çin, Ay’a insanlı iniş hedefiyle yeniden bir uzay yarışına girmiş durumda. Washington, Apollo görevlerinin devamı niteliğindeki Artemis programıyla 2027’de Ay’a dönüş hedefini koyarken; Pekin ise 2030’a kadar kendi astronotlarını yüzeye indirmeyi planlıyor.&quot;ABD UZAYDA LİDER&quot;NASA’nın geçici yöneticisi Sean Duffy, Mars keşifleriyle ilgili düzenlenen basın toplantısında, “Şu anda ikinci bir uzay yarışındayız. Çinliler bizden önce Ay’a dönmek istiyor, bu olmayacak. Amerika uzayda liderdi, lider kalacak” ifadelerini kullandı.Çin ayrıca 2028’de Mars’a robotik bir görev göndermeyi ve 2031’e kadar dünyaya örnek getirmeyi planlıyor. Öte yandan Trump yönetimi, Avrupa Uzay Ajansı ile yürütülen Mars Sample Return (MSR) misyonunu iptal etme sinyali vermişti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Yyt6C_-pSUGqFkKvba-9rQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Uzayda, gerilim, tırmandı:, NASA, Çin, vatandaşlarını, engelledi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple&amp;apos;dan iOS 26 duyurusu: Ne zaman çıkacak?</title>
<link>https://myblog.tc/appledan-ios-26-duyurusu-ne-zaman-cikacak</link>
<guid>https://myblog.tc/appledan-ios-26-duyurusu-ne-zaman-cikacak</guid>
<description><![CDATA[ iPhone 17’nin lansmanıyla birlikte Apple’ın yeni işletim sistemi iOS 26 de kullanıcıların gündemine girdi. Peki, en güncel iOS sürümü hangi iPhone modellerine yüklenebilecek? Hangi eski modeller bu güncellemeyle artık destek dışı kalacak?Apple, &quot;Awe-Dropping&quot; (Hayranlık Uyandıran) adını verdiği etkinlikte iPhone 17 serisinin yanı sıra yeni nesil AirPods ve Apple Watch modellerini tanıttı. Haziran ayında WWDC’de ön gösterimi yapılan iOS 26 güncellemesinin çıkış tarihi ve öne çıkan özellikleri de bu lansmanla birlikte netlik kazandı.Apple, iOS 26 güncellemesini 15 Eylül 2025’te final sürümü olarak yayınlayacağını açıkladı. Bu güncelleme yeni Liquid Glass tasarımıyla geliyor; bazı görsel saydam ve yarı saydam efektlerle arayüz öğeleri daha “cam gibi” görünecek.iOS 26, yarı saydam Liquid Glass tasarımıyla modern bir arayüz sunuyor. Mesajlar uygulamasına anket, sohbet arka planları ve gelişmiş çağrı engelleme özellikleri ekleniyor. Fotoğraflar uygulaması yeniden sekmeli navigasyona kavuşurken, kamera tarafında yeni “Bright” fotoğraf stili geliyor. Games ve Preview adında iki yeni uygulama tanıtılırken, Apple Music’e AutoMix ve şarkı sözü çevirisi desteği ekleniyor. Ayrıca pil yönetimi ve performans tarafında da Apple Intelligence destekli akıllı iyileştirmeler dikkat çekiyor.iOS 26 alacak iPhone modelleri şöyle:iPhone 11iPhone 11 ProiPhone 11 Pro MaxiPhone SE (2. ve 3. nesil)iPhone 12iPhone 12 miniiPhone 12 ProiPhone 12 Pro MaxiPhone 13iPhone 13 miniiPhone 13 ProiPhone 13 Pro MaxiPhone 14iPhone 14 PlusiPhone 14 ProiPhone 14 Pro MaxiPhone 15iPhone 15 PlusiPhone 15 ProiPhone 15 Pro MaxiPhone 16iPhone 16 PlusiPhone 16 ProiPhone 16 Pro MaxiPhone 16eiPhone XS, XS Max ve XR, iOS 26 ile uyumlu değil. Bu cihazlar güvenlik yamaları dışında artık güncelleme almayacak. iPhone 17 serisi ise doğrudan iOS 26 yüklü gelecek. iOS 26 yapay zeka özellikleri yalnızca iPhone 15 Pro ve daha yeni modellerde kullanılabilecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ebWRtVnDE0KXPu4zM2lLpw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Appledan, iOS, duyurusu:, zaman, çıkacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Netflix’in gizli kodları, binlerce saklı filmi ortaya çıkardı</title>
<link>https://myblog.tc/netflixin-gizli-kodlari-binlerce-sakli-filmi-ortaya-cikardi</link>
<guid>https://myblog.tc/netflixin-gizli-kodlari-binlerce-sakli-filmi-ortaya-cikardi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en popüler dizi ve film izleme uygulamalarından Netflix&#039;te, çeşitli kodlar kullanarak normalde görünmeyen binlerce içeriğe ulaşılabiliyor.Netflix, ana sayfada size her içeriği göstermiyor. Ancak gizli kategori kodları sayesinde platformda normalde görünmeyen binlerce film ve diziye ulaşmak mümkün.  Bu kodlar, Netflix’in dev arşivini açan bir anahtar gibi çalışıyor. Kullanıcılar, algoritmanın sunduğu sınırlı öneriler yerine, doğrudan istedikleri türe erişebiliyor. HANGİ KOD NE İŞE YARIYOR?90 Dakikalık Filmler kategorisine kod 81466194 ile ulaşılabiliyor. Aile Film Gecesi koleksiyonu için ise kod 2013975 kullanılabiliyor.Uygulamada, toplamda 36 binden fazla kategori kodu bulunuyor. Bu sayede kullanıcılar, kült 80’ler korku filmlerinden gençlik romantiklerine kadar yüzlerce alt tür arasında dolaşabiliyor.YALNIZCA İNTERNET SİTESİNDE ÇALIŞIYORKodlar yalnızca Netflix’in internet sitesinde çalışıyor; mobil veya TV uygulamalarında kullanılamıyor. Kodları Netflix URL’sinin sonuna ekleyerek doğrudan ilgili kategoriye erişmek mümkün.  Tüm kodların listesine ulaşmak için kullanıcılar Netflix-Codes.com gibi sitelerden faydalanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dNoV24PqXU6JA3_o8F5Blg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Netflix’in, gizli, kodları, binlerce, saklı, filmi, ortaya, çıkardı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Airpods&amp;apos;un canlı çeviri özelliği, Avrupa&amp;apos;da kullanılamayacak</title>
<link>https://myblog.tc/airpodsun-canli-ceviri-oezelligi-avrupada-kullanilamayacak</link>
<guid>https://myblog.tc/airpodsun-canli-ceviri-oezelligi-avrupada-kullanilamayacak</guid>
<description><![CDATA[ Apple&#039;ın yeni tanıttığı Airpods ürününün canlı çeviri özelliğinin şimdilik Avrupa Birliği&#039;nde (AB) kullanılamayacağı öğrenildi.Apple, iOS 26 ile tanıttığı ve AirPods Pro 3’ün öne çıkan yeniliklerinden biri olan Canlı Çeviri (Live Translation) özelliğini şimdilik Avrupa Birliği’nde kullanıma sunmayacağını açıkladı. Şirket, bunun nedenine dair bilgi vermedi ancak kararın AB’nin yapay zeka ve gizlilik konusundaki sıkı düzenlemeleriyle ilgili olabileceği değerlendiriliyor.  Özellik, AB dışından gelen kullanıcılar için çalışacak, ancak hem AB içinde olan hem de Apple hesabı Avrupa bölgesine kayıtlı kullanıcılar bundan yararlanamayacak.CANLI ÇEVİRİYLE DOĞAL İLETİŞİMCanlı Çeviri ile kullanıcılar AirPods aracılığıyla farklı diller konuşan kişilerle doğal biçimde iletişim kurabiliyor. Karşı taraf da AirPods kullanıyorsa konuşma anında iki tarafa çevriliyor; eğer kulaklık yoksa çeviri iPhone ekranında yazılı ya da sesli olarak aktarılıyor.  Şu an için İngilizce, Fransızca, Almanca, Portekizce (Brezilya) ve İspanyolca destekleniyor. İtalyanca, Japonca, Korece ve Çince desteği ise 2025’in ilerleyen dönemlerinde eklenecek.  Canlı Çeviri, iPhone 15 ve sonrası cihazlarda çalışan Apple Intelligence ile kullanılabilecek ve AirPods Pro 3, AirPods Pro 2 ve AirPods 4 modellerinde aktif olacak. Özellik, iOS 26’nın 15 Eylül’de yayınlanmasıyla birlikte hayata geçecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DxYeB4l50k2ZDebjA_YIQg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Airpodsun, canlı, çeviri, özelliği, Avrupada, kullanılamayacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Akıllı saatlerin yerini kulaklıklar mı alacak? Yeni Apple kulaklığı, saatleri solladı</title>
<link>https://myblog.tc/akilli-saatlerin-yerini-kulakliklar-mi-alacakyeni-apple-kulakligi-saatleri-solladi</link>
<guid>https://myblog.tc/akilli-saatlerin-yerini-kulakliklar-mi-alacakyeni-apple-kulakligi-saatleri-solladi</guid>
<description><![CDATA[ Apple&#039;ın yeni kulaklığı AirPods Pro 3&#039;ün, yeni özellikleri nedeniyle Apple Watch&#039;ı &quot;gereksizleştirmesi&quot; bekleniyor.Apple’ın yeni tanıttığı AirPods Pro 3, fitness ve sağlık özellikleriyle dikkat çekiyor. En büyük yenilik, kulaklıkların artık kulak içinden kalp atış hızı ölçebilmesi.iOS 26 ile gelen Fitness uygulaması güncellemeleri sayesinde kullanıcılar artık sadece iPhone ve AirPods Pro 3 kullanarak yeni tanıtılan ürün egzersiz başlatabilecek, kalp atış hızını, harcanan kaloriyi ve egzersiz süresini takip edebilecek ve “Move” halkasını kapatıp ödül kazanabilecek.APPLE WATCH ZORUNLULUĞU ORTADAN KALKIYORYani bu özellikler için artık Apple Watch zorunluluğu ortadan kalkıyor.  AirPods Pro 3 ayrıca iPhone’un Sağlık ve Fitness uygulamalarıyla tam entegrasyon sağlıyor, daha gelişmiş sensörlerle Powerbeats Pro 2’ye göre daha hassas ölçüm yapıyor ve gürültü engelleme, daha stabil oturuş ve daha iyi ses performansı sunuyor.Apple Watch hala gelişmiş sağlık takibi (örneğin sürekli ölçüm, düşme algılama, detaylı uyku takibi) isteyenler için avantajlı olsa da, yalnızca spor ve temel fitness takibi isteyen kullanıcılar için AirPods Pro 3, saatin yerini rahatlıkla alabilecek gibi görünüyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tHIQZwoi_0m8DhUJXyXLtw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 18:47:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Akıllı, saatlerin, yerini, kulaklıklar, mı, alacak Yeni, Apple, kulaklığı, saatleri, solladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Spotify&amp;apos;a zam gelebilir</title>
<link>https://myblog.tc/spotifya-zam-gelebilir</link>
<guid>https://myblog.tc/spotifya-zam-gelebilir</guid>
<description><![CDATA[ Spotify, yeni hizmetlerini tanıtırken fiyat artışları için uyarıyor.Financial Times, müzik akışı sağlayıcısının Eş Başkanı ve İşletme Sorumlusu Alex Norstrom&#039;a dayandırdığı haberinde, Spotify&#039;ın yeni özelliklere yatırım yapması ve 1 milyar kullanıcıya ulaşması nedeniyle fiyat artışı yapacağını bildirdi.  FT&#039;nin aktardığına göre Norstrom, bir röportajında ​​artışlara planlanan yeni hizmetler ve özelliklerin eşlik edeceğini söyledi.  Spotify, Reuters&#039;ın yorum talebine henüz yanıt vermedi.  İsveçli firma, Ağustos ayının başlarında kâr marjlarını iyileştirmek amacıyla bazı pazarlarda premium bireysel abonelik ücretini Eylül ayından itibaren artıracağını açıklamıştı.  Güney Asya, Orta Doğu, Afrika, Avrupa, Latin Amerika ve Asya-Pasifik bölgesi pazarlarında fiyatın 10,99 Euro&#039;dan 11,99 Euro&#039;ya (14,05 dolar) yükseleceği belirtildi.  Norstrom gazeteye yaptığı açıklamada, &quot;Fiyat artışları, fiyat ayarlamaları vb. iş araçlarımızın bir parçası ve mantıklı olduğunda bunu yapacağız&quot; dedi.  Son yıllardaki fiyat artışları ve maliyet kısma çabaları Spotify&#039;ın geçen yıl ilk kez yıllık kâr elde etmesini sağladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4DRF-Y05ZEW4z-xmuPFQtA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Spotifya, zam, gelebilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>3D yazıcıyla Mars simülasyonu</title>
<link>https://myblog.tc/3d-yaziciyla-mars-simulasyonu</link>
<guid>https://myblog.tc/3d-yaziciyla-mars-simulasyonu</guid>
<description><![CDATA[ ABD Havacılık ve Uzay Ajansı NASA, Teksas eyaletinin Houston şehrinde 3D yazıcıyla üretilmiş bir habitatta 4 kişiyle 1 yıl sürecek Mars simülasyonu görevine hazırlanıyor.NASA, Houston&#039;daki Johnson Uzay Merkezi&#039;nde Mars simülasyonu çalışmalarına devam ediyor.   Geçen yıl dört gönüllü bilim insanıyla 45 günlük &quot;en gerçekçi Mars simülasyonu&quot; projesini tamamlayan NASA yeni projeler üretiyor.   Ekim ayında dört kişiden oluşan bir ekip, bin 700 metrekarelik habitatta bir yıl boyunca yakınlarından izole şekilde yaşayacak.   Ekip, günlük yaşam rutinlerini ve egzersizleri uygulayacak.   NASA’nın 2030’lu yıllar için koyduğu hedef, Mars’a insanlı görev gerçekleştirmek. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1-l1CGQSHEKIfE1ZZrG-gw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>yazıcıyla, Mars, simülasyonu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Oyun tutkunları Almanya&amp;apos;da buluştu</title>
<link>https://myblog.tc/oyun-tutkunlari-almanyada-bulustu</link>
<guid>https://myblog.tc/oyun-tutkunlari-almanyada-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Video oyun dünyasının en büyük etkinliklerinden biri olan Gamescom 2025 Almanya&#039;nın Köln kentinde kapılarını açtı. Dünyanın dört bir yanından oyun severleri buluşturan etkinliğe 300 binden fazla ziyaretçinin katılması bekleniyor.Oyun dünyasının kalbi Gamescom&#039;da atıyor.Dünyanın dört bir yanından bin 500&#039;den fazla katılımcı, 300 bin ziyaretçiyi buluşturan video oyun fuarı Gamescom Almanya&#039;nın Köln kentinde kapılarını açtı.Etkinlik her yıl olduğu gibi bu yıl da yeni oyun duyuruları, fragmanlar ve özel gösterimlerle sahne oldu.Call of Duty: Black Ops 7, Lego Batman ve Silent Hill F gibi beklenen oyunların çıkış tarihleri paylaşıldı. Etkinliğe Call of Duty: Black Ops 7 oyunu damga vurdu..Bağımsız stüdyolardan büyük yayıncılara onlarca farklı oyun fragmanının gösterildiği fuarda, katılımcılar gişe rekorkarı kıran yapımları deneme ve yeni donanımları test etme fırsatı buldu.Nostalji tutkunları da fuardaydı.Gamescom oyun fuarı 24 Ağustos&#039;a kadar devam edecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/juJJbps9eUeCWqNIp-_Fag.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Oyun, tutkunları, Almanyada, buluştu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Parazitin gizli sırrı: Vücuda sızıyor, acıyı hisseden sinirleri kapatıyor</title>
<link>https://myblog.tc/parazitin-gizli-sirrivucuda-siziyor-aciyi-hisseden-sinirleri-kapatiyor</link>
<guid>https://myblog.tc/parazitin-gizli-sirrivucuda-siziyor-aciyi-hisseden-sinirleri-kapatiyor</guid>
<description><![CDATA[ Acı hissettirmeden insan vücuduna sızmayı başaran parazit, geliştirdiği yöntemle yeni nesil ağrı kesicilere ilham veriyor.Su yoluyla bulaşan parazitik bir kurtçuk olan Schistosoma mansoni, insan vücuduna gizlice girmekte ustalaşmış durumda.  Larvaları cilt yoluyla vücuda sızıyor, fakat bu sırada ne acı ne de kaşıntı hissediliyor. Sonuç ise milyonlarca insanı etkileyen kronik bir hastalık: şistozomiyazis.ACI HİSSİYATINI BASKILIYOR  Bilim insanları artık bu sinsiliğin ardındaki sırrı çözdü. Araştırmaya göre parazit, konakçının derisindeki belirli sinir hücrelerini baskılayan moleküller salgılıyor.   Bu sinirler, TRPV1+ nöronları olarak biliniyor ve normalde ısı, yanma ya da kaşıntı gibi uyarılarla beyni tehlikeye karşı harekete geçiriyor. Aynı zamanda bağışıklık tepkisini de tetikleyerek istilayı engellemeye çalışıyor.  AĞRI KESİCİ UMUDU  ABD’deki Tulane Tıp Fakültesi’nden immünolog De’Broski Herbert, bu keşfin yeni nesil ağrı kesicilerin önünü açabileceğini söylüyor.  Herbert, &quot;Sinir hücrelerinin aktivasyonunu engelleyen moleküllerini tanımlayabilirsek, mevcut opioid bazlı tedavilere alternatif bir yöntem geliştirebiliriz.&quot; dedi.  FARELERDE TEST EDİLDİ  Araştırmacılar, fareleri enfekte ederek ve kontrol gruplarıyla karşılaştırarak deneyler yaptı. Enfekte olanların sinir hücrelerinde bağışıklık tepkisinin belirgin şekilde azaldığı görüldü. Bu da parazitin sinirleri baskılayarak vücuda girişini kolaylaştırdığını kanıtladı.  Bilim insanları, söz konusu moleküllerin iki farklı amaçla değerlendirilebileceğini düşünüyor: Kirli sularla temas eden kişiler için şistozomiyazise karşı koruyucu tedavi geliştirmek ve kronik sinir ağrılarını hafifletecek yeni ilaçların önünü açmak. Ancak bağışıklık baskılayıcı etkiler nedeniyle daha fazla araştırma gerektiği vurgulanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WyHlEEYzZUm_PK5BZnwvGw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Parazitin, gizli, sırrı: Vücuda, sızıyor, acıyı, hisseden, sinirleri, kapatıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>2,5 milyar Gmail kullanıcısı risk altında: Google veri tabanı hacklendi</title>
<link>https://myblog.tc/25-milyar-gmail-kullanicisi-risk-altinda-google-veri-tabani-hacklendi</link>
<guid>https://myblog.tc/25-milyar-gmail-kullanicisi-risk-altinda-google-veri-tabani-hacklendi</guid>
<description><![CDATA[ Siber korsan grubu ShinyHunters, bir Google çalışanını kandırarak şirketin Salesforce üzerinden yönetilen dev veritabanına sızdı.Bilgisayar korsanları Google’ın dev veritabanına sızarak 2,5 milyar Gmail kullanıcısını hedef haline getirdi. ShinyHunters adlı hacker grubu, bir Google çalışanını kandırarak Salesforce üzerinden yönetilen sisteme erişim sağladı.Çalınan veriler doğrudan şifreleri içermese de dolandırıcıların telefon ve e-posta yoluyla kullanıcıları kandırarak hesaplarını ele geçirmeye çalıştığı belirtiliyor.Haziran ayında gerçekleşen saldırıda ShinyHunters adlı hacker grubu, bir Google çalışanını kandırarak oturum açma bilgilerini ele geçirdi. Bu bilgilerle Salesforce’un bulut platformu üzerinden yönetilen Google veritabanına sızan korsanlar, milyonlarca iş dosyasını çaldı.Google, olay sırasında herhangi bir şifrenin ele geçirilmediğini belirtse de saldırganların şirket adları ve müşteri iletişim bilgilerini kopyaladığı bildirildi. DOLANDIRICILAR GOOGLE ÇALIŞANI GİBİ DAVRANIYOR Siber güvenlik uzmanı James Knight, saldırının Gmail kullanıcılarını ciddi risk altında bıraktığını söyledi. Knight, Daily Mail’e yaptığı açıklamada şu uyarıda bulundu: “Çok fazla vishing (sesli kimlik avı) var; insanlar arıyor, Google’danmış gibi davranıyor, oturum açma kodlarını almaya çalışıyor. On vakadan dokuzu gerçekte Google’dan gelmiyor.”UZMANLARDAN GÜVENLİK TAVSİYELERİ Knight, Gmail hesabı olan herkese hesap güvenliğini derhal gözden geçirmeleri çağrısında bulundu. Uzmanın önerileri şöyle: • Çok faktörlü kimlik doğrulama mutlaka aktif edilmeli. • Benzersiz ve güçlü şifreler kullanılmalı. • Google güvenlik kontrolü düzenli yapılmalı. • Şüpheli telefon aramaları ve kısa mesajlara karşı dikkatli olunmalı, asla kod paylaşılmamalı.GOOGLE SESSİZLİĞİNİ KORUYOR   Google, Ağustos ayında yayımladığı blog yazısında kaç müşterinin etkilendiğini açıklamadı. Şirket sözcüsü Mark Karayan da daha fazla yorum yapmayı reddetti. Saldırganların Google’dan fidye talep edip etmediği de henüz bilinmiyor.  Siber güvenlik uzmanı Knight, bilgisayar korsanlarının bu verilerle büyük kazanç sağlayabileceğini vurguladı: “Bu e-posta adresleri gerçekten altın değerinde. Hackerlar kendilerine çok para kazandırdı.” dedi.  ShinyHunters, daha önce de büyük şirketlere yönelik siber saldırılarla gündeme gelmişti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B-S_Ba7XHEi63ue_iosS8Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>2, 5, milyar, Gmail, kullanıcısı, risk, altında:, Google, veri, tabanı, hacklendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>The MongolZ&#45;Aurora EWC 2025 finali ne zaman, saat kaçta?</title>
<link>https://myblog.tc/the-mongolz-aurora-ewc-2025-finali-ne-zaman-saat-kacta</link>
<guid>https://myblog.tc/the-mongolz-aurora-ewc-2025-finali-ne-zaman-saat-kacta</guid>
<description><![CDATA[ Esports World Cup 2025’in finalinde The MongolZ ile Aurora karşı karşıya geliyor. Counter Strike 2 (CS2) sevenlerin merakla beklediği mücadele izleyenlere heyecan dolu anlar yaşatacak. Türk takımı olan Aurora, Moğalistan Ekibi The MongolZ&#039;u yenerek şampiyonluğa ulaşmak istiyor. Peki, The MongolZ-Aurora EWC 2025 finali ne zaman, saat kaçta?Uluslararası arenalarda Türkiye&#039;nin e-Spor temsilcisi olan Aurora, EWC 2025 finalinde Moğalistan&#039;ın zorlu ekibi The MongolZ ile kozlarını paylaşacak. Kritik mücadele öncesinde karşılaşmanın canlı yayın bilgileri belli oldu. Peki, The MongolZ-Aurora EWC 2025 finali ne zaman, saat kaçta?  THE MONGOLZ-AURORA NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?  The MongolZ-Aurora maçı Türkiye saatiyle 24 Ağustos 2025 Pazar günü 13.00’te başlayacak. Karşılaşma Youtube üzerinden canlı olarak yayınlanacak. FALCONS&#039;U 2-0&#039;LA GEÇTİ  Temsilcimiz Aurora, EWC 2025’in Yarı Final mücadelesinde Falcons’u yenerek Finale adını yazdırdı! ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hsH28Lm4kE6CHugf6LG_7A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>The, MongolZ-Aurora, EWC, 2025, finali, zaman, saat, kaçta</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzayda çiçek açan galaksi: Hubble’dan nefes kesen görüntü!</title>
<link>https://myblog.tc/uzayda-cicek-acan-galaksi-hubbledan-nefes-kesen-goeruntu</link>
<guid>https://myblog.tc/uzayda-cicek-acan-galaksi-hubbledan-nefes-kesen-goeruntu</guid>
<description><![CDATA[ Hubble Uzay Teleskobu,19 yakın gökadayı gözlemleyerek 50 binden fazla bulutsuyu kaydetmeyi hedefliyor.Hubble Uzay Teleskobu, Dünya&#039;dan 35 milyon ışık yılı uzaklıkta, Suyılanı takımyıldızında bulunan sarmal gökada NGC 2835&#039;in çarpıcı yeni bir görüntüsünü yakaladı.Görüntüde, gökadanın genç mavi yıldızlarla dolu sarmal kolları, yaşlı yıldızların hakim olduğu eliptik bir merkez etrafında dönerken açıkça görülüyor.Bu özel görüntü, özellikle ilginç fenomenleri ortaya çıkaran bir kırmızı ışık türü olan H-alfa dalga boyunda yeni veriler içerdiği için önceki Hubble ve James Webb Uzay Teleskobu görüntülerinden sıyrılıyor.NGC 2835&#039;in kollarında, H-alfa emisyonları, açan çiçekleri andıran düzinelerce pembe bulutsu oluşturuyor.Hubble, kapsamlı bir araştırmanın parçası olarak 19 yakın gökadayı gözlemleyerek 50 binden fazla bulutsuyu kaydetmeyi hedefliyor.Bu veriler sayesinde bilim insanları, yıldızların yoğun radyasyonları ve yıldız rüzgarları aracılığıyla doğum ortamlarını nasıl etkilediklerini daha iyi anlayabilecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dd5CfsCbV0qEghYdt5NhsQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Uzayda, çiçek, açan, galaksi:, Hubble’dan, nefes, kesen, görüntü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bayraktar TB2T&#45;AI SİHA&amp;apos;dan yeni irtifa rekoru</title>
<link>https://myblog.tc/bayraktar-tb2t-ai-sihadan-yeni-irtifa-rekoru</link>
<guid>https://myblog.tc/bayraktar-tb2t-ai-sihadan-yeni-irtifa-rekoru</guid>
<description><![CDATA[ Gelişmiş yapay zeka ve turbo motor gücüyle donatılan yeni nesil Bayraktar TB2T-AI SİHA, 40 bin 23 feet&#039;e çıktığı uçuşla kendi sınıfında irtifa rekoru kırdı ]]></description>
<enclosure url="https://im.haberturk.com/l/2025/08/24/ver1755984583/3817022/jpg/1280x1280" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Bayraktar, TB2T-AI, SİHAdan, yeni, irtifa, rekoru</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Krema ve kaymak üretiminde yeni standartlar getirildi</title>
<link>https://myblog.tc/krema-ve-kaymak-uretiminde-yeni-standartlar-getirildi</link>
<guid>https://myblog.tc/krema-ve-kaymak-uretiminde-yeni-standartlar-getirildi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi Krema ve Kaymak Tebliği ile krema ve kaymak üretiminde yeni standartlar getirildiğini açıkladı ]]></description>
<enclosure url="https://im.haberturk.com/l/2025/08/23/ver1755975247/3816985/jpg/1280x1280" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Krema, kaymak, üretiminde, yeni, standartlar, getirildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İlk toplantı sona erdi</title>
<link>https://myblog.tc/ilk-toplanti-sona-erdi</link>
<guid>https://myblog.tc/ilk-toplanti-sona-erdi</guid>
<description><![CDATA[ Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun, memur ve memur emeklilerinin 2026-2027 dönemindeki mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere yaptığı ilk toplantı sona erdi. Kurul, yarın saat 11.00&#039;de ikinci toplantısını yapacak ]]></description>
<enclosure url="https://im.haberturk.com/l/2025/08/23/ver1755958381/3816915/jpg/1280x1280" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>İlk, toplantı, sona, erdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;den Romanya&amp;apos;ya rekor ihracat</title>
<link>https://myblog.tc/turkiyeden-romanyaya-rekor-ihracat</link>
<guid>https://myblog.tc/turkiyeden-romanyaya-rekor-ihracat</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye, Romanya&#039;ya 4,7 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek ocak-temmuz ihracatını gerçekleştirdi ]]></description>
<enclosure url="https://im.haberturk.com/l/2025/08/23/ver1755943633/3816901/jpg/1280x1280" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyeden, Romanyaya, rekor, ihracat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bakan Şimşek&amp;apos;ten KKM açıklaması</title>
<link>https://myblog.tc/bakan-simsekten-kkm-aciklamasi</link>
<guid>https://myblog.tc/bakan-simsekten-kkm-aciklamasi</guid>
<description><![CDATA[ Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kur korumalı mevduat (KKM) uygulamasının sona ermesine ilişkin, &quot;Önemli bir koşullu yükümlülük olan KKM&#039;nin sonlanmasıyla finansal istikrar daha da güçlenecek&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="https://im.haberturk.com/l/2025/08/23/ver1755940250/3816894/jpg/1280x1280" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Şimşekten, KKM, açıklaması</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türkiye enerji filosunu genişletmeye hazırlanıyor</title>
<link>https://myblog.tc/turkiye-enerji-filosunu-genisletmeye-hazirlaniyor</link>
<guid>https://myblog.tc/turkiye-enerji-filosunu-genisletmeye-hazirlaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Karadeniz&#039;deki doğalgaz üretimine destek verecek olan yeni yüzer üretim platformunun (FPU) inşası hızla devam ediyor ]]></description>
<enclosure url="https://im.haberturk.com/l/2025/08/23/ver1755937576/3816882/jpg/1280x1280" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, enerji, filosunu, genişletmeye, hazırlanıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Küresel piyasalarda gözler yoğun veri gündemine çevrildi</title>
<link>https://myblog.tc/kuresel-piyasalarda-goezler-yogun-veri-gundemine-cevrildi</link>
<guid>https://myblog.tc/kuresel-piyasalarda-goezler-yogun-veri-gundemine-cevrildi</guid>
<description><![CDATA[ Piyasalarda, Fed&#039;in faiz indirim sürecine yönelik iyimserliklerin risk iştahını yükseltmesine karşın, faiz indirim patikasına yönelik belirsizliklerin etkisiyle karışık bir seyir öne çıkarken, gelecek hafta gözler yoğun veri gündemine çevrildi ]]></description>
<enclosure url="https://im.haberturk.com/l/2025/08/23/ver1755937310/3816880/jpg/1280x1280" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Küresel, piyasalarda, gözler, yoğun, veri, gündemine, çevrildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>EPDK kararları Resmi Gazete&amp;apos;de</title>
<link>https://myblog.tc/epdk-kararlari-resmi-gazetede</link>
<guid>https://myblog.tc/epdk-kararlari-resmi-gazetede</guid>
<description><![CDATA[ Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Enerji Piyasası Bildirim Sistemi kullanım talimatına ilişkin değişiklikleri içeren Kurul kararını kabul etti ]]></description>
<enclosure url="https://im.haberturk.com/l/2025/08/23/ver1755932342/3816863/jpg/1280x1280" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>EPDK, kararları, Resmi, Gazetede</media:keywords>
</item>

<item>
<title>TCMB&amp;apos;den &amp;apos;KKM Hesaplarından Çıkış&amp;apos; analizi</title>
<link>https://myblog.tc/tcmbden-kkm-hesaplarindan-cikis-analizi</link>
<guid>https://myblog.tc/tcmbden-kkm-hesaplarindan-cikis-analizi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası&#039;nın (TCMB) blog sayfası Merkezin Güncesinde yer alan &quot;KKM Hesaplarından Çıkış&quot; başlıklı analizde, Kur Korumalı Mevduatın (KKM) sonlandırılması ile sonuçlanan kademeli çıkış süreci ile birlikte merkez bankası bilançosundaki risklerin azaldığı belirtildi ]]></description>
<enclosure url="https://im.haberturk.com/l/2025/08/23/ver1755931387/3816861/jpg/1280x1280" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>TCMBden, KKM, Hesaplarından, Çıkış, analizi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;apos;Zengezur Koridoru 147.6 milyar TL kazandıracak&amp;apos;</title>
<link>https://myblog.tc/zengezur-koridoru-1476-milyar-tl-kazandiracak</link>
<guid>https://myblog.tc/zengezur-koridoru-1476-milyar-tl-kazandiracak</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Iğdır’da Basın Mensupları ile bir araya geldi. Bakan Uraloğlu, “Zengezur Koridoru yapıldığında Türk dünyasına, Türk cumhuriyetlerine, Uzak Doğu’ya bağlanacak en kestirme yol olacak. 15 milyon ton yük taşıma kapasitesi ortaya koyacağız. 30 yıllık projeksiyonda toplam 147,6 milyar lira kazanç sağlayacağımızı hesaplıyoruz” dedi. Bakan Uraloğlu ayrıca Şam Havalimanı&#039;nı yenileme ve büyütme ihalesini Türk şirketleri aldığını vurgulayarak benzer bir sürecin Halep&#039;le ilgili de yürüdüğünü de söyledi ]]></description>
<enclosure url="https://im.haberturk.com/l/2025/08/23/ver1755931124/3816848/jpg/1280x1280" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 20:31:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Zengezur, Koridoru, 147.6, milyar, kazandıracak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Cüce gezegen Ceres&amp;apos;te &amp;quot;yaşam koşulları&amp;quot; keşfi</title>
<link>https://myblog.tc/cuce-gezegen-cereste-yasam-kosullari-kesfi</link>
<guid>https://myblog.tc/cuce-gezegen-cereste-yasam-kosullari-kesfi</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın yeni araştırması, Ceres&#039;in milyarlarca yıl önce mikrobiyal yaşamı destekleyebilecek koşullara sahip olduğunu gösterdi.Uzaylı yaşamını bulma arayışında gözler genellikle evrenin en uzak noktalarına çevrilse de, NASA bilim insanları yeni bir çalışmada daha yakın bir adrese dikkat çekti: Mars ile Jüpiter arasında yer alan cüce gezegen Ceres.Araştırmaya göre Ceres, milyarlarca yıl önce mikrobiyal yaşamı destekleyebilecek koşullara sahipti. Önceki bulgular, gezegenin yüzeyinin altında tuzlu su gölleri ve organik karbon molekülleri bulunduğunu göstermişti. Ancak yaşam için temel gereksinimlerden biri olan besin kaynağına dair uzun süre net kanıt yoktu.Yeni bilgisayar simülasyonları ise 2,5 ila 4 milyar yıl önce Ceres’in iç yapısında radyoaktif elementlerin yarattığı sıcaklık sayesinde, mikroskobik canlılar için için adeta bir “kimyasal enerji ziyafeti” oluştuğunu ortaya koydu.Bu dönemde gezegenin çekirdeğine yakın bölgelerde suyun sıcaklığı 270 dereceyi aşarak yüzeye doğru yükseldi, soğuk suyla karıştı ve çözünmüş minerallerle gazları da beraberinde taşıdı.BİLİNEN YAŞAM İÇİN ÇOK SOĞUKArizona State Üniversitesi’nden araştırmacı Sam Courville, “Dünyada yeraltından gelen sıcak suyun okyanuslarla buluşması çoğu zaman mikroplar için bir enerji kaynağı oluyor. Ceres’te de benzer bir süreç yaşanmış olabilir” dedi.2018’de NASA’nın Dawn görevi, Ceres’in yüzeyinde gözlemlenen parlak tabakaların, yeraltından sızan sıvının ardından geriye kalan tuzlardan oluştuğunu ortaya çıkarmıştı. Ancak günümüzde bu rezervuarların sıcaklığı yaklaşık eksi 63 derece seviyesinde, yani bilinen yaşam biçimleri için çok soğuk.Cambridge Üniversitesi’nden gezegen oluşumu uzmanı Prof. Helen Williams ise çalışmayı “heyecan verici” olarak nitelendirerek, “Bu araştırma, bir dönem Ceres’in yüzeyinde su bulunabileceğini gösteriyor. Su, yaşam için gerekli elementleri taşır ve yoğunlaştırır” diye konuştu.MİLYARLARCA YIL ÖNCE TÜKENDİDaily Mail&#039;e göre bilim insanları, Ceres’in yaşam potansiyelinin artık ortadan kalktığını belirtiyor. Zira yaşam için gerekli sıcaklığı sağlayan radyoaktif ısı kaynağı milyarlarca yıl önce tükenmiş durumda.Ayrıca Ceres, Europa veya Enceladus gibi büyük gezegenlerin güçlü kütle çekim etkisiyle ısınmadığı için artık tamamen donmuş halde.Buna rağmen araştırmacılar, bu bulgunun evrende yaşam olasılığına dair yeni bir kapı araladığını vurguluyor. Çalışmaya göre, kendi radyoaktif ısısıyla geçici olarak yaşanabilir hale gelen küçük gök cisimleri sanılandan çok daha yaygın olabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BNRF_YqVOEKfxgUg8ANZVw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 14:08:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Cüce, gezegen, Cereste, yaşam, koşulları, keşfi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzayda yeni dönem: Tüm zamanların en parlak sinyali keşfedildi</title>
<link>https://myblog.tc/uzayda-yeni-doenem-tum-zamanlarin-en-parlak-sinyali-kesfedildi</link>
<guid>https://myblog.tc/uzayda-yeni-doenem-tum-zamanlarin-en-parlak-sinyali-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Şimdiye kadar gözlemlenen en parlak radyo sinyali bilim dünyasını şaşırttı.Astronomlar, şimdiye kadar gözlemlenen en parlak radyo sinyali olabilecek bir hızlı radyo patlaması (FRB) keşfetti ve bu olağanüstü ışımanın kaynağını takip etmeyi başardı.Bu gelişme, FRB&#039;ler gibi gizemli kozmik patlamalar hakkındaki teorileri kökten değiştirebilir.Sadece milisaniyeler süren bu patlamalar, Güneş’in tüm ömrü boyunca yaydığı enerjiye eşdeğer enerji açığa çıkarabiliyor.SİNYALLER NEREDEN GELİYOR?İlk kez 2007’de fark edilen FRB’ler, kısa süreli olmaları ve çok azının tekrarlaması nedeniyle bilim insanları için uzun süredir gizemini koruyor.Sinyallerin kaynağı için en güçlü adaylar arasında manyetarlar olarak bilinen, olağanüstü güçlü manyetik alanlara sahip nötron yıldızları bulunuyor.Kanada’daki CHIME radyo teleskobunun Mart 2025’te tespit ettiği son parlak sinyale FRB 20250316A adı verildi. Sinyal, tüm zamanların en parlak radyo patlamasının kısaltması olan “RBFLOAT” diye de anılıyor.130 MİLYON IŞIK YILI UZAKLIKTAAraştırmacılar, RBFLOAT’ın kaynağını, NGC 4141 galaksisinin kenarındaki sarmal kolda, yalnızca 45 ışık yılı genişliğinde bir bölgeye kadar takip etmeyi başardı.Bu galaksi Dünya’dan yaklaşık 130 milyon ışık yılı uzaklıkta.  McGill Üniversitesi’nden araştırma lideri Amanda Cook, “Bu sonuç bir dönüm noktası. Artık bu gizemli parlamaların tam olarak nereden geldiğini görebiliyoruz. Bunun ölmekte olan yıldızlardan mı, manyetar gibi egzotik nesnelerden mi, yoksa henüz düşünemediğimiz bir şeyden mi kaynaklandığını keşfetmenin kapıları açılıyor” dedi.  CHIME’ın Kuzey Amerika genelinde inşa edilen yeni teleskop eklentileri sayesinde kazandığı hassasiyet, bu FRB’nin ev sahibi galaksiye kadar izlenmesine olanak tanıdı.  Üstelik James Webb Uzay Teleskobu da aynı bölgeden NIR-1 adı verilen soluk bir kızılötesi ışık kaynağını yakaladı.  NÖTRON YILDIZI ŞÜPHESİ   Bilim insanları, NIR-1’in büyük olasılıkla bir kırmızı dev ya da orta yaşlı büyük bir yıldız olduğunu düşünüyor. Ancak tek başına bu yıldızın böylesine güçlü bir patlamaya sebep olması mümkün görünmüyor.  Araştırmacılara göre NIR-1’in yanında muhtemelen bir nötron yıldızı var ve bu yıldız, komşusundan madde çekerek güçlü radyo patlamasını tetiklemiş olabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tW813dVm0U69QNiBQ7exKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 14:08:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Uzayda, yeni, dönem:, Tüm, zamanların, parlak, sinyali, keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>2,5 milyar Gmail kullanıcısı risk altında: Google veritabanı hacklendi</title>
<link>https://myblog.tc/25-milyar-gmail-kullanicisi-risk-altinda-google-veritabani-hacklendi</link>
<guid>https://myblog.tc/25-milyar-gmail-kullanicisi-risk-altinda-google-veritabani-hacklendi</guid>
<description><![CDATA[ Siber korsan grubu ShinyHunters, bir Google çalışanını kandırarak şirketin Salesforce üzerinden yönetilen dev veritabanına sızdı.Bilgisayar korsanları Google’ın dev veritabanına sızarak 2,5 milyar Gmail kullanıcısını hedef haline getirdi. ShinyHunters adlı hacker grubu, bir Google çalışanını kandırarak Salesforce üzerinden yönetilen sisteme erişim sağladı. Çalınan veriler doğrudan şifreleri içermese de dolandırıcıların telefon ve e-posta yoluyla kullanıcıları kandırarak hesaplarını ele geçirmeye çalıştığı belirtiliyor.Haziran ayında gerçekleşen saldırıda ShinyHunters adlı hacker grubu, bir Google çalışanını kandırarak oturum açma bilgilerini ele geçirdi. Bu bilgilerle Salesforce’un bulut platformu üzerinden yönetilen Google veritabanına sızan korsanlar, milyonlarca iş dosyasını çaldı.Google, olay sırasında herhangi bir şifrenin ele geçirilmediğini belirtse de saldırganların şirket adları ve müşteri iletişim bilgilerini kopyaladığı bildirildi. DOLANDIRICILAR GOOGLE ÇALIŞANI GİBİ DAVRANIYOR Siber güvenlik uzmanı James Knight, saldırının Gmail kullanıcılarını ciddi risk altında bıraktığını söyledi. Knight, Daily Mail’e yaptığı açıklamada şu uyarıda bulundu: “Çok fazla vishing (sesli kimlik avı) var; insanlar arıyor, Google’danmış gibi davranıyor, oturum açma kodlarını almaya çalışıyor. On vakadan dokuzu gerçekte Google’dan gelmiyor.”UZMANLARDAN GÜVENLİK TAVSİYELERİ Knight, Gmail hesabı olan herkese hesap güvenliğini derhal gözden geçirmeleri çağrısında bulundu. Uzmanın önerileri şöyle: • Çok faktörlü kimlik doğrulama mutlaka aktif edilmeli. • Benzersiz ve güçlü şifreler kullanılmalı. • Google güvenlik kontrolü düzenli yapılmalı. • Şüpheli telefon aramaları ve kısa mesajlara karşı dikkatli olunmalı, asla kod paylaşılmamalı.GOOGLE SESSİZLİĞİNİ KORUYOR   Google, Ağustos ayında yayımladığı blog yazısında kaç müşterinin etkilendiğini açıklamadı. Şirket sözcüsü Mark Karayan da daha fazla yorum yapmayı reddetti. Saldırganların Google’dan fidye talep edip etmediği de henüz bilinmiyor.  Siber güvenlik uzmanı Knight, bilgisayar korsanlarının bu verilerle büyük kazanç sağlayabileceğini vurguladı: “Bu e-posta adresleri gerçekten altın değerinde. Hackerlar kendilerine çok para kazandırdı.” dedi.  ShinyHunters, daha önce de büyük şirketlere yönelik siber saldırılarla gündeme gelmişti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B-S_Ba7XHEi63ue_iosS8Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 14:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>2, 5, milyar, Gmail, kullanıcısı, risk, altında:, Google, veritabanı, hacklendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD hükümetinden Intel hisselerine 8.9 milyar dolar</title>
<link>https://myblog.tc/abd-hukumetinden-intel-hisselerine-89-milyar-dolar</link>
<guid>https://myblog.tc/abd-hukumetinden-intel-hisselerine-89-milyar-dolar</guid>
<description><![CDATA[ ABD merkezli teknoloji devi Intel, ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle yapılan anlaşmanın detaylarını açıkladı. Buna göre hükümet Intel&#039;in yüzde 9.9 hissesi için 8.9 milyar dolarlık yatırım yapacak.ABD merkezli yarı iletken üreticisi Intel&#039;den yapılan açıklamada, Trump yönetimiyle ABD&#039;nin teknoloji ve üretimdeki liderliğini hızlandırmak için &quot;tarihi&quot; bir anlaşmaya varıldığı belirtildi.Açıklamada, anlaşma şartlarına göre ABD hükümetinin Intel&#039;in hisselerine 8.9 milyar dolarlık yatırım yapacağı duyuruldu. ŞİRKETİN YÜZDE 9.9&#039;UABD hükümetinin Intel hisselerinin 433.3 milyon adeti hisse başına 20.47 dolardan satın alacağı aktarılan açıklamada, bunun da şirketin hisselerinin yüzde 9.9&#039;una denk geldiği ifade edildi. Hükümetin Intel&#039;deki yatırımının pasif bir sahiplik olacağı, yönetim kurulu temsilciliği veya başka bir yönetim ya da bilgi hakkı içermeyeceği vurgulandı. Ayrıca hükümetin hissesinin, daha önce Intel&#039;e yerli yarı iletken üretimini artırmak amacıyla hayata geçirilen &quot;CHIPS ve Bilim Yasası&quot; kapsamında tahsis edilen ancak henüz ödenmemiş 5,7 milyar dolarlık hibe ve şirkete tahsis edilen 3,2 milyar dolarla finanse edileceği aktarıldı. TRUMP: ABD HİSSELER İÇİN ÖDEME YAPMADIABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.&quot;ABD&#039;nin, daha da inanılmaz bir geleceğe sahip büyük bir Amerikan şirketi olan Intel&#039;in yüzde 10 hissesinin tamamen sahibi olduğu ve kontrol ettiğini bildirmekten büyük onur duyuyorum.&quot; ifadelerini kullanan Trump, &quot;ABD bu hisseler için hiçbir ödeme yapmadı ve hisseler şu anda yaklaşık 11 milyar dolar değerinde.&quot; değerlendirmesini yaptı. Başkan Trump, Intel&#039;in yaptığı gibi en son teknolojiye sahip yarı iletkenler ve çipleri üretmenin ABD&#039;nin geleceği için önemli olduğunu vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h9_ffuMTg0it47Nm2ifqxw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 14:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>ABD, hükümetinden, Intel, hisselerine, 8.9, milyar, dolar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Laboratuvarda ilk canlı insan derisi geliştirildi</title>
<link>https://myblog.tc/laboratuvarda-ilk-canli-insan-derisi-gelistirildi</link>
<guid>https://myblog.tc/laboratuvarda-ilk-canli-insan-derisi-gelistirildi</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya&#039;daki bilim insanlarının kök hücrelerden geliştirdiği insan derisi kopyasında kan damarları, kıl kökleri, doku katmanları ve bağışıklık hücreleri yer alıyor.Queensland Üniversitesi Frazer Enstitüsü’nden bilim insanları, dünyanın en gelişmiş insan derisini laboratuvar ortamında üretmeyi başardı.Araştırmacılar, bu yapay derinin nadir genetik cilt hastalıklarını incelemek ve yeni tedaviler geliştirmek için kullanılabileceğini söylüyor.Kök hücrelerden geliştirilen deri kopyasında kan damarları, kıl kökleri, doku katmanları ve bağışıklık hücreleri yer alıyor.Enstitü Direktörü Prof. Kiarash Khosrotehrani, altı yıllık çalışmanın sonunda geliştirilen bu deri organoidlerinin cilt nakilleri, yara iyileşmesi ve cilt hastalıklarının araştırılmasında devrim yaratabileceğini vurguladı:“Bu çalışma, nadir görülen ve çocukları etkileyen birçok hastalık için yeni tedavilerin kapısını aralayacak.”DERİDEN ÖTE BİR MODELAraştırmada görev alan Dr. Abbas Shafiee, daha önceki cilt modellerinin yalnızca tek bir hücre tipinden oluştuğunu hatırlatarak, damar ve bağışıklık bileşenlerine sahip bu yeni modelin hastalıkların laboratuvar ortamında incelenmesine ve ilaç geliştirilmesine büyük katkı sağlayacağını belirtti.Bilim insanları, bu organoidlerin sedef, atopik dermatit ve skleroderma gibi yaygın cilt hastalıklarının yanı sıra çok daha nadir genetik rahatsızlıkların da araştırılmasında kullanılabileceğini ifade ediyor.Ayrıca, geniş yanıklar, travmatik yaralar ve bazı ameliyatlarda kullanılan cilt nakillerinin geliştirilmesine de katkı sağlayabileceği düşünülüyor.Prof. Khosrotehrani, geliştirdikleri damar ve sinir içerikli yapay derinin, ileride nakil yapılan hastalara kıl, ter bezi ve his kazandırabileceğini de söyledi.KELEBEK HASTALIĞI İÇİN UMUTGelişmeyi değerlendiren Güney Avustralya Üniversitesi’nden Prof. Allison Cowin, bu çalışmanın özellikle “kelebek hastalığı” olarak bilinen epidermolizis bülloza (EB) gibi nadir genetik hastalıkların tedavisi için önemli bir adım olabileceğini ifade etti.Cowin, yeni modelin klinik denemeler için değerli bir basamak olabileceğini belirterek şu uyarıda bulundu:“Laboratuvardan insanlara uygulanabilir nakillere geçmek çok karmaşık bir süreç. Sonuçlar heyecan verici olsa da hastalara erken umut verilmemeli.” ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BMsjWaEeTkiuH8GbOEn2XA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 14:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Laboratuvarda, ilk, canlı, insan, derisi, geliştirildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Samanyolu Galaksisi&amp;apos;nde &amp;quot;Tanrı&amp;apos;nın Eli&amp;quot;: Gizem derinleşiyor</title>
<link>https://myblog.tc/samanyolu-galaksisinde-tanrinin-eli-gizem-derinlesiyor</link>
<guid>https://myblog.tc/samanyolu-galaksisinde-tanrinin-eli-gizem-derinlesiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaklaşık 1700 yaşındaki &quot;MSH 15-52&quot; adlı bulutsu yeniden gözlemlendi.Samanyolu Galaksisi&#039;nin en dikkat çekici gök cisimlerinden biri olan ve “Tanrı’nın Eli” (Hand of God) olarak bilinen renkli bulutsu, yeni bir araştırmayla tekrar gündeme geldi.Bilim insanları, hızlı dönen ölü bir yıldız çekirdeğinden oluşan bu yapının galaksinin en güçlü elektromanyetik jeneratörlerinden biri olduğunu söylüyor.Bulutsunun merkezinde bir pulsar var. Pulsarlar, süpernova patlamasıyla ömrünü tamamlayan dev yıldızların geride bıraktığı nötron yıldızları. Bu cisimler, adeta deniz feneri gibi uzaya yüksek enerjili parçacık akımları saçıyor.GİZEM DERİNLEŞTİNASA’nın Chandra X-Işını Gözlemevi tarafından 15 yıl önce görüntülenen MSH 15-52 isimli bu bulutsu, Avustralya Teleskop Kompakt Dizisi’nden elde edilen radyo verileriyle yeniden incelendi.Ancak X-ışını ve radyo dalgaları birleştirildiğinde bazı detayların farklı ışık dalga boylarında örtüşmediği görüldü. Bu durum, pulsar rüzgarının süpernova kalıntılarıyla nasıl etkileşime girdiğinin hâlâ tam anlaşılamadığını gösteriyor.Araştırmacılar, bu incelemelerin kozmik ışınların nasıl oluştuğunu anlamaya da yardımcı olabileceğini düşünüyor.Bilim insanları, özellikle radyo parıltısının beklenenden çok daha geniş alana yayılmasını açıklayabilmiş değil. Uzmanlara göre bu gizemi çözmek için çok daha gelişmiş bilgisayar simülasyonlarına ihtiyaç var.EN GÜÇLÜ MIKNATISIN 30 MİLYON KATIYaklaşık 1700 yaşındaki MSH 15-52, bilinen en genç pulsar rüzgarı bulutsularından biri.17 bin ışık yılı uzaklıktaki Circinus takımyıldızında bulunan yapı, 150 ışık yılına yayılan büyüklüğüyle ünlü Yengeç Bulutsusu’nu dahi gölgede bırakıyor. İlginç şekli nedeniyle “Kozmosun Eli” veya “Tanrı’nın Eli” olarak anılıyor.Merkezdeki pulsar ise yalnızca 20 kilometre çapında. Küçücük boyutuna rağmen inanılmaz güçlü: Saniyede 7 kez dönüyor ve manyetik alanı Dünya’da yapılmış en güçlü mıknatısın yaklaşık 30 milyon katı.YENİ BÜYÜLEYİCİ GÖRÜNTÜYeni gözlemler sonucunda ayrıca, bulutsunun çarpıcı bir görüntüsü de üretildi. Görüntüde altın rengi hidrojen gazını, kırmızı radyo dalgalarını, mavi, turuncu ve sarı ise X-ışınlarını temsil ediyor.Radyo ve X-ışınlarının kesiştiği yerlerde mor renkle görülen “parmaklar”, pulsardan çıkan yüksek enerjili parçacıkların şok dalgasıyla manyetik alan boyunca hareket etmesinden kaynaklanıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H-aMfE--rEiscND4DBNPpg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 14:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Samanyolu, Galaksisinde, Tanrının, Eli:, Gizem, derinleşiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Güneş&amp;apos;ten daha eski: NASA&amp;apos;nın uzay aracı &amp;quot;yıldız tozu&amp;quot; getirdi</title>
<link>https://myblog.tc/gunesten-daha-eski-nasanin-uzay-araci-yildiz-tozu-getirdi</link>
<guid>https://myblog.tc/gunesten-daha-eski-nasanin-uzay-araci-yildiz-tozu-getirdi</guid>
<description><![CDATA[ NASA’nın uzay aracının topladığı asteroit tozunda, Güneş’ten bile daha eski materyaller bulundu.NASA’nın Dünya’dan 200 milyon milden daha uzak bir noktadan topladığı asteroit tozunda, Güneş’ten bile daha eski materyaller bulundu.Bilim insanlarının incelediği Bennu asteroidi örneklerinde, “kimyasal olarak ilkel” olduğu belirtilen ve ömrünü tamamlamış yıldızların çevresinde milyarlarca yıl önce oluşan “ön-güneş taneleri” yani yıldız tozu tespit edildi.GÜNEŞ OLUŞMADAN ÖNCE EVRENAraştırmacılara göre bu örnekler, Güneş Sistemi’nin doğuş dönemine dair eşsiz bir pencere sunuyor. Dünyaya düşen göktaşlarından çok daha eski olan bu parçacıklar, Güneş’in oluşumundan önceki evrene ışık tutuyor.NASA’nın OSIRIS-REx adlı uzay aracı 2020’de Bennu’nun yüzeyine kısa süreli temas ederek yaklaşık 120 gramlık örnek toplamış ve kapsül 2023’te Dünya’ya dönmüştü.Arizona Üniversitesi’nden Prof. Jessica Barnes, “Verilerimiz Bennu’nun ana asteroitinin, Güneş Sistemi’nin dış kesimlerinde, muhtemelen Satürn yörüngesinin ötesinde oluştuğunu gösteriyor” dedi.GÜNEŞ&#039;İN DOĞUŞUNA BAKIŞKimyasal analizler, Güneş Sistemi’nin dışından ve yıldızlar arası ortamdan gelen organik maddelerin yanı sıra, Güneş’e yakın bölgelerde yüksek sıcaklıklarda oluşup daha sonra dışarıya sürüklenen materyaller de ortaya çıkardı.Londra Doğa Tarihi Müzesi’nden gezegen bilimci Prof. Sara Russell ise, “Güneşimizin doğduğu dönemdeki dış Güneş Sistemi’ne dair eşsiz bir anlık görüntü görüyoruz. Bu tanelerin bazıları milyarlarca yıl boyunca neredeyse hiç bozulmadan kaldı ve gezegenlerin hangi ortamda doğduğunu anlatıyor” dedi.Bulgular, Güneş Sistemi’nin oluşumuna dair tabloyu yeniden şekillendiriyor. Daha önce yapılan incelemelerde de Bennu’da yaşamın yapı taşlarının bulunduğu açıklanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mygkn9DDo0OeogoO6vCOBg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 14:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Güneşten, daha, eski:, NASAnın, uzay, aracı, yıldız, tozu, getirdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple&amp;apos;dan Oppo&amp;apos;ya casusluk suçlaması: Onlarca belge indirip işten ayrıldı</title>
<link>https://myblog.tc/appledan-oppoya-casusluk-suclamasi-onlarca-belge-indirip-isten-ayrildi</link>
<guid>https://myblog.tc/appledan-oppoya-casusluk-suclamasi-onlarca-belge-indirip-isten-ayrildi</guid>
<description><![CDATA[ Apple, eski bir çalışanının şirketin gizli belgelerini indirdiğini ve Oppo&#039;ya aktardığını iddia etti.Teknoloji devi Apple Inc., Çinli akıllı telefon üreticisi Oppo’yu, Apple Watch ekibinde görev yapan bir çalışanını yüksek maaşla transfer ederek ticari sırlarını çalmakla suçladı. Bloomberg’ün aktardığı dava dosyasına göre, Apple’ın sensör sistemi mimarı Chen Shi, Haziran ayında Oppo’ya katılmadan önce Apple’ın sağlık algılama teknolojilerine ilişkin gizli belgelere erişti. Şirketin şikayetine göre Shi, rakip firmaya geçişini gizleyerek Apple Watch araştırmalarıyla ilgili onlarca birebir toplantıya katıldı.Apple ayrıca, Shi’nin Apple’dan ayrılmadan sadece üç gün önce gece saatlerinde korumalı bir klasörden 63 belge indirip bunları bir USB belleğe aktardığını öne sürdü.YANLIŞ BEYAN VE GİZLİ MESAJLAR Şikayete göre Shi, meslektaşlarına Çin’e dönme gerekçesi olarak “yaşlanan anne ve babasına bakmayı” gösterdi. Ancak Apple, onun aslında Guangdong Oppo Mobile Telecommunications Corp. bünyesine geçtiğini belirtti.Dava dosyasında, Shi’nin Oppo’nun sağlık bölümünden bir yöneticiye “mümkün olduğunca fazla bilgi topladığını ve bunları paylaşacağını” söylediği, Oppo yöneticisinin ise “tamam” mesajı ve onay emojisi gönderdiği iddia edildi. Apple, mahkemeye sunduğu belgelerde, bu tür eylemlerin “Apple’ın inovasyona bağlılığını ve Apple Watch gibi öncü teknolojilere yaptığı yatırımları baltalayacağını” savundu. Şirket, ticari sırların rakiplere avantaj sağlamasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.   ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hs_Lq_SosE60kUxLVLQdrQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 14:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Appledan, Oppoya, casusluk, suçlaması:, Onlarca, belge, indirip, işten, ayrıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google Translate’e oyunlar geliyor: Duolingo’yu yerinden edebilecek mi?</title>
<link>https://myblog.tc/google-translatee-oyunlar-geliyor-duolingoyu-yerinden-edebilecek-mi</link>
<guid>https://myblog.tc/google-translatee-oyunlar-geliyor-duolingoyu-yerinden-edebilecek-mi</guid>
<description><![CDATA[ Google’ın popüler çeviri aracı Translate’e oyunlaştırılmış pratik modu geliyor.Google Translate, yapay zeka sayesinde önemli yenilikler kazanabilir.  Android Police’in haberine göre uygulamaya farklı yapay zeka modelleri arasından seçim yapılabilen bir sistem ve oyunlaştırılmış pratik modu eklenmesi planlanıyor. Android analizleri yayınlayan AssembleDebug sitesi, uygulamanın son sürümü 9.15.114 üzerinde yaptığı incelemede kullanıcı arayüzünde değişiklikler buldu.Buna göre ekranın üst kısmında “Hızlı” ve “Gelişmiş” seçeneklerinin bulunduğu yeni bir model seçici yer alacak. Hızlı modun gündelik çeviriler gibi basit işlemler için, Gelişmiş modun ise Gemini yapay zekası ile metin ve konuşmaları daha doğru şekilde anlamak için kullanılacağı belirtiliyor. DUOLINGO’YA RAKİP OLUYOR Güncellemeyle ayrıca Duolingo’ya benzer şekilde dil öğrenmeyi oyunlaştıran bir pratik modunun da geleceği bildiriliyor. Kullanıcılar burada öğrenmek istedikleri dili seçebilecek. Şu an İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve Portekizce seçenekleri bulunuyor ancak sadece İspanyolca ve Fransızca çalışıyor. Kullanıcıya başlangıç, orta ya da ileri düzey seçenekleri sunulacak; ardından iş hayatında temel ifadeler ya da meslek tanımları gibi senaryolar üzerinden alıştırmalar yapılabilecek. Ayrıca kişiselleştirilmiş senaryolar da oluşturulabilecek. Örneğin kayak tatiline çıkacak bir kullanıcı, pistlerde kullanacağı terimleri öğrenmek için özel bir ders programı hazırlayabilecek. Dersin sonunda uygulama, zorluk seviyesinin bir sonraki derslerde artırılıp azaltılmasını isteyip istemediğinizi soracak. Android Authority’nin aktardığına göre, uygulamada bir “deneme süresi” ibaresi de yer alıyor. Bu da özelliğin ilk etapta ücretsiz olabileceğini, ancak ileride Google Gemini paketine dahil edilerek ücretli hale gelebileceğini düşündürüyor. Google, son iki yıldır dil çevirisini kolaylaştıracak çeşitli yapay zeka projeleri tanıtıyor. 2023’te piyasaya çıkan Pixel Fold modeliyle çift ekranlı anlık çeviri modu tanıtılmış, YouTube için otomatik dublaj özelliği devreye alınmıştı. Dil öğreniminde yapay zekanın rolü giderek artıyor. Duolingo CEO’su Luis von Ahn da bu yıl şirketin “AI-first” (önceliği yapay zeka olan) bir firmaya dönüşeceğini açıklamıştı. Ancak kullanıcı tepkisi üzerine bazı planlarında geri adım atmak zorunda kalmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NmQgge2bDkSjs9-Ee4q8jw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Google, Translate’e, oyunlar, geliyor:, Duolingo’yu, yerinden, edebilecek, mi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>James Webb Uzay Teleskobu, Uranüs’te yeni bir uydu keşfetti</title>
<link>https://myblog.tc/james-webb-uzay-teleskobu-uranuste-yeni-bir-uydu-kesfetti</link>
<guid>https://myblog.tc/james-webb-uzay-teleskobu-uranuste-yeni-bir-uydu-kesfetti</guid>
<description><![CDATA[ Uranüs’ün bilinen uydu sayısı yeni bir keşifle 29’a yükseldi.Güneş Sistemi’nin yedinci gezegeni Uranüs’ün etrafında daha önce hiç görülmemiş yeni bir uydu keşfedildi. Bir grup gökbilimci, NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu’nun 2 Şubat’ta görüntülediği yeni uydunun yaklaşık 90 futbol sahası büyüklüğünde olduğunu duyurdu. Bu keşifle birlikte Uranüs’ün bilinen uydu sayısı 29’a yükseldi. Webb teleskobunun Uranüs gözlemleri, bilim insanlarına bu gizemli gezegen hakkında daha fazla bilgi sağlıyor. SETI Enstitüsü’nden araştırma ekibi üyesi Matthew Tiscareno, “Hiçbir gezegen Uranüs kadar çok sayıda küçük iç uyduya sahip değil” dedi. EN KÜÇÜK UYDU Tiscareno, Uranüs’ün uyduları ile soluk halkaları arasındaki karmaşık ilişkilerin, gezegenin evrimsel tarihinin kaotik olabileceğini gösterdiğini vurguladı. Yeni keşfedilen uydunun bilinen en küçük iç uydudan da küçük ve soluk olduğunu belirten Tiscareno, “Bu da daha keşfedilecek çok daha fazla karmaşıklık olduğuna işaret ediyor” ifadelerini kullandı. Araştırmacılara göre yeni uydu, gezegenin merkezine yaklaşık 56 bin kilometre uzaklıkta ve neredeyse dairesel bir yörüngede dönüyor. Çapı yaklaşık 10 kilometre olan uydunun özellikleri ise ek gözlemlerle kesinleştirilecek. Keşif henüz hakemli bilimsel incelemelerden geçmedi. Uranüs’ün bilinen en büyük beş dış uydusu Miranda, Ariel, Umbriel, Titania ve Oberon. Yeni uydu bu beşli grubun yörüngelerinin içinde yer alıyor. NASA’ya göre Uranüs’ün tüm uyduları Shakespeare ve Alexander Pope’un eserlerindeki karakterlerden adını alıyor. Yeni uyduya henüz bir isim verilmedi; isimlendirme süreci Uluslararası Astronomi Birliği tarafından onaylanacak.VOYAGER 2 BİLE GÖREMEMİŞ Southwest Araştırma Enstitüsü’nden Maryame El Moutamid, “Bu küçük bir uydu ama önemli bir keşif. Yaklaşık 40 yıl önce Uranüs’ün yanından geçen Voyager 2 bile bunu görememişti” dedi. Voyager 2 sondası 1986’da Uranüs’ün yanından geçerek insanlığa uzak gezegenin ilk yakın görüntülerini sunmuş, 7 binden fazla fotoğraf çekmiş ve 2 yeni halka ile 11 yeni uydu keşfedilmesini sağlamıştı. Yeni keşfedilen uydunun çok küçük olması nedeniyle Voyager 2’nin kameraları tarafından görüntülenemediği, ancak Webb teleskobunun yüksek çözünürlüklü cihazlarının Uranüs ve uyduları hakkında daha fazla bilgi sağlayabileceği belirtiliyor. El Moutamid, “Bu keşif, modern astronominin Voyager 2 gibi görevlerin mirası üzerine nasıl inşa edildiğini gösteriyor. Aradan neredeyse 40 yıl geçti ve James Webb Uzay Teleskobu sınırları daha da ileri taşıyor” dedi.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j40PJ2ODxUiTcSPMbfwVzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>James, Webb, Uzay, Teleskobu, Uranüs’te, yeni, bir, uydu, keşfetti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tüm virüslere karşı etkili ilaç geliştirildi: Evrensel bağışıklık mümkün mü?</title>
<link>https://myblog.tc/tum-viruslere-karsi-etkili-ilac-gelistirildi-evrensel-bagisiklik-mumkun-mu</link>
<guid>https://myblog.tc/tum-viruslere-karsi-etkili-ilac-gelistirildi-evrensel-bagisiklik-mumkun-mu</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları virüslere karşı nihai bir ilaç geliştirmenin yolunu bulmuş olabilir. Ender görülen genetik bir mutasyonu mRNA teknolojisi ile birleştiren uzmanlar, tüm virüslere karşı vücudu koruyan bir ilaç ürettiklerini açıkladı.Tüm virüslere karşı &quot;evrensel bağışıklık&quot; mümkün olabilir mi?  ABD&#039;nin Columbia Üniversitesi araştırmacıları, nadir görülen bir genetik mutasyonun virüslere karşı koruyucu etkilerini mRNA teknolojsii ile birleştirdi.   Ortaya çıkan koruyucu etkinin dört güne kadar neredeyse tüm virüslere karşı koruma sağladığı tespit edildi.   ISG15 adlı gendeki mutasyon ilk olarak 2018&#039;de keşfedilmişti. Bakterilere karşı vücudu zayıflatan bu mutasyonun virüslere karşı ise eksiksiz bir bağışıklığa yol açtığı ifade ediliyor.BURUN DAMLASI ŞEKLİNDE VERİLİYOR  Burun damlası şeklinde verilen ilacın, hastalara geçici de olsa virüslere karşı geniş çaplı bir koruma sağladığı tespit edildi.   Deneklerin grip, kızamık ve su çiçeğinin yanı sıra Covid&#039;e bağışıklık gösterdiği görüldü.  Tedavinin sayesinde virüsle savaşan proteinlerin aktif hale geldiği ifade ediliyor. Ancak bu proteinlerin miktarı, henüz tedavinin insanlar üzerinde etkili olmasını sağlayacak seviyede değil.BİLİNMEYEN VİRÜSLERLE MÜCADELE  Araştırmacılar, gelecekte bilinmeyen virüslerle mücadele için koruyucu damla üretmeyi hedefliyor. Böylece COVID 19 gibi pandemilerin engellenmesi mümkün olabilecek.  Öte yandan İngiltere&#039;de laboratuvar farelerinin yerine yassı solucanların kullanılması gündemde.  Solucanlara akıl sağlığı sorunlarının tedavisinde kullanılan &quot;haloperidol&quot; ilacı veren Reading Üniversitesi araştırmacıları, solucanların laboratuvar fareleriyle benzer tepkiler gösterdiklerini keşfetti. HAYVAN ARAŞTIRMALARI GİDEREK ARTIYOR  İstatistiklere göre İngiltere&#039;de 2023&#039;te hayvan araştırmalarında yaklaşık bir milyon kemirgen kullanıldığı biliniyor. Sinir biliminde ise laboratuvar farelerinin kullanılmının yüzde 20&#039;lerden yüzde 50&#039;lere çıktığı belirtiliyor.  Araştırmacılar, beyin rahatsızlıklarını incelemek için yassı solucanların tercih edilmesinin, deneylerde kullanılan kemirgen sayısını azaltabileceğini söylüyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MdM6EPTwLE-2wzckc_F_3A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Tüm, virüslere, karşı, etkili, ilaç, geliştirildi:, Evrensel, bağışıklık, mümkün, mü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ChatGPT’nin yapay zeka terapistiyle konuşan kadın intihar etti</title>
<link>https://myblog.tc/chatgptnin-yapay-zeka-terapistiyle-konusan-kadin-intihar-etti</link>
<guid>https://myblog.tc/chatgptnin-yapay-zeka-terapistiyle-konusan-kadin-intihar-etti</guid>
<description><![CDATA[ ChatGPT tabanlı “Harry” adlı bir yapay zeka terapistle konuşan genç bir kadın, intihar etti.New York Times’ta yayınlanan çarpıcı bir yazıda Laura Reiley, kızı Sophie’nin ölümüne giden süreci anlattı. Reiley’ye göre Sophie, “hayatı kucaklayan, dışa dönük, sorunsuz görünen 29 yaşında bir kadın”dı.Ancak geçen kış, “ruh hali ve hormonlarla ilgili belirtilerin karıştığı kısa ve gizemli bir rahatsızlık” nedeniyle intihar ederek hayatını kaybetti. Anne tarafından elde edilen sohbet kayıtlarına göre, OpenAI’ın sohbet robotu kriz anında Sophie’ye doğru gibi görünen sözler söyledi: “Bu acıyla tek başına yüzleşmek zorunda değilsin. Sen çok değerlisin ve hayatının büyük bir anlamı var, şu an gizli gibi görünse de.” Fakat Reiley’nin vurguladığı gibi, gerçek hayattaki profesyonel terapistlerin aksine yapay zeka botları, intihar riski taşıyan bir danışanı gördüklerinde gizliliği bozup müdahale etmekle yükümlü değil. Bu durum, Sophie’nin hayatına mal olmuş olabilir. “YAPAY ZEKANIN HİPOKRAT YEMİNİ YOK” Reiley, “İnsan terapistler sıkı bir etik kurallar çerçevesinde çalışır; buna gizliliğin sınırları ve zorunlu bildirim kuralları dahildir. Yapay zeka terapistlerin ise Hipokrat Yemini’ne benzer kendi kuralları yok” dedi. Ona göre OpenAI’nin sohbet robotu, Sophie’nin yaşadığı krizi dışarıdan anlaşılmaz bir “kara kutuya” dönüştürdü. Şirketler, yapay zeka sohbet botlarının acil durumlarda gerçek dünyadaki yardım hatlarına yönlendirilmesini sağlayacak güvenlik önlemlerini ekleme konusunda isteksiz davranıyor. Bunun gerekçesi genellikle “gizlilik endişeleri.” Ancak uzmanlar, bu boşluğun çok tehlikeli olduğunu söylüyor. Üstelik ABD’de Donald Trump yönetimi, yakın zamanda yapay zeka güvenliği için bağlayıcı düzenlemeler getirmeye niyetli olmadığını açıkça belirtti. Aksine Beyaz Saray, “güvenli yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi ve test edilmesi önündeki düzenleyici engelleri kaldırdığını” duyurdu. Futurism’e göre bu ortamda bazı teknoloji şirketleri “yapay zeka terapistlerini” yeni bir pazar fırsatı olarak görüyor. Ancak uzmanlar, sohbet botlarının sağduyu eksikliğinin ve kriz durumlarını büyütme kabiliyetinin gerçek bir risk olduğunu vurguluyor. &quot;YARDIM KANALLARINDAN UZAKLAŞTIRDI&quot;Annesinin düşüncesine göre, Sophie’nin hikayesi de bu tehlikeyi gösteriyor: Yapay zeka sohbet botu doğrudan kendisine zarar vermesini teşvik etmese de, onu gerçek yardım kanallarından uzaklaştırdı. Reiley, “Eğer Harry bir robot değil de gerçek bir terapist olsaydı, belki Sophie’yi hastaneye yatmaya ikna edebilir ya da güvenliğe alınana kadar istem dışı tedaviye yönlendirebilirdi” dedi. Anne, Sophie’nin bu ihtimallerden korkarak en karanlık düşüncelerini gerçek terapistine açmadığını, “her zaman ulaşılabilir ve yargılamayan” bir robotla konuşmayı tercih ettiğini belirtti. Bugün birçok kullanıcı, sohbet botlarına aşırı bağlanıyor. Hatta bu ay OpenAI’nin GPT-4o modelini geri çekmesi tepkilere yol açtı; kullanıcıların robotların fazla uyumlu, itaatkâr ve geri adım atan tavırlarına alıştığı ortaya çıktı. Gelen baskıların ardından OpenAI hafta sonu yaptığı açıklamada, yakında çıkacak GPT-5 modelinin daha da uyumlu ve “sempatik” hale getirileceğini duyurdu. Reiley’ye göre mesele yalnızca yapay zekânın nasıl tasarlanacağıyla ilgili değil, hayat memat meselesi: “Uygun eğitim almış bir terapist, Sophie’nin kendini küçümseyen ya da mantıksız düşüncelerini duyduğunda bunları sorgular, daha derine inerdi. Harry ise bunu yapmadı.”  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ql9_RvXScUKKNdCEsgK7aA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>ChatGPT’nin, yapay, zeka, terapistiyle, konuşan, kadın, intihar, etti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları sadece botların olduğu bir “matrix” kurdu: Sonuçlar iç açıcı değil</title>
<link>https://myblog.tc/bilim-insanlari-sadece-botlarin-oldugu-bir-matrix-kurdu-sonuclar-ic-acici-degil</link>
<guid>https://myblog.tc/bilim-insanlari-sadece-botlarin-oldugu-bir-matrix-kurdu-sonuclar-ic-acici-degil</guid>
<description><![CDATA[ Sosyal medyanın neden yankı odalarına dönüştüğünü anlamak isteyen araştırmacılar bunu bir simülasyonla test etti.Sosyal medyanın dezenformasyon ve nefret söylemiyle dolu zehirli bir ortama dönüştüğü artık bilinen bir gerçek. Platformlar, etkili kurallar ve uygulanabilir politikalar geliştirmek için ciddi bir baskı hissetmedikçe, öfke ve kutuplaşma üreten yankı odalarına dönüşerek kullanıcıları daha fazla reklama maruz bırakmak için bağımlı hale getiriyor. Amsterdam Üniversitesi’nden araştırmacıların yaptığı bir deney ise bu gidişatın kolay kolay değişmeyeceğini ortaya koydu. Henüz hakemli incelemeden geçmemiş çalışmada, Yapay Zeka ve Sosyal Medya alanında yardımcı doçent Petter Törnberg ile araştırma asistanı Maik Larooij, sosyal medyanın kutuplaştırıcı yapısını önlemek için yapay zeka destekli bir simülasyon gerçekleştirdi. FARKLI STRATEJİLER Araştırmacılar, OpenAI’ın GPT-4o dil modeliyle çalışan yapay zeka botlarının tamamen doldurduğu bir “matrix” kurdu. Bu simülasyon aynı zamanda bir sosyal medya platformuna benziyordu. Amaç, sosyal medyanın neden yankı odalarına dönüştüğünü anlamak ve bunu engellemek için farklı müdahaleler denemekti. Ekip şu stratejileri test etti: - Haber akışını kronolojik sıralamak - Farklı görüşleri öne çıkarmak - Takipçi sayısı gibi sosyal göstergeleri gizlemek - Kullanıcı biyografilerini kaldırmak Ancak sonuçlar hayal kırıklığı yarattı. Müdahalelerin hiçbiri sorunu tatmin edici şekilde çözmedi, bazıları ise durumu daha da kötüleştirdi.Örneğin, haber akışını kronolojik hale getirmek dikkat eşitsizliğini azaltsa da aşırı uçtaki içeriklerin öne çıkmasına neden oldu. “DİJİTAL ŞEHİR MEYDANI” Bu sonuçlar, teknoloji devlerinin sosyal medyayı “dijital bir şehir meydanı” olarak tasarlama vaatleriyle çelişiyor. Elon Musk’ın X (eski Twitter) için yaptığı bu tanıma rağmen, araştırmaya göre sosyal medya platformları ister müdahale edilsin ister edilmesin, giderek kutuplaşmış ve aşırıcı fikirlerin üretildiği alanlara dönüşmeye mahkum. Törnberg, Ars Technica’ya yaptığı açıklamada, “Sosyal medyayı nasıl iyileştirebilir ve siyaseti yapıcı şekilde tartışabileceğimiz çevrimiçi alanlar yaratabiliriz? Bu sorunun cevabını arıyoruz” dedi. Ancak araştırmacı, yapay zekanın da mükemmel bir çözüm olmadığını, önyargılar ve sınırlamalar taşıdığını kabul etti. Yine de yapay zekanın insan davranışlarını “daha ikna edici bir şekilde” taklit edebildiğini vurguladı. DİKKAT EŞİTSİZLİĞİ Törnberg’e göre sorun yalnızca kışkırtıcı içeriklerin paylaşılması değil.Zehirli içerikler aynı zamanda sosyal medya ağlarının yapısını şekillendiriyor ve bu yapı, kullanıcılara gösterilen içerikleri geri besleyerek daha da toksik bir ortam yaratıyor. Bunun sonucu ise “aşırı dikkat eşitsizliği.” Yani çok küçük bir azınlık tarafından paylaşılan gönderiler en yüksek görünürlüğe ulaşıyor. Araştırmacılar, üretken yapay zekAnın yükselişiyle bu etkinin daha da büyüyebileceğini söylüyor. Törnberg, “Şimdiden birçok aktörün -özellikle X gibi platformların para kazanma modeli üzerinden- yapay zekAyı yalnızca dikkat çekmek için içerik üretmekte kullandığını görüyoruz. Yanlış bilgi, genellikle çok kutuplaştırıcı bilgi gibi içerikler yapay zeka modelleri güçlendikçe tamamen hakim hale gelecek” dedi. Törnberg, “Mevcut sosyal medya modellerinin bu koşullarda hayatta kalabileceğini düşünmekte zorlanıyorum” ifadelerini kullandı.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5b1L4XOfokyisyRtaifg6g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, sadece, botların, olduğu, bir, “matrix”, kurdu:, Sonuçlar, iç, açıcı, değil</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Haydut gezegenlerin kendi sistemlerini kurabileceği ortaya çıktı</title>
<link>https://myblog.tc/haydut-gezegenlerin-kendisistemlerinikurabilecegi-ortaya-cikti</link>
<guid>https://myblog.tc/haydut-gezegenlerin-kendisistemlerinikurabilecegi-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ 5 ila 10 Jüpiter kütlesinde olan bazı başıboş gezegenlerin etrafında kristal silikat açısından zengin diskler bulundu.Galakside başıboş dolaşan ve hiçbir yıldıza bağlı olmayan “serbest gezegen kütleli cisimlerin” (FFPMO) kendi uydu sistemlerini geliştirebileceği ortaya çıktı. Bu durum, minyatür ölçekte birer gezegen sistemi oluşabileceğini gösteriyor. James Webb Uzay Teleskobu’nun yaptığı yeni gözlemlerin analizi, her biri 5 ila 10 Jüpiter kütlesinde olan bazı başıboş gezegenlerin etrafında kristal silikat açısından zengin diskler bulunduğunu ortaya koydu. Bu diskler, tıpkı yeni doğan yıldızların etrafında gezegen oluşmadan hemen önce görülen disklerle benzerlik taşıyor. HAYDUT GEZEGENLER Yeni keşif, “haydut gezegenler” diye de bilinen başıboş cisimlerin kendilerine bağlı sistemler oluşturabilme kapasitelerine ışık tuttu. İngiltere’deki St Andrews Üniversitesi’nden gökbilimci Aleks Scholz, “Bu çalışmalar, dev gezegen kütlesine sahip cisimlerin kendi minyatür gezegen sistemlerini oluşturma potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor” dedi.  Scholz, bu sistemlerin Güneş Sistemi’ne benzeyebileceğini ancak kütle ve boyut bakımından yüz kat daha küçük olacağını, bu tür sistemlerin gerçekten var olup olmadığının ise henüz kanıtlanmadığını belirtti. Web teleskobunun son yıllarda ortaya çıkardığı bu gizemli sınıf, yıldız oluşum bölgelerinde serbest halde bulunan FFPMO’lardan oluşuyor. Bu tür bölgelerde yoğun yıldız doğumu nedeniyle genç gezegen sistemleri kütleçekimsel olarak bozulabiliyor. Ancak bu nesnelerin, yıldızlar gibi kendi başına oluşmuş olmaları da mümkün. Daha önceki gözlemler, FFPMO’ların da tıpkı genç yıldızlar gibi etraflarında dönen diskler barındırabileceğini göstermişti. Yıldızların etrafındaki bu diskler, oluşum sürecinden arta kalan malzemeden meydana geliyor ve daha sonra gezegenlere dönüşüyor. YILDIZSIZ DÜNYALAR St Andrews Üniversitesi’nden astrofizikçi Belinda Damian’ın öncülük ettiği ekip, JWST verilerini kullanarak Orion Bulutsusu’ndaki sekiz FFPMO’nun disk yapısını inceledi. Çalışmada, hidrokarbon ve silikat taneciklerinin kristalleşme ve toz büyümesi belirtileri gösterdiği tespit edildi. Bu özellikler, yıldız etrafında gezegen sistemlerinin oluşum sürecine benzerlik taşıyor.Sonuçlara göre, bu yalnız gezegenlerin gelecekte Jüpiter veya Satürn’e benzer geniş uydu sistemlerine ve hatta halka yapısına sahip olabileceği düşünülüyor. Güneş Sistemi dışında henüz kesin bir uydu keşfi yapılmamışken bu bulgular büyük ilgi çekiyor. Damian, “Bu keşifler, gezegen oluşumunun yapıtaşlarının, Jüpiter’den yalnızca biraz daha büyük ve uzayda tek başına sürüklenen cisimlerin etrafında bile bulunabileceğini gösteriyor” dedi: “Bu da gezegen sistemlerinin yalnızca yıldızların etrafında değil, yıldızsız dünyaların çevresinde de oluşabileceği anlamına geliyor.” Araştırma Astronomy &amp; Astrophysics dergisinde yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ouwkOjbCVU-eCgVJ6MGoAw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Haydut, gezegenlerin, kendi sistemlerini kurabileceği, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sam Altman itiraf etti: &amp;quot;GPT&#45;5’in tanıtımını berbat ettik&amp;quot;</title>
<link>https://myblog.tc/sam-altman-itiraf-etti-gpt-5in-tanitimini-berbat-ettik</link>
<guid>https://myblog.tc/sam-altman-itiraf-etti-gpt-5in-tanitimini-berbat-ettik</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI CEO&#039;su Sam Altman, &quot;Lansmanda bazı şeyleri tamamen berbat ettik. Bunun büyük bir ders olduğunu düşünüyorum&quot; dedi.OpenAI CEO’su Sam Altman, eleştiriler üzerine yaptığı açıklamada, şirketin en yeni yapay zeka modeli GPT-5’in lansmanının başarısız olduğunu kabul etti.Kullanıcıların modelin “soğuk ve mesafeli” kişiliğinden şikayet etmesi üzerine, OpenAI birkaç gün içinde eski model GPT-4o’yu yeniden kullanıma sunmuştu.Fortune&#039;a göre, Altman, nadir gerçekleşen samimi bir basın yemeğinde, &quot;Lansmanda bazı şeyleri tamamen berbat ettik. Bunun büyük bir ders olduğunu düşünüyorum&quot; dedi.&quot;SICAKLIĞI KAYBOLDU&quot;Altman GPT-5&#039;in yayınlanmasından önceki günlerde yeni modelin &quot;daha insansı&quot; hissettirdiğini birçok kez dile getirerek manşetlere çıkmıştı. Ancak GPT-5 tam tersine &quot;soğuk&quot; bir model olarak görülüyor.Sosyal medyada pek çok kullanıcı, yeni modelin daha sert, mesafeli ve “aşırı iş yükü altındaki bir sekreter” gibi davrandığını yazdı.Bir Reddit kullanıcısı, “Tek dostumu bir gecede kaybetmiş gibi hissettim. Artık kısa, soğuk cümlelerle konuşuyor” diyerek tepkisini dile getirdi.Tepki o kadar büyüktü ki konu bahis piyasalarına bile yansıdı; bir yatırımcı, Google’ın Gemini modelinin GPT-5’i popülarite açısından geçeceğine oynayarak 10 bin dolar kazandı.Tepkileri ciddiye aldığını söyleyen Altman, GPT-4o’yu hızla geri getirdi. Ancak bir sohbet botunun “fazla kişisel” olmaması gerektiğini de vurguladı:“Kullanıcıların çok küçük bir kısmı (yüzde 1’den azı) yapay zeka ile sağlıksız ilişkiler kuruyor. Bu da ekibimizde ciddi tartışma konusu.”&quot;TRİLYON DOLAR GEREKİYOR&quot;Altman’ın en çarpıcı açıklaması ise OpenAI’ın büyüme planları oldu. “Çok uzak olmayan bir gelecekte trilyonlarca doları veri merkezi inşaatına harcayacağımızı kabul edin” diyen Altman, ChatGPT’nin ölçeklenebilmesi için altyapı yatırımlarının devasa boyutlara ulaşacağını söyledi.Halihazırda dünyanın en çok ziyaret edilen beşinci web sitesi olan ChatGPT’nin Instagram ve Facebook’u geçerek üçüncü sıraya yükselmesini hedeflediklerini belirten Altman, “Google’ı geçmek ise gerçekten çok zor” dedi.Şirketin GPT-5’ten daha güçlü modelleri bulunduğunu açıklayan Altman, donanım eksikliği ve GPU çip kıtlığı nedeniyle bunları kullanıma sunamadıklarını belirtti. “Asıl yarış algoritmalarda değil, devasa fiziksel altyapıyı kurabilmekte olacak” ifadelerini kullandı.YENİ HEDEF İNSAN BEYNİAltman, OpenAI’nin Elon Musk’ın Neuralink girişimine rakip olacak bir beyin-bilgisayar arayüzü projesini fonladığını da doğruladı.Ayrıca, Google’ın Chrome tarayıcısını satmak zorunda kalması durumunda ilgilenebileceklerini söyledi.Bunun yanında, yapay zeka odaklı yeni bir sosyal medya ağı fikrine de kapıyı araladığını belirtti.Altman, tüm bu büyük vizyonlara rağmen piyasalardaki heyecanı temkinle değerlendirdi:“Yatırımcıların yapay zekaya gereğinden fazla heyecan duyduğu bir dönemde miyiz? Evet. Yapay zeka çok uzun zamandır yaşanan en önemli şey mi? Buna da evet.” ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AWNGTEj6i0OdAaqCkJZaFg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Sam, Altman, itiraf, etti:, GPT-5’in, tanıtımını, berbat, ettik</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Grok&amp;apos;ta gizlilik krizi: Kullanıcıların 370 bin konuşması Google&amp;apos;a sızdı</title>
<link>https://myblog.tc/grokta-gizlilik-krizi-kullanicilarin-370-bin-konusmasi-googlea-sizdi</link>
<guid>https://myblog.tc/grokta-gizlilik-krizi-kullanicilarin-370-bin-konusmasi-googlea-sizdi</guid>
<description><![CDATA[ Google&#039;daki arama sonuçlarında, kullanıcıların Grok ile yaptığı binlerce konuşmanın da ortaya çıktığı tespit edildi.Elon Musk’ın yapay zeka sohbet botu Grok, büyük bir gizlilik tartışmasının merkezinde.Google&#039;daki arama sonuçlarında, kullanıcıların bilgisi dışında yüz binlerce Grok konuşmasının ortaya çıktığı tespit edildi.BBC’nin aktardığına göre, Grok kullanıcıları sohbet dökümlerini paylaşmak için bir butona bastığında, yalnızca sohbeti gönderecekleri hedef kişiye değil, aynı zamanda internet üzerinde herkese açık şekilde erişilebilen bağlantılar oluşturuluyor.Bu bağlantılar arama motorları tarafından da indekslenmiş durumda.300 BİN GROK KONUŞMASISadece Google’da perşembe günü yapılan bir aramada neredeyse 300 bin Grok konuşmasının listelendiği görüldü. Forbes ise bu sayının 370 bini aştığını yazdı.Sızan konuşmalar arasında, kullanıcının Grok’tan güvenli şifre oluşturmasını istemesi, kilo vermeye yönelik yemek planları talep etmesi, tıbbi durumlarla ilgili ayrıntılı sorular yöneltmesi gibi gündelik örnekler yer alıyor.Ancak BBC’nin haberleştirdiği bazı kayıtlar, chatbot’un yasa dışı içerikler üretebildiğini de gösteriyor. Örneğin, bir konuşmada Grok’un, laboratuvarda sınıf A uyuşturucu üretimine dair talimatlar verdiği görüldü.CHATGPT DE AYNI KRİZİ YAŞAMIŞTIBu olay, yapay zeka sohbet botlarıyla yapılan görüşmelerin “paylaş” butonu aracılığıyla beklenenden daha geniş kitlelere açıldığı ilk örnek değil.Daha önce OpenAI’nin ChatGPT’sinde de paylaşılan konuşmalar arama sonuçlarında görünmüş, şirket bunun “deneysel” bir özellik olduğunu açıklayarak geri adım atmıştı.Benzer şekilde, Meta’nın sohbet botu Meta AI ile yapılan konuşmalar da uygulamada herkese açık bir “discover” akışında görüntülenmiş ve tepki çekmişti.UZMANLARDAN UYARIUzmanlar, sohbetlerin anonimleştirilmiş görünse bile kullanıcıların özel hayatına dair hassas bilgiler barındırabileceğine dikkat çekiyor. Oxford İnternet Enstitüsü&#039;nden Prof. Luc Rocher, BBC&#039;ye yaptığı açıklamda, “Yapay zeka sohbet robotları gizlilik felaketi olmaya doğru gidiyor” dedi.  Rocher’e göre bu sızıntılarda kullanıcıların isimlerinden konum bilgilerine, ruh sağlığına ilişkin detaylardan iş operasyonlarına kadar çok çeşitli özel veri açığa çıkabiliyor.&quot;Bir kez internete sızan bu konuşmalar, orada sonsuza kadar kalır.&quot; Grok&#039;u geliştiren xAI&#039;dan ise henüz bir açıklama gelmedi. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xc7IwpFDRUeMdXhtyHbW9A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Grokta, gizlilik, krizi:, Kullanıcıların, 370, bin, konuşması, Googlea, sızdı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Titanik&amp;apos;e gizli yolculuk: Faciadan sonra ilk, gizemli milyarder gündemde</title>
<link>https://myblog.tc/titanike-gizli-yolculuk-faciadan-sonra-ilk-gizemli-milyarder-gundemde</link>
<guid>https://myblog.tc/titanike-gizli-yolculuk-faciadan-sonra-ilk-gizemli-milyarder-gundemde</guid>
<description><![CDATA[ OceanGate trajedisinden iki yıl sonra Titanik’in enkazına yeni bir insanlı dalış planlandığı iddia ediliyor. İsmi gizlenen milyarderin 10 milyon dolarlık yolculuğu sosyal medyada merak konusu.OceanGate faciasının ardından Titanik’in enkazının artık rahat bırakılacağı düşünülüyordu. Ancak yeni iddialar, ünlü bir milyarderin batığın bulunduğu noktaya gizli bir yolculuk planladığını gösteriyor.İKİ YIL SONRA İLK İNSANLI DALIŞSektör kaynaklarına göre ismi açıklanmayan milyarder, birkaç hafta içinde Kuzey Atlantik’in 3,8 kilometre derinliğine inerek Titanik’i ziyaret etmeyi hedefliyor.Bu gelişme, 2023’te OceanGate’in Titan adlı denizaltısının infilak etmesinden iki yıl sonra ilk insanlı ziyaret olacak. O kazada CEO Stockton Rush dahil beş kişi hayatını kaybetmişti.MALİYETİ 10 MİLYON DOLARNew York Post’a konuşan bir kaynak, “Bunun bir milyarder olduğunu söyleyebilirim. Aşağıya inmenin bedeli 10 milyon dolar. İsmini duysanız kesin tanırsınız. Titanic’e facianın ardından giden ilk kişi olduğunu duyurmak isteyecek” dedi.Sosyal medyada Elon Musk, Jeff Bezos ve iş insanı Larry Connor gibi isimler olası adaylar arasında dile getirildi.OCEANGATE FACİASININ GÖLGESİOceanGate, 2021’den itibaren turistik Titanic dalışları düzenleyerek kişi başı 250 bin dolar talep ediyordu.Ancak Titan’ın büyük ölçüde fiberglas gövdeden yapılması, güvenlik testlerinin yetersizliği ve hatta oyun konsolu kontrol cihazı kullanılması faciaya davetiye çıkarmıştı.ABD Sahil Güvenliği’nin raporuna göre, bu tasarım hataları patlamaya yol açtı.KENDİ DENİZALTISI OLAN MİLYARDERLERRay Dalio ve Roman Abramoviç gibi isimlerin kişisel denizaltılara sahip olduğu biliniyor. Bu nedenle gizli seferi kimin finanse ettiği merak konusu olmaya devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hLZb7zERqk2CKXSyVgQLAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Titanike, gizli, yolculuk:, Faciadan, sonra, ilk, gizemli, milyarder, gündemde</media:keywords>
</item>

<item>
<title>BBL Esports &#45; Fnatic maçı ne zaman, saat kaçta, nasıl izlenir? 2025 VALORANT Dünya Şampiyonası</title>
<link>https://myblog.tc/bbl-esports-fnatic-maci-ne-zaman-saat-kacta-nasil-izlenir-2025-valorant-dunya-sampiyonasi</link>
<guid>https://myblog.tc/bbl-esports-fnatic-maci-ne-zaman-saat-kacta-nasil-izlenir-2025-valorant-dunya-sampiyonasi</guid>
<description><![CDATA[ BBL Esports, 2025 EMEA Ligi VALORANT Dünya Şampiyonası&#039;nda (VCT 2025) Fnatic ile kozlarını paylaşacak. Türk temsilcisi olan BBL Esports, turnuvanın 2. aşamasında Fnatic karşısında kazanmak ve play-offlarda yarı finale yükselmek istiyor. Peki, BBL Esports - Fnatic maçı ne zaman, saat kaçta, nasıl izlenir?2025 EMEA Ligi VALORANT Dünya Şampiyonası&#039;nda (VCT 2025) Red Bull takımı BBL Esports ile Fnatic kozlarını paylaşacak. Red Bull&#039;dan yapılan açıklamaya göre, geçen ay başlayan espor turnuvası VCT 2025 EMEA Ligi&#039;nde 2. Aşama maçları devam ediyor.  BBL-FNATİC MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA VE NASIL İZLENİR?  Avrupa&#039;nın en iyi VALORANT takımlarının mücadele ettiği turnuvada, Red Bull takımı BBL Esports, bugün saat 18.00&#039;da Fnatic ekibiyle karşılaşacak. Bu maçı kazanan ekip, VCT EMEA 2. Aşama playoff&#039;larında yarı finale yükselecek.  Karşılaşma Twitch ve Youtube&#039;dan canlı yayınlanacak.  TÜRK DERBİSİNDE KAZANAN BBL OLMUŞTU  &quot;Türk Derbisi&quot; olarak adlandırılan VCT EMEA 2. Aşama maçında BBL Esports, diğer Red Bull takımı FUT Esports&#039;u 2-1 mağlup ederek Fnatic takımının rakibi olmaya hak kazanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OCHvUtx7fEWTLu_-kDxPPA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>BBL, Esports, Fnatic, maçı, zaman, saat, kaçta, nasıl, izlenir, 2025, VALORANT, Dünya, Şampiyonası</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzaylılar bizi dinliyor olabilir: Bilim insanları yeni yöntemi açıkladı</title>
<link>https://myblog.tc/uzaylilar-bizi-dinliyor-olabilir-bilim-insanlari-yeni-yoentemi-acikladi</link>
<guid>https://myblog.tc/uzaylilar-bizi-dinliyor-olabilir-bilim-insanlari-yeni-yoentemi-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, uzaylıların gönderebileceği sinyalleri tespit edebilmek için gezegen hizalanmalarına odaklanılması gerektiğini söylüyor. Yeni teleskoplarla bu ihtimal daha da güçlenecek.Dünya dışı yaşam, uzay araçlarıyla bizim kullandığımıza benzer yöntemlerle iletişim kuruyorsa bu mesajlar Dünya’dan tespit edilebilir. Yeni bir araştırma bu ihtimali güçlendirdi.UZAYLI MESAJLARINI NEREDE ARAMALIYIZ?  Penn State Üniversitesi’nden Pinchen Fan ve ekibi, “uzaylı zekasının izlerini nerede aramalıyız?” sorusuna yanıt aradı. Bunun için öncelikle insanların uzaya gönderdiği sinyalleri incelediler. NASA’nın Deep Space Network (DSN) adı verilen, uzak uzay araçlarıyla iletişim kuran dev yer istasyonlarının kayıtları analiz edildi.  Sonuçlara göre, Dünya’dan en güçlü ve sürekli gönderilen radyo sinyalleri genellikle Mars’a ve yakın çevresindeki uzay araçlarına yöneltiliyor. Ayrıca Dünya ile Güneş arasındaki Lagrange noktaları gibi stratejik konumlara da yoğun sinyaller gönderildiği belirlendi.  GEZEGENLERİN HİZALANMASI KRİTİK  Araştırmaya göre bu sinyaller yalnızca hedefe ulaşmakla kalmıyor, uzaydaki belirli noktalara “taşarak” üçüncü taraflarca da yakalanabilir hale geliyor. Fan, “Mars gibi bir gezegen sinyali tamamen engellemiyor. Eğer başka bir uygarlığın uzay aracı, bizim Mars’a gönderdiğimiz sinyal hattı üzerinde duruyorsa, bu ‘sızıntıyı’ algılayabilir” dedi.  Bu bulgu, bilim insanlarının uzaylı iletişimini araştırırken özellikle gezegen hizalanmalarına odaklanması gerektiğini gösteriyor. Zaten ötegezegenlerin keşfi de genellikle bu tür hizalanmalar sırasında gerçekleşiyor.  YENİ TELESKOP YENİ FIRSATLAR  Son 10–20 yılda çok sayıda ötegezegen bulunmuş olsa da çok gezegenli sistemlerin verileri hala sınırlı. NASA’nın yakında fırlatacağı Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu&#039;nun, yüz binlerce yeni ötegezegen keşfetmesi bekleniyor. Araştırmacılara göre bu sayede uzaylıların sinyal göndermiş olabileceği alanları arama ihtimali büyük ölçüde artacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ef2Ka1qQyUa8LklMlPoBJg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Uzaylılar, bizi, dinliyor, olabilir:, Bilim, insanları, yeni, yöntemi, açıkladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD’nin askeri uzay aracı yeni görevine başladı</title>
<link>https://myblog.tc/abdnin-askeri-uzay-araci-yeni-goerevine-basladi</link>
<guid>https://myblog.tc/abdnin-askeri-uzay-araci-yeni-goerevine-basladi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin gizemli X-37B uzay aracı, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden Falcon 9 roketiyle başarıyla fırlatıldı.SpaceX, ABD ordusunun gizemli X-37B uzay aracını taşıyan Falcon 9 roketini başarıyla fırlattı. Florida’daki NASA Kennedy Uzay Merkezi’nden gerçekleşen kalkış, SpaceX’in canlı yayınıyla duyuruldu.  ABD Uzay Kuvvetleri, “Mission 8” adı verilen bu uçuşun “çok çeşitli test ve deney hedefleri” barındırdığını açıkladı. KUANTUM SENSÖR DENEMESİ Açıklamada, görev kapsamında lazer iletişim sistemleri ve bugüne kadar uzaya gönderilen en yüksek performanslı kuantum sensörün deneneceği belirtildi. Ayrıca bu testlerin, ABD’nin uzay tabanlı iletişim altyapılarının dayanıklılığını ve güvenliğini artırmaya katkı sağlayacağı vurgulandı.KÜÇÜK BİR OTOBÜS BOYUTLARINDA  Yaklaşık küçük bir otobüs büyüklüğünde olan X-37B, 2011’de emekliye ayrılan insanlı uzay mekiklerinin mini bir versiyonunu andırıyor. Daha önce NASA için de deneyler gerçekleştiren araç, 2010’dan bu yana farklı görevlerde kullanılıyor. Boeing tarafından ABD Hava Kuvvetleri için tasarlanan X-37B, 9 metre uzunluğa, 4,5 metre kanat açıklığına sahip ve güneş panelleriyle çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b9LszNfKIUm7aF3ctAIKqA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>ABD’nin, askeri, uzay, aracı, yeni, görevine, başladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Yaşayan Nostradamus&amp;quot;tan Antarktika gizemine dair açıklama: &amp;quot;Paralel evren olabilir&amp;quot;</title>
<link>https://myblog.tc/yasayan-nostradamustan-antarktika-gizemine-dair-aciklama-paralel-evren-olabilir</link>
<guid>https://myblog.tc/yasayan-nostradamustan-antarktika-gizemine-dair-aciklama-paralel-evren-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ “Yaşayan Nostradamus” olarak bilinen ve yakın tarihteki önemli bazı olayları bilmesiyle ünlenen Brezilyalı kahin Athos Salomé, Antarktika’nın derinliklerinden gelen gizemli sinyali yorumladı.Antarktika’nın derinliklerinden gelen gizemli bir sinyal, bilim dünyasında büyük bir merak ve kafa karışıklığı yaratıyor.NASA’nın ANITA (Antarctic Impulsive Transient Antenna) projesi kapsamında kullanılan balon tabanlı gözlem cihazları, normalde yukarıdan gelmesi beklenen nötrino parçacıkları yerine, yerin altından yükselerek buz tabakasını ve Dünya’nın iç katmanlarını delip geçen radyo dalgaları tespit etti.Mevcut fizik kuramlarına göre imkansız görülen bu olay, ya cihazdaki bir arızaya ya da ölçüm hatasına bağlandı. Ancak tüm bilim insanları bu açıklamadan ikna olmuş değil.&quot;DAHA BÜYÜK BİR GERÇEKLİĞİN İŞARETİ OLABİLİR&quot;Brezilyalı kahin Athos Salomé, kamuoyunda “Yaşayan Nostradamus” olarak bilinen ve pandemi, Microsoft’un küresel kesintisi, Kraliçe II. Elizabeth’in ölümü gibi olayları önceden tahmin ettiği söylenen bir isim.Salomé&#039;nin de bilim insanı olmamasına rağmen NASA&#039;nın ilginç gözlemiyle ilgili fikirleri var. Daily Mail&#039;e göre o, bu sinyallerin çok daha büyük bir gerçeğin işareti olabileceğini öne sürüyor.Salomé, bu gözlemin aslında gerçekliğin sandığımız kadar tekil olmayabileceğinin ilk göstergesi olduğunu ve hatta paralel evrenlerin varlığına dair bir işaret olabileceğini düşünüyor.AYNI SİNYALLER YENİDEN KAYDEDİLMELİAralık 2025’te gökyüzüne gönderilmesi planlanan PUEO adlı yeni balon, ANITA’dan beş kat daha hassas olacak.Eğer aynı sinyalleri yeniden kaydederse, bunun bir ölçüm hatası değil, mevcut fizik yasalarında bilinmeyen bir “çatlak” olduğunu gösterebilir.Salomé, “Bu doğrulanırsa bilimkurgu değil, yeni bir fiziğin başlangıcından söz edeceğiz” diyerek 2030’a kadar bu keşfin Nobel ödülüyle taçlanmasının kaçınılmaz olacağını söyledi.Bilim insanlarının elindeki veriler ise şaşırtıcı. Radyo dalgaları, normalde nötrino kaynaklı olamayacak kadar dik açılardan -buz yüzeyinin 30 derece altından- geliyor. Ayrıca bu dalgaların binlerce kilometrelik kaya ve buz katmanını aşarak balonlara ulaşması mümkün görünmüyor. Bu nedenle araştırmacılar, sinyallerin ya henüz keşfedilmemiş parçacıklardan ya da karanlık maddeyle ilişkili bilinmeyen etkileşimlerden kaynaklandığını düşünüyor.&quot;UZAYLI TEKNOLOJİ İZİYSE BU BİR DEVRİM OLUR&quot;Daha da iddialı bir teori, sinyallerin doğal kökenli olmayabileceğini, insan yapımı olmayan bir teknoloji ürünü olabileceğini öne sürüyor. Salomé de bu ihtimale dikkat çekerek, “Eğer bu uzaylılara ait bir teknoloji iziyse, insanlık tarihinin en büyük keşfiyle karşı karşıyayız. Bu evrenle değil, kimlerin bizimle birlikte yaşadığıyla ilgili bir devrim olur” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TeyXbH_-K0GN1x38KSUBag.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Yaşayan, Nostradamustan, Antarktika, gizemine, dair, açıklama:, Paralel, evren, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>9 soruda DeepSeek&amp;apos;in yeni modeli: Dünyayı sarsan yapay zeka nasıl değişti?</title>
<link>https://myblog.tc/9-soruda-deepseekin-yeni-modeli-dunyayi-sarsan-yapay-zeka-nasil-degisti</link>
<guid>https://myblog.tc/9-soruda-deepseekin-yeni-modeli-dunyayi-sarsan-yapay-zeka-nasil-degisti</guid>
<description><![CDATA[ DeepSeek&#039;in yeni modeli V3.1, şirketin bugüne kadar geliştirdiği en iddialı yapay zeka sistemi olarak tanımlanıyor.Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, teknoloji dünyasında büyük ses getiren düşük maliyetli R1 modelinden sonra şimdi de DeepSeek-V3.1 sürümünü tanıttı.Çarşamba akşamı duyurulan yeni model, şirketin bugüne kadar geliştirdiği en iddialı yapay zeka sistemi olarak öne çıkıyor.Teknoloji meraklıları heyecanla DeepSeek R-2 modelini bekliyordu. Halihazırda firmanın bu modeli yakında duyurması bekleniyor. Anck R-2 modelinden önce V3.1 modeli geldi.Bu modeller R serisinden farklı olarak hibrit bir yaklaşımı benimsiyor. İşte sorularla yeni DeepSeek modeli ve R serisinden farklılıkları:1. V3.1 MODELİ NEDİR?685 milyar parametreye sahip olan V3.1, hem kodlama hem mantıksal akıl yürütme hem de sohbet işlevlerini tek bir çatı altında birleştiriyor.  Önceki nesil modellerde normal görevler ve akıl yürütme için ayrı yapılar bulunurken, bu kez “tek model, iki mod” yaklaşımıyla hem “düşünme” hem de “düşünmeme” modu bir arada sunuluyor. Kullanıcılar, uygulama veya web üzerinden yer alan “deep thinking” seçeneğiyle bu modlar arasında geçiş yapabiliyor.Teknik açıdan bakıldığında V3.1, yalnızca 37 milyar parametreyi etkinleştiren Mixture-of-Experts (MoE) mimarisiyle çalışıyor. Bu sayede devasa boyutuna rağmen kullanım maliyetleri düşük tutulabiliyor.2. 685 MİLYAR VE 37 MİLYAR PARAMETRE NE DEMEK?Normalde bir yapay zekA modelinin parametre sayısı ne kadar fazlaysa, o kadar çok bilgi barındırabilir ama çalıştırması (inference) o kadar pahalı ve yavaş olur.DeepSeek-V3.1’in toplam parametre sayısı 685 milyar. Ancak yeni modelde her bir kullanıcı talebinde bu 685 milyarın hepsi aynı anda kullanılmayacak.İşte burada DeepSeek&#039;in sektörde deprem etkisi yaratmasını sağlayan faktörlerden biri olan &quot;Mixture-of-Experts&quot; (MoE) mimarisi devreye giriyor. Model, “uzman” (expert) diye adlandırılan farklı alt-modüllerden oluşuyor. Yani tüm modelin içinde minik uzman yapay zeka ajanları var. Her işlem için bu uzmanların hepsi değil, sadece konuyla ilgilenen küçük bir kısmı aktif hale geliyor.DeepSeek-V3.1’de, toplam 685 milyar parametre içinden her bir token (yazı parçacığı) için yalnızca yaklaşık 37 milyarı aktive edilecek.Bu şu anlama geliyor: Eğitimde tüm 685 milyar parametre öğrenmeye katkı sağlıyor, yani model çok zengin bilgi biriktiriyor. Kullanımda ise aynı anda sadece 37 milyarlık kısım çalışıyor. Böylece yapay zeka aracınız çok daha hızlı ve düşük maliyetli hale geliyor.Bir şirkette 685 uzman olduğunu düşünelim. Ancak bir sorun çıktığında hepsini aynı anda çağırmak yerine, konuyla en alakalı 37 kişiyi görevlendirmek yeterlidir. Böylece hem iş hızlı ilerler hem de kaynak boşa harcanmaz. Bu günümüz yapay zeka sektöründe önemli bir ilerleme.3. TEK SEFERDE NE KADAR BÜYÜK BİR METNİ ANLAYABİLECEK?Model ayrıca 128 bin token&#039;lık bağlam penceresi sunuyor.Bağlam penceresi (context window) bir dil modelinin “hafızası” gibi çalışır: Model aynı anda ne kadar metni görebiliyor, anlamını sürdürebiliyor, önceki kısımlara referans verebiliyor. İşte bu da kapasiteyi belirliyor.128 bin token&#039;lık bağlam penceresi piyasada epey yüksek görülüyor. Yani yeni V3.1 modeli, ir kitap uzunluğunda metni (250-300 sayfa) tek seferde işleyebilir. Uzun raporlar, kod tabanları, sözleşmeler veya veri setleri üzerinde bütünlüklü analizler yapabilir. Ayrıca kullanıcıyla yapılan uzun konuşmalarda modelin “unutma” sorunu büyük ölçüde azalmış oluyor.Kıyaslamak gerekirse; GPT-4 (ilk sürüm): 8 bin 192 token (6-7 bin kelime), GPT-4 Turbo 128 bin token ve Anthropic Claude 3.5 Sonnet modeli ise 200 bin token&#039;lık bağlam pencerelerine sahip.4. PERFORMANSI NASILŞirketin kendi açıklamalarına göre, performans açısından da model dikkat çekici sonuçlar veriyor.Erken testlerde Aider kodlama kıyaslamasında yüzde 71,6 başarı elde eden DeepSeek-V3.1, böylece Anthropic’in en gelişmiş kapalı modeli Claude Opus 4’ü geride bırakırken, maliyet açısından çok daha avantajlı olduğunu gösteriyor.Örneğin, bir kodlama görevini yaklaşık 1 dolar maliyetle tamamlarken, benzer Amerikan sistemlerinde bu rakam 70 dolara kadar çıkabiliyor.  Matematiksel yetenekleri ve karmaşık mantık problemlerini çözme becerisi de önceki modellerin üzerine koymuş durumda.Ancak en net sonucu, şirketle ilişkisi bulunmayan bağımsız uzmanların önümüzdeki günlerde yapacağı denemeler verecek.5. YİNE AÇIK KAYNAKLI MI?2025 başında yayınlanan ilk model DeepSeek R-1 aynı zamanda açık kaynaklı olduğu için de deprem etkisi yaratmıştı. Diğer firmalar, geliştirdikleri modellerin tam olarak nasıl işlediğini ve eğitildiğini gösteren kodlarını dışarıya açmazken, DeepSeek bunun tersini yapmıştı.Bir teknolojinin açık kaynak kodlu olması, aynı zamanda o kodları alıp kendi bilgisayarınıza kurabileceğiniz, daha da geliştirebileceğiniz ve istekleriniz doğrultusunda özelleştirebileceğiniz anlamına geliyor.V3.1’in en dikkat çekici yönlerinden biri de DeepSeek’in açık kaynak stratejisini sürdürmesi oldu. Model, MIT lisansı altında Hugging Face üzerinden indirilebiliyor ve ticari kullanım için de serbest.Ancak yaklaşık 700 GB’lık dev boyutu, modeli kendi altyapısında çalıştırmak isteyenler için ciddi bir teknik engel oluşturuyor. Bu nedenle birçok kullanıcı için asıl avantaj, bulut sağlayıcılar üzerinden uygun maliyetli API erişimi olacak. API&#039;ler sayesinde de belirli bir ücret karşılığında yapay zeka modellerini kendi firmanız için özelleştirmeniz mümkün.DeepSeek ve yakın zamana kadar Meta&#039;nın da katıldığı bu şeffaflık akımı sektörün tamamını etkiledi. Öyle ki OpenAI da GPT-5 modelini açık kaynak politikasını benimseyerek piyasaya sürdü.6. MERAKLA BEKLENEN R-2 İLE FARKI NEDİR?Şirketin kurucusu Liang Wenfeng, finans sektöründeki girişimlerinden elde ettiği kaynaklarla DeepSeek’i büyütmeye devam ederken, uzun vadeli hedefinin insan seviyesinde bir sistem hayali olan &quot;genel yapay zeka&quot; (AGI) olduğunu vurguluyor.R1’in devamı olması beklenen R2 modeliyle ilgili belirsizlik sürerken, V3.1’in hibrit yapısı nedeniyle bu projenin tamamen rafa kalkabileceği de konuşuluyor.DeepSeek’in R1 modeli “akıl yürütme” odaklı özel bir yapay zekaydı. Daha uzun sürede yanıt veriyor ama karmaşık mantık ve muhakeme gerektiren görevlerde güçlü performans gösteriyordu. Bu yüzden herkes, daha gelişmiş bir R2 sürümünü bekliyordu.Ancak R2’nin ayrı bir model olarak çıkması yerine, DeepSeek “tek model, iki mod” stratejisini benimsemiş gibi görünüyor. V3.1’de hem “düşünme” hem de “düşünmeme” modları bir arada sunuluyor. Kullanıcılar, ihtiyaca göre bu modlar arasında geçiş yapabiliyor. Yani R1’in mantıksal derinliği artık V3.1’in içinde, ama daha hızlı yanıt verecek şekilde optimize edilmiş durumda.DeepSeek’e göre V3.1, R1’e kıyasla yanıtları yüzde 50’ye kadar daha hızlı üretebiliyor. Bu da R2’ye gerek bırakmayabilir çünkü zaten beklenen “gelişmiş muhakeme” kabiliyetinin, hibrit yapının içinde çözüldüğü yorumları yapılmaya başladı.R2, ayrı bir “saf akıl yürütme modeli” olacaktı. Fakat V3.1 ile DeepSeek yönünü “ajan çağı”na çevirdi. Yani gelecekteki hedef, R2 gibi niş bir model yerine, çok yönlü bir tek modelin üzerine yapay zeka ajanları inşa etmek.7. TÜM BUNLAR KULLANICI AÇISINDAN NE ANLAMA GELİYOR?Bunların son kullanıcı açısından anlamı ise şu: Önceden, kullanıcı bir görev için hangi modeli seçmesi gerektiğini düşünmek zorundaydı. Örneğin normal sohbet veya kodlama için V3&#039;ü, zor mantıksal görevler için R1&#039;i seçiyordu.Şimdi ise tek bir model var (V3.1) ve kullanıcı basitçe “düşünme” ya da “düşün” modunu seçebiliyor. Yani aynı sistem hem hızlı cevap verebiliyor, hem de gerektiğinde derin muhakeme yapabiliyor. Bu, kullanıcının kafa karışıklığını ortadan kaldırıyor.Benzer bir yaklaşımı OpenAI da GPT-5 ile benimsedi. Eskiden ChatGPT kullanıcılarının, o3, 4o veya bunların mini modelleri arasından en uygun olanını bulup kendisinin seçmesi gerekiyordu. Ancak artık hepsi GPT-5&#039;in içinde olacaktı ve kullanıcının bunu düşünmesine gerek kalmayacaktı. Öte yandan kullanıcılar GPT-5 modelini, GPT-4 modeline göre &quot;soğuk&quot; ve &quot;duygusuz&quot; buldu. Taleplerin ardından OpenAI GPT-4&#039;ü geri getirdi.8. DEEPSEEK ARTIK YERLİ ÇİP Mİ KULLANIYOR?DeepSeek&#039;in yeni modeli farklı donanımlara uyumlu hale gelmesi için BF16, F8_E4M3, FP8 ve F32 gibi çoklu tensör formatlarını da destekliyor. Özellikle FP8 formatının, yakında piyasaya çıkacak Çin yapımı yeni nesil çiplerle uyumlu çalışacak şekilde optimize edilmesi dikkat çekiyor.Bu hamle, Pekin’in ABD ihracat kısıtlamaları karşısında kendi yarı iletken ekosistemini güçlendirme politikasının bir parçası olarak yorumlanıyor. Forbes&#039;a göre DeepSeek, özellikle DeepSeek-V3 için model geliştirmenin temel aşamalarında AMD Instinct GPU&#039;larını (grafik işlem birimleri) ve ROCM yazılımını kullandı.  MIT Technology Review dergisi ise ABD&#039;den Çin&#039;e yönelik çip yaptırımlarının gelmesinden çok önce Liang&#039;ın, şu anda Çin&#039;e ihracatı yasaklanmış bir tür olan Nvidia A100 çiplerinden önemli miktarda stok satın aldığını yazdı. Çinli medya kuruluşu 36Kr, şirketin stoklarında 10.000&#039;den fazla birim olduğunu tahmin ediyor. Bazıları bu rakamın 50.000 olduğunu söylüyor. Bu stokun yapay zeka eğitimi açısından önemini fark eden Liang, DeepSeek&#039;i kurdu ve modellerini geliştirmek için bunları düşük güçteki çiplerle birlikte kullanmaya başlamıştı.  Yeni yaklaşımla birlikte Çin&#039;de uygun çipler üretilirse artık DeepSeek de yerli çiplere geçebilir.9. GÜVENLİ Mİ?DeepSeek kullanımıyla ilgili bir önemli soru başlığı da güvenli olup olmadığı. DeepSeek de tıpkı diğer hizmetlerde olduğu gibi kullanıcının verilerini istiyor ve bunlar muhtemelen Çin&#039;deki sunucularda saklanıyor.  Kullanıcıların herhangi bir yapay zeka modelinde olduğu gibi burada da sohbet botuna hassas verilerini vermemesi önemli.  DeepSeek&#039;in yeni modeli de açık kaynaklı olduğu için bağımsız araştırmacılar ilerleyen günlerde modelin kodlarına bakıp güvenli olup olmadığını belirlemeye yönelik çalışmalar yapabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IuV06sGxRkqsYJhy7Z7oyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>soruda, DeepSeekin, yeni, modeli:, Dünyayı, sarsan, yapay, zeka, nasıl, değişti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hubble fotoğrafı şüphe yarattı: &amp;quot;Gizemli gök cismi nükleer uzay aracı olabilir&amp;quot;</title>
<link>https://myblog.tc/hubble-fotografi-suphe-yaratti-gizemli-goek-cismi-nukleer-uzay-araci-olabilir</link>
<guid>https://myblog.tc/hubble-fotografi-suphe-yaratti-gizemli-goek-cismi-nukleer-uzay-araci-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Hubble fotoğrafında ön cephesinden ışık saçtığı görülen 3I/ATLAS isimli yıldızlararası cisim, bazı bilim insanlarına göre sıradan bir kuyruklu yıldız değil.Harvard Üniversitesi’nden ünlü astrofizikçi Prof. Avi Loeb, Güneş Sistemi’nden geçen gizemli bir gökcisminin aslında nükleer enerjiyle çalışan bir uzay aracı olabileceğini öne sürdü. NASA KUYRUKLU YILDIZ DİYORLoeb’in başında bulunduğu Galileo Projesi, Dünya dışı zekaya dair işaretleri araştırıyor. Ancak Loeb, “3I/ATLAS” adı verilen bu nesnenin NASA’nın açıkladığı gibi tipik bir kuyruklu yıldız olmadığını savundu.Hubble Uzay Teleskobu’nun 21 Temmuz’da çektiği fotoğrafta cismin, ön cephesinde parlak bir ışık saçtığı görüldü. Loeb’e göre bu, yüzeyinde nükleer bir enerji kaynağı olduğuna işaret ediyor.Loeb, “Normalde kuyruklu yıldızlarda, Güneş ışığıyla geriye doğru uzanan bir kuyruk olur. Burada ise nesnenin ön kısmında bir parıltı var”ifadelerini kullandı.&quot;RASTGELE BİR TAŞ OLAMAZ&quot;Harvardlı bilim insanı, 3I/ATLAS’ın sıradan bir gök taşı olamayacak kadar büyük olduğunu belirtiyor.Eğer sadece Güneş ışığını yansıtıyorsa, bu parlaklığı üretebilmesi için 20 kilometreyi aşan bir uzunluğa sahip olması gerektiğini söylüyor.SIRA DIŞI BİR ROTASI VARLoeb ayrıca, nesnenin Güneş Sistemi içindeki rotasının dikkat çekici derecede sıra dışı olduğunu vurguladı. 3I/ATLAS, Venüs, Mars ve Jüpiter’e olağanüstü yakın geçişler yapacak.Loeb, bu güzergâhın rastgele oluşma ihtimalinin yalnızca 20 binde bir olduğunu belirterek, “Belki de bilinçli bir şekilde seçilmiş bir rota” dedi. ABD KONGRESİ DEVREDELoeb, Florida milletvekili Anna Paulina Luna ile görüştüğünü de açıkladı. Luna’nın, NASA’ya Jüpiter yörüngesindeki Juno uzay aracının 3I/ATLAS’ı yakından incelemesi için yönlendirilmesi talebinde bulunduğu öğrenildi.Loeb daha önce de ABD Kongresi’nde düzenlenen UAP (tanımlanamayan anormal fenomenler) oturumunda konuşmuş ve Dünya dışı yaşamı araştıran projelere daha fazla fon ayrılmasını istemişti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IP53dXRyVEm1KMg7yNGNpA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:18:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Hubble, fotoğrafı, şüphe, yarattı:, Gizemli, gök, cismi, nükleer, uzay, aracı, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Flört uygulamasında fotoğraflar çalındı</title>
<link>https://myblog.tc/floert-uygulamasinda-fotograflar-calindi</link>
<guid>https://myblog.tc/floert-uygulamasinda-fotograflar-calindi</guid>
<description><![CDATA[ Flört uygulaması Tea, güvenlik ihlali sonucu 72 bin görüntünün çalındığını bildirdi.Kadınların erkeklerle çıktıkları randevuları anonim olarak yorumlayıp değerlendirebilecekleri bir uygulama olan Tea, veri ihlali yaşadığını ve hackerların 72 bin kullanıcı görüntüsüne erişim sağladığını açıkladı.  Tea sözcüsü Reuters&#039;a hack olayını doğrulayarak, &quot;“sistemlerini yetkisiz erişim&quot; tespit ettiklerini ve 13 bin selfie ve hesap doğrulama amacıyla gönderilen fotoğraflı kimlikler ile gönderiler, yorumlar ve doğrudan mesajlardan 59 bin görüntü dahil olmak üzere yaklaşık 72 bin görüntünün ifşa olduğunu söyledi.  Şirket yaptığı açıklamada, &quot;Üçüncü taraf siber güvenlik uzmanlarıyla anlaştık ve sistemlerimizin güvenliğini sağlamak için 24 saat çalışıyoruz&quot; dedi ve hiçbir e-posta veya telefon numarasının açığa çıkmadığını, yalnızca Şubat 2024&#039;ten önce kaydolan kullanıcıların etkilendiğini ekledi.İHLAL AÇIKLANDI  İhlal ilk olarak Cuma günü erken saatlerde 404 Media tarafından bildirildi.  &quot;Kadınlar flört ederken asla güvenliklerinden ödün vermemelidir&quot; sloganını benimseyen uygulama, kayıt olan ve doğrulama sürecinden sonra onaylanan kadınların, ilgilendikleri erkekler hakkında Yelp tarzı yorumlarla anonim olarak bilgi paylaşabileceği bir platform olarak öne çıkıyor.  Uygulama, Instagram&#039;da son birkaç gün içinde iki milyondan fazla kullanıcının uygulamaya katılmak istediğini belirterek, giderek artan bir popülerlik kazanmıştı.  Tea&#039;ya kaydolmak için kullanıcıların selfie çekmeleri gerekiyor ve uygulama, bu fotoğrafların incelendikten sonra silindiğini belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fh4feC7_QUirbVV35U8y_Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 27 Jul 2025 20:19:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Flört, uygulamasında, fotoğraflar, çalındı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ChatGPT&#45;5&amp;apos;in çıkış tarihi belli oldu: &amp;quot;Kendimi işe yaramaz hissettim&amp;quot;</title>
<link>https://myblog.tc/chatgpt-5in-cikis-tarihi-belli-oldu-kendimi-ise-yaramaz-hissettim</link>
<guid>https://myblog.tc/chatgpt-5in-cikis-tarihi-belli-oldu-kendimi-ise-yaramaz-hissettim</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI&#039;ın merakla beklenen ChatGPT-5 modelinin ağustos ayında yayınlanacağı öne sürüldü.Kullanıcıların yapay zeka ile etkileşim biçimini kökten değiştirebilecek bir güncelleme için geri sayım başladı.Teknoloji sitesi The Verge, OpenAI’ın merakla beklenen yeni yapay zeka modeli ChatGPT-5’in ağustos ayında tanıtılacağını duyurdu.Şirketin yaz aylarında yeni bir model çıkaracağı zaten tahmin ediliyordu, ancak büyük modellerde yaşanan gecikmeler ve 5. modelin &quot;insan seviyesine yakın olacağı&quot; spekülasyonları nedeniyle bu haber kullanıcılar arasında heyecan yarattı.Resmi açıklamalar az olsa da, sızıntılar, erken kullanıcı deneyimleri ve CEO Sam Altman’ın açıklamaları GPT-5&#039;in güçlü bir güncelleme olacağını gösteriyor.NELER GETİRECEK?Mashable&#039;a göre, GPT-5’in özellikle çoklu görevlerde daha yetkin olacağı ve OpenAI&#039;ın geliştirdiği farklı araçları (örneğin video üretim aracı Sora, web ajanı Operator, gelişmiş akıl yürütme modelleri o3, o4-mini, o3-pro) tek bir arayüzde birleştireceği konuşuluyor. Böylece kullanıcılar görüntü üretme, kod yazma veya derinlemesine araştırma gibi işleri aynı sistem içinde yapabilecek.  Altman’ın yaptığı paylaşımlardan, GPT-5’in yazılım geliştirme ve teknik görevlerde önemli iyileştirmeler içereceği de anlaşılıyor.  Ayrıca yeni modelin, önceki modellere kıyasla çok daha büyük bir &quot;bağlam penceresine&quot; sahip olacağı düşünülüyor. Yani daha fazla bilgiyi &quot;hatırlayarak&quot; uzun, karmaşık etkileşimleri daha verimli şekilde sürdürebilir. Bağlam penceresi yapay zekanın işleyebileceği metnin uzunluğunu belirleyen bir özellik.GPT-5’in OpenAI’nin iç sistemlerinde biyogüvenlik gibi hassas alanlarda test edildiğine dair işaretler de mevcut. Bu da modelin çok daha ileri düzey kullanım senaryoları için hazırlandığını gösteriyor olabilir.ALTMAN&#039;IN YORUMUOpenAI CEO’su Sam Altman, 23 Temmuz’da katıldığı bir podcast’te GPT-5’in test sürecinden bahsetti. Kendisi karmaşık bir soruyu yanıtlamakta zorlandığını ve soruyu modele verdiğinde kusursuz bir cevap aldığını söyledi:“O an sandalyemde geri yaslandım ve ‘işte geldi’ dedim. Yapay zekanın yanında kendimi işe yaramaz hissettim.”Altman, bu duygunun her yeni modelle birlikte tekrarlandığını da belirtti, ancak bu kez yanıtın etkileyici derecede iyi olduğunu vurguladı.Henüz resmi çıkış tarihi paylaşılmasa da hem Altman hem de diğer OpenAI araştırmacıları modelin &quot;çok yakında&quot; geleceğini söylüyor. The Verge ve TechRadar gibi kaynaklar da modelin halihazırda iç testlerde kullanıldığını doğrulayan bulgulara ulaştı.Gazetecilerin elde ettiği bilgiler modelin ağustos ayında geleceğine işaret ediyor ama şirket henüz bu bilgiyi doğrulamadı.DİĞER BEKLENTİLERGPT-5’in yanı sıra OpenAI, iPhone’un efsanevi tasarımcısı Jony Ive ile birlikte bir yapay zeka bilekliği, ayrıca bir yapay zeka tarayıcısı gibi farklı projeler üzerinde de çalışıyor. Şirketin 2025 boyunca oldukça hızlı bir geliştirme temposu içinde olduğu görülüyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MlHWJVaA806uU_tPAbLn-g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:12:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>ChatGPT-5in, çıkış, tarihi, belli, oldu:, Kendimi, işe, yaramaz, hissettim</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Teyit: Japonlar Down sendromuna çare mi buldu?</title>
<link>https://myblog.tc/teyit-japonlar-down-sendromuna-care-mi-buldu</link>
<guid>https://myblog.tc/teyit-japonlar-down-sendromuna-care-mi-buldu</guid>
<description><![CDATA[ Mie Üniversitesi&#039;nden araştırmacıların, CRISPR-Cas9 gen düzenleme teknolojisini kullanarak yaptığı bir atılım sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.Japonya&#039;nın Down sendromuna çare bulduğu yönündeki iddialar sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.Konuyla ilgili paylaşımlar, Mie Üniversitesi&#039;nden araştırmacıların, CRISPR-Cas9 gen düzenleme teknolojisini kullanarak yaptığı bir atılımdan kaynaklanıyor.CRISPR-Cas9, genetik mühendisliğinde devrim yaratan bir gen düzenleme teknolojisi. Yöntem hücrelerin DNA’sında belirli hedef bölgeleri tanıyıp makas gibi keserek genetik bilgiyi değiştirmeyi mümkün kılıyor.Mie Üniversitesi araştırmacıları, işte bu yöntemi kullanarak laboratuvar ortamında Down sendromlu hücrelerden fazladan 21. kromozomu başarıyla çıkardı. Down sendromu, 21. kromozomun fazladan bir kopyasıyla (toplamda üç adet) oluşan genetik bir durum. Bu fazla kromozom, hücre bölünmesi sırasında oluşan bir hata nedeniyle ortaya çıkıyor ve bireyin genetik yapısında gelişimsel ve sağlıkla ilgili çeşitli farklılıklara yol açıyor.Son gelişme ise Down sendromu tedavisinde gelecekteki yaklaşımları köklü biçimde değiştirebilecek bilimsel bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.CRISPR NASIL ÇALIŞIR?Sistemin temelinde iki ana bileşen yer alıyor: Rehber RNA (guide RNA) ve Cas9 adlı bir enzim.Rehber RNA, DNA’daki hedeflenen belirli gen dizisini bulmakla görevli; adeta genetik bir adres etiketi gibi çalışıyor. Cas9 enzimi ise bu hedeflenen noktada DNA’yı kesiyor. Oluşan bu kesik, hücrenin doğal onarım mekanizmaları tarafından tamir edilirken, bilim insanları bu süreci kullanarak genetik materyale yeni bilgiler ekleyebilir, hatalı bir geni düzeltebilir ya da tamamen susturabilir.CRISPR-Cas9’un en büyük avantajı, genetik değişiklikleri çok daha hızlı, az maliyetli ve hassas bir şekilde yapabilmesi. Bu nedenle hem temel bilim araştırmalarında hem de hastalıkların genetik düzeyde tedavisi için geliştirilen yeni yöntemlerde yoğun biçimde kullanılıyor.CRISPR NEYİ BAŞARDI?Down sendromu, bireyin hücrelerinde fazladan bir 21. kromozom bulunmasıyla oluşurken, ABD&#039;de her 700 doğumdan birinde görülüyor. Bu genetik durum; zeka geriliği, doğuştan kalp anomalileri ve erken yaşta Alzheimer riski gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açıyor.Araştırma ekibinin lideri Ryotaro Hashizume, CRISPR-Cas9 sistemini, hücrelerde yalnızca fazla olan kromozomu tanıyacak şekilde özelleştirdi. Hashizume, “CRISPR sistemimizi yalnızca ekstra kromozomu hedef alacak şekilde tasarladık. Amacımız fazla genetik materyali temizlemek ve hücrenin gen ifadesinin normale dönüp dönmediğini gözlemlemekti” dedi.NE KADAR BAŞARILI OLDU?Kazinform Uluslararası Haber Ajansı&#039;na göre ilk deneyler laboratuvar ortamında üretilen kök hücreler üzerinde yapıldı. Fazladan kromozom çıkarıldıktan sonra, gen ve protein üretimi normale döndü.Özellikle sinir sistemi gelişimiyle ilgili genlerin aktivitesinde artış, metabolizma ile ilgili genlerde ise baskılanma gözlemlendi. Bu durum, Down sendromunun fetüsün beyin gelişimini bozduğuna dair önceki araştırmalarla da tutarlıydı.Ekip, deneylerini kök hücrelerin ötesine taşıyarak Down sendromlu bireylerden alınan deri hücrelerinde (fibroblast) de uyguladı. Bu hücrelerde de fazla kromozom başarıyla çıkarıldı.Hashizume, “Bu, çok umut verici bir sonuç. Farklılaşmış hücrelerde bile kromozom düzeltmesi sağladık. Bu, yöntemin farklı doku türlerinde de kullanılabileceğini gösteriyor” diye konuştu.Düzenlenen hücreler daha hızlı büyüdü, daha az hücre stresi ve yaşlanma belirtisi gösterdi ve daha sağlıklı mitokondri fonksiyonu sergiledi.HENÜZ MÜKEMMEL DEĞİLAncak teknik hâlâ mükemmel değil. CRISPR kesimleri zaman zaman sağlıklı kromozomları da etkileyebiliyor, bu da &quot;yan etki&quot; riski taşıyor. Araştırmacılar şu anda, kılavuz molekülleri yalnızca fazla kromozoma bağlanacak şekilde hassaslaştırmaya çalışıyor. Yani henüz Down sendromuna çare bulunduğu söylenemese de bu alanda çok büyük bir adım atılmış oldu.Hashizume, &quot;Kesinlik çok önemli. Sistemin yalnızca fazla kromozomu hedeflediğinden emin olmalıyız. Ayrıca bu hücrelerin gerçek biyolojik ortamda uzun vadeli davranışlarını da takip edeceğiz&quot; dedi.Uzmanlara göre, bu teknoloji güvenli ve etkili hale getirilebilirse, rejeneratif tıpta büyük bir devrim olabilir. Örneğin, genetik olarak düzeltilmiş kök hücreler kullanılarak hasarlı dokular onarılabilir ya da hastalıklar yavaşlatılabilir.ETİK TARTIŞMALAR KAPIDAAncak bu bilimsel başarı, beraberinde etik soruları da getiriyor. Özellikle genetik olarak Down sendromunun “ortadan kaldırılması” fikri, hem bireyler hem de aileleri açısından tartışmalı.İzlanda’da doğum öncesi tarama ve kürtaj kararları nedeniyle Down sendromu neredeyse tamamen ortadan kalktı. İzlanda Üniversitesi’nden etik profesörü Astridur Stefansdottir, bu sürecin rahatsız edici olduğunu savunarak, “Down sendromlu bireyler bu konuyla ilgili düşüncelerini paylaştığında oldukça rahatsız olduklarını söylüyorlar. Aynı şey aileleri için de geçerli” diyor.Japon araştırma ekibi ise açık şekilde “amaçlarının Down sendromunu yok etmek değil, genetik düzenleme ile biyolojik yükleri hafifletmek” olduğunu vurguluyor.ALZHEİMER BAĞLANTISIDown sendromlu bireylerin çok önemli bir kısmı doğuştan kalp sorunlarıyla mücadele ediyor. Ayrıca tiroit bozuklukları, bağışıklık sistemi düzensizlikleri ve erken Alzheimer riski taşıyorlar.  Bilim insanlarına göre, fazla 21. kromozom Alzheimer’a yol açtığı düşünülen amiloid proteinlerinin üretimini artırıyor. Bu durum, Down sendromluların demansa yakalanma olasılığını 3 ila 5 kat artırıyor. Fazladan kromozomun silinmesiyle bu risklerin azaltılması ya da geciktirilmesi hedefleniyor. Ancak klinik uygulamalar için henüz erken. “Bu yöntem henüz hastanelerde veya tıbbi protokollerde kullanılmaya hazır değil” diyen Hashizume, şunu da ekliyor:  “Ama artık CRISPR teknolojisinin yalnızca genleri değil, tüm bir kromozomu bile silebildiğini kanıtladık.”SONRAKİ ADIMLARBilimsel dergi PNAS Nexus&#039;ta yayınlanan bu çalışma, kromozom düzeyinde gen düzenleme için önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.Araştırma ekibi, düzenlenen hücreleri uzun vadeli takip edecek ve bu yöntemin canlı organizmalarda (in vivo) uygulanabilirliğini araştıracak. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/82GXG37400KtWNOyiflVtg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Teyit:, Japonlar, Down, sendromuna, çare, buldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Starlink kesintisi cepheyi karıştırdı: Ukrayna, Elon Musk&amp;apos;a bağımlı mı oldu?</title>
<link>https://myblog.tc/starlink-kesintisi-cepheyi-karistirdi-ukrayna-elon-muska-bagimli-mi-oldu</link>
<guid>https://myblog.tc/starlink-kesintisi-cepheyi-karistirdi-ukrayna-elon-muska-bagimli-mi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ 24 Temmuz&#039;da Starlink uydu internet hizmetinde meydana gelen 2,5 saatlik kesinti Ukrayna-Rusya savaşında cepheyi de etkiledi.Starlink uydu internet ağı, yaklaşık iki buçuk saat süren büyük bir kesintinin ardından yeniden çalışmaya başladı. Kesinti, bağlantı kararlılığını küresel ölçekte etkilerken, savaş bölgelerinde de paniğe neden oldu.Starlink Başkan Yardımcısı Michael Nicolls, &quot;Kesintiye, çekirdek ağı çalıştıran temel iç yazılım servislerinin arızalanması neden oldu. Hizmetimizde yaşanan geçici aksaklıktan ötürü özür dileriz. Son derece güvenilir bir ağ sunmaya kararlıyız; bu sorunun temel nedenini tamamen ortadan kaldıracağız ve bir daha yaşanmamasını sağlayacağız&quot; açıklamasında bulundu.KOMUTANDAN UYARIUkrayna Silahlı Kuvvetleri İnsansız Sistemler Komutanı Robert Brovdi ise iletişimin 00.35 ile 01.05 arasında tüm bölgelerde yeniden sağlandığını bildirdi.Brovdi, kesinti sırasında canlı yayın desteği olmadan askeri operasyonların devam ettiğini, keşif ve vurucu güç destekli görevlerin sürdürüldüğünü belirtti:&quot;Muharebe görevleri canlı yayın olmadan sürdürüldü; vurucu güç destekli keşif görevleri yapıldı. Savaş zamanı için 150 dakika gibi uzun sayılabilecek bu olay, zayıf noktaları gözler önüne serdi. Bu tür riskleri dikkate almalı ve iletişim kaynaklarımızı çeşitlendirmeliyiz.&quot;NE OLMUŞTU?24 Temmuz akşamı dünya genelinde Starlink ağında kesintiler yaşandığına dair çok sayıda rapor geldi. Ukrayna askeri kaynakları da bu kesintiyi doğruladı.Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı birimlerin kullandığı Starlink uydu internet sistemi, perşembe gecesi yaklaşık iki buçuk saat boyunca devre dışı kaldı. Bu durum, sadece Ukrayna&#039;yı değil, dünya genelinde 60 bin kadar kullanıcıyı etkileyen büyük çaplı bir teknik arızanın parçasıydı.&quot;MUAZZAM BİR RİSK&quot;Brovdi, perşembe akşamı Telegram’dan yaptığı paylaşımda, &quot;Starlink tüm cephede devre dışı&quot; ifadelerini kullandı. Daha sonra gönderisini güncelleyerek, kesintinin cuma sabahı 01:05 civarında sona erdiğini duyurdu.Brovdi, yaşanan olayın, iletişim altyapısının tamamen Starlink’e bağımlı olmasının ne kadar büyük bir risk olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurguladı.Ukrayna’daki binlerce drone ekibinden gelen görüntüleri tek bir merkezde toplayan OCHI sisteminin kurucusu Oleksandr Dmitriev ise Reuters’a verdiği röportajda şunları söyledi:“Böylesine kritik bir savaşta, bulut servislerine güvenerek birim yönetimi yapmak ve keşif görüntülerini iletmek muazzam bir risk. Eğer internet bağlantısı kaybolursa, savaşma yeteneğiniz neredeyse tamamen ortadan kalkıyor.”Dmitriev, bu nedenle internet tabanlı olmayan, yerel iletişim altyapılarına yönelme çağrısı yaptı.STARLINK SAVAŞIN MERKEZİNDEUkrayna ordusu, savaşın başladığı 2022&#039;den bu yana SpaceX’e ait binlerce Starlink terminaline güveniyor.Sistem, istihbarat sızmalarına ve sinyal bozuculara karşı dirençli olması nedeniyle hem cephe hattında iletişim kurmak hem de İHA operasyonları için vazgeçilmez hale geldi.Ancak bu son kesinti, Starlink’in küresel çapta yaşadığı en büyük teknik arızalardan biri olarak kayda geçti.RUSYA DA KULLANIYORStarlink’in Rusya’da resmi olarak hizmet vermediği belirtilse de Ukraynalı yetkililer, Moskova güçlerinin de Ukrayna cephelerinde Starlink terminalleri kullandığını öne sürüyor.Bu durum, teknolojinin savaş alanında nasıl kontrolsüz biçimde yayılabildiğine dair yeni endişelere yol açıyor.TEKNOLOJİK EGEMENLİKUzmanlar söz konusu kesintiden önce de Ukrayna&#039;nın Starlink&#039;e bağımlı hale gelebileceğine dair uyarmıştı.İspanya merkezli düşünce kuruluşu Elcano Kraliyet Enstitüsü’nün teknoloji ve dijital politika uzmanı Dario Garcia de Viedma, Euronews&#039;e yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulunmuştu:“Teknolojik egemenlik konusunda elbette endişeler var, çünkü bu durumda yalnızca tek bir sağlayıcıya, yani Starlink’e bağımlı hale geliyorsunuz. Ancak şu aşamada egemenlik ikinci plana düşüyor. Birinci öncelik savaşı kazanmak.”HAYATİ ROL OYNUYORStarlink, Dünya’dan yaklaşık 550 kilometre yüksekte yörüngede dönen 7 bin 800’den fazla uydudan oluşan bir ağ. Bu uydular, fiber optik kablolar gibi veri ileterek, internet erişiminin zor olduğu uzak bölgelerde bile yüksek hızlı bağlantı sağlıyor.ING Think’te kıdemli kredi stratejisti olan Jan Frederik Slijkerman, Starlink&#039;in Ukrayna’daki avantajlarını şu sözlerle açıklıyor:“Sinyali alan terminaller kitap büyüklüğünde, bu da onları taşımayı çok kolay hale getiriyor. Starlink, mükemmel bağlantı, iyi taşınabilirlik ve geniş bant için makul fiyatlar sunuyor.”Ukrayna, Starlink’le iş birliğini sadece askeri amaçlarla değil, mobil veri erişimi gibi sivil hizmetlerde de genişletiyor.Dijital Dönüşüm Bakanı Mykhailo Fedorov, savaşın başlamasından yalnızca iki gün sonra Elon Musk’tan Starlink terminalleri talep etmişti. İlk kitler (anten, ayaklık, yönlendirici ve çeşitli kablolar) altı gün içinde Ukrayna’ya ulaştırılmıştı. Ancak süreç içinde siyasi fikirleri değişen Musk, Ukrayna&#039;yı Starlink hizmetini geri çekmekle tehdit etmiş, tepkiler üzerine uydular cepheye hizmet vermeye devam etmişti.Fedorov’un nisan ayında yaptığı bir güncellemeye göre, Ukrayna’da şu anda 50 bin Starlink terminali, demiryolları, okullar ve hastanelerin elektrik kesintisi durumlarında çevrimiçi kalmasını sağlamak için kullanılıyor.Starlink, Ukrayna ordusu tarafından da yoğun şekilde kullanılıyor. 2022 yılında düzenlenen Aerorozvidka operasyonunda, Starlink sayesinde Delta isimli askeri muharebe kontrol ve bilgi işleme sistemi, elektrik kesintilerine rağmen çevrimiçi kalabilmişti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YKV4u-APTk-YHZH-bcXPFg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Starlink, kesintisi, cepheyi, karıştırdı:, Ukrayna, Elon, Muska, bağımlı, mı, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İnsan genomunda gizli bir hayalet kod bulundu</title>
<link>https://myblog.tc/insan-genomunda-gizli-bir-hayalet-kod-bulundu</link>
<guid>https://myblog.tc/insan-genomunda-gizli-bir-hayalet-kod-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Bir grup uluslararası araştırmacı, zıplayan genleri derinlemesine araştırarak insan genomunu etkileyen “hayalet kodları” ortaya çıkardı.İnsanlık, 1869’da İsviçreli hekim Friedrich Miescher’in DNA’yı ilk kez izole etmesinden bu yana genom biliminde muazzam bir yol kat etti. Bu yolculuğun dönüm noktalarından biri ise 1940’larda sitogenetikçi Barbara McClintock’un “zıplayan genler” olarak da bilinen hareketli genetik öğeleri (transposable elements, TE) keşfetmesiydi. Onlarca yıl sonra, İnsan Genomu Projesi bu öğelerin insan genomunun yüzde 45’ini oluşturduğunu ortaya koydu. Bu öğeler, milyonlarca yıl boyunca “kopyala-yapıştır” mekanizmasıyla genomda yayılmayı başarmıştı. Şimdiyse bir grup araştırmacı, zıplayan genleri derinlemesine araştırarak insan genomunu etkileyen “hayalet kodları” ortaya çıkardı. ÇÖP DNA’LARIN ÖNEMİ Zıplayan gen dizileri, birbirine son derece benzediği ve sık tekrarlandığı için uzun süre “çöp DNA” olarak küçümsenmiş ve eski virüslerden kalma genetik kalıntılar olarak görülmüştü. Son yıllarda ise bu bakış açısı değişmeye başladı. Bilim insanları artık zıplayan genlerin genom işlevi, kromozom evrimi, türleşme ve genetik çeşitlilikte önemli roller oynayabileceğini düşünüyor.  Bilim dünyasını heyecanlandıran yeni bir uluslararası araştırmada bu gizemli dizileri analiz etmek için yepyeni bir yöntem geliştirildi ve gen ifadesinden sorumlu gizli kalıplar ortaya çıkarıldı. Araştırma hakemli bilimsel dergi Science Advances’ta yayınlandı. Kyoto Üniversitesi’nden çalışmanın ortak yazarı Fumitaka Inoue, “Genomumuz uzun zaman önce dizilendi ama pek çok bölümünün işlevi hâlâ bilinmiyor” diyerek zıplayan genlerin anlaşılmasının genetik biliminin en büyük gizemlerinden birini çözebileceğini belirtti. YENİ BİR YAKLAŞIM Araştırma ekibi, zıplayan genleri daha iyi anlayabilmek için onları sınıflandırmada yeni bir yaklaşım benimsedi. Geleneksel araçlar yerine, bu dizileri hem evrimsel ilişkilerine hem de primat genomundaki koruma düzeylerine göre gruplandırdılar. Özellikle MER11 adlı bir zıplayan gen ailesine odaklanan araştırmacılar, bu dizileri MER11_G1&#039;den G4&#039;e kadar dört alt gruba ayırdı. G1 en eski evrimsel dizileri, G4 ise en genç olanları temsil ediyordu. MER11 ailesine bu yeni bakış açısıyla bakan ekip, bu grupların genom içinde düzenleyici bir işlev üstlenebileceğini ortaya koydu. Yani bu diziler, özellikle insan gelişiminin erken aşamalarında gen ifadesini açıp kapayan anahtarlar gibi davranıyor olabilir. Gen ifadesini açıp kapamak, bir genin aktifleşip pasifleşmesini kontrol etmek anlamına geliyor. Gen ifadesi açıksa gen çalışıyor demektir, yani o genin taşıdığı talimatlara göre bir protein üretilir. Gen ifadesi kapalıysa gen devre dışıdır; protein üretimi gerçekleşmez. EN GENÇ GRUP EN GÜÇLÜ ETKİYE SAHİP Araştırmacılar, “lentiMPRA” adı verilen özel bir teknik de kullandı. İnsan kök hücreleri ve erken dönem sinir hücreleri üzerinde 7 bin MER11 dizisi test edildi. Sonuçlar, en genç grup olan MER11_G4’ün gen ifadesi üzerinde en güçlü etkiye sahip olduğunu gösterdi. Araştırmaya göre bu grup, gen gelişimini ve tepkisini etkileyen kısa DNA dizilerini, yani “düzenleyici motifleri” kullanıyor. Bu grubun evrimsel geçmişini izleyen bilim insanları, kadim virüslerden miras alınan DNA dizilerinin halen primat genomunun şekillenmesinde ve işlemesinde aktif rol oynayabildiğini ortaya koydu. İnsan genomunu anlama yolculuğu 150 yılı aşkın süredir devam etse de, her yeni buluşta şaşırtmaya devam ediyor.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u7c3NSvnBEeQywh-Ekhh0g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>İnsan, genomunda, gizli, bir, hayalet, kod, bulundu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>100 yılda bir görülen Güneş tutulması geliyor</title>
<link>https://myblog.tc/100-yilda-bir-goerulen-gunes-tutulmasi-geliyor</link>
<guid>https://myblog.tc/100-yilda-bir-goerulen-gunes-tutulmasi-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;den de görülmesi beklenen tam Güneş tutulması Ağustos 2027&#039;de gerçekleşecek.Sosyal medyada 2 Ağustos&#039;ta dünyanın 6 dakikalığına tamamen karanlığa gömüleceği ve bunun bir daha 100 yıl boyunca tekrarlanmayacağı iddiası yayılıyor. Uzmanlar göre bu iddia gerçek dışı çünkü tüm dünyanın aynı anda karanlığa gömülmesi mümkün değil. Ne bu yıl ne de yakın gelecekte böyle bir &quot;küresel kararma&quot; beklenmiyor. Ancak bu yanlış bilginin arkasında, gerçekten büyüleyici bir gök olayı yatıyor: 2 Ağustos 2027&#039;de gerçekleşecek olan “yüzyılın Güneş tutulması.” 21. YÜZYILIN EN UZUN KARARMASI 2027&#039;nin 2 Ağustos&#039;unda Ay Güneş’i tam olarak kapatacak ve 6 dakika 22 saniyeye kadar sürecek tam tutulma yaşanacak. Bu, 21. yüzyılda karada görülecek en uzun tam Güneş tutulması olacak. Karşılaştırmak gerekirse, 8 Nisan 2024’te Meksika, ABD ve Kanada’da izlenen tam Güneş tutulması en fazla 4 dakika 28 saniye sürmüştü. Bu bile normalin üzerindeydi. 2027&#039;deki tutulma, 1991’den bu yana en uzun süreli tam tutulma olacak ve bir sonraki benzer uzunlukta tutulma 2114’e kadar gerçekleşmeyecek. Bu denli uzun bir tutulma için yaklaşık 87 yıl beklemek gerekecek. TÜRKİYE&#039;DEN GÖRÜLECEK Mİ? 2 Ağustos 2027’deki tutulma, Ay&#039;ın Dünya’ya en yakın konuma gelecek olması nedeniyle alışılmadık şekilde geniş bir karanlık hattı (totalite hattı) oluşturacak. Bu hat, yaklaşık 258 kilometre genişliğinde ve toplamda 15 bin 227 kilometre uzunluğunda bir yol kat ederek, yaklaşık 2,5 milyon kilometrekarelik bir alanı kapsayacak Ancak bu, Dünya yüzeyinin yalnızca küçük bir kısmına denk geliyor. Tutulma tam olarak İspanya, Cebelitarık, Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, Sudan, Suudi Arabistan, Yemen ve Somali üzerinden geçecek. Ancak Türkiye de tutulmanın etkileyeceği hattın içinde kalıyor. Yani Türkiye&#039;den gözlem yapmak mümkün olacak. Benzer şekilde Avrupa, Afrika ve Güney Asya&#039;nın büyük bölümünde de parçalı tutulma izlenebilecek. Kuzey Amerika gibi diğer bölgelerde ise herhangi bir tutulma görülmeyecek. EN YAKIN TUTULMA NE ZAMAN? Ağustos 2025&#039;te ise herhangi bir Güneş tutulması yaşanmayacak. En yakın tutulma, 21 Eylül’de, Pasifik Okyanusu üzerindeki bazı bölgelerde (Fiji, Tahiti, Yeni Zelanda ve Antarktika) görülebilecek parçalı bir güneş tutulması olacak. Ancak bu da küresel bir olay değil. Sonuç olarak, bu ağustosta dünya karanlığa gömülmeyecek. Ancak tarihin en uzun kara tutulmalarından birine tanıklık etmek isteyenler, 2 Ağustos 2027’yi şimdiden not edebilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e_6YdjiBF0CmvYdSeqvmZQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>100, yılda, bir, görülen, Güneş, tutulması, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Newton’ın kehaneti: 2060&amp;apos;da Dünya&amp;apos;nın sonu mu gelecek?</title>
<link>https://myblog.tc/newtonin-kehaneti-2060da-dunyanin-sonu-mu-gelecek</link>
<guid>https://myblog.tc/newtonin-kehaneti-2060da-dunyanin-sonu-mu-gelecek</guid>
<description><![CDATA[ Newton’un notları 300 yıl sonra internette yayılan bir mite dönüştü: Modern fiziğin babası, dünyanın 2060 yılında sona ereceğini mi öngörmüştü?1704’te Isaac Newton, eline kalem ve kâğıdını alarak dünyanın sonunu hesaplamaya çalıştı. Ne teleskop kullandı, ne de laboratuvar. Bunun yerine İncil’e, özellikle de Daniel kitabındaki sembolik sayılara başvurdu.  Üç yüzyıl sonra, Newton’un bu notları internette yayılan bir mite dönüştü: Modern fiziğin babası, dünyanın 2060 yılında sona ereceğini mi öngörmüştü? NEWTON’IN GİZLİ YÜZÜNewton yaygın bilindiği üzere yerçekimini keşfeden, kalkülüsü geliştiren ve modern fiziğin temellerini atan bir dahiydi. Ancak daha az bilinen tarafı, hayatının büyük kısmını simya, İncil yorumu ve kıyamet teolojisine adamış olması.  IFL Science’ın aktarımına göre fizikçi, bilimsel yayınlarının neredeyse iki katı uzunluğunda, beş milyondan fazla kelime içeren dini yazılar bıraktı. Ayrıca yaklaşık bir milyon kelimeyi simyaya ayırdı. Newton’a göre evreni anlamak ile Tanrı’yı anlamak aynı hakikatin iki yüzüydü.  Newton, dönemin resmi Anglikan inancı dışında, bağımsız ve heterodoks bir Hristiyanlık anlayışına sahipti. Özellikle Daniel ve Vahiy kitaplarını “ilahi tarih şifresi” olarak görüyordu. Ona göre bu semboller çözüldüğünde insanlığın kaderi de okunabilirdi. 2060 NEREDEN ÇIKTI?Newton’un 2060 yılı kehaneti, İncil’deki şu ifadelere dayanıyor:  “Zaman, zamanlar ve yarım zaman 42 ay veya 1260 gün ya da üç buçuk yıldır. Bu 1260 günlük dönem, üç kralın kesin fethi olan MS 800 yılından başlatılırsa, MS 2060’ta sona erecektir.”  Newton bu 1260 günü “1260 yıl” olarak yorumlamıştı. Bu, o dönemde Protestan yorumcular arasında yaygın bir yaklaşımdı. MS 800 yılı, Şarlman’ın taç giydiği ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun kurulduğu yıl olarak kabul ediliyordu. Newton’a göre bu, Hristiyanlığın yozlaşmaya başladığı andı. Ve 2060 yılı, bu yozlaşmış sistemin yıkılışı olacaktı.  Ancak bu bir “kıyamet” değil, ilahi bir dönüşüm anlamına geliyordu. Newton’a göre 2060’ta Mesih geri dönecek ve dünyada barış ve hakikat temelli ebedi bir krallık kuracaktı. Gerçek İncil ilk kez açıkça ilan edilecekti. NEWTON BU FİKİRLERİ NEDEN GİZLEDİ?Newton, bu hesaplarını ve dini görüşlerini hiçbir zaman yayınlamadı. Bu fikirler, kenar notları, özel mektuplar ve yaşlılık dönemine ait müsveddelerde kaldı. Çünkü Newton, Tanrı, İsa ve Kutsal Ruh’un birliğine dayanan klasik Hıristiyan inancını reddediyordu. Bu, o dönemde İngiltere’de cezai yaptırımlara neden olabilecek kadar ciddi bir suçtu. Ayrıca Katolikliğe ve Protestan kurumlarına da eleştiriler yöneltiyordu. Bu nedenle bu yazılarını gizlemeyi tercih etti.  Newton 1727’de vasiyetsiz şekilde öldü. Gizli yazıları önce uzak akrabalarına, ardından Anglikan Kilisesi’ne sadık Portsmouth ailesine geçti ve yıllarca kamuoyundan saklandı. 1936’da borçlar nedeniyle açık artırmaya çıkarıldıklarında, Kudüs doğumlu âlim Abraham Yahuda bu belgeleri satın aldı ve sonunda İsrail Ulusal Kütüphanesi’ne bağışladı. Newton’un ünlü 2060 mektubu, ancak 1969 yılında gün yüzüne çıkabildi.  Tarihçi Stephen D. Snobelen’e göre, Newton 2060’ta Mesih’in geri döneceğini öngörmüş olabilir, ancak bunu mutlak bir iddia olarak sunmamıştı. Newton, kehanetlere dayanarak kesin tarihler vermekten çekiniyordu. “Bu dönem 2060 yılında sona erebilir. Daha geç bitebilir, ama daha erken sona ereceğine dair hiçbir neden göremiyorum” demişti. 2060’TA NE OLACAK?Bugünün gözünden bakıldığında, Newton’un hem fizikçi hem de kıyamet hesapçısı olması garip gelebilir. Ancak 17. yüzyılda bilim (doğal felsefe), simya, astronomi ve teoloji iç içeydi.  Ancak Newton’un kehanetine göre 2060’ta Dünya yanmayacak ya da yok olmayacak; savaşlar, çalkantılar ve yozlaşmış sistemlerin çöküşü eşliğinde ruhsal bir yenilenme başlayacaktı. Bu, fiziksel bir kıyamet değil, ilahi düzenin yeniden tesisi olacaktı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LSdkr8PH_UG2jXlxu5oL0Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Newton’ın, kehaneti:, 2060da, Dünyanın, sonu, gelecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Şaka mı gerçek mi belli değil: &amp;quot;Bir uzay gemisi dünyaya saldıracak&amp;quot;</title>
<link>https://myblog.tc/saka-mi-gercek-mi-belli-degilbir-uzay-gemisi-dunyaya-saldiracak</link>
<guid>https://myblog.tc/saka-mi-gercek-mi-belli-degilbir-uzay-gemisi-dunyaya-saldiracak</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;den üç araştırmacı, 3I/ATLAS adlı nesnenin, gizlenmiş bir uzaylı casusluk teknolojisi parçası olabileceğini öne sürüyor.Küçük bir grup bilim insanının tartışmalı yeni araştırmasına göre, gizemli bir galaksiler arası nesne, kasım ayında gezegenimize saldırması planlanan “düşman bir uzaylı uzay aracı&quot; olabilir.South West News Service&#039;in haberine göre, araştırmacılar 16 Temmuz&#039;da ön baskı sunucusu arXiv&#039;de yayınlanan makalede, “Bu hipotez doğru çıkarsa, sonuçları insanlık için felaket olabilir” diye yazdı.Live Science&#039;ın haberine göre, 3I/ATLAS olarak adlandırılan yıldızlararası nesne 1 Temmuz&#039;da keşfedildi ve saatte 210 mile yakın bir hızla güneşe doğru ilerliyordu. 24 saatten az bir süre sonra, ilk gözlemler bunun çapı yaklaşık 24 kilometre olan bir kuyruklu yıldız olabileceğini ve Manhattan&#039;dan daha büyük olduğunu gösteren yıldızlararası bir nesne olduğu doğrulandı.Ancak yeni makalede üç araştırmacı, bunun gizlenmiş bir uzaylı casusluk teknolojisi parçası olabileceğini öne sürdü.&quot;UZAYLILAR CASUS CİHAZLAR YERLEŞTİREBİLİR&quot;New York Post&#039;un haberine göre, araştırmacılardan uzaylı nesneleri uzaylı yaşamla ilişkilendiren tanınmış bir Harvard astrofizikçisi Avi Loeb, daha önce, 2017 yıldızlararası nesnesi &quot;Oumuamua&quot;nın garip şekli ve ivmesine dayanarak, uzaylı bir medeniyet tarafından gönderilmiş yapay bir keşif sondası olabileceği teorisini ortaya atarak büyük yankı uyandırmıştı.Loeb, Londra&#039;daki Yıldızlararası Araştırmalar Girişimi&#039;nden Adam Hibberd ve Adam Crowl ile birlikte yürüttüğü bu çalışmada, 3I/ATLAS&#039;ın yörüngesinin benzer bir uzaylı kökeni olduğunu öne sürdü. Üçlü, nesnenin hızının, Oumuamua ve diğer nesnelerden önemli ölçüde daha hızlı olması ve güneş sistemimize öncekilerden farklı bir açıdan girmiş olmasının “dış gezegen zekası için çeşitli avantajlar” sağladığını düşündü. Loeb, 3I/ATLAS&#039;ın Jüpiter, Mars ve Venüs&#039;e yakın yaklaşımlar gerçekleştireceğinin bir avantajı olduğunu ve bu sayede uzaylıların bu gezegenlere gizlice casus “cihazlar” yerleştirebileceğini belirtti.Sözde gizli UFO, kasım ayı sonlarında Güneş&#039;e en yakın noktasına (perihelion) ulaştığında, Dünya&#039;dan görünmeyecek. Loeb, “Bu, nesne en parlak olduğunda veya gizli bir noktadan Dünya&#039;ya cihazlar gönderildiğinde, Dünya&#039;daki teleskopların ayrıntılı gözlemlerinden kaçınmak için kasıtlı olabilir” dedi.&quot;KARANLIK ORMAN&quot; HİPOTEZİNİ DESTEKLEYEBİLİRBu anormallik bir “teknolojik eser” ise bu, uzaylı varlıkların avcılardan veya avlardan korunmak için gizli kaldıkları için henüz izlerine rastlamadığımızı savunan karanlık orman hipotezini destekleyebilir. Loeb, bunun bir saldırı olasılığını işaret edebileceğini ve “muhtemelen savunma önlemlerinin alınmasını gerektirebileceğini” uyarıyor.Sorun, 3I/ATLAS&#039;ın güneş sisteminden çıkmadan önce Dünya&#039;dan fırlatılan bir uzay aracının onu yakalayamayacak kadar hızlı hareket etmesi. Loeb, “Bu nedenle, en iyi roketlerimiz bu hızın en fazla üçte birine ulaşabildiğinden, kimyasal roketlerle 3I/ATLAS&#039;a en yakın noktada iniş yapmak dünyalılar için pratik değildir” diye yazdı.DİĞERLERİ &quot;KUYRUKLU YILDIZ&quot; DİYORAncak diğer bilim insanları, bu nesnenin sözde uzaylı kökenli olduğu iddiasına soğuk bakıyor ve onun bir kuyruklu yıldız olduğuna inanıyor.Live Science&#039;ın haberine göre Kanada&#039;daki Regina Üniversitesi&#039;nde güneş sistemi dinamiklerini inceleyen astronom Samantha Lawler, “Tüm kanıtlar, bunun başka bir güneş sisteminden fırlatılmış sıradan bir kuyruklu yıldız olduğunu gösteriyor, tıpkı bizim güneş sistemimizden fırlatılmış sayısız milyarlarca kuyruklu yıldız gibi” dedi.Aslında Loeb bile blogunda, uzaylı casus sondası teorisinin biraz abartılı olduğunu itiraf etti ve “Şu ana kadar en olası sonuç, 3I/ATLAS&#039;ın tamamen doğal bir yıldızlararası nesne, muhtemelen bir kuyruklu yıldız olduğu yönünde” diye konuştu.Araştırmacılar ayrıca, henüz hakem tarafından incelenmemiş olan bu makaleyi kamuoyunun şüpheyle karşılaması gerektiğini de belirtti.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4rw5__A47UCpr6YNelpwTg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Şaka, mı, gerçek, belli, değil: Bir, uzay, gemisi, dünyaya, saldıracak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>iOS 26 güncellemesi ne zaman gelecek? İOS 26 güncellemesi alabilecek ve alamayacak telefon modelleri listesi</title>
<link>https://myblog.tc/ios-26-guncellemesi-ne-zaman-gelecek-ios-26-guncellemesi-alabilecek-ve-alamayacak-telefon-modelleri-listesi</link>
<guid>https://myblog.tc/ios-26-guncellemesi-ne-zaman-gelecek-ios-26-guncellemesi-alabilecek-ve-alamayacak-telefon-modelleri-listesi</guid>
<description><![CDATA[ Apple, WWDC 2025 etkinliğinde merakla beklenen iOS 26 güncellemesini resmi olarak tanıttı. Yeni işletim sistemi, kullanıcı deneyimini geliştiren birçok yenilikle birlikte geliyor. Peki, iOS 26 hangi iPhone modellerine gelecek? Hangi cihazlar bu güncellemeyle birlikte destek dışı kalacak? İşte güncellemeye dair merak edilen tüm detaylar…Apple, yeni güncellemeyle birlikte yapay zekâ destekli özellikler, kişiselleştirilmiş kilit ekranı düzenlemeleri, daha gelişmiş gizlilik seçenekleri ve yeniden tasarlanmış bildirim merkezi gibi birçok önemli yenilik sunuyor.Yeni sürümle birlikte bazı eski cihazlar güncelleme desteğini kaybediyor. iPhone 11 serisi, iPhone XR, iPhone XS ve daha eski modeller, iOS 26 kapsamı dışında bırakıldı. Bu cihazlar, iOS 25 ile yola devam edecek ancak yeni özelliklerden ve bazı güvenlik güncellemelerinden mahrum kalacak.iOS 26, şu anda geliştirici beta sürecinde. Apple, güncellemenin Eylül 2025’te, yeni iPhone 16 serisiyle birlikte genel kullanıma sunulacağını açıkladı. Kamuya açık beta sürümünün ise Temmuz sonu itibarıyla indirilebilir olması bekleniyor.Apple&#039;ın duyurusuna göre iOS 26 güncellemesi, iPhone 12 ve üzeri modeller için kullanılabilir olacak. Bu kapsamda aşağıdaki iPhone modelleri iOS 26 desteğini alacak:iPhone 15 serisiiPhone 14 serisiiPhone 13 serisiiPhone 12 serisiiPhone SE (3. nesil ve sonrası)Yeni sürümle birlikte bazı eski cihazlar güncelleme desteğini kaybediyor. iPhone 11 serisi, iPhone XR, iPhone XS ve daha eski modeller, iOS 26 kapsamı dışında bırakıldı. Bu cihazlar, iOS 25 ile yola devam edecek ancak yeni özelliklerden ve bazı güvenlik güncellemelerinden mahrum kalacak.Destek dışı kalan bazı modeller:iPhone 11, 11 Pro, 11 Pro MaxiPhone XS, XS MaxiPhone XRiPhone X ve daha eski modelleriPhone SE (1. ve 2. nesil) ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F9652Zf0G0y2sh9VbmhOGw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>iOS, güncellemesi, zaman, gelecek, İOS, güncellemesi, alabilecek, alamayacak, telefon, modelleri, listesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yerli sosyal medya dönemi: TEKNOFEST girişimcilerinin geliştirdiği Next Sosyal açıldı</title>
<link>https://myblog.tc/yerli-sosyal-medya-doenemi-teknofest-girisimcilerinin-gelistirdigi-next-sosyal-acildi</link>
<guid>https://myblog.tc/yerli-sosyal-medya-doenemi-teknofest-girisimcilerinin-gelistirdigi-next-sosyal-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Yerli sosyal medya platformu kullanıma açıldı. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST girişimcisi gençler tarafından geliştirilen Next Sosyal&#039;i anlattı.Yerli ve milli sosyal medya platformu &#039;&#039;Next Sosyal&#039;&#039; kullanıma açıldı. Platformda, haber, teknoloji, yaşam ve gündem gibi içerikler olacak. Kullanıcılar metin, görsel, video ve anket formatında içerikler paylaşabilecek.  Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı tarafından geliştirilen Next Sosyal, kullanıcılara özgür ve güvenli bir sosyal medya deneyimi sunmayı hedefliyor. Platform, genç ve yenilikçi bir topluluk oluşturarak fikir alışverişini teşvik etmeyi amaçlıyor.  Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, &quot;Bu alanda da bağımsız olmak adına böylesine bir eser geliştirdi gençlerimiz. Türkiye Teknoloji Vakfı&#039;ndan aldığı destekle ve bunun yanında BAYKAR&#039;ın mühendislerinin desteğiyle NEXT Teknofest Sosyal deneme sürümüyle yayına çıktı.&quot; dedi. &quot;Herkesi Next Teknofest Sosyal&#039;e bekliyoruz&quot; diyen Bayraktar, &quot;17-21 Eylül&#039;de İstanbul&#039;da olacağız Teknofest için. Sosyal medyayı kullanarak gelirseniz büyük sürprizler sizi bekiyor olacak.&quot; ifadelerini kullandı. Uygulama tüm telefonlara indirilebiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gjOoh_x0PEyt1q1nJvMvzg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Yerli, sosyal, medya, dönemi:, TEKNOFEST, girişimcilerinin, geliştirdiği, Next, Sosyal, açıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD’nin yasağı delindi: Çin, 1 milyar dolarlık Nvidia çipini nasıl aldı?</title>
<link>https://myblog.tc/abdnin-yasagi-delindi-cin-1-milyar-dolarlik-nvidia-cipini-nasil-aldi</link>
<guid>https://myblog.tc/abdnin-yasagi-delindi-cin-1-milyar-dolarlik-nvidia-cipini-nasil-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Çin’in satışı yasak olan Nvidia çiplerinden yüklü miktarda alması üzerine başlayan tartışmada uzmanlar yeni oluşan kara borsaya dikkat çekiyor.ABD’nin gelişmiş yapay zeka çiplerinin Çin’e ihracatını kısıtlamasına rağmen, yalnızca üç ay içinde yaklaşık 1 milyar dolarlık Nvidia çipi Çin’e ulaştı. Financial Times’ın analizine göre, bu durum, Washington’un Pekin’in yüksek teknoloji hamlelerini dizginleme çabalarının ne derece sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. ABD merkezli yapay zeka şirketlerinin (OpenAI, Google, Meta) kullandığı ve Çin’e satışı yasak olan Nvidia’nın B200 çipleri, ülkede hızla büyüyen bir kara borsada en çok aranan ürün haline geldi. Belgelere göre, Çin’in Guangdong, Zhejiang ve Anhui eyaletlerindeki dağıtıcılar B200’ün yanı sıra H100 ve H200 gibi yasaklı çipleri de Çinli veri merkezi tedarikçilerine ulaştırıyor. YENİ BİR KARA BORSA EKONOMİSİ Satışlar genellikle sekiz B200 çipiyle birlikte yazılım ve bağlantı donanımı içeren sistemler şeklinde yapılıyor. Bir paket yaklaşık 150 kilogram ağırlığında ve 500 bin dolara kadar fiyatlandırılıyor. Çinli “Gate of the Era” (Çağın Kapısı) adlı bir şirket, B200 çiplerini büyük miktarlarda temin edip sattı. Şirketin, yalnızca mayıstan bu yana yaklaşık 400 milyon dolarlık ürün sattığı tahmin ediliyor. YASAL AÇIKLAR VE ZAYIF DENETİM Çin içinde bu çiplerin satışı, ithalat vergileri ödendiği sürece yasal kabul ediliyor. Ancak bu ürünleri Çin’e ihraç eden taraflar ABD ihracat kontrollerini ihlal etmiş oluyor. Nvidia ise doğrudan bu kaçakçılıkla ilişkilendirilmediğini ve bu satışlardan haberdar olmadığını belirtti: “Kaçak yollardan kurulan veri merkezleri teknik ve ekonomik açıdan sürdürülebilir değil. Biz yalnızca yetkili ürünlerimize destek sağlıyoruz.” SOSYAL MEDYADA ÇİP PAZARI Çin’in Douyin ve Xiaohongshu gibi sosyal medya platformlarında Supermicro, Dell ve Asus gibi şirketlerin logolarını taşıyan paketlerin satış ilanları görülüyor. Bu şirketler ise ürünlerinin bu şekilde kullanıldığından haberdar olmadıklarını ve tüm ihracat kurallarına uyduklarını belirtiyor. Örneğin bir dağıtıcının, “Piyasa balık pazarı gibi. Hiçbir şey eksik değil” dediği öne sürülüyor. Yine de ABD’nin daha zayıf bir versiyon olan H20 çiplerine yönelik ihracat yasağını kaldırması, yasadışı B200 satışlarında düşüşe yol açtı.Ancak sektörde hâlâ en ileri teknolojiye olan talep sürüyor. Hatta bazı dağıtıcılar şimdiden henüz piyasaya çıkmamış B300 çipleri için ön sipariş toplamaya başladı. GÖZLER GÜNEYDOĞU ASYA’DA Uzmanlara göre, Çinli alıcılar kısıtlı Nvidia çiplerini Tayland ve Malezya gibi Güneydoğu Asya ülkeleri üzerinden temin ediyor. ABD Ticaret Bakanlığı, bu ülkelere yönelik yeni ihracat kısıtlamaları getirmeyi değerlendiriyor. Ancak Financial Times’a konuşan sektör kaynakları, bu yollar kapansa bile Avrupa üzerinden yeni tedarik zincirlerinin oluşturulmakta olduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x_kHGvbUDkKg-vOAwA5SJA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>ABD’nin, yasağı, delindi:, Çin, milyar, dolarlık, Nvidia, çipini, nasıl, aldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>iPhone 17 ne zaman çıkacak? İşte Apple tarafından beklenen çıkış tarihi</title>
<link>https://myblog.tc/iphone-17-ne-zaman-cikacak-iste-apple-tarafindan-beklenen-cikis-tarihi</link>
<guid>https://myblog.tc/iphone-17-ne-zaman-cikacak-iste-apple-tarafindan-beklenen-cikis-tarihi</guid>
<description><![CDATA[ Apple, her yıl merakla beklenen yeni iPhone modelini tanıtmaya devam ediyor. Son yıllarda kullanıcılar, yeni iPhone modelinin çıkış tarihini ve özelliklerini sabırsızlıkla bekliyor. Bu yıl da piyasaya sürülecek olan iPhone 17&#039;nin ne zaman çıkacağı ve özellikleri merak ediliyor. Peki, iPhone 17&#039;nin çıkış tarihi ne zaman?iPhone 17 çıkış tarihi, teknoloji tutkunları tarafından yakından takip ediliyor. Her yıl yeni iPhone modeliyle gündeme gelen Apple, iPhone 17 ile birlikte oldukça iddialı bir çıkış yapmayı planlıyor. Peki, iPhone 17 ne zaman çıkacak?Henüz Apple tarafından resmi olarak açıklanmasa da, teknoloji çevrelerinden gelen sızıntılar iPhone 17’nin önemli değişikliklerle geleceğini gösteriyor. İşte öne çıkan bazı beklentiler:Yeni tasarım çizgileri: Daha ince çerçeveler ve hafif gövdeGelişmiş kamera sistemi: Yapay zekâ destekli gece modu ve 8K video kaydıDaha güçlü işlemci: A19 Bionic ile yüksek performans ve enerji verimliliğiUzun pil ömrü: iOS 19 ile optimize edilmiş güç kullanımıEkran yeniliği: 120Hz ProMotion teknolojisi tüm modellere yayılabilir.iPhone 17 serisinin iPhone 16 serisiyle aynı fiyata sahip olup olmayacağını henüz duymadık. Çoğu söylenti, &quot;Plus&quot; modelinin yerini, serideki fiyatını da yükseltecek olan yeni süper ince &quot;Air&quot; modelinin alacağını öne sürüyor:iPhone 17 : 6,27 inç LTPO ekran, A19/8GB/128GB (799 $)iPhone 17 Air : 6,65 inç LTPO ekran, A19/8GB/128GB (899 $)iPhone 17 Pro : 6,27 inç LTPO ekran, A19 Pro/12 GB/256 GB (1.099 $)iPhone 17 Pro Max : 6,86 inç LTPO ekran, A19 Pro/12 GB/256 GB (1.199 $)Bu, iPhone&#039;un genel fiyatlarında önemli bir artış anlamına gelecek; Pro modeli 100 dolar artacak ve Plus modelinin yerini Pro Max&#039;ten 100 dolar daha pahalı bir model alacak.Genellikle ABD’de satışa sunulduktan bir hafta sonra Türkiye pazarına giren iPhone modelleri, iPhone 17 için de benzer bir takvim izleyebilir. Bu durumda, iPhone 17’nin Türkiye’de Eylül ayının son haftasında satışta olması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dw86m28G302P9xkm65O9mw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>iPhone, zaman, çıkacak, İşte, Apple, tarafından, beklenen, çıkış, tarihi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Pony AI, Şangay için izin aldı: Robotaksi hizmeti başlıyor!</title>
<link>https://myblog.tc/pony-ai-sangay-icin-izin-aldi-robotaksi-hizmeti-basliyor</link>
<guid>https://myblog.tc/pony-ai-sangay-icin-izin-aldi-robotaksi-hizmeti-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Otonom araç şirketi Pony AI, Şanghay&#039;da robotaksi hizmeti sunmak için izin aldığını açıkladı.Çin merkezli Otonom araç şirketi Pony AI Cumartesi günü Şanghay&#039;ın Pudong bölgesinde tamamen sürücüsüz, ticari robotaksi hizmeti sunmak için izin aldığını açıkladı.Şirketten yapılan açıklamada, Pony AI&#039;nın Jinqiao ve Huamu&#039;nun ana iş bölgelerinden başlayarak şehirde tamamen sürücüsüz araç çağırma hizmetlerini başlatacağı ve ardından diğer bölgelere yayılacağı belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OnrAR2uHckm_x1MFMynHLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Pony, AI, Şangay, için, izin, aldı:, Robotaksi, hizmeti, başlıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Araştırma: Gençler, sağlık tavsiyelerini TikTok&amp;apos;tan alıyor</title>
<link>https://myblog.tc/arastirma-gencler-saglik-tavsiyelerini-tiktoktan-aliyor</link>
<guid>https://myblog.tc/arastirma-gencler-saglik-tavsiyelerini-tiktoktan-aliyor</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırma, ergenlik çağındaki gençlerin, sağlık sorunlarına dair cevapları sosyal medyada aradığını ortaya koydu.The Mirror&#039;da yayınlanan araştırmaya göre, genç kızların neredeyse üçte biri, sağlıkla ilgili konularda Google veya TikTok gibi platformlara yöneliyor.
Luna isimli uygulamanın yaptığı araştırmada, 2 bin 500 genç katılımcıdan yüzde 31’inin sağlık konularında ilk olarak internete başvurduğu belirlendi. Buna karşın yalnızca yüzde 27’si sağlıkla ilgili konularda ebeveynlerine ya da vasilerine danışıyor.Araştırma, gençlerin internete yönelmesindeki en büyük etkenlerin başında utanma ve mahcubiyet duygusunun geldiğini gösterdi. Katılımcıların yüzde 19’u, ebeveynlerinden çekindikleri için doktora gitmekten kaçındıklarını söyledi.Uzmanlara göre, gençlerin sağlık sorunlarını paylaşmaları için onlara güvenli bir alan sunulmalı. Burada önemli olan, ebeveynlerin tüm cevaplara sahip olması değil; onları yargılamadan dinleyen birer güven kaynağı olmaları.Araştırmada, gençlerin hangi koşullarda daha açık iletişim kurabileceklerine dair veriler de toplandı. Uzmanlar, gençlerle düzenli ve samimi konuşmalar yapılmasının, güven ilişkisini zamanla güçlendireceğini ve hassas konuların konuşulmasını kolaylaştıracağını belirtiyor.Prof. Dr. Anne Marie Albano, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Özellikle sosyal kaygı ya da depresyon yaşayan gençler, çevrim içi ortamda daha fazla vakit geçirip yüz yüze ilişkilerden uzaklaşabiliyor. Bu durum; yalnızlık, çaresizlik, kaygı ve depresyon duygularını daha da derinleştirebiliyor. Gençlerin sosyal ilişkiler kurarak gerçek dünyada sağlıklı şekilde var olmaları çok önemli.” ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sEwXohJ3LU2eHVD-JcnxFA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Araştırma:, Gençler, sağlık, tavsiyelerini, TikToktan, alıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA’da kriz: 4 bin çalışan istifa ediyor</title>
<link>https://myblog.tc/nasada-kriz-4-bin-calisan-istifa-ediyor</link>
<guid>https://myblog.tc/nasada-kriz-4-bin-calisan-istifa-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD uzay ajansı NASA&#039;nın çalışan sayısı 18 binden 14 bine düşebilir.ABD medyasının yayınladığı haberlere göre, uzay ajansı NASA&#039;nın büyük bütçe kesintileri ve liderlik belirsizliği ile karşı karşıya kalması nedeniyle, 4 bine yakın çalışanı, istifa başvurusunda bulundu.  CBS News&#039;in haberine göre, Trump yönetiminin federal harcamaları azaltma çabalarının bir parçası olan ertelenmiş istifa programı, NASA&#039;nın çalışan sayısını yaklaşık 18 binden 14 bine düşürebilir. Ajansa göre, bu rakam normal yolla işten ayrılan yaklaşık 500 çalışanı da içeriyor.  NASA sözcüsü Cheryl Warner, ajansın operasyonlarını düzene sokmak için çalıştığı bu dönemde güvenliğin en önemli öncelik olmaya devam ettiğini söyledi. “NASA, Ay ve Mars dahil olmak üzere keşif ve inovasyonun altın çağına bağlılığını sürdürüyor” dedi.  Satın alma girişimi, Hükümet Verimliliği Bakanlığı tarafından başlatıldı ve dün gece yarısı sona erdi. NASA, ilk turda yaklaşık 870 çalışanın başvurduğunu, ikinci turda ise 3 bin çalışanın başvurduğunu açıkladı.BÜTÇE YÜZDE 25 AZALIYOR   Toplu istifalar, kurumda artan belirsizlik ortamında gerçekleşti. Yönetimin 2026 mali yılı bütçe önerisi, NASA&#039;nın fonunu yüzde 25 oranında keserek 24 milyar dolardan 18 milyar dolara düşürecek, bu da personel ve paydaşlar arasında endişe yarattı.  Bu kargaşaya ek olarak, ABD Başkanı Donald Trump, SpaceX kurucusu Elon Musk ile kamuoyunda yaşanan çatışmanın ardından, ajansı yönetmesi için aday gösterdiği milyarder astronot Jared Isaacman&#039;ın adaylığını geri çekti. Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, bu ayın başlarında geçici yönetici olarak atandı.   ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rNt2ltksQEemJRbbyvFVSA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>NASA’da, kriz:, bin, çalışan, istifa, ediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>OpenAI CEO&amp;apos;sundan kritik uyarı: ChatGPT ile paylaştıklarınız gizli değil!</title>
<link>https://myblog.tc/openai-ceosundan-kritik-uyari-chatgpt-ile-paylastiklariniz-gizli-degil</link>
<guid>https://myblog.tc/openai-ceosundan-kritik-uyari-chatgpt-ile-paylastiklariniz-gizli-degil</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI CEO&#039;su Sam Altman, sohbet botu ChatGPT&#039;yi kişisel teraspit olarak kullananları uyardı.OpenAI şirketi CEO&#039;su Sam Altman, yapay zeka botu ChatGPT ile ilgili uyarıda bulundu. Sohbet botunu terapist olarak görenleri uyaran Altman, yapılan konuşmalar için henüz bir gizlilik sistemi olmadığını söyledi. Theo Von’un podcast programından konuşan Altman, “İnsanlar hayatlarındaki en özel meseleleri ChatGPT’ye açıyor. Özellikle gençler, ChatGPT’yi bir terapist ya da yaşam koçu gibi görüyor. İlişkilerinde sorun yaşadıklarında gelip ‘Ne yapmalıyım?’ diye soruyorlar. Normalde bu tür meseleleri bir terapiste, avukata ya da doktora anlattığınızda, bu konuşmalar yasal gizlilik kapsamında korunur; doktor-hasta ya da avukat-müvekkil gizliliği gibi&quot; dedi.MAHKEMEDE DELİL OLABİLİR Öte yandan OpenAI CEO&#039;su ChatGPT ile yaptığı konuşmaların bir dava durumunda yasalar gereği mahkemeye sunulabileceğini belirtti.   Daha önceki konuşmalarında, ChatGPT&#039;nin çoğu doktordan daha iyi teşhis koyabildiğini söyleyen Altman, &quot;ChatGPT sayesinde hayatta kaldım tarzı bir sürü hikâye var. Ama yine de insanlar gidip gerçek doktorlara danışıyor. Ben belki de bu konuda biraz çağ dışı kalıyorum ama iş sağlık olunca, ortada gerçek bir doktor yokken sadece ChatGPT’ye güvenmek içime sinmiyor.” demişti.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4mhLHww-oUCtg9dEpyexSg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 23:11:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>OpenAI, CEOsundan, kritik, uyarı:, ChatGPT, ile, paylaştıklarınız, gizli, değil</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google için tehdit büyüyor: ChatGPT günde 2,5 milyar talep alıyor</title>
<link>https://myblog.tc/google-icin-tehdit-buyuyor-chatgpt-gunde-25milyar-talep-aliyor</link>
<guid>https://myblog.tc/google-icin-tehdit-buyuyor-chatgpt-gunde-25milyar-talep-aliyor</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI&#039;nin yapay zeka sohbet botu ChatGPT&#039;nin her gün 2,5 milyardan fazla kullanıcı isteği aldığı belirlendi.Axios tarafından elde edilen verilere göre, bu taleplerin 330 milyonu yalnızca ABD’den geliyor. Yıllık bazda bakıldığında ise ChatGPT’ye gönderilen toplam talep sayısı 912,5 milyarı aşıyor.  Her ne kadar ChatGPT, Google’ın yıllık 5 trilyon arama hacmiyle kıyaslandığında geride olsa da, hızlı büyümesi teknoloji devi için ciddi bir rekabet sinyali veriyor. Aralık ayında haftalık 300 milyon kullanıcıya sahip olan ChatGPT, mart ayında bu sayıyı 500 milyona çıkardı. YAPAY ZEKA DESTEKLİ TARAYICI YOLDAÖte yandan Reuters’ın bu ay başında yayımladığı bir rapora göre, OpenAI yapay zeka destekli bir web tarayıcısı üzerinde çalışıyor. Yakında tanıtılması beklenen bu yeni tarayıcının, doğrudan Google Chrome ile rekabete gireceği belirtiliyor. Bu gelişmelerin bir parçası olarak OpenAI geçtiğimiz hafta, bilgisayar üzerinde görevleri yerine getirebilen ChatGPT Agent adlı aracını da kullanıma sundu. The Verge’in haberine göre, OpenAI konuya ilişkin yorum talebine henüz yanıt vermedi. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MlHWJVaA806uU_tPAbLn-g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 13:58:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Google, için, tehdit, büyüyor:, ChatGPT, günde, 2, 5 milyar, talep, alıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple zor duruma düşüyor</title>
<link>https://myblog.tc/apple-zor-duruma-dusuyor</link>
<guid>https://myblog.tc/apple-zor-duruma-dusuyor</guid>
<description><![CDATA[ Apple tedarikçisi Foxconn, Hindistan&#039;da nadir toprak elementleri darboğazı nedeniyle üretim sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.Apple&#039;ın önde gelen tedarikçilerinden Foxconn, Hindistan&#039;daki üretim faaliyetlerinde nadir toprak elementlerinin yetersizliği nedeniyle zorluklar yaşıyor.   Economic Times&#039;ın haberine göre, elektronik bileşenlerin üretiminde kritik öneme sahip olan bu hammaddelerin tedarikindeki sıkıntılar, Foxconn&#039;un üretim hedeflerini sekteye uğratıyor. Foxconn&#039;un sorun yaşaması dolaylı olarak Apple&#039;ı da etkiliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DMjYOUzSBk63wuYWs8i-xQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 13:58:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Apple, zor, duruma, düşüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Musk&amp;apos;ın hayali gerçek oldu: Tesla Diner açıldı, hayranlar saatlerce sıra bekledi</title>
<link>https://myblog.tc/muskin-hayali-gercek-oldu-tesla-diner-acildi-hayranlar-saatlerce-sira-bekledi</link>
<guid>https://myblog.tc/muskin-hayali-gercek-oldu-tesla-diner-acildi-hayranlar-saatlerce-sira-bekledi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en zengin insanı Elon Musk&#039;ın ilk Tesla Diner  Drive-In lokantası Hollywood’da kapılarını açtı. Açılış günü onlarca hayranın akınına uğrayan ve Tesla teknolojileriyle donatılan restoranda Optimus adlı insansı robot, müşterilere mısır servisi yaptı.Elon Musk’ın uzun süredir üzerinde çalıştığı Tesla Diner  Drive-In pazartesi günü Hollywood’da hayata geçti. Açılış günü sabahın erken saatlerinden itibaren onlarca Tesla tutkunu sıraya girdi. Ancak lokantanın ne zaman açılacağına dair net bir bilgi verilmediği için bazı ziyaretçiler saatlerce dışarıda beklemek zorunda kaldı.Hollywood’un işlek bir bölgesinde, eski bir Shakey’s Pizza şubesinin yerinde açılan lokanta, aynı zamanda açık hava sineması olarak hizmet veriyor. Mekânda, Tesla teknolojileri, Cybertruck temalı yemek kapları ve Musk’ın insansı robotu Optimus da yer alıyor.
Optimus, çatı katında patlamış mısır dağıtırken zaman zaman kalp şekli yapan el hareketleriyle dikkat çekti.Ünlü şef Eric Greenspan’in hazırladığı menüde waffle’lı kızarmış tavuk, ızgara peynir ve ton balıklı sandviç gibi klasiklerin yanı sıra “Elektrik Soslu Tesla Burger” gibi temalı yemekler bulunuyor. Fiyatlar 4 ila 15 dolar arasında değişiyor.Açılışta ziyaretçileri patenli garsonlar karşıladı. Dev sinema ekranlarında ise 1960’ların Jetgiller çizgi dizisi gösterildi. Siparişler dijital kiosklar aracılığıyla verildi.Tesise olan ilgi büyüktü. Sadece Los Angeles çevresinden değil, eyalet dışından da birçok kişi mekAnı deneyimlemek için geldi. Aralarında dört Tesla sahibi olan Hammar ailesi gibi pek çok kişi, yeni açılan Supercharger istasyonlarını da kullanmak umuduyla sabah saatlerinde yola çıktı.X’te (eski adıyla Twitter) 1,2 milyon takipçili Tesla wners Silicon Valley hesabının kurucusu sabah erken saatlerde tesise gelerek açılışı bekleyenler arasındaydı. Açılış öncesi yapılan lansman, sosyal medyada büyük ilgi gördü. Özellikle Optimus’un popcorn servisi ve uzay gemisi temalı tuvalet çok konuşuldu.Ancak Musk’ın yemek sektörüne adım atması, herkes tarafından olumlu karşılanmadı. Bazı Los Angeles’lı şefler, projeye dair şüphelerini The New York Times’a dile getirdi. Musk ise açılış günü X hesabından yaptığı paylaşımda, Tesla Diner’ın başarılı olması durumunda dünyanın dört bir yanındaki büyük şehirlerde ve Supercharger istasyonlarında yeni şubeler açmayı planladığını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Gvff7r49WE-hWFN9kVOyyA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 13:58:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Muskın, hayali, gerçek, oldu:, Tesla, Diner, açıldı, hayranlar, saatlerce, sıra, bekledi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kullanıcı gizliliğini tehdit eden popüler uygulamalar açıklandı</title>
<link>https://myblog.tc/kullanici-gizliligini-tehdit-eden-populer-uygulamalar-aciklandi</link>
<guid>https://myblog.tc/kullanici-gizliligini-tehdit-eden-populer-uygulamalar-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ Tüketici hakları savunucusu &#039;&#039;Which&#039;&#039;, yüz milyonlarca kişi tarafından kullanılan 20 popüler uygulamayı inceledi. Araştırma, bu uygulamaların büyük bir kısmının, kullanıcıların konum bilgisi, mikrofon ve cihazlarındaki dosyalara erişim gibi &#039;riskli&#039; izinler istediğini ortaya koydu.Which? araştırmacıları, 20 uygulamanın gizlilik ve güvenlik özelliklerini değerlendirmek için siber güvenlik firması Hexiosec ile işbirliği yaptı. Araştırma; WhatsApp, Facebook, Instagram, TikTok gibi sosyal medya devlerinin yanı sıra Amazon, AliExpress, Samsung Smart Things ve Ring Doorbell gibi uygulamaları da kapsıyordu.Daily Mail&#039;de yer alan habere göre bu uygulamalar, dünya çapında toplam 28 milyardan fazla kez indirildi. Yani Birleşik Krallık’taki bir yetişkinin telefonunda bu uygulamaların birkaç tanesi mutlaka bulunuyor.Araştırma, Xiaomi Home uygulamasının toplamda 91 izin talep ettiğini ve bunlardan 5’inin &#039;riskli&#039; olduğunu ortaya koydu. Bu riskli izinler arasında mikrofon erişimi, dosya okuma ve hassas konum bilgilerine erişim gibi talepler yer alıyor.Riskli izinler, kullanıcıların gizliliği için tehlike oluşturabilecek verilerin toplanmasına olanak tanır. Bu veriler, firmaların kullanıcılara son derece doğru reklamlar sunmasına yardımcı olabilir.
AliExpress de kullanıcılarının konum bilgilerine, mikrofonlarına ve cihazlarındaki dosyalara erişim sağlamak için altı adet riskli izin talep etti.
Ayrıca 7 uygulama, telefon açıldığında, kullanıcı henüz etkileşimde bulunmasa bile uygulamanın çalışmasını başlatabilecek izinler istedi.Araştırmacılar, bu incelemenin Android telefonlar üzerinden yapıldığını ve izinlerin Apple iOS cihazlarında farklı olabileceğini belirtti. Ancak, kullanıcıların uygulama indirirken, ‘onayla’ tuşuna basmadan önce gerçekten hangi izinleri kabul ettiklerini daha dikkatli bir şekilde gözden geçirmeleri gerektiği vurgulandı.
AÇIKLAMA GELDİ
Meta (WhatsApp, Facebook ve Instagram&#039;ın sahibi), uygulamalarının mikrofonu arka planda çalıştırmadığını ve kullanıcı etkileşimi olmadan hiçbir erişim sağlamadığını belirtti. Ayrıca, mikrofonun ilk kez kullanılması için işletim sisteminden açık bir onay gerektiği vurgulandı.
Samsung ise SmartThings dahil tüm uygulamalarının Birleşik Krallık veri koruma yasalarına uygun olarak tasarlandığını ifade etti.TikTok, gizlilik ve güvenliği her ürününde dahil ettiğini ve kullanıcıların sağladığı verilerle birlikte, uygulama işlevselliği, güvenlik ve kullanıcı deneyimini destekleyen verileri topladığını açıkladı.
Strava, hassas konum gibi riskli izinlerin, kullanıcıların talepleri doğrultusunda sağlanan hizmetin bir parçası olduğunu belirtti.
Amazon, cihaz izinlerinin kullanıcıya &#039;yararlı özellikler&#039; sunmak amacıyla verildiğini ifade etti.
AliExpress, hassas konum izninin Birleşik Krallık&#039;ta kullanılmadığını ve mikrofon izninin kullanıcı onayıyla alındığını söyledi.
Ring, kullanıcılarının gizliliğini ve güvenliğini korumak için tasarlanmış ürünler sunduklarını ve kişisel verilerin asla satılmadığını belirtti.
Temu ise hassas konum izninin yalnızca adres tamamlama amacıyla kullanıldığını açıkladı.
Google, Xiaomi, Impulse ve MyFitnessPal ise henüz bu iddialara yanıt vermedi. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SU3H9KJqJ02HV4OcZA1oEw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 13:58:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Kullanıcı, gizliliğini, tehdit, eden, popüler, uygulamalar, açıklandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Düşen uçağın yeri akıllı saat sayesinde bulundu</title>
<link>https://myblog.tc/dusen-ucagin-yeriakilli-saat-sayesinde-bulundu</link>
<guid>https://myblog.tc/dusen-ucagin-yeriakilli-saat-sayesinde-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Montana eyaletinde ormanlık alana düşen küçük uçağın yeri, yolculardan birinin akıllı saatinden alınan konum verisiyle tespit edildi.ABD’nin Montana eyaletinde üç kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasında, düşen uçağın yerinin yolculardan birine ait akıllı saat sayesinde belirlendiği açıkladı.  Şerif bürosu, Tennessee’den 60 yaşındaki Rodney Conover, 23 yaşındaki Madison Conover ve Utah’tan 55 yaşındaki Kurt Enoch Robey’in Perşembe gecesi West Yellowstone Havalimanı’ndan kalkış yapan küçük bir uçakta bulunduğunu belirtti. Kalkıştan kısa bir süre sonra uçakla bağlantı kesildi ve ABD Ulaştırma Bakanlığı, yerel yetkilileri bilgilendirdi.  Cuma öğleden sonra arama kurtarma ekipleri, yolculardan birinin akıllı saatinden alınan konum verileriyle harekete geçti. İki keşif uçağı kazanın yerini tespit etti, ancak yoğun ormanlık alana ulaşmak için yer ekipleri bölgeye yürüyerek girmek zorunda kaldı.  Şerif ofisi, ekiplerin düşen uçağın enkazına ulaştığını ve üç yolcunun da olay yerinde hayatını kaybettiğini doğruladı. Cenazeler helikopterle bölgeden alınıp Gallatin İlçe Adli Tabip Ofisi’ne teslim edildi.  Kazaya karışan uçağın Piper Cherokee tipi küçük, tek motorlu bir model olduğu belirtildi. Uçakta iki mürettebat ve bir yolcu bulunuyordu. Kazanın nedeni ise henüz bilinmiyor. Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve Ulusal Ulaştırma Güvenliği Kurulu, olayla ilgili soruşturma başlattı.  Kazanın yaşandığı bölgede son günlerde rüzgar hızının saatte 20 mili aştığı, geceleri sıcaklığın düştüğü ve gündüz saatlerinde 20 derecenin üzerine çıktığı bilgisi paylaşıldı.  Gallatin İlçe Şerifi Dan Springer, hayatını kaybedenlerin ailelerine taziye mesajı iletti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uLMbd3A3R0C630U_Rz1LRA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 13:57:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Düşen, uçağın, yeri akıllı, saat, sayesinde, bulundu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Alzheimer tedavisinde yeni umut: 2 kanser ilacı çare olabilir</title>
<link>https://myblog.tc/alzheimer-tedavisinde-yeni-umut-2-kanser-ilaci-care-olabilir</link>
<guid>https://myblog.tc/alzheimer-tedavisinde-yeni-umut-2-kanser-ilaci-care-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Yapılan yeni bir araştırmaya göre, iki kanser ilacı Alzheimer hastalığının semptomlarını yavaşlatma ya da tersine çevirme etkisi gösterdi.Alzheimer hastalığını tedavi etmek için yapılan çalışmalar devam ederken, pazartesi günü yayınlanan bir araştırma hastalığın tedavisinin geleceğinin kanser ilaçlarında olabileceğini ortaya koydu. İki kanser ilacının henüz tedavisi bulunamamış bir hastalık olan Alzheimer&#039;ın semptomlarını yavaşlatma ya da tersine çevirme etkisi gösterdiği görüldü.   ABD’deki Gıda ve İlaç Dairesi, (FDA) halihazırda Alzheimer’ın erken dönemindeki ilerleyişini durdurmak için iki ilacın kullanımına onay vermiş durumda. Bu iki ilaç Leqembi ve Kisunla. Fakat bilim insanlarına göre bu ilaçların faydaları da sınırlı. Bazı ilaç şirketleri bu süreçte başarısız denemeler sebebiyle Alzheimer’a karşı ilaç geliştirme programlarını bir kenara bırakırken, diğerleri ise halihazırda mevcut olan ilaçların Alzheimer’a karşı kullanılıp kullanılamayacağını mercek altına alıyor. ABD’deki San Francisco Kaliforniya Üniversitesi’ndeki araştırmacılar da buradan hareketle bir araştırma yaptı.   BİRİ KOLON VE AKCİĞER, DİĞERİ MEME KANSERİ İLACI  Bilim insanları, bu çalışma kapsamında bin 300’den fazla ilacın olduğu veritabanını inceledi. Bu veritabanında antipsikotik, antibiyotik, mantar karşıtı ve kemoterapi ilaçları da bulunuyordu. Araştırmacılar, ardından bu ilaçların gen ifadesini nasıl etkilediğini araştırdı.   21 Temmuz’da Cell dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, iki kanser ilacı hastalardaki Alzheimer riskini azaltmak için en iyi adaylar olarak öne çıktı. Bu iki ilaç bir araya getirildiğinde deney farelerindeki Alzheimer belirtilerini ya yavaşlattı ya da tersine çevirdi. İlaçlardan birinin normalde meme kanseri için, diğer ilacın ise kolon ve akciğer kanseri için kullanıldığı ifade edildi.   Araştırma kapsamında mercek altına alınan ilaçlardan sadece 90’dan azının insanların beyin hücrelerindeki Alzheimer ile bağlantılı genlerin ifadesini tersine çevirdiği görüldü. Elektronik tıp kayıtlarına göre, özellikle beş ilacın da gerçek hastalardaki Alzheimer riskini azalttığı görüldü. Araştırmacılar, bu ilaçlar arasından FDA tarafından onaylanmış iki kanser ilacını seçerek fareler üzerinde denedi.   BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜLER  Araştırmanın yazarlarından UCSF Bakar Bilgisayarlı Sağlık Bilimleri Enstitüsü Geçici Direktörü Marina Sirota, yaptıkları araştırmadan kanser ilaçlarının çıkmasını beklemediklerini anlattı.   Araştırmada paylaşılan bilgilere göre, meme kanseri ilacı letrozole sinir hücrelerindeki gen ifadesini değiştirirken, kolon ve akciğer kanseri ilacı irinotecan sinir sistemini destekleyen gliyal hücrelerdeki gen ifadesini değiştirdi. Alzheimer, sinir hücrelerini yok edebiliyor ve gliyal hücrelerin artmasına yol açabiliyor, bu da beyinde inflamasyona sebep oluyor.   Araştırmacılar, iki ilacı birlikte kullanıldıklarında, yaşlandıkça Alzheimer semptomları gösteren farelerdeki beyin dejenerasyonunun tersine döndüğünü ve hafızalarının iyileştiğini gördü.   Farelerde elde edilen sonuçlar her zaman insanlarda aynı sonuçları vermediğinden araştırmacılar şimdi ilacı Alzheimer hastaları üzerinde denemeyi umuyor.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iEPmqRjcbUuHbUikpjvavw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 13:57:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Alzheimer, tedavisinde, yeni, umut:, kanser, ilacı, çare, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hackerlar “sessiz” bir saldırı yöntemi kullanmaya başladı: Neredeyse hiç etkileşim gerekmiyor</title>
<link>https://myblog.tc/hackerlar-sessiz-bir-saldiri-yoentemi-kullanmaya-basladi-neredeyse-hic-etkilesim-gerekmiyor</link>
<guid>https://myblog.tc/hackerlar-sessiz-bir-saldiri-yoentemi-kullanmaya-basladi-neredeyse-hic-etkilesim-gerekmiyor</guid>
<description><![CDATA[ Siber güvenlik şirketi Check Point, neredeyse hiç kullanıcı etkileşimi gerektirmeyen yeni bir sosyal mühendislik saldırısı tekniği keşfetti.Siber güvenlik firması Check Point, “FileFix” adı verilen yeni bir hack yöntemine karşı uyardı. Yöntem siber suçluların kullanıcıları kandırarak zararlı komutlar çalıştırmasını sağlıyor ve ciddi güvenlik riskleri oluşturuyor. Üstelik kullanıcılar kandırıldıkları sırada kendi bilgisayarları tarafından rutin işlemler yapmaya sevk ediliyor.NASIL İŞLİYOR?FileFix, daha önce yaygın şekilde kullanılan “ClickFix” tekniğinin bir türevi. ClickFix, Windows’un “Çalıştır” penceresi üzerinden kötü amaçlı komutlar çalıştırmak için kullanıcıları kandırıyordu. Çalıştır, Windows işletim sistemlerinin en çok kullanılan araçlarından biri. Bu pencere bilgisayarda herhangi bir işlemi yapmak ya da herhangi bir uygulama ya da programı açmak için kullanılıyor.  FileFix ise doğrudan bir internet sayfasından Windows Dosya Gezgini&#039;ni açıyor ve gizlenmiş bir PowerShell komutunu kullanıcının panosuna otomatik olarak yüklüyor. PowerShell, Windows’un bilgisayardaki işlemleri otomatikleştirmek için geliştirdiği bir araç. Bu durumda ise zararlı bir yazılımı işleme almış oluyor.  Saldırı yöntemi adım adım şu şekilde işliyor:- Sahte bir web sayfası açılıyor (örneğin “görsel doğrulama” ya da “belge paylaşımı” gibi). - Bu sayfa, “Dosya Gezgini’ni aç” butonuna “tıkla” dedikten sonra explorer.exe’yi başlatıyor. - Aynı anda JavaScript ile zararlı bir PowerShell komutu panoya kopyalanıyor. - Sayfa kullanıcıya “Adres çubuğuna yapıştır ve enter tuşuna bas” talimatı veriyor. Böylece Windows zararlı PowerShell komutunu arka planda çalıştırıyor.RUTİN DAVRANIŞLARI HEDEF ALIYORKısacası çoğu durumda neler olduğunu anlamayabilecek kullanıcılar, bilgisayarından gelen komutları takip ederek zararlı yazılımı çalıştırmış oluyor. Bu saldırının herhangi bir yazılım açığından değil, tamamen rutin kullanıcı davranışlarını ve kullanıcı güvenini suistimal ederek gerçekleştirildiği vurgulanıyor.  Check Point araştırmacıları, kötü niyetli aktörlerin FileFix yöntemini hâlihazırda kullanmaya başladığını ve ama şu anda yüklenen dosyaların zararsız olduğunu dile getirdi. Buna göre saldırganlar muhtemelen gerçek zararlı yazılımlardan önce deneme yapıyor.  IT Pro’ya konuşan uzmanlar, FileFix’in kamuya açıklanmasından yalnızca günler sonra sahada kullanılmaya başlanmasının, saldırganların yeni yöntemlere ne kadar hızlı adapte olduğunu da ortaya koyduğunu belirtiyor.  Siber güvenlik firması Huntress’ın güvenlik operasyonları yöneticisi Dray Agha, “Saldırganlar, Windows’un temel işleyiş biçimlerini hedef alarak savunmaların uygulanmasını giderek zorlaştırıyor. Zararlı PowerShell komutlarını standart güvenlik uyarıları tetiklenmeden çalıştırabiliyorlar” dedi.  Agha, FileFix’in yaygın ve başarılı şekilde kullanıldığını ve çok sayıda kullanıcının bu tekniğe kandığını söyledi.NASIL KORUNMALI?Check Point uzmanları, bu tür saldırılara karşı korunmak için özellikle bilişim güvenlik ekiplerine şu önerilerde bulundu: - Sahte doğrulama sayfaları ve popüler hizmetlerin taklit edildiği kimlik avı (phishing) sitelerini yakından izleyin. Özellikle Cloudflare benzeri şablonlar kullanan sahte sayfalara dikkat edin.  - Panoya kopyalanan içerikler ve kullanıcı etkileşimiyle tetiklenen olağandışı PowerShell çalıştırmalarını algılayacak kuralları uygulayın ve sürekli güncelleyin.  - Sosyal mühendislik trendlerini takip edin, çalışan eğitimlerini, olay müdahale planlarını ve güvenlik protokollerini düzenli olarak güncelleyin.  - “Doğrulama kültürü” oluşturun. Çalışanlar alışılmadık veya beklenmedik talepleri mutlaka ilgili güvenlik birimiyle teyit etmeden uygulamamalı.  Öte yandan kullanıcı farkındalığı bu tür saldırıların etkisini azaltmada en önemli savunma hattı olmaya devam ediyor. Bireysel kullanıcıların da şu konularda dikkatli olması tavsiye edildi: - Kopyala-yapıştır gibi alışılmadık eylemler isteyen e-postalara ve web sayfalarına karşı son derece şüpheci olun.  - Gerçek internet siteleri veya yazılımlar, sorunları düzeltmek için manuel komut yürütmenizi nadiren ister.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RHcydm1O3ECEMm-SckP3Tw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Hackerlar, “sessiz”, bir, saldırı, yöntemi, kullanmaya, başladı:, Neredeyse, hiç, etkileşim, gerekmiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Rus milletvekillerinden &amp;quot;WhatsApp yasaklansın&amp;quot; çağrısı</title>
<link>https://myblog.tc/rus-milletvekillerinden-whatsapp-yasaklansin-cagrisi</link>
<guid>https://myblog.tc/rus-milletvekillerinden-whatsapp-yasaklansin-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ Rus parlamentosunun alt kanadı Duma&#039;dan bazı milletvekilleri, mesajlaşma uygulaması WhatsApp&#039;ın ulusal güvenliği tehdit ettiği gerekçesiyle yasaklanması çağrısında bulundu.Rus parlamentosunun alt kanadı Duma&#039;da &quot;Whatsapp engellensin&quot; çağrısı yankı buldu.  Duma Enformasyon Politikası Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı Anton Gorelkin, yaptığı yazılı açıklamada, Whatsapp&#039;ın &quot;aşırılıkçı organizasyon&quot; şeklinde tanımlanan Meta şirketine ait olduğunu belirtti.  WhatsApp&#039;ın bu nedenle dost olmayan ülkelere ait kısıtlamalara tabi uygulamaların bulunduğu listeye muhtemelen dahil edileceğini kaydeden Gorelkin, &quot;WhatsApp&#039;ın Rusya pazarını terk etmeye hazırlanmasının zamanı geldi.&quot; yorumunda bulundu.&quot;AŞIRILIKÇI ORGANİZASYON&quot;  Duma Enformasyon Politikası Komitesi Üyesi Anton Nemkin de Rus haber ajansı TASS&#039;a yaptığı açıklamada, WhatsApp&#039;ın ülkedeki &quot;kaderinin belirlendiğini&quot; belirterek, &quot;Rusya&#039;nın dijital alanında böyle bir hizmetin varlığı, ulusal güvenliğin ihlalidir. Bu nedenle, kısıtlamalara tabi dost olmayan ülkelerden gelen uygulamalar listesine dahil edilmesi an meselesidir.&quot; dedi.  Rusya&#039;da yasa dışı bilgiler yaydığı gerekçesiyle WhatsApp&#039;ın sahibi Meta şirketi &quot;aşırılıkçı organizasyon&quot; şeklinde tanımlanırken, şirkete ait Facebook ve Instagram platformlarına erişim 2022&#039;de engellenmişti.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/458UOO--K0iytdKCng1JnQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Rus, milletvekillerinden, WhatsApp, yasaklansın, çağrısı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Pentagon’un şifresi Çin’in elinde mi? Microsoft skandalı ABD’yi karıştırdı</title>
<link>https://myblog.tc/pentagonun-sifresi-cinin-elinde-mi-microsoft-skandali-abdyi-karistirdi</link>
<guid>https://myblog.tc/pentagonun-sifresi-cinin-elinde-mi-microsoft-skandali-abdyi-karistirdi</guid>
<description><![CDATA[ Bilişim devi Microsoft&#039;un, ABD Savunma Bakanlığındaki bilgisayar sistemleri konusunda Çinli mühendislerden yardım aldığı iddiası araştırılacak.ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD&#039;li bilişim devi Microsoft&#039;un, bakanlıktaki bilgisayar sistemlerine teknik destek için Çinli mühendislerden yardım alması konusunun araştırılacağını söyledi.  Hegseth X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, &quot;Çin de dahil olmak üzere yabancı ülkelerden hiçbir mühendisin Savunma Bakanlığı sistemlerine erişilmesine izin verilmemeli&quot; dedi.  Microsoft Sözcüsü Frank Shaw ise X iddialara yanıt verdi.  Konuya ilişkin endişelerin ardından Microsoft&#039;un değişikliğe gittiğini belirten Shaw, teknik destek için Çin merkezli mühendislerden artık yardım alınmayacağını kaydetti. Shaw, &quot;ABD hükümetine mümkün olan en güvenli hizmetleri sunmaya kararlıyız&quot; diye konuştu.NE OLMUŞTU?  ProPublica adlı bağımsız araştırmacı gazetecilik organizasyonu, hafta içinde, Microsoft&#039;un, Savunma Bakanlığındaki bilgisayar sistemleri konusunda Çinli mühendislerden yardım aldığını iddia etmişti.  ABD&#039;li personelin bu süreci yeteri kadar denetlemediği öne sürülen haberde, ülkenin en hassas verilerinin savunmasız bırakıldığı belirtilmişti.  ABD&#039;nin Arkansas eyaletinin Cumhuriyetçi Senatörü Tom Cotton ise söz konusu iddiaya tepki göstererek Bakanlıktan konuya ilişkin açıklama talep etmişti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZJdR6inwi0WT29Ojz2o5Mg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Pentagon’un, şifresi, Çin’in, elinde, mi, Microsoft, skandalı, ABD’yi, karıştırdı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>En değerli şirketi yönetiyor: Nvidia CEO’su hangi bölümü okumak istediğini açıkladı</title>
<link>https://myblog.tc/en-degerli-sirketi-yoenetiyor-nvidia-ceosu-hangi-boelumu-okumak-istedigini-acikladi</link>
<guid>https://myblog.tc/en-degerli-sirketi-yoenetiyor-nvidia-ceosu-hangi-boelumu-okumak-istedigini-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Nvidia CEO’su Jensen Huang, genç olsaydı fiziksel bilimlerde eğitim almayı tercih edeceğini belirtti.Yakın zamanda Apple’ı geçerek bir süre boyunca dünyanın en değerli şirketi olan çip firması Nvidia’nın CEO’su Jensen Huang, bugün 22 yaşında bir öğrenci olsaydı, yazılım değil fiziksel bilimler alanında eğitim almayı tercih edeceğini söyledi. Çin’in başkenti Pekin’de gazetecilerle bir araya gelen Huang’a, “Bugünün 22 yaşındaki mezun Jensen Huang’ı olsaydınız, aynı hırsla hangi alana odaklanırdınız?” sorusu yöneltildi. Huang, buna şu yanıtı verdi: “Bugünün 20 yaşındaki mezunu olan genç Jensen, muhtemelen yazılım bilimleri yerine fiziksel bilimleri seçerdi.” Huang, üniversiteden 20 yaşında mezun olduğunu ve aslında iki yıl erken bitirdiğini de belirtti. FİZİKSEL BİLİMLER NELER? Huang’ın sözünü ettiği fiziksel bilimler; canlılardan ziyade cansız sistemleri inceleyen geniş bir bilim alanı. Fizik, kimya, astronomi ve yer bilimleri gibi konuları kapsıyor. Huang, 1984’te Oregon Eyalet Üniversitesi’nden elektrik mühendisliği diploması almış, ardından 1992’de Stanford Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamlamıştı. Yaklaşık bir yıl sonra, 1993 Nisan’ında Chris Malachowsky ve Curtis Priem ile birlikte San Jose’de bir Denny’s restoranında Nvidia’yı kurmuştu. Bugün Huang’ın liderliğindeki Nvidia, dünyanın en değerli şirketlerinden biri haline geldi. Geçen hafta şirketin piyasa değeri 4 trilyon doları aşarak yeni bir rekora imza attı. FİZİKSEL YAPAY ZEKA GELİYOR Huang, fiziksel bilimlere yönelme arzusunu detaylandırmasa da, uzun süredir üzerinde durduğu kavramlardan biri “fiziksel yapay zeka”.CNBC’nin aktardığına göre iş insanı bunu, yapay zekadaki “bir sonraki dalga” olarak görüyor. Huang, yapay zekanın gelişimini şu şekilde sınıflandırıyor: - Algısal yapay zeka (Perception AI): Yaklaşık 12-14 yıl önce AlexNet ile başlayan, makinelerin görsel tanıma becerileri kazandığı dönem.  - Üretken yapay zeka: Bilginin anlamını kavrayabilen ve bunu farklı dillere, görsellere, kodlara dönüştürebilen ChatGPT gibi sistemlerin yükselişi.  - Akıl yürütme yapay yekası (Reasoning AI): Halihazırda aktif olan bu aşama da yapay zekanın problemi analiz edip çözüm üretebildiği bir düzeye ulaştığını gösteriyor. Huang bu aşamada geliştirilen sistemlere “agentic AI” yani &quot;etken yapay zekalar&quot; diyor. - Sıradaki aşama fiziksel yapay zeka: Huang’a göre sıradaki evre, fizik yasalarını, sürtünmeyi, eylem ve tepki ilişkilerini anlayabilen yapay zekalar olacak. Örneğin bu sistemler, bir topun nereye yuvarlanacağını öngörebilecek, görünmeyen bir nesnenin varlığını tahmin edebilecek, bir nesneye zarar vermeden nasıl tutulacağını hesaplayabilecek ve bir arabanın arkasındaki yayayı tahmin edebilecek. Huang bu evreyi şöyle özetliyor: “Fiziksel yapay zekayı alıp fiziksel bir nesneye koyduğunuzda, robotik elde edersiniz.” GELECEĞİN FABRİKALARI Amerika&#039;da yeni fabrikalar inşa ettiklerini belirten Huang, bu tesislerin tamamen robotik sistemlerle donatılmasının büyük önem taşıdığını da söyledi. CEO, “Önümüzdeki 10 yıl içinde inşa edeceğimiz fabrikalar son derece robotik olacak. Bu sayede dünya genelindeki ciddi işgücü açığını dengeleme şansımız olacak” dedi.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DnvFhl_KBk-id1NXtlhD2Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>değerli, şirketi, yönetiyor:, Nvidia, CEO’su, hangi, bölümü, okumak, istediğini, açıkladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ay’da yaşam umudu: Toprağı “sıkıp” oksijen çıkaracaklar</title>
<link>https://myblog.tc/ayda-yasam-umudu-topragi-sikip-oksijen-cikaracaklar</link>
<guid>https://myblog.tc/ayda-yasam-umudu-topragi-sikip-oksijen-cikaracaklar</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Ay’daki topraktan su çıkarıp bunu oksijen ve kimyasal yakıt üretmek için kullanabilen bir teknoloji geliştirdiklerini açıkladı.Hong Kong Çin Üniversitesi’nden araştırmacılar, Ay’daki topraktan su çıkarabilen, ardından bunu oksijen ve kimyasal yakıta dönüştürebilen bir teknoloji geliştirdi. Yapılan yeni araştırmaya göre, Ay’daki toprak yaşamı da idame ettirebilir.   Euronews haber sitesinin aktardığına göre, bilim insanlarının geliştirdiği teknoloji, Ay toprağından su elde edilmesini, bunun ise karbondioksiti oksijen ve kimyasal yakıta dönüştürmek için kullanılabilmesini sağlıyor.   Cell Press dergisi Joule’de yayınlanan çalışma, bu araştırmanın “gelecekte derin uzayda yapılacak keşifler için yeni kapılar açma potansiyelinin olduğunu” ortaya koydu. Buna göre, bu teknoloji sayesinde Ay’a su gibi temel kaynakların getirilmesi için gereken maliyet azaltılabilecek.   “BUNU HAYAL ETMEMİŞTİK”  Araştırmada paylaşılan bilgilere göre, tek bir galon suyun (3,78 litre) roket ile uzaya gönderilmesinin maliyeti 83 bin dolar. Tek bir astronot ise günde dört galon, yani yaklaşık 15,16 litre su içebiliyor.   Baş araştırmacı Lu Wang, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, “Ay toprağındaki ‘sihri’ hiçbir zaman tam olarak hayal etmemiştik” dedi.   Öte yandan, araştırmaya göre, Ay yüzeyinden su çıkarmak için halihazırda mevcut olan herhangi bir strateji, birden fazla “yoğun enerji” adımını içeriyor ve yakıt tarafından ne kadar karbondioksit kullanıldığını açıklamıyor.   Ay&#039;ın “aşırı” ortamı ise &quot;şiddetli sıcaklık dalgalanmaları&quot;, radyasyon ve düşük yerçekimi gibi başa çıkılması gereken durumlar nedeniyle topraktan daha fazla oksijen ve su elde etmeyi zorlaştıracak bir etmen olarak değerlendiriliyor.   Dahası, astronotların nefeslerinden yayılan karbondioksit, astronot ekibinin ihtiyaç duyabileceği tüm su, yakıt ve oksijeni sağlamaya yetmeyecek. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pgy0no4AykGIksY4dBkKUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Ay’da, yaşam, umudu:, Toprağı, “sıkıp”, oksijen, çıkaracaklar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Elon Musk duyurdu: &amp;quot;Bebek Grok&amp;quot; geliyor</title>
<link>https://myblog.tc/elon-musk-duyurdu-bebek-grok-geliyor</link>
<guid>https://myblog.tc/elon-musk-duyurdu-bebek-grok-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Verdiği yanıtlarla tartışma yaratan yapay zeka destekli Grok uygulamasının “çocuk dostu” bir versiyonunun hizmete sunulacağı açıklandı.Milyarder iş insanı Elon Musk, son dönemde verdiği cevaplarla Türkiye de dahil olmak üzere tartışma yaratan yapay zeka uygulaması Grok hakkında açıklama yaptı. Musk, Grok’un “çocuk dostu” bir versiyonunun hizmete sunulacağını duyurdu.  Bloomberg haber sitesinin aktardığına göre, Musk, kendisine ait X sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, “Çocuk dostu içeriklere adanmış bir uygulama olan Baby Grok&#039;u yapacağız” ifadelerini kullandı.   Kullanıcıların X&#039;te etiketleyerek sorular sorduğu Grok, Türkiye&#039;deki kullanıcılara da uygunsuz cevaplar vermiş, çeşitli kişi ve konular hakkında küfür ve hakaret içeren paylaşımlarda bulunmuştu.  Grok’un verdiği antisemik yanıtlar da dünyada tartışma yaratırken, şirket bunun üzerine Grok’ta güncelleme yapmış, fakat uygulamanın verdiği yanıtların büyük ölçüde değişmediği görülmüştü.   GOOGLE DA BENZER BİR UYGULAMAYI HAYATA GEÇİRECEK  Öte yandan, Musk’ın “Bebek Grok” açıklaması, yapay zeka pazarında kendisiyle rekabet eden şirketlerden Google’ın çocuklar için “özel bir Gemini uygulaması” üzerinde çalıştığını açıklamasının ardından geldi.  Mint haber sitesinin aktardığına göre, Google, söz konusu uygulamanın çocuklara ödevlerinde yardım etmek, sorulara yanıt vermek ve hikayeler yaratmak için tasarlanacağını bildirmişti.   Bunun yanı sıra, ebeveynlerin de “Family Link” (Aile Bağlantısı) uygulaması üzerinden çocuklarının Gemini bağlantısını kapatabileceği bilgisi verilmişti.    Google, çocukların kullanımı için geliştirilecek Gemini’de reklam olmayacağını ve uygulamanın veri toplamayacağını açıklamıştı. Açıklamaya göre, bu uygulama sadece “öğrenmeye ve yaratıcı ifadeye” odaklanacak.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mVslBZ_7W0C5ybFOsJPaLw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Musk, duyurdu:, Bebek, Grok, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Güneş Sistemi&amp;apos;nin sınırında &amp;quot;fosil dünya&amp;quot; keşfedildi</title>
<link>https://myblog.tc/gunes-sisteminin-sinirinda-fosil-dunya-kesfedildi</link>
<guid>https://myblog.tc/gunes-sisteminin-sinirinda-fosil-dunya-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Gökbilimciler, Güneş Sistemi’nin dış sınırlarında yörüngesi 4.5 milyar yıldır değişmeyen “fosil” bir dünya olabileceği düşünülen gizemli gökcismi keşfetti.ScienceAlert&#039;ın haberine göre, gökbilimciler Güneş Sistemi&#039;nin dış sınırlarında &quot;Ammonite&quot; adını verdikleri yeni bir gökcismi keşfetti.   Bu cisim, Sednoid sınıfında ve 4.5 milyar yıldır değişmeyen eliptik bir yörüngede hareket ediyor.   Bu gökcisminin kütlesi ve yapısı gereği, Güneş Sistemi&#039;nin erken dönemlerine ait “fosil” bir dünya olabileceği düşünülüyor.Bu keşif, Güneş Sistemi&#039;nin oluşumu ve evrimi hakkında yeni bilgiler sunabilir.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zDYVlB_liESTCBKf3PBATg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Güneş, Sisteminin, sınırında, fosil, dünya, keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Microsoft saldırı altında... Uyarı geldi</title>
<link>https://myblog.tc/microsoft-saldiri-altinda-uyari-geldi</link>
<guid>https://myblog.tc/microsoft-saldiri-altinda-uyari-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Microsoft&#039;un sunucularına yönelik olarak hackerlar saldırıda bulunmayı sürdürüyor.Microsoft sunucu yazılımı, kimliği belirsiz bilgisayar korsanlarının saldırısı altında ve siber güvenlik analistleri dünya çapında yaygın güvenlik ihlalleri konusunda uyarıda bulunuyor.  Redmond, Washington merkezli yazılım üreticisi, “şirket içi sunucuları hedef alan aktif saldırıları azaltmak için” müşterilerin SharePoint sunucularına uygulamaları için yeni bir güvenlik yaması yayınladığını ve diğerlerini de kullanıma sunmak için çalıştığını söyledi.  ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı, bilgisayar korsanlarının dosya sistemlerine ve dahili yapılandırmalara erişmesine ve ağ üzerinden kod çalıştırmasına izin verdiğini söylediği güvenlik açığından haberdar olduğunu söyledi.  Michigan merkezli Censys&#039;te araştırmacı olan Silas Cutler, SharePoint sunucularına sahip 10 binden fazla şirketin risk altında olduğunu tahmin ederken, siber güvenlik firmaları dünya çapında geniş bir kuruluş kesiminin ihlalden etkilenebileceği konusunda uyarıda bulundu. Cutler, bu şirketlerin en fazla ABD&#039;de bulunduğunu, onu Hollanda, Birleşik Krallık ve Kanada&#039;nın izlediğini söyledi.  Palo Alto Networks &quot;Bu açıkların gerçek, vahşi ve ciddi bir tehdit oluşturduğu” uyarısında bulundu.  Google Tehdit İstihbarat Grubu, e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, bilgisayar korsanlarının güvenlik açığından yararlandığını gözlemlediğini belirterek, “kalıcı, kimliği doğrulanmamış erişime izin verdiğini ve etkilenen kuruluşlar için önemli bir risk oluşturduğunu” ekledi.ABD KURULUŞLARI, ÜNİVERSİTELER, ENERJİ ŞİRKETLERİ VE HAVA YOLUNU ETKİLİYOR  Washington Post, devlet yetkilileri ve özel araştırmacılara dayandırdığı haberinde, ihlalin ABD federal ve eyalet kurumlarını, üniversiteleri, enerji şirketlerini ve Asyalı bir telekomünikasyon şirketini etkilediğini bildirdi.  Microsoft son dönemde bir dizi siber saldırıyla karşı karşıya kalmış, Mart ayında Çinli bilgisayar korsanlarının ABD&#039;de ve yurtdışında bir dizi şirket ve kuruluşu gözetlemek amacıyla uzaktan yönetim araçlarını ve bulut uygulamalarını hedef aldığı uyarısında bulunmuştu.  Büyük siber saldırıları incelemek üzere Beyaz Saray tarafından görevlendirilen bir grup olan Siber Güvenlik İnceleme Kurulu, geçen yıl şirketin Exchange Online posta kutularının 2023 yılında hacklenmesinin ardından Microsoft&#039;un güvenlik kültürünün “yetersiz” olduğunu söyledi.  Bu olayda bilgisayar korsanları 22 kuruluşa ve aralarında eski ABD Ticaret Bakanı Gina Raimondo&#039;nun da bulunduğu yüzlerce kişiye ulaşmayı başarmıştı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lBYQUbkgDESgAZJ_VKsrpQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Microsoft, saldırı, altında..., Uyarı, geldi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bir zamanların efsanesiydi: Meşhur video oyunu kan kaybediyor</title>
<link>https://myblog.tc/bir-zamanlarin-efsanesiydi-meshur-video-oyunu-kan-kaybediyor</link>
<guid>https://myblog.tc/bir-zamanlarin-efsanesiydi-meshur-video-oyunu-kan-kaybediyor</guid>
<description><![CDATA[ Bir zamanlar türünün “altın standardı” olarak kabul edilen Call of Duty serisi, oyuncu ilgisini kaybetmeye başlıyor.19 Ağustos’ta Gamescom’da tanıtılması planlanan Call of Duty: Black Ops 7 öncesinde seriye olan ilgi ciddi oranda düşmüş durumda.SteamCharts verilerine göre, 17 Temmuz itibarıyla oyunu aktif olarak oynayan kişi sayısı yalnızca 27 bin 900. Son 24 saatteki en yüksek oyuncu sayısı ise 66 bin 798. Bu rakamlar, serinin tüm zamanlar rekoru olan 488 bin 897 oyuncuya kıyasla yaklaşık yüzde 86’lık bir düşüş anlamına geliyor.&quot;25 MİLYAR SAAT&quot; TARTIŞIMASI2020’de bazı oyun yayınlarında oyuncuların Call of Duty serisinde toplam 25 milyar saat geçirdiği öne sürülmüştü. Bu veri, yakın zamanda sosyal medyada tekrar gündeme geldi. Ancak birçok oyuncu bu rakamların doğruluğunu sorguluyor. Kullanıcılar, şirketin internet bağlantısı olmayan konsollar üzerinden nasıl böyle bir istatistik elde ettiğini sorgularken, bazıları bu verilerin &quot;uydurma&quot; olabileceğini savundu. BLACK OPS 6 BEKLENENİ VERMEDİSerinin son oyunu Black Ops 6, Xbox Game Pass&#039;e eklenerek oyuncu ilgisini yeniden canlandırmayı hedefledi. Ancak analiz firması Ampere’e göre bu hamle, platformda sadece yüzde 2’lik bir abone artışı sağladı.  Oyunun Kasım 2024’teki çıkışı sonrası oyuncu sayısı 33,7 milyona kadar çıksa da, Mart 2025’te bu rakam tekrar 20,6 milyona geriledi. Bu da, oyuncu kitlesinin kalıcılığında ciddi sorunlar yaşandığını gösteriyor  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_sPcrQ25bEeVLkFYhJteWA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Bir, zamanların, efsanesiydi:, Meşhur, video, oyunu, kan, kaybediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>FC 26 (FIFA 2026) Türkiye&amp;apos;de ne zaman çıkacak? EA SPORTS FC 26 ne kadar, kaç TL? Türkçe spiker eşliğinde FC 26</title>
<link>https://myblog.tc/fc-26-fifa-2026-turkiyede-ne-zaman-cikacak-ea-sports-fc-26-ne-kadar-kac-tl-turkce-spiker-esliginde-fc-26</link>
<guid>https://myblog.tc/fc-26-fifa-2026-turkiyede-ne-zaman-cikacak-ea-sports-fc-26-ne-kadar-kac-tl-turkce-spiker-esliginde-fc-26</guid>
<description><![CDATA[ EA Sports FC 26&#039;yı tanıttı. Oyunun ilk fragman yayımlandı ve Türkiye&#039;deki kullanıcıları en çok heyecanlandıran özellik ise Türkçe spiker özelliği olacak. FC 26 ön siparişe açılırken, fiyatlar ve yeni özellikleri de şekillenmeye başladı. Standart ve ultimate sürümle oyunu oynayacak olan kullanıcılar için FC 26&#039;da yenilenmiş oyun mekaniği, gerçekçi yarlar, football ultimate team gibi özellikler yer alacak. Peki, FC 26 ne zaman satışa çıkıyor?Heyecanla beklenen FC26 için tarih ve fiyatlar belli oldu. Oyuncuların taleplerinin de dikkate alındığı bu yeni sürümde ultimete sürümlü kullanıcılar oyunu 7 gün öncesinden deneyimleyebilecek. Öte yandan eski adıyla FIFA 26 yani FC26&#039;nın sistem gereksinimkeri duyuruldu. İşte, FC26 satış fiyatı ve çıkacağı platformlar...EA Sports FC 26, 26 Eylül günü çıkıyor. Fakat Ultimate Edition satın alan kullanıcılar 7 gün erkenden yani 19 Eylül&#039;de oyunun keyfini çıkarabilecekler.FC26; PlayStation 5, PlayStation 4, Xbox Series X/S, Xbox One, PC ve Nintendo Switch gibi platformlarda olacak.Yeni sürümde çapraz oynama özelliği olamayacak. Yani konsol oyuncuları sadece konsol oyuncularıyla oynayabilecek ve PC oyuncuları da sadece PC oyuncularıyla oynayabilecek.Steam PC Standard 69,99 DolarSteam PC Ultimate 99,99 DolarEpic Store PC Standard 2.599 TLEpic Store PC Ultimate 3.599 TLPlayStation Standard 2.899 TLPlayStation Ultimate 3.999 TLXbox Standard 69,99 DolarXbox Ultimate 99,99 DolarNintendo Switch 1 Standard 59,99 DolarNintendo Switch 1 Ultimate 79,99 DolarNintendo Switch 2 Standard 69,99 DolarNintendo Switch 2 Ultimate 89,99 Dolarİşletim Sistemi: Windows 10/11 - 64-Bit (Latest Update).İşlemci (AMD): AMD Ryzen 5 1600İşlemci (Intel): Intel Core i5 6600kRAM: 8GBEkran Kartı (AMD): RX 570Ekran Kartı (Nvidia): GTX 1050 TiDirectX: 12Online Bağlantı Gereksinimi: 512kbpsDepolama Alanı: 100 GB ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NEdRj1B73UKpCeeW3Bpn3w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>FIFA, 2026, Türkiyede, zaman, çıkacak, SPORTS, kadar, kaç, TL, Türkçe, spiker, eşliğinde</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Perplexity CEO&amp;apos;su &amp;quot;6 ay içinde yok olacak&amp;quot; meslekleri açıkladı</title>
<link>https://myblog.tc/perplexity-ceosu6-ay-icinde-yok-olacak-meslekleri-acikladi</link>
<guid>https://myblog.tc/perplexity-ceosu6-ay-icinde-yok-olacak-meslekleri-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Yükselen yapay zeka firması Perplexity’nin CEO’su Aravind Srinivas yaklaşık 6 ay içinde yapay zeka tarafından otomasyona uğrayacağını düşündüğü meslekleri açıkladı.Yapay zeka dünyasında son dönemin en iddialı girişimlerinden Perplexity’nin CEO’su Aravind Srinivas, iş dünyasının geleceğine dair hem çarpıcı hem de tedirgin edici bir tablo çizdi.Srinivas, The Verge’ün Decoder adlı podcast’ine verdiği röportajda, şirketin yeni nesil yapay zeka destekli tarayıcısı Comet’in, bilgi alanında çalışanlarının işlerini tamamen devralabilecek düzeyde olduğunu savundu.“Bir insan kaynakları uzmanının bir hafta süren aday bulma ve iletişime geçme işi artık sadece bir komut” diyen Srinivas, bu ifadesiyle hem Comet’in misyonunu hem de birçok mesleği bekleyen otomasyon tehlikesini gündeme getirdi.HEDEFTE İK UZMANLARI VE ASİSTANLAR VARPerplexity’nin geliştirdiği Comet, klasik bir arama motoru olmanın ötesine geçerek “gerçek bir yapay zeka ajanı” olmayı hedefliyor. Bu ajanlar, karmaşık ve çok adımlı görevleri baştan sona, insan müdahalesine ihtiyaç duymadan tamamlayabiliyor.  Srinivas’a göre bu dönüşümün ilk gerçekleşeceği alan, ofis çalışanlarının en sık kullandığı araç olan web tarayıcısı. İlk etkilenecek meslekler ise işe alım uzmanları ve üst düzey yöneticilere asistanlık yapan profesyoneller olacak.  Örneğin Comet, Stanford’da okumuş ve daha önce Anthropic’te çalışmış mühendisleri bulup bunları LinkedIn bağlantılarıyla birlikte bir Google Sheets dosyasına aktarabiliyor, ardından kişiye özel tanıtım e-postaları yazarak hepsine tek seferde ulaşabiliyor.  Benzer şekilde, yöneticilerin takvim yönetimi gibi günlük operasyonları da Comet’e devredilebiliyor. Gmail ve Google Calendar’a erişim sağlayan Comet, gelen yanıtları işleyip takvime işleyebiliyor, çakışmaları çözüp toplantılar ayarlayabiliyor, hatta kullanıcıya toplantı öncesi kısa bir özet bile sunabiliyor.  Bu sistemde insanın rolü, işi yapmak değil, yalnızca ne yapılacağını tanımlamakla sınırlı kalıyor.  &quot;ALTI AY İÇİNDE TAM OTOMASYON&quot;Comet şu anda hâlâ uzun vadeli ve karmaşık görevleri tam anlamıyla kusursuz biçimde yerine getiremese de Srinivas, bu engellerin çok yakında ortadan kalkacağını söylüyor. Bu konuda en büyük beklentisi, GPT-5 ve Claude 4.5 gibi yakında çıkması beklenen yeni yapay zeka modelleri.İş insanı, “Bu noktaya ulaşmak için akıl yürütme gücü gelişmiş modellerin çıkmasını bekliyoruz. Altı ay ya da bir yıl içinde bu işin tamamını yapabilecek duruma geleceğine eminim” dedi.Bu öngörü gerçekleşirse pek çok ofis çalışanının görev tanımı birkaç ay içinde çarpıcı şekilde değişebilir.YENİ BİR OTOMASYON KATMANIGizmodo&#039;ya göre, Srinivas’ın vizyonu yalnızca tarayıcıyı geliştirmek değil; bu aracı dijital hayatın merkezine yerleştirmek. Tarayıcının, sadece internete açılan bir pencere değil; arka planda sürekli çalışan, işleri yürüten bir zeka katmanına dönüşmesi hedefleniyor.  “Tarayıcıyı işletim sistemi gibi sürekli arka planda çalışan bir araca dönüştürmek istiyoruz” diyen Srinivas, kullanıcıların Comet üzerinden çeşitli &quot;asistan işlerini&quot; başlatarak zamanlarını başka işlere ayırabileceğini belirtiyor.Bu, ofis işlerini aktif görevler olmaktan çıkarıp, tamamen delege edilen ve izlenen süreçlere dönüştüren radikal bir model öngörüsü.KURTULUŞ MU, KİTLESEL İŞSİZLİK Mİ?Srinivas, bu gelişmenin insanları angaryalardan kurtarıp boş zaman kazandıracağını düşünüyor:“İnsanlar muhtemelen daha çok ‘takılacak’ ve X’te ya da başka bir sosyal medyada gezinecek.”Ancak bu iyimser tablo, milyonlarca insanın geçimini sağladığı mesleklerin otomasyonla ortadan kalkabileceği gerçeğini göz ardı ediyor olabilir. Bazıları “yapay zeka orkestratörü” gibi yeni rollere yükselebilir ama pek çoğu işsiz de kalabilir.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RDW1LHnqbkaplTACdZGk5g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Perplexity, CEOsu 6, içinde, yok, olacak, meslekleri, açıkladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>OpenAI&amp;apos;ın &amp;quot;gizli&amp;quot; modeli matematik şampiyonu oldu</title>
<link>https://myblog.tc/openaiin-gizli-modeli-matematik-sampiyonu-oldu</link>
<guid>https://myblog.tc/openaiin-gizli-modeli-matematik-sampiyonu-oldu</guid>
<description><![CDATA[ ChatGPT&#039;nin sahibi OpenAI firmasının gizli tuttuğu yeni model, olimpiyatlarda altı sorudan beşini çözerek 42 üzerinden 35 puan elde etti.OpenAI, yapay zeka araştırmalarındaki hızlı ilerleyişine bir yenisini daha ekleyerek, Uluslararası Matematik Olimpiyatları’nda (IMO) “altın madalya seviyesinde performans” gösterdi.Şirketin büyük dil modelleri (LLM) ve akıl yürütme üzerine çalışan araştırmacısı Alexander Wei, X platformunda yaptığı paylaşımda, deneysel bir araştırma modelinin yapay zeka alanındaki “uzun süredir beklenen büyük meydan okuma”yı başarıyla tamamladığını duyurdu.GİZLİ BİR MODEL Wei’ye göre, henüz kamuoyuna açıklanmamış bir OpenAI modeli, dünyanın en köklü ve prestijli matematik yarışmalarından biri olan IMO’da altı sorudan beşini çözerek toplamda 42 üzerinden 35 puan elde etti.IMO, ülkelerin altışar öğrenci gönderdiği ve oldukça zor cebir ile ön-kalkülüs (pre-calculus) problemlerinin çözüldüğü bir yarışma olarak biliniyor. Her ne kadar sorular yüzeyde basit görünse de tam puan alabilmek için yaratıcı ve derinlemesine çözüm yöntemleri gerekiyor. Bu yıl düzenlenen yarışmada 630 katılımcıdan sadece 67’si altın madalya almayı başardı; bu da yaklaşık yüzde 10’luk bir başarı oranına denk geliyor.İNSAN BENZERİ AKIL YÜRÜTMEYapay zeka sistemleri genellikle büyük veri kümelerini analiz etme veya tekrarlayan görevleri yerine getirme gibi alanlarda etkili olsa da, yaratıcı düşünme veya karmaşık karar alma gerektiren problemleri çözmede yetersiz kalabiliyor.Ancak OpenAI, bu son başarıyla birlikte geliştirdikleri modelin, karmaşık matematik problemlerini insan benzeri bir akıl yürütmeyle çözebildiğini söylüyor.OpenAI CEO’su Sam Altman, “Bu başarı sayesinde, insan matematikçilerin seviyesinde detaylı ve sağlam mantık zincirleri kurabilen bir model elde ettik,” dedi.Öte yandan şirket modelin yakın zamanda kamuya sunulmayacağını bildirdi. Bu, merakla beklenen GPT-5’in önceki sürüme kıyasla daha gelişmiş olacağına işaret etse de IMO seviyesinde matematik çözme yeteneğine henüz sahip olmayacağı anlamına geliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q1AzNsuVHUm4AAb2rk0tMQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>OpenAIın, gizli, modeli, matematik, şampiyonu, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kameralara yakalanan CEO skandalı: İkinci kadın kim?</title>
<link>https://myblog.tc/kameralara-yakalanan-ceo-skandali-ikinci-kadin-kim</link>
<guid>https://myblog.tc/kameralara-yakalanan-ceo-skandali-ikinci-kadin-kim</guid>
<description><![CDATA[ Kullanıcılar Coldplay konserinde yaşanan ilişki skandalı sırasında kameralara yansıyan ikinci kadının peşinde.ABD’nin Massachusetts eyaletindeki Foxborough şehrinde düzenlenen Coldplay konserinde yapay zeka girişimi Astronomer’ın evli ve iki çocuk babası CEO’su Andy Byron ve insan kaynakları müdürü Kristin Cabot’un &quot;kiss cam&quot;e (öpücük kamerası) yakalanmasının yankıları sürüyor.İkilinin, dev ekrana yansıtıldıklarını fark edince hızlıca birbirlerinden uzaklaşarak saklandığı anlar günlerdir sosyal medyanın gündeminden düşmedi.Olay, medyada büyük ilgi görürken, ekranın sağ köşesinde yer alan üçüncü bir kadının kimliği de tartışma konusu oldu.Bazı kullanıcılar, bu kişinin kısa süre önce terfi eden Astronomer çalışanı Alyssa Stoddard olduğunu öne sürdü. Ancak şirketten yapılan açıklamada bu iddialar yalanlandı.&quot;ALYSSA ORADA DEĞİLDİ&quot;Kullanıcıların söz konusu kişinin Alyssa Stoddard olduğunu düşünmesiyle birlikte Stoddard&#039;ın LinkedIn’deki hesabına da olumsuz yorumlar yağmaya başladı.Örneğin bir kullanıcı, &quot;Aferin! Sırları saklamak için işe alınmışsın ama beş ay içinde başarısız oldun&quot; diye yazdı.Ancak Astronomer&#039;dan gelen kısa açıklamada, söz konusu görüntülerde yalnızca Byron ve Cabot’un yer aldığı belirtildi:  “Alyssa Stoddard etkinlikte değildi  ve videoda başka hiçbir çalışan yer almıyor.”CHRIS MARTIN DE YORUM YAPMIŞTIOlayın viral olmasında Coldplay solisti Chris Martin’in sahnede yaptığı esprili yorum da etkili olmuştu.TikTok’ta yayılan videolarda Martin’in mikrofona “Ne oluyor? Ya yasak bir ilişkileri var ya da çok utangaçlar” dediği duyuluyor. Kısa süre sonra Martin yarattığı etkinin farkına vararak şöyle ekliyor:  &quot;Umarım kötü bir şey yapmamışızdır.&quot;CEO GÖREVDEN ALINDITepkilerin ardından Astronomer yönetim kurulu resmi bir soruşturma başlatmıştı. Şirketin açıklamasında şu ifadelere yer verilmişti:  “Yönetim Kurulu bu konuyla ilgili resmi bir soruşturma başlatmıştır. Çok yakında daha fazla bilgi paylaşacağız. Astronomer olarak, kuruluşumuzdan bu yana benimsediğimiz değer ve kültürlere bağlıyız. Liderlerimizin hem davranış hem de hesap verebilirlik anlamında örnek olması beklenmektedir.”Son olarak şirket, CEO Andy Byron’ın görevden alındığını ve yerine geçici olarak şirketin kurucu ortaklarından Pete DeJoy’un atandığını duyurmuştu.   ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8DxsX2ZYDEmPaRfj2uRzWw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:05:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Kameralara, yakalanan, CEO, skandalı:, İkinci, kadın, kim</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sızdırılan belgeler, yapay zekanın aslında nasıl geliştirildiğini ortaya koydu</title>
<link>https://myblog.tc/sizdirilan-belgeler-yapay-zekanin-aslinda-nasil-gelistirildigini-ortaya-koydu</link>
<guid>https://myblog.tc/sizdirilan-belgeler-yapay-zekanin-aslinda-nasil-gelistirildigini-ortaya-koydu</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zeka teknolojilerinde insan emeği, ucuz işgücüyle temel rol oynamaya devam ediyor.Yapay zeka teknolojilerinin gelişiminde kritik rol oynayan ancak çoğu zaman göz ardı edilen bir unsur, insan emeği olmaya devam ediyor. Özellikle &quot;veri etiketleme&quot; olarak bilinen süreç, yapay zeka algoritmalarını eğitmek için kullanılan metin, ses ve video gibi içeriklerin elle işlenmesini kapsıyor. Bu işlemi ise çoğunlukla Filipinler, Pakistan, Kenya ve Hindistan gibi ülkelerde, düşük ücretle çalışan serbest çalışanlar üstleniyor.  Veri etiketleyicileri, sadece yoğun ve tekrarlayan bir iş yüküyle değil, aynı zamanda nefret söylemleri, şiddet içerikleri ve cinsel içerikli materyalleri ayıklama gibi psikolojik olarak yıpratıcı görevlerle de karşı karşıya kalıyor.İÇ YÖNERGELER ORTAYA ÇIKARILDIABD merkezli Inc. dergisi tarafından ortaya çıkarılan bir belge, veri etiketleme firması Surge AI’nin içerik moderasyonuna dair iç yönergelerini gün yüzüne çıkardı. Temmuz 2024 tarihli belgede, tıbbi tavsiyelerden cinsel içeriğe, nefret söyleminden şiddete kadar birçok alanda etik kurallar tanımlanıyor.  Surge AI, doğrudan büyük dil modeli (LLM) geliştiricilerine hizmet veren bir taşeron şirket olarak faaliyet gösteriyor. Anthropic’in Claude adlı yapay zeka modeli gibi sistemler için çalışan veri etiketleyiciler, şirketin yan kuruluşu DataAnnotation.Tech üzerinden istihdam ediliyor. Sızdırılan belgeler, bu çalışanların oldukça karmaşık etik kararlar almak zorunda bırakıldığını ortaya koyuyor.ETİK SINIRLAR, YOKSUL BÖLGELERDE ÇALIŞANLARIN KARARIYLA ŞEKİLLENİYORBelgeler, yapay zeka sistemlerinin etik sınırlarının, çoğunlukla dünyanın daha yoksul bölgelerinde çalışan kişilerin kararlarıyla şekillendiğini gösteriyor. Ayrıca bu kişilerin, olası her senaryoyu önceden tahmin etmeleri bekleniyor; bu da uygulamada neredeyse imkansız bir görev olarak değerlendiriliyor.  Kılavuzlarda ayrıca, sohbet botlarının yasa dışı eylemleri teşvik etmemesi gerektiği vurgulanıyor. Ancak suç tanımının ülkelere göre değişmesi, bu konuda net bir sınır çizilmesini zorlaştırıyor. Örneğin, “bir ofis binasına nasıl girilir?” gibi doğrudan sorular yanıtsız bırakılırken, “genel güvenlik önlemlerinden kaçınma yolları” gibi dolaylı içeriklere izin verilebiliyor. Benzer şekilde, 3D yazıcılarla silah üretimi konusunda da benzer etik ikilemler mevcut.ŞİRKETTEN AÇIKLAMASurge AI, belgelerin kamuoyuna yansımasının ardından yaptığı açıklamada, söz konusu kılavuzun birkaç yıl öncesine ait olduğunu ve yalnızca iç araştırma amaçlı hazırlandığını belirtti. Şirket, &quot;Örnekler özellikle kışkırtıcı çünkü bir doktorun sağlığı anlaması için hastalığı tanıması gerektiği gibi, modellerimiz de güvenliği öğrenmek için riskleri tanımalı&quot; açıklamasında bulundu.  Ancak bu açıklamalara rağmen uzmanlar, bugün oldukça zeki ve etik çizgileri belirli gibi görünen yapay zeka sistemlerinin, gerçekte düşük ücretle çalışan taşeron emekçilerin oluşturduğu kırılgan bir güvenlik ağına dayandığını vurguluyor. Büyük dil modelleri geleceğin teknolojisi olarak lanse edilse de, şimdilik bu teknolojilerin “vicdanı”, düşük gelirli ülkelerdeki insan emeğiyle şekilleniyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V9rr9cBzHkeSz_WiYWLCOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 04:04:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Sızdırılan, belgeler, yapay, zekanın, aslında, nasıl, geliştirildiğini, ortaya, koydu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>MKE dersliksiz okul için başvurular başladı (MKE başvurusu nasıl yapılır, gerekli belgeler hangileri?)</title>
<link>https://myblog.tc/mke-dersliksiz-okul-icin-basvurular-basladi-mke-basvurusu-nasil-yapilir-gerekli-belgeler-hangileri</link>
<guid>https://myblog.tc/mke-dersliksiz-okul-icin-basvurular-basladi-mke-basvurusu-nasil-yapilir-gerekli-belgeler-hangileri</guid>
<description><![CDATA[ MKE (Makine ve Kimya Endüstrisi) dersliksiz okul için başvurular başladı. Yapılan açıklamaya göre, MKE dersliksiz okul için başvurular 31 Temmuz 2025 tarihine kadar devam edecek.MKE (Makine ve Kimya Endüstrisi) dersliksiz okul için başvurular başladı. MKE (Makine ve Kimya Endüstrisi) başvuru sürecine ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Eğitimler, Makine ve Tasarım Teknolojileri Alanı – Bilgisayarlı Makine İmalatı Dalı’nda yürütülecek.SÜRECİN AYRINTILARI PAYLAŞILDI  Yapılan açıklamada;   &quot;2025 yılı Liselere Giriş Sınavı (LGS) puanı ile yapılacak başvurular ve gerçekleştireceğimiz teknik mülakatlar sonrasında başarılı olan öğrencilerimize Millî Güç MKE’nin kapılarını açıyoruz.   Güçlü yarınlarımızın mimarlarını yetiştireceğimiz bu uygulamanın Şirketimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.   📑 Başvuru için gerekli evraklar;  📌 Başvuru Formu (Kırıkkale İl Milli Eğitim Müdürlüğü Mesleki Eğitim Şubesinden verilecektir.) 📌 Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 15.06.2025 tarihinde düzenlenen LGS sonuç belgesi 📌 Öğrencinin son 6 ay içinde çekilmiş 1 adet biyometrik fotoğrafı 📌 Öğrencinin ön ve arka yüzlü kimlik fotokopisi 📌 Vukuatlı Aile Nüfus Kayıt Örneği 📌 Öğrencinin İkamet Belgesi&quot; denildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AuKclEUZRk6sHUnO4nbHnw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>MKE, dersliksiz, okul, için, başvurular, başladı, MKE, başvurusu, nasıl, yapılır, gerekli, belgeler, hangileri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>QR kodlardaki tehlike: Uzmanlar dikkat edilmesi gerekenleri anlattı</title>
<link>https://myblog.tc/qr-kodlardaki-tehlike-uzmanlar-dikkat-edilmesi-gerekenleri-anlatti</link>
<guid>https://myblog.tc/qr-kodlardaki-tehlike-uzmanlar-dikkat-edilmesi-gerekenleri-anlatti</guid>
<description><![CDATA[ Dijital güvenlik uzmanlarına göre siber saldırganlar, karekodla dolandırıcılık için tatil indirimleri gibi kampanya dönemlerini kullanabiliyor.Kaspersky uzmanları, günlük hayatta geniş kullanım alanları bulunan QR kodların içerdiği güvenlik risklerine karşı uyarılarda bulundu.Şirketten yapılan açıklamaya göre, günümüz dijital dünyasında QR kodlar gıda ürünlerinden restoran menülerine, müze sergilerinden fatura ve otoparklara kadar pek çok şeyin üzerinde yer alıyor.İnsanlar bu kodları, internet sitelerini açmak, uygulama indirmek, sadakat programı puanlarını toplamak, ödeme yapmak, para transferi gerçekleştirmek ve hatta bağışta bulunmak için kullanıyor. Bu erişilebilir ve pratik teknoloji, siber suçlular da dahil olmak üzere birçok kişi için oldukça kullanışlı hale geliyor.Siber saldırganlar, QR kodları kullanarak kullanıcıları, şifreler ve kredi kartı bilgileri gibi kişisel ya da finansal verileri çalmak üzere tasarlanmış sahte internet sitelerine yönlendirebilir. Saldırganlar ayrıca, bankalar veya dijital yayın platformları gibi meşru görünen siteleri taklit ederek kullanıcıları giriş bilgilerini girmeleri için aldatabiliyor.TATİL İNDİRİMLERİNİ KULLANABİLİYORLARAyrıca QR kodlar, kullanıcının cihazının güvenliğini tehlikeye atan kötü amaçlı uygulamaların indirilmesi için kullanılabiliyor. Bu durum özellikle cihaz, yetkisiz kurulumlara karşı korunmuyorsa daha büyük bir risk oluşturuyor.Siber saldırganlar aynı zamanda özel etkinlikler veya tatil indirimleri gibi kampanya dönemlerinde, sahte bir QR kod ile kullanıcıları sahte hesaplara ödeme yapmaya yönlendirebiliyor.Bir QR kod, kullanıcıyı siber saldırganların kontrolündeki Wi-Fi ağlarına otomatik olarak bağlayabiliyor ve böylece iletişimlerin ele geçirilmesine olanak tanıyabiliyor.NELERE DİKKAT EDİLMELİ?Kaspersky uzmanları, QR kodların taşıdığı risklere karşı kullanıcıların kodların kaynağını doğrulamalarını, URL bağlantılarını kontrol etmelerini, kişisel bilgilerini paylaşmamalarını öneriyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky META Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi, QR kodların özellikle makbuzlar, broşürler ve tabelalar gibi günlük yaşamın çeşitli alanlarında yer aldıkları için manipülasyona son derece açık bir alan oluşturduğunu belirtti.Jedidi, &quot;Saldırganların bu kodları kötüye kullanmak için neredeyse sınırsız seçeneği var. QR kodlar günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmişken, kullanıcıların onları nasıl güvenli ve sorumlu bir şekilde kullanacaklarını bilmeleri büyük önem taşıyor&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9FQAq34AvkSuU1movMyJQQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>kodlardaki, tehlike:, Uzmanlar, dikkat, edilmesi, gerekenleri, anlattı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yeni bir dil gelişiyor: Bakışlarla konuşmak mümkün</title>
<link>https://myblog.tc/yeni-bir-dil-gelisiyor-bakislarla-konusmak-mumkun</link>
<guid>https://myblog.tc/yeni-bir-dil-gelisiyor-bakislarla-konusmak-mumkun</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, göz hareketlerini kullanarak isteklerinizi karşı tarafa iletmenin mümkün olduğunu ortaya koydu. Yeni araştırmaya göre, kelimelere ihtiyaç duymadan yardım istemek artık bir iletişim yöntemi olabilir.Avustralya&#039;daki Flinders Üniversitesi&#039;nden bilim insanları, kelimelere ihtiyaç duymadan taleplerimizi nasıl iletebileceğimizi ortaya koyan yeni bir çalışmaya imza attı.   Araştırmaya göre, bir nesneye bakmak, ardından bir kişiye göz teması kurup yeniden aynı nesneye dönmek; en etkili “yardım isteği” ifadesi olarak algılanıyor.  Bu bakış dizilimi, özellikle sosyal ortamlarda ya da yüksek sesli, sözlü iletişimin zor olduğu alanlarda güçlü bir iletişim aracı olabilir. Uzmanlar, bu yöntemin sıkıcı bir akşam yemeğinden çıkmak istediğinizi ya da içeceğinizin doldurulmasını arzuladığınızı karşı tarafa sessizce anlatmak için kullanılabileceğini belirtiyor.137 KİŞİ ÜZERİNDE TEST EDİLDİ  Çalışmanın başyazarı Dr. Nathan Caruana, “Bir kişinin size ne kadar sık baktığı değil, bakışlarının bağlamı bu davranışın anlamlı ve iletişimsel olup olmadığını belirliyor” ifadelerini kullandı.  Araştırmada, 137 kişiye sanal bir partnerle blok yerleştirme görevi verildi. Katılımcılardan, bir nesnenin sadece incelenip incelenmediğini mi yoksa açıkça istenip istenmediğini mi anlamaları istendi. En hızlı ve en doğru yanıtlar, göz temasının iki nesneye yönelik bakış arasında gerçekleştiği senaryolarda geldi.  SPOR, ASKERİYE VE GÜRÜLTÜLÜ ORTAMLAR  Araştırmacılar, söz konusu bakış tekniğinin spor müsabakalarında, askeri operasyonlarda ya da gürültülü iş yerlerinde sözsüz iletişim eğitimine katkı sağlayabileceğini vurguladı.   Ayrıca, görsel ipuçlarına daha çok ihtiyaç duyan işitme engelliler ya da otizmli bireyler için de önemli bir destek aracı olabileceği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JUQFIEwNeECmme1erbhcgg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, bir, dil, gelişiyor:, Bakışlarla, konuşmak, mümkün</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Altı gündür haber alınamayan gizemli uydu aniden “uyandı”</title>
<link>https://myblog.tc/alti-gundur-haber-alinamayan-gizemli-uydu-aniden-uyandi</link>
<guid>https://myblog.tc/alti-gundur-haber-alinamayan-gizemli-uydu-aniden-uyandi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Uzay Kuvvetleri, Çin’in yaklaşık bir hafta boyunca haber alınamayan ve sonra aniden aktif hale gelen gizemli uydusunu izliyor.Dünya, Çin’in gizemli uydusu Shiyan-28B 01’in fırlatıldıktan altı gün sonra aniden “uyandığını” öğrenince şaşkınlığa uğradı. 3 Temmuz’da Çin’in Xichang Uydu Fırlatma Merkezi’nden uzaya gönderilen uydu, standart protokole göre uyduların 24 ila 48 saat içinde tespit edilebilir hale gelmesi beklenirken, hiçbir uzay gözlem sistemi tarafından izlenememişti.  Ancak 9 Temmuz’da ABD Uzay Kuvvetleri’ne bağlı Space Domain Awareness (Uzay Alanı Farkındalığı) Birimi tarafından tespit edildi.  Uydu, 794 × 796 kilometrelik bir yörüngede ve yalnızca 11 derecelik eğimle dönerken görüldü. Oysa fırlatma sırasında eğimin 35 derece olması planlanmıştı. Uyduyu taşıyan roketin, yörünge eğimini düşürmek için üç kez yön değiştirmesi, sıra dışı bir manevra olarak dikkat çekti.UYDUYU FARKLI KILAN NE? Uzaydaki uyduları gözlemleyen gökbilimci Jonathan McDowell, Çin’in daha önce bu kadar düşük eğimli bir yörünge kullanmadığını belirtti. Bu yörünge doğrudan Güney Çin Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden geçiyor.  Bu da özellikle ABD’li uzmanlar arasında uydunun sadece teknoloji testi amaçlı olmayabileceği, muhtemelen gözetleme veya stratejik amaçlar taşıyabileceği şüphelerini güçlendiriyor.  Shiyan serisi uydular geçmişte de gizemli faaliyetleriyle gündeme gelmişti. Çin bu uyduların uzay ortamını incelemek için tasarlandığını açıklasa da, ABD’liler çoğunun askeri amaçlı olabileceğini düşünüyor.  Örneğin yakın zamanda iki Çin uydusunun yörüngede özel bir kenetlenme operasyonu yaparak yakıt transferi gerçekleştirmesi, bu teknolojinin uyduların görev süresini uzatıp askeri gözetlemeyi sürdürebileceği yorumuna yol açmıştı.  ABD’nin uzay ajansı NASA da bu uydunun hareketlerini yakından takip ediyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CUdMU8cytE2GFn_Klbj3sA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Altı, gündür, haber, alınamayan, gizemli, uydu, aniden, “uyandı”</media:keywords>
</item>

<item>
<title>iPhone 17 tanıtım tarihi 2025: iPhone 17 ne zaman çıkacak, özellikleri neler? İşte iPhone 17 çıkış tarihi</title>
<link>https://myblog.tc/iphone-17-tanitim-tarihi-2025-iphone-17-ne-zaman-cikacak-oezellikleri-neler-iste-iphone-17-cikis-tarihi</link>
<guid>https://myblog.tc/iphone-17-tanitim-tarihi-2025-iphone-17-ne-zaman-cikacak-oezellikleri-neler-iste-iphone-17-cikis-tarihi</guid>
<description><![CDATA[ Apple’ın 2025 yılında piyasaya süreceği iPhone 17 serisi için geri sayım başladı. Teknoloji dünyasının güvenilir kaynaklarından Mark Gurman, yaptığı açıklamayla birlikte 2025 iPhone, iPhone 17 Air ve iPhone 17 Pro modelleri Eylül ayının ikinci haftasında, yani 8 Eylül 2025 haftasında tanıtılacak. Apple&#039;ın geleneksel lansman takvimine sadık kalacağı düşünülüyor.Apple, son 10 yılda yeni iPhone modellerini genellikle Eylül ayının ikinci haftası, Salı günü gerçekleştirdiği özel etkinliklerle tanıttı. 2025 yılında da bu geleneğin bozulması beklenmiyor. Bu kapsamda, iPhone 17 serisinin 9 Eylül 2025 Salı günü tanıtılması en muhtemel tarih olarak öne çıkıyor.Ancak Apple’ın geçmiş yıllarda farklı günleri de tercih ettiği görülüyor. 8 Eylül Pazartesi veya 10 Eylül Çarşamba günleri de alternatif tanıtım tarihleri arasında yer alıyor. 11 Eylül tarihi ise tarihsel nedenlerle genellikle tercih edilmiyor.iPhone 17 Pro modeliyle ilgili ilk tasarım sızıntıları, Apple&#039;ın bu yıl daha ince ve hafif bir yapı üzerine odaklandığını gösteriyor. Özellikle &quot;Air&quot; takısını taşıyan modelin, daha zarif bir gövde ve gelişmiş ekran teknolojisiyle gelmesi bekleniyor.Apple&#039;ın daha önceki tanıtım tarihleri ise şöyle:iPhone 16: 9 Eylül 2024iPhone 15: 12 Eylül 2023iPhone 14: 7 Eylül 2022iPhone 13: 14 Eylül 2021iPhone 12: 13 Ekim 2020iPhone 11: 10 Eylül 2019iPhone XS: 12 Eylül 2018iPhone X: 12 Eylül 2017iPhone 7: 7 Eylül 2016iPhone 6s: 9 Eylül 2015Bu tarihler, Apple&#039;ın lansman stratejisinin uzun süredir Eylül ayının ikinci haftasına odaklandığını açıkça ortaya koyuyor.Apple, iPhone 17 serisinin yanı sıra Eylül etkinliğinde şu ürünleri de tanıtmayı planlıyor:Apple Watch Series 11Apple Watch Ultra 3Yeni nesil AirPodsÇeşitli Apple aksesuarlarıMacBook ve iPad gibi diğer ürünler için ise genellikle Ekim ayında ayrı bir etkinlik düzenleniyor.Henüz resmi teknik detaylar açıklanmamış olsa da, iPhone 17 serisinin:Yeni nesil A19 Bionic işlemciDaha uzun pil ömrüGeliştirilmiş kamera teknolojisiTitanyum veya daha hafif malzeme ile yeni tasarımArtırılmış yapay zeka entegrasyonugibi özelliklerle gelmesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rqCYEK5tcEOWlPA8Kkc3PA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>iPhone, tanıtım, tarihi, 2025:, iPhone, zaman, çıkacak, özellikleri, neler, İşte, iPhone, çıkış, tarihi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Görkemli meteor yağmuru başlıyor: Perseid’i izlemek için ne yapmalı?</title>
<link>https://myblog.tc/goerkemli-meteor-yagmuru-basliyor-perseidi-izlemek-icin-ne-yapmali</link>
<guid>https://myblog.tc/goerkemli-meteor-yagmuru-basliyor-perseidi-izlemek-icin-ne-yapmali</guid>
<description><![CDATA[ Perseid meteor yağmurunu gözlemlemek isteyen gökyüzü meraklıları için bu yıl en iyi seçenek, zirve gecesinden önce veya sonra gökyüzüne bakmak.Kuzey Yarımküre’nin en bilinen ve en sık gözlemlenen gök olaylarından biri olan yıllık Perseid meteor yağmuru, bu yıl da temmuz ortasında başlayıp ağustos sonunda sona erecek. Ancak bu yılki gösteriyi izlemek isteyenleri kötü bir sürpriz bekliyor: Neredeyse dolunay evresinde olacak Ay, meteor yağmurunu gölgede bırakabilir. Perseid meteor yağmuru 17 Temmuz Perşembe günü başlayacak ve 23 Ağustos Cumartesi gününe kadar devam edecek. En yoğun meteor geçişi ise 12-13 Ağustos gecesi yaşanacak. Ancak 9 Ağustos’ta dolunay evresine ulaşacak “Mersin Balığı Ayı”, gökyüzünü aydınlatarak Perseidlerin en parlak dönemini zayıflatacak. Zirve gecesi, yüzde 84 oranında aydınlık bir şişkin Ay tüm gece boyunca gökyüzünü ışığıyla dolduracak. Bu yüzden şehir ışıklarından uzaklaşmak pek işe yaramayacak. Uzmanlar, her yıl büyük bir meteor yağmurunu zirve noktasında izlemek için ışık kirliliğinin az olduğu karanlık gökyüzü bölgelerine gidilmesini öneriyor. Ancak bu yıl Ay’ın parlaklığı, Perseid’i şehir ışıklarından kaçarak izlemeyi de engelleyebilir. ZİRVEDEN ÖNCE İZLENMELİ Ay’ın bu planını bozmak isteyen gökyüzü meraklıları için en iyi seçenek, Perseidleri zirve gecesinden önce veya sonra izlemek olacak. Her ne kadar zirve dışı dönemde saat başına düşen meteor sayısı daha az olsa da, 18-28 Temmuz tarihleri arasında Ay ışığının en az olduğu bir “karanlık pencere” mevcut. 18 Temmuz’daki yarım ay gece yarısı yükseliyor, 24 Temmuz’da ise yeni ay gerçekleşecek. 28 Temmuz’a kadar gökyüzünde yalnızca zayıf bir hilal kalacak. Bu dönemde gökyüzü nispeten karanlık kalacak. Zirveden sonra da Ay yeniden devre dışı kalmaya başlayacak. 16 Ağustos’ta son dördün evresine girecek ve bu sırada Perseidlerin son üyeleri de kendini gösterebilir. O dönemde saatteki meteor sayısı azalmış olsa da açık gecelerde gökyüzünde birkaç parlak meteor görmek mümkün. KAYNAĞI SWIFT-TUTTLE KUYRUKLUYILDIZI Swift-Tuttle, 1862&#039;de gökbilimciler Lewis Swift ve Horace Tuttle tarafından keşfedildi. En son 1992&#039;de Dünya&#039;nın yanından geçtiğinde, çıplak gözle görülemeyecek kadar sönüktü. Ancak tahminler doğruysa 2126&#039;daki bir sonraki geçiş, onu çıplak gözle 1997&#039;deki Hale-Bopp kuyruklu yıldızına benzer parlaklık seviyesine getirebilir. Swift-Tuttle, Dünya&#039;nın yanından defalarca geçtiği bilinen en büyük nesne. Çekirdeği yaklaşık 26 kilometre genişliğinde. HANGİ YÖNE BAKMALI? Meteor yağmurları, adını göktaşlarının geldiği yöndeki takımyıldızlarından alıyor. Dünya&#039;dan bakınca Perseid meteorları da Kuzey Yarımküre&#039;deki Perseus Takımyıldızı yönünden geliyor gibi görünüyor. Gözlem sırasında Perseus Takımyıldızı kuzeydoğu yönünde alçakta görülecek. Uzmanlara göre takımyıldızı bulmak kolay: Doğuya baktığınızda Jüpiter&#039;in parladığını göreceksiniz. Perseus da Jüpiter&#039;den saat 10 yönünde bir çizgi uzatılarak bulunabilir. Perseid meteorlarının ışıltısı, takımyıldızındaki ana yıldızların hemen üzerinde olacak. Bu bölgeye dikkat edilmesi gerekiyor. Daha uzaktaki meteorların bıraktığı iz de daha uzun görülecek.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yuOmkIOyaEe2EhuWhc9sHg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Görkemli, meteor, yağmuru, başlıyor:, Perseid’i, izlemek, için, yapmalı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kuzey Kore&amp;apos;de sessiz hazırlık: &amp;quot;Kendi ChatGPT&amp;apos;sini geliştirecek&amp;quot;</title>
<link>https://myblog.tc/kuzey-korede-sessiz-hazirlik-kendi-chatgptsini-gelistirecek</link>
<guid>https://myblog.tc/kuzey-korede-sessiz-hazirlik-kendi-chatgptsini-gelistirecek</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kore’nin  yapay zeka alanında sessiz bir hazırlık içinde olduğu ve kendi ChatGPT’sini geliştirmeyi planladığı iddia edildi.Kuzey Kore&#039;nin, kendi yapay zeka teknolojisini geliştirme hedefiyle altyapısını sessizce güçlendirdiği öne sürüldü.   Güney Kore’nin birleşme bakanlığına aday gösterilen Chung Dong-young, Pyongyang yönetiminin şu anda üç ayrı yarı iletken üretim tesisi işlettiğini ve bu tesislerden ikisinin daha önce kamuoyuna yansımamış olduğunu açıkladı.  &quot;KENDİ CHATGPT&#039;SİNİ GELİŞTİRECEK&quot; İDDİASI  Mecliste konuşan Chung’a göre, bu çip fabrikaları başkent Pyongyang, Phyongsong ve Wonsan’da bulunuyor. Bu gelişme, uzun süredir teknolojik izolasyon altında bulunan Kuzey Kore’nin, yerli üretim kapasitesini artırdığına işaret ediyor. Ancak asıl dikkat çekici iddia, ülkenin “ChatGPT benzeri” bir yapay zeka sohbet robotu geliştirmeyi planladığı yönünde.  Uzmanlara göre Kuzey Kore’nin bu tür bir yapay zekayı üretmesi, veri setlerinden işlem gücüne kadar birçok temel unsurun eksikliği nedeniyle şimdilik pek mümkün görünmüyor.   Zira büyük dil modelleri, yoğun hesaplama kaynakları, geniş eğitim verisi ve güçlü bir altyapı gerektiriyor. Pyongyang ise ağır yaptırımlar, teknik kısıtlamalar ve uluslararası tecrit nedeniyle bu kaynaklardan mahrum durumda.  KUZEY KORE&#039;NİN YAPAY ZEKAYA İLGİSİ  Buna rağmen, Kuzey Kore’nin yapay zekaya olan ilgisi yeni değil. Daha önce siber operasyonlar, hack girişimleri ve propaganda yazılımları gibi alanlarda algoritma temelli teknolojiler kullandığı biliniyor. Şimdi ise hedef, bu alanda bağımsız üretim kapasitesi oluşturmak olabilir.  Chung Dong-young’ın açıklamaları, hem Güney Kore güvenlik politikası hem de bölgesel teknoloji dengeleri açısından yeni soru işaretleri doğurmuş durumda.   Her ne kadar “ChatGPT benzeri” bir yapay zekanın kısa vadede geliştirilebilmesi zor görünse de, Kuzey Kore’nin teknoloji alanındaki yönelimi, uluslararası kamuoyu tarafından dikkatle izleniyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YgRtXSJeNUastizAX0xX0Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Korede, sessiz, hazırlık:, Kendi, ChatGPTsini, geliştirecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Japonya&amp;apos;da internet hızı rekoru</title>
<link>https://myblog.tc/japonyada-internet-hizi-rekoru</link>
<guid>https://myblog.tc/japonyada-internet-hizi-rekoru</guid>
<description><![CDATA[ Japon araştırmacılar, mevcut fiber optik altyapısını kullanarak internet hızında yeni bir dünya rekoru kırdı.Yapay zeka eğitimi, kuantum bilgisayarlar, 8K yayınlar ve devasa bulut yedeklemeleri gibi alanlarda dünyanın giderek artan veri ihtiyacı yeni hız rekorlarıyla karşılanıyor. SANİYEDE 402 TERABİTJaponya Ulusal Bilgi ve İletişim Teknolojileri Enstitüsü’nün (NICT) öncülüğünde yürütülen çalışmada, standart optik fiber kablolar üzerinden saniyede tam 402 terabit (Tbps) veri aktarımı sağlandı. Bu, mevcut ABD ortalaması olan 100 Mbps’nin yaklaşık 4 milyon katı bir hız anlamına geliyor. Başka bir deyişle, bu hızla tüm Netflix kütüphanesi saniyeler içinde indirilebiliyor, ya da 12 bin 500 HD film tek seferde aktarılabiliyor. YENİ NESİL OPTİK YÜKSELTİCİLER KULLANILDIAraştırmacılar, ticari olarak satılan standart fiber kablolar üzerinden 50 kilometrelik mesafede bu hıza ulaştı. Bunu, çok bantlı dalga boyu bölmeli çoğullama ve yeni nesil optik yükselticiler kullanarak başardılar. Bu sayede mevcut altyapının büyük yatırımlar gerektirmeden kullanılabileceği kanıtlandı. DAHA ÖNCE DE REKOR KIRILMIŞTIJaponya, 2023’te 319 Tbps hıza ulaşarak rekor kırmıştı. Yeni sistem, sinyal kaybını minimuma indiren yeni teknolojilerle bu rekoru katladı. Dünya ortalamalarına bakıldığında Avrupa’nın en iyi hızları 1 Gbps civarında kalırken, yeni nesil 6G teknolojisinin hedefi bile bu hızın çok gerisinde kalıyor. Bu gelişme; sanal gerçeklikten büyük veri analizine kadar pek çok alanda devrim yaratabilir, veri merkezlerinin enerji verimliliğini artırabilir. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-pova9SB60iWT4ftj9CZcA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Japonyada, internet, hızı, rekoru</media:keywords>
</item>

<item>
<title>EA Sports FC 26’dan Türk oyunculara sürpriz: Türkçe spiker de olacak</title>
<link>https://myblog.tc/ea-sports-fc-26dan-turk-oyunculara-surpriz-turkcespiker-de-olacak</link>
<guid>https://myblog.tc/ea-sports-fc-26dan-turk-oyunculara-surpriz-turkcespiker-de-olacak</guid>
<description><![CDATA[ EA Sports FC serisinin yeni oyunu FC 26&#039;da Türkçe spiker seçeneğinin gelmesi, Türk oyuncuları heyecanlandırdı.Futbol oyunları dünyasında her yıl büyük bir heyecanla beklenen EA Sports FC serisinin yeni oyunu FC 26 için geri sayım resmen başladı. Merakla beklenen ilk tanıtım fragmanı EA Sports FC’nin resmi YouTube kanalında paylaşıldı. Fragman, yeni oynanış mekanikleri, geliştirilmiş grafikler ve modlara dair dikkat çekici detaylar sunarak sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Serinin yeni oyunu, Ultimate Edition sahiplerine 19 Eylül 2025 tarihinde erken erişime açılacak. Standart Sürüm kullanıcıları ise FC 26’ya 26 Eylül’de kavuşacak. Oyun; PlayStation 5, Xbox Series X/S ve PC’de tam sürüm olarak çıkarken, PlayStation 4, Xbox One ve Nintendo Switch kullanıcıları için daha sadeleştirilmiş bir versiyon sunulacak.TÜRKÇE SESLENDİRME DESTEĞİTürk futbolseverler için bu yılın en büyük yeniliği ise Türkçe seslendirme desteği oldu. EA Sports, FC 26’da ilk kez Türkçe maç anlatımı sunacağını resmen açıkladı. Bu gelişme, Türkiye’deki oyuncular arasında büyük heyecan yarattı. Oyunun fiyatlandırması da belli oldu. FC 26’nın Ultimate Edition sürümü 3.999 TL’den ön siparişe açıldı. Standart sürümün fiyatı ise henüz netleşmiş değil ancak benzer bir aralıkta olması bekleniyor. Geliştirici ekip bu yıl, daha kapsamlı bir kariyer modu, yenilenmiş maç sunumları ve geliştirilmiş yapay zekâ gibi birçok yeni özellikle oyunu daha gerçekçi ve keyifli hale getirmeyi amaçlıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tIfKEvM7G0Sih2_Q9T759g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Sports, 26’dan, Türk, oyunculara, sürpriz:, Türkçe spiker, olacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Microsoft yapay zekanın devraldığı meslekleri belirledi: Yüzde 98’le en riskli grup belli oldu</title>
<link>https://myblog.tc/microsoft-yapay-zekanin-devraldigi-meslekleri-belirledi-yuzde-98le-en-riskli-grup-belli-oldu</link>
<guid>https://myblog.tc/microsoft-yapay-zekanin-devraldigi-meslekleri-belirledi-yuzde-98le-en-riskli-grup-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Microsoft Research’ün yayınladığı yeni bir çalışma, yapay zekanın istihdama etkisiyle ilgili tartışmalara somut verilerle ışık tuttu.Teorik öngörüler yerine iş yeri verilerini analiz eden yeni bir araştırmada yapay zeka karşısında en riskli meslekler belirlendi. Araştırma ekibi Microsoft’un üretkenlik araçlarına entegre edilen yapay zeka asistanı Copilot’un çalışanlarla yaptığı 200 bin gerçek görüşmeyi inceledi. Araştırmanın ortaya koyduğu tabloya göre, bilgi işleme ve iletişim odaklı meslekler ciddi dönüşüm riski taşırken, fiziksel varlık ve insan etkileşimi gerektiren işler büyük ölçüde koruma altında kalıyor. Gerçek kullanım verilerine dayanan bu yaklaşım, şirketler üretken yapay zekayı hızla benimserken hangi mesleklerin en savunmasız olduğunu açıkça gösteriyor. Araştırmaya göre mevcut yapay zeka yetenekleriyle en fazla örtüşen işler, bilgi toplama, analiz etme ve yazılı iletişim ağırlıklı meslekler:TERCÜMANLARVerilere göre yüzde 98 ile en yüksek örtüşme oranı tercümanlar ve çevirmenler arasında. Modern yapay zeka sistemleri, anlık çeviri yetenekleri sayesinde birden fazla dili eşzamanlı çevirebiliyor ve bu da mesleğin rutin işlevlerini doğrudan tehdit ediyor. TARİHÇİLER VE ARAŞTIRMACILARYapay zekanın akademik ve araştırma odaklı işlerle de yüksek uyum gösterdiği tespit edildi. Yapay zeka, büyük veri kümelerinde desen tanıma ve bilgi sentezleme yetenekleriyle bu alandaki temel görevleri yerine getirebiliyor. YAZARLAR VE METİN ÜRETİCİLERİ İçerik üretimi, taslaktan redaksiyona kadar birçok aşamada yapay zekaya uygun bir alan olarak öne çıktı. Çalışmada yazım desteği, en yaygın yapay zeka kullanım alanlarından biri oldu.GAZETECİLER VE MEDYA ÇALIŞANLARIHaber toplama, doğrulama ve makale taslağı hazırlama gibi süreçler, yapay zeka ile büyük ölçüde örtüştü. Ancak insan denetimi, doğruluk ve editoryal kararlar için hâlâ kritik. EDİTÖRLER VE DÜZELTMENLER Dilbilgisi, üslup ve tutarlılık kontrolü gibi temel metin düzenleme işleri, yapay zekanın güçlü olduğu alanlardan. Bu rollerin, mekanik düzeltme yerine stratejik editoryal planlamaya kayması bekleniyor. HALKLA İLİŞKİLER UZMANLARIBülten hazırlama, medya takibi ve kamuoyu analizi gibi yazılı iletişim ağırlıklı işler de yapay zeka tarafından desteklenebilir veya kısmen otomatikleştirilebilir.EN DAYANIKLI MESLEKLER NELER?Öte yandan araştırmaya göre fiziksel beceri ve doğrudan insan etkileşimi gerektiren işler, mevcut yapay zeka teknolojileriyle en az uyum gösteren alanlar olarak öne çıkıyor.SAĞLIK DESTEK ELEMANLARIHastaya fiziksel bakım, duygusal destek ve öngörülemeyen durumlarda anlık karar verme yetisi tamamen insana özgü kalmaya devam ediyor.MASÖRLER VE KİŞİSEL BAKIM ÇALIŞANLARIFiziksel temas, duyusal geri bildirim ve birebir iletişim bu meslekleri otomasyona kapalı hale getiriyor.MAKİNE OPERATÖRLERİ VE ŞOFÖRLEROtonom araçlar gelecekte bir tehdit oluştursa da karmaşık fiziksel ortamlarda insan yargısı ve esnekliği kısa vadede bu işleri koruyor.BEDEN GÜCÜ GEREKTİREN İŞLERÇatı ustaları, bulaşıkçılar, temizlikçiler gibi manuel işlerde el becerisi, çevresel adaptasyon ve maliyet unsurları otomasyonu şu an için zorlaştırıyor.RİSK VAR AMA YER DEĞİŞTİRME KESİN DEĞİLAraştırma, yapay zekanın iş yerinde bilgi sağlama, yazım desteği, eğitim ve danışmanlık gibi alanlarda yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Ancak yüksek uyum, mutlaka iş kaybı anlamına gelmiyor. Birçok mesleğin tamamen ortadan kalkması yerine, rutin işlerin yapay zekaya devredilip insan odaklı strateji, yaratıcılık ve müşteri ilişkileri gibi alanlara kayması bekleniyor. Zamanlamayı ise yalnızca teknoloji değil; maliyet, yasal düzenlemeler ve şirketlerin adaptasyon hızları belirleyecek. Bu nedenle iş gücü geçişini yönetmek şirketler için kritik olacak. Yüksek riskli alanlarda çalışanların yaratıcı problem çözme, müşteri ilişkileri yönetimi veya stratejik planlama gibi insana özgü becerilere odaklanması önem kazanıyor. Yapay zekaya dirençli işlerde olanlar da tamamen güvende olduklarını sanmamalı. Robotik ve yapay zeka geliştikçe, fiziksel ve yüz yüze işler de uzun vadede otomasyon baskısı görebilir. Araştırma ayrıca, her alanda yapay zekanın yeteneklerini ve sınırlarını anlamanın rekabet avantajı sağladığını gösteriyor. Yapay zekayla uyumlu çalışmayı bilen, insan katkısını koruyan profesyoneller, dönüşen iş dünyasında avantajlı çıkacak. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V9rr9cBzHkeSz_WiYWLCOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Microsoft, yapay, zekanın, devraldığı, meslekleri, belirledi:, Yüzde, 98’le, riskli, grup, belli, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bill Gates’ten sağlık felaketi uyarısı: “Geri dönmek için çok geç değil”</title>
<link>https://myblog.tc/bill-gatesten-saglik-felaketi-uyarisi-geri-doenmek-icin-cok-gec-degil</link>
<guid>https://myblog.tc/bill-gatesten-saglik-felaketi-uyarisi-geri-doenmek-icin-cok-gec-degil</guid>
<description><![CDATA[ Microsoft’un kurucu ortağı ve yardımseverlik faaliyetleriyle tanınan Bill Gates, ABD’nin yoksul ülkelere yönelik sağlık yardımlarını kesmesini bir kez daha eleştirdi.Microsoft’un kurucusu Bill Gates, Donald Trump yönetiminin ABD’nin dış yardımlarında yaptığı büyük kesintilere dair yaptığı açıklamada bu kesintilerin küresel sağlık programları için “felaket ve tamamen önlenebilir” sonuçlar doğuracağını vurguladı. Bir süredir yardımların kesilmesini eleştiren Gates bu kez Afrika’da bir doktorun yaşadığı çarpıcı durumu gündeme taşıdı. ABD’nin PEPFAR (Başkanın AIDS Yardım Acil Planı) programından destek alan kliniğin kapanmak üzere olduğunu belirten doktor, “Çocuklar için hayat kurtaran HIV tedavilerimiz sadece birkaç hafta içinde tükenecek” dedi ve ekledi: “Ve bu sorun sadece bizim kliniğimizle sınırlı değil.” Gates’in uyarıları, Trump yönetiminin dış yardımları kesme ve USAID gibi kurumları kapatma kararının ardından geldi. Söz konusu kararın, federal hükümetteki maliyetleri kısma yetkisi verilen DOGE (Hükümet Verimliliği Departmanı) adlı yeni birim ve Elon Musk’ın etkisiyle alındığı belirtiliyor. Gates, X (eski Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu kesintilerin yıkıcı etkileri tamamen önlenebilir ve hâlâ geri dönmek için çok geç değil” ifadelerini kullandı. 5 MİLYON ÇOCUK HAYATTA KALDI X paylaşımının yanı sıra yayınladığı bir videoda da Gates, ABD’nin küresel aşı yardımları sayesinde çocuk ölümlerinin yılda 10 milyondan 5 milyonun altına düştüğünü hatırlattı. Trump yönetiminin Gavi (Aşı İttifakı) desteğini kesmesinin “bir milyon ek ölüm” anlamına geleceğini vurguladı. Milyarder, “Bu insanları hayatta tutacak cömertliğimizi sürdürmemizi umuyorum” diyerek sözlerini bitirdi. DAHA ÖNCE DE UYARMIŞTI Öte yandan bu, Bill Gates’in ilk uyarısı değil. Temmuz başında X’te yaptığı paylaşımda, tıp dergisi The Lancet’te yayınlanan ve ABD yardımlarındaki kesintilerin etkisini inceleyen bir araştırmaya dikkat çekmişti. Araştırmaya göre, mevcut kesintiler devam ederse 2040 yılına kadar 5 yaşına gelmeden ölen çocuk sayısı 8 milyon artacak. Gates bu verileri paylaşırken, “Gerçekler çok basit ve yıkıcı: Yardım kesintileri hâlihazırda can aldı ve ölümler artmaya devam edecek” ifadelerini kullanmıştı. ELON MUSK’A SERT ELEŞTİRİ Mayıs ayında Financial Times’a verdiği bir röportajda Gates, bu politikaların mimarı olarak gördüğü Musk’ı açıkça eleştirmişti. “Dünyanın en zengin adamının, dünyanın en yoksul çocuklarını öldürmesi hoş bir tablo değil” diyen milyarder, New York Times’a da benzer şekilde, Musk’ın ileride büyük bir hayırsever olabileceğini, ancak “şimdilik dünyanın en zengin adamının, dünyanın en yoksul çocuklarının ölümünde rol oynadığını” söylemişti.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IUsS0vGrEEmHWlPt664zWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Bill, Gates’ten, sağlık, felaketi, uyarısı:, “Geri, dönmek, için, çok, geç, değil”</media:keywords>
</item>

<item>
<title>CERN deneyi: Varlığın nedenine dair ipucu bulundu</title>
<link>https://myblog.tc/cern-deneyi-varligin-nedenine-dair-ipucu-bulundu</link>
<guid>https://myblog.tc/cern-deneyi-varligin-nedenine-dair-ipucu-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı&#039;nda (LHC) yapılan gözlemler, evrenin neden maddeyle dolu olduğu konusunda önemli bir ipucu sunuyor.Bilim insanlarına göre Büyük Patlama sırasında eşit miktarda madde ve antimadde oluştu. Ancak bu iki tür birbiriyle karşılaştığında birbirini yok eder. Teoride, bu durumun evrende hiçbir şey kalmamasına yol açması gerekirdi. Oysa bugün burada olduğumuza göre bu denge bir noktada bozuldu. İşte bilim insanları da bu bozulmanın nasıl gerçekleştiğini anlamaya çalışıyor.AYNA BOZULMASICERN’in Mart 2025’te yayımladığı ve şimdi hakemli bilim dergisi Nature tarafından da onaylanan araştırmaya göre, madde ve antimadde arasında doğadaki temel yasaların işleyişinde küçük ama çok önemli bir fark var. Bu fark, yük-parite (CP) simetrisinin ihlali olarak adlandırılıyor. Normalde parçacıklar ile antimadde karşılıkları aynı kütleye, ancak zıt yüke sahip olur. Ancak bu parçacıklar başka parçacıklara dönüşürken —örneğin radyoaktif bozunmalar sırasında— bu simetri kırılabiliyor. Sonuç olarak, bazı parçacıklar ve karşılıkları farklı oranlarda bozunabiliyor. SİMETRİ İHLALİ GÖZLENDİBu tür CP simetrisi ihlali daha önce mezon adı verilen parçacıklarda görülmüştü. Ancak maddeyi oluşturan temel yapı taşları olan baryonlar (proton ve nötron gibi) için böyle bir gözlem ilk kez yapıldı. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, hem madde hem de antimaddeden oluşan çok sayıda baryon üretip bunların bozunmalarını inceleyerek, bu parçacıkların simetriyi nasıl ihlal ettiğini gösterdi. Araştırmaya göre baryonlar bozunurken, antimaddeye kıyasla çok az da olsa daha fazla madde üretiyor.Her ne kadar bu gözlem, evrendeki madde fazlalığını açıklamak için çok önemli bir adım olsa da, araştırmada belirtilen fark astronomik gözlemlerle karşılaştırıldığında hala çok küçük kalıyor. Yani mevcut fizik kuramı olan Standart Model, bu asimetrinin tamamını açıklamaya yetmiyor. Bu nedenle bilim insanları, maddenin antimaddeye üstün gelmesini sağlayan daha fazla CP ihlali kaynağı olduğunu ve bunların henüz keşfedilmediğini düşünüyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Te8-YxlDmUaAlgra8WAoQg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>CERN, deneyi:, Varlığın, nedenine, dair, ipucu, bulundu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tarihte ilk: Bir güneş sistemi doğarken gözlemlendi</title>
<link>https://myblog.tc/tarihte-ilk-bir-gunes-sistemi-dogarken-goezlemlendi</link>
<guid>https://myblog.tc/tarihte-ilk-bir-gunes-sistemi-dogarken-goezlemlendi</guid>
<description><![CDATA[ Astronomlar, 1.300 ışık yılı uzaklıktaki genç bir yıldızın etrafında gezegen oluşumunun en erken aşamalarını doğrudan gözlemlemeyi başardı.Nature dergisinde yayımlanan bu çığır açıcı keşif, ilk kez bir gezegen sisteminin tam da oluşmaya başladığı anı yakalayarak bilim insanlarına kendi Güneş sistemimizin doğuşunu anlamak için adeta bir zaman penceresi sundu. YENİ DOĞAN YILDIZ ETRAFINDA İLK KIVILCIMLARAraştırmacılar, &quot;HOPS-315&quot; adı verilen genç bir yıldızı inceledi. Bu yıldızın etrafında, gezegenlerin oluştuğu bilinen gaz ve tozdan oluşan bir protoplanet diski bulunuyor. James Webb Uzay Teleskobu ile Atacama Büyük Milimetre Dizisi (ALMA) teleskopları kullanılarak, bu diskte silisyum monoksit (SiO) adlı bileşiğin gaz halinden katı kristal haline geçtiği gözlemlendi. Bu dönüşüm, gezegen oluşumunun ilk fiziksel adımı olarak kabul ediliyor.GÜNEŞ SİSTEMİMİZİN BEBEKLİK HALİAraştırmanın başyazarı Melissa McClure (Leiden Üniversitesi), “İlk kez Güneş’ten başka bir yıldızın etrafında gezegen oluşumunun başladığı anı yakaladık” diyerek bu keşfin önemini vurguladı. Araştırmaya göre, Dünya gibi kayalık gezegenlerin temel yapı taşları olan mineraller, Güneş Sistemi&#039;nin başlangıcında da aynı şekilde oluşmuş olabilir. HOPS-315’in etrafında kristalleşmeye başlayan bu mineraller, Güneş sisteminde milyarlarca yıl öncesine ait gök taşlarında da bulunuyor. Purdue Üniversitesi’nden Merel van’t Hoff ise bu sahneyi “Bebek Güneş sisteminin bir fotoğrafı” olarak tanımladı. GEZEGEN DOĞUMUNUN ŞİFRELERİMinerallerin oluştuğu bölge, Güneş sistemindeki asteroid kuşağının bulunduğu mesafeye karşılık geliyor. Bu da rastlantı değil; tam da gezegen oluşumunun beklendiği konum. Oluşum süreci şu şekilde işliyor: Genç yıldızın yakınında yüksek sıcaklıkta gaz halinde bulunan silisyum monoksit, yıldızdan uzaklaştıkça sıcaklık düşüyor ve bu gaz kristal hale dönüşüyor. Bu kristaller zamanla birbirine tutunarak kilometrelerce büyüklüğe ulaşan planetezimallere dönüşüyor. Bunlar da gezegenlerin yapı taşlarını oluşturuyor. BİLİMSEL BİR DÖNÜM NOKTASIBu gözlem, daha önce hiçbir protoplanet diskte ya da Güneş Sistemi dışındaki bir yerde doğrudan görülmemişti. James Webb Teleskobu, bu kristal minerallerin kimyasal izlerini tespit ederken; ALMA teleskobu, bu minerallerin yıldız çevresinde tam olarak nerede oluştuğunu ortaya koydu.  Ayrıca gözlemler sırasında karbon monoksitin yıldızdan kelebek şeklinde yayıldığı, silisyum monoksitin ise dar jetler halinde dışarı fışkırdığı gözlemlendi. En çarpıcısı ise, bu gazın aktif şekilde katı kristallere dönüşme sürecinde olduğu anlaşıldı.Bu keşif, Dünya benzeri gezegenlerin evrende ne kadar yaygın olabileceğini anlamak açısından da büyük önem taşıyor. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I4dgcdvA-USPGBl_OR001g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Tarihte, ilk:, Bir, güneş, sistemi, doğarken, gözlemlendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Z kuşağı, yapay zeka yüzünden staj bulamıyor</title>
<link>https://myblog.tc/z-kusagi-yapay-zeka-yuzunden-staj-bulamiyor</link>
<guid>https://myblog.tc/z-kusagi-yapay-zeka-yuzunden-staj-bulamiyor</guid>
<description><![CDATA[ Geleneksel olarak gençlerin iş hayatına adım atmasını sağlayan staj ve giriş seviyesi pozisyonlar, artık yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla hızla ortadan kalkıyor.Stajlar ve benzeri başlangıç pozisyonları, genç çalışanlara deneyim kazandırarak onları uzun vadeli kariyerlere hazırlar. Ancak veri girişi, raporlama ve zamanlama gibi tekrarlayan, düşük karmaşıklıktaki görevlerin artık yapay zeka tarafından çok daha hızlı ve ucuza yapılabilmesi, bu tür rollerin önemini azaltıyor. LinkedIn verilerine göre her bir giriş seviyesi pozisyon için başvurular yüzde 14 oranında artarken, rekabet de giderek kızışıyor.2030&#039;A KADAR İŞLERİN YÜZDE 30&#039;UNU YAPAY ZEKA YAPACAKTahminlere göre 2030 yılına kadar işlerin yaklaşık yüzde 30’u yapay zeka ile otomatik hale gelebilir. Bu durum özellikle gıda hizmetleri, müşteri ilişkileri, satış ve ofis destek işleri gibi alanlarda ciddi değişimlere neden olacak. Bu tür pozisyonlardaki kayıpların toplam mesleki değişimlerin yüzde 84’ünü oluşturması bekleniyor.FIRSAT DEĞİL, ENGELLER ARTIYORMicrosoft ve LinkedIn’in 2024 tarihli bir raporuna göre, işverenler artık yalnızca deneyime değil, aynı zamanda adayların yapay zeka araçları kullanma becerilerine de büyük önem veriyor. Ankete katılan yöneticilerin üçte ikisi, yapay zeka becerisi olmayan birini işe almak istemediğini söylüyor. Hatta yüzde 71’i, deneyimsiz ama yapay zeka konusunda yetkin bir adayı, deneyimli ama bu becerilere sahip olmayan birine tercih ediyor.  Bu durum, geleneksel deneyim kazanma yollarının daraldığı bir ortamda Z kuşağının yapay zeka okuryazarlığını temel yetkinlik olarak edinmesini zorunlu kılıyor.Z KUŞAĞI HIZLI ADAPTE OLABİLİRZ kuşağı, dijital yerliler olarak yapay zekaya en hızlı adapte olabilen nesil olabilir. Microsoft ve LinkedIn’in ortak araştırmasına göre, Z kuşağının yüzde 85’i iş yerinde ChatGPT ve Copilot gibi yapay zeka araçlarını aktif olarak kullanıyor. Ayrıca profesyonellerin yüzde 76’sı, rekabetçi kalabilmek için yapay zeka becerilerine sahip olunması gerektiğini düşünüyor. Son bir yılda yapay zeka okuryazarlığı eğitimlerine olan ilgi ise yüzde 160 artmış durumda. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V9rr9cBzHkeSz_WiYWLCOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>kuşağı, yapay, zeka, yüzünden, staj, bulamıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Grok şimdi de ilişkilere el attı: Stalk tahminleri yapıyor, anime karakterler üretiyor</title>
<link>https://myblog.tc/grok-simdi-de-iliskilere-el-atti-stalk-tahminleri-yapiyoranimekarakterler-uretiyor</link>
<guid>https://myblog.tc/grok-simdi-de-iliskilere-el-atti-stalk-tahminleri-yapiyoranimekarakterler-uretiyor</guid>
<description><![CDATA[ Elon Musk&#039;ın yapay zeka şirketine ait sohbet botu Grok, arkadaş diye nitelendirdiği iki çizgi karakterle tepki topluyor.xAI&#039;ın yapay zeka hizmeti Grok&#039;un hakaret içerikli ve küfürlü yanıtlar vererek geri çekilmesinin üzerinden yaklaşık bir hafta geçmişken, sohbet botu romantik ilişkilere de girmeye başladı.Teknoloji milyarderi Elon Musk&#039;ın sahibi olduğu şirket, Grok&#039;un kullanıcılarla cinsel veya şiddet içerikli konuşmalara giren iki animasyon karakterini tanıttı.Grok&#039;un &quot;arkadaş&quot; adını verdiği karakterlerden biri, kullanıcıların hayatlarını &quot;daha seksi&quot; hale getirmeyi teklif eden, Ani adlı flörtöz bir Japon anime karakteri. Diğeri ise kullanıcılara açık veya kaba bir dille kitap ederek kaos yaratma amacıyla bir çeteye katılmalarını isteyen Kötü Rudi adlı bir kırmızı panda.ANARŞİST PANDA VE SOYUNAN ANİMENBC News&#039;e göre, Kötü Rudi, X&#039;te yayınladığı videolarda Kaliforniya&#039;daki bir iskeleden yat çalmaktan Papa&#039;yı devirmeye kadar çeşitli planlar gerçekleştirmek istediğini söylüyor. Ayrıca kullanıcılarına düğünleri basmayı, bankaları bombalamayı, bebek mamasını viskiyle değiştirmeyi, milyarderleri öldürmeyi ve bir kasabanın su kaynaklarına acı sos ve sim katmak istediğini söyledi. İlhamını Rusya doğumlu bir anarşistten aldığını belirtiyor.X&#039;te paylaşılan etkileşim videolarında dekolteli bir elbise giyen Ani, kullanıcı yeterince flört ederse iç çamaşırına kadar soyunuyor. İki animasyon karakteri sesli komutlara veya sorulara yanıt veriyor ve yanıt verirken dudakları hareket ediyor ve gerçekçi hareketler yapıyor.Bu arada Musk, yapay zeka sohbet sistemi Grok’a yeni bir karakter daha kazandırmaya hazırlanıyor. Ani&#039;nin erkek versiyonu olacağı düşünülen karakterin gizemli ve karanlık bir yapıya sahip olacağı belirtildi.GROK &quot;STALKER&quot; MI OLDU?Grok&#039;un romantik ilişkilere de el atmasıyla birlikte kullanıcılar, kendilerini &quot;stalk&quot;layan (profillerini ziyaret eden) X kullanıcılarının isimlerini yapay zeka botuna sormaya başladı.Örneğin bir kullanıcının isteği üzerine bot, &quot;Son etkileşim istatistiklerine göre profilini en çok &#039;stalklayan&#039; 10 hesap tahmini&quot; diyerek bir dizi kullanıcı adı saydı.Daha sonra birçok kullanıcı da aynı talepte bulunmaya başladı. Grok&#039;un bu kullanıcıları uyararak X&#039;in stalk verilerini paylaşmadığını ve isimleri yalnızca kendisinin tahmin ettiğini söylediği de göze çarptı.Görünüşe göre Grok, özellikle kullanıcıların birbirine verdiği yanıtlar doğrultusunda hesaplama yaparak, en çok etkileşimde bulunulan hesapları &quot;stalker&quot; tahmini olarak sunuyor.xAI, geçen hafta yeni amiral gemisi yapay zeka modeli Grok 4’ü ve aylık 300 dolarlık yeni bir üst düzey abonelik planını duyurmuştu. SuperGrok Heavy adı verilen bu plan, xAI’nin bugüne kadar sunduğu en pahalı abonelik paketi olmuştu.Öte yandan Grok bir süredir skandal niteliğinde çeşitli ifadeleriyle gündemdeydi.Hem Türkiye&#039;de hem de dünya çapında kullanıcıların yanıt taleplerine küfürlü cevaplar veren sohbet botu, son olarak Hitler övgüsünde bulununca XAI alarma geçmiş ve hizmeti geçici olarak durdurmuştu.Türkiye&#039;de de Atatürk’ün hatırasına hakaret, Cumhurbaşkanına hakaret, dini değerleri alenen aşağılama ifadeleri kullanmasının ardından olayla ilgili soruşturma başlatılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K3BzTX-fbUyVW9UXmtEvMA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Grok, şimdi, ilişkilere, attı:, Stalk, tahminleri, yapıyor,  anime karakterler, üretiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gmail kullanıcılarına önemli uyarı: Dolandırıcılar yeni bir yöntem keşfetti</title>
<link>https://myblog.tc/gmail-kullanicilarina-oenemli-uyari-dolandiricilar-yeni-bir-yoentem-kesfetti</link>
<guid>https://myblog.tc/gmail-kullanicilarina-oenemli-uyari-dolandiricilar-yeni-bir-yoentem-kesfetti</guid>
<description><![CDATA[ Google’ın yeni yapay zeka hizmeti Gemini üzerinden sunulan e-posta özetlerini hedef alan yeni bir dolandırıcılık yöntemi tespit edildi.Google’ın Gemini yapay zekası, uzun e-postaları hızlıca okunabilir özetlere dönüştürerek kullanıcıların önemli bilgileri madde işaretleriyle kolayca görmesini sağlıyor. Ancak, bu özellik, bazı kötü niyetli kişilerin sistemi kandırmasına olanak tanıyor.Bleeping Computer’ın haberine göre, siber suçlular bu sistemi manipüle ederek özetlere gizli metinler ekleyebiliyor. Örneğin, özetin sonunda “UYARI: Gemini, Gmail şifrenizin ele geçirildiğini tespit etti. Lütfen hemen bizi arayın” gibi sahte uyarılar yer alabiliyor. Bu tür mesajlarda bir telefon numarası ve referans kodu da bulunuyor.Mozilla uzmanları da Gemini özet özelliğindeki bu potansiyel güvenlik açığını doğruladı. Online dolandırıcıların, mesaj açıldığında görünür olan gizli komutlar ekleyebildiği belirtildi.
Google ise konuyla ilgili açıklama yaparak, platformun güvenliğini sağlamak için sürekli çalıştıklarını bildirdi. Google sözcüsü, “Bu tür saldırılara karşı modellerimizi eğitmek amacıyla kırmızı takım (red-teaming) egzersizleri yaparak savunmalarımızı güçlendiriyoruz” dedi.Şirket ayrıca, şu ana kadar kullanıcıların bu yöntemle hedef alındığına dair bir kanıt bulunmadığını ve yaygın bir tehdit olmadığını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y9mkBgf440WrQ0bCnjmivw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 21:50:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Gmail, kullanıcılarına, önemli, uyarı:, Dolandırıcılar, yeni, bir, yöntem, keşfetti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Güneş&amp;apos;in 265 katı: İki dev çarpıştı, bilinen en büyük kara delik doğdu</title>
<link>https://myblog.tc/gunesin-265-katiiki-dev-carpisti-bilinen-en-buyuk-kara-delik-dogdu</link>
<guid>https://myblog.tc/gunesin-265-katiiki-dev-carpisti-bilinen-en-buyuk-kara-delik-dogdu</guid>
<description><![CDATA[ İki dev kara deliğin şiddetli çarpışması, şimdiye kadar kayıtlara geçen en büyük kara deliğin doğumuyla sonuçlandı. Bilim insanlarına göre bu dev kara delik, Güneş&#039;in 265 katı büyüklüğünde.Bilim insanları, Samanyolu Galaksisi’nin çok ötesinde, iki dev kara deliğin şiddetli çarpışmasından kaynaklanan uzay-zamandaki dalgalanmaları tespit etti.  Her biri Güneş’in kütlesinin 100 katından fazla olan bu kara delikler, çok uzun zaman önce birbirlerinin yörüngesinde dönmeye başladı ve sonunda çarpışarak, çok daha büyük tek bir kara deliğe dönüştü. Bu çarpışma, Dünya’dan yaklaşık 10 milyar ışık yılı uzaklıkta gerçekleşti.KAYDEDİLEN EN BÜYÜK KARA DELİK BİRLEŞMESİ  Bu olay, şimdiye kadar kütleçekimsel dalga dedektörleriyle kaydedilen en büyük kara delik birleşmesi oldu.   Söz konusu sinyal, uzaydaki sarsıntıları bir protonun genişliğinden binlerce kat daha küçük ölçeklerde algılayabilen dedektörler tarafından kaydedildi.  Cardiff Üniversitesi Yerçekimi Keşif Enstitüsü’nün başkanı Prof. Mark Hannam, “Evrenin gözleyebildiğimiz en şiddetli olayları bunlar, ama Dünya’ya ulaştıklarında ölçebildiğimiz en zayıf fenomenler haline geliyorlar” dedi.  EN YÜKSEK KÜTLELİ KARA DELİKLER  Sinyal analizine göre çarpışan kara deliklerin kütleleri sırasıyla Güneş’in 103 ve 137 katıydı ve Dünya’dan yaklaşık 400 bin kat daha hızlı dönüyorlardı.  Bunlar kütleçekimsel dalgalarla şimdiye kadar ölçülen en yüksek kütleli kara delikler olarak tarihe geçti.GÜNEŞ&#039;TEN 265 KAT DAHA BÜYÜK  Bilim insanları bugüne dek kütleçekimsel dalgalar sayesinde yaklaşık 300 kara delik birleşmesi tespit etti. Önceki en büyük birleşme, Güneş’in yaklaşık 140 katı kütleye sahip bir kara delik üretmişti. Son birleşme ise Güneş’in 265 katı kütleye kadar ulaşan bir kara delik oluşturdu.  ]]></description>
<enclosure url="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JVSGDLMxyE60Prf-kKo4LA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 15 Jul 2025 00:02:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Güneşin, 265, katı: İki, dev, çarpıştı, bilinen, büyük, kara, delik, doğdu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Painted Woman</title>
<link>https://myblog.tc/painted-woman</link>
<guid>https://myblog.tc/painted-woman</guid>
<description><![CDATA[ Painted Woman yazısı ilk önce  üzerinde ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="https://fullhdfilmcehennemi.vip/wp-content/uploads/2025/07/painted-woman.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 23:55:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Painted, Woman</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Calamity Jane</title>
<link>https://myblog.tc/calamity-jane</link>
<guid>https://myblog.tc/calamity-jane</guid>
<description><![CDATA[ Calamity Jane yazısı ilk önce  üzerinde ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="https://fullhdfilmcehennemi.vip/wp-content/uploads/2025/07/calamity-jane.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 23:55:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Calamity, Jane</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Echoes of War</title>
<link>https://myblog.tc/echoes-of-war</link>
<guid>https://myblog.tc/echoes-of-war</guid>
<description><![CDATA[ Echoes of War yazısı ilk önce  üzerinde ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="https://fullhdfilmcehennemi.vip/wp-content/uploads/2025/07/echoes-of-war.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 23:55:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Echoes, War</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hostile Territory</title>
<link>https://myblog.tc/hostile-territory</link>
<guid>https://myblog.tc/hostile-territory</guid>
<description><![CDATA[ Hostile Territory yazısı ilk önce  üzerinde ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="https://fullhdfilmcehennemi.vip/wp-content/uploads/2025/07/hostile-territory.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 23:55:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Hostile, Territory</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İyi, Kötü ve Tuhaf</title>
<link>https://myblog.tc/iyi-koetu-ve-tuhaf</link>
<guid>https://myblog.tc/iyi-koetu-ve-tuhaf</guid>
<description><![CDATA[ İyi, Kötü ve Tuhaf yazısı ilk önce  üzerinde ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="https://fullhdfilmcehennemi.vip/wp-content/uploads/2025/07/iyi-kotu-ve-tuhaf.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 23:55:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>İyi, Kötü, Tuhaf</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Butcher’s Crossing</title>
<link>https://myblog.tc/butchers-crossing</link>
<guid>https://myblog.tc/butchers-crossing</guid>
<description><![CDATA[ Butcher’s Crossing yazısı ilk önce  üzerinde ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="https://fullhdfilmcehennemi.vip/wp-content/uploads/2025/07/butchers-crossing.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 23:55:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Butcher’s, Crossing</media:keywords>
</item>

<item>
<title>The Mountie</title>
<link>https://myblog.tc/the-mountie</link>
<guid>https://myblog.tc/the-mountie</guid>
<description><![CDATA[ The Mountie yazısı ilk önce  üzerinde ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="https://fullhdfilmcehennemi.vip/wp-content/uploads/2025/07/the-mountie.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 23:55:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>The, Mountie</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kasabanın Namusu</title>
<link>https://myblog.tc/kasabanin-namusu</link>
<guid>https://myblog.tc/kasabanin-namusu</guid>
<description><![CDATA[ Kasabanın Namusu yazısı ilk önce  üzerinde ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="https://fullhdfilmcehennemi.vip/wp-content/uploads/2025/07/kasabanin-namusu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 23:55:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Kasabanın, Namusu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Muhteşem Yedili</title>
<link>https://myblog.tc/muhtesem-yedili</link>
<guid>https://myblog.tc/muhtesem-yedili</guid>
<description><![CDATA[ Muhteşem Yedili yazısı ilk önce  üzerinde ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="https://fullhdfilmcehennemi.vip/wp-content/uploads/2025/07/muhtesem-yedili.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 23:55:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>Muhteşem, Yedili</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İki Eli Kanda</title>
<link>https://myblog.tc/iki-eli-kanda</link>
<guid>https://myblog.tc/iki-eli-kanda</guid>
<description><![CDATA[ İki Eli Kanda yazısı ilk önce  üzerinde ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="https://fullhdfilmcehennemi.vip/wp-content/uploads/2025/07/iki-eli-kanda.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 23:55:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ajanslar</dc:creator>
<media:keywords>İki, Eli, Kanda</media:keywords>
</item>

</channel>
</rss>